CANCIK MAĞARASI DOĞAL MI, İNSAN ELİYLE Mİ YAPILDI?
Kahramanmaraş'ın sırtını dayadığı Ahır Dağı'nın eteklerinde yer alan ve tüm şehre hâkim bir konumda bulunan Cancık Mağarası, hem doğal oluşumun hem de insan elinin izlerini taşıyan karmajik bir yapıya sahiptir. Mağaranın ana formülasyonu coğrafi şartlarla şekillenmiş doğal bir oyuk veya kaya oluşumu olsa da, içerisindeki mimari detaylar buranın tarih boyunca insanlar tarafından aktif olarak kullanıldığını ve genişletildiğini açıkça göstermektedir.
Girişinden içeri girildiğinde karşılaşılan üst tarafı kaba taşlarla örülü, yarısı yıkılmış kubbeli daire planlı alan ile içerideki Asur, Urartu ve Doğu Roma dönemlerini andıran kemer formundaki üç tahrip edilmiş niş, burasının yalnızca doğal bir mağara olmadığını; kayaların oyularak yapılandırıldığını kanıtlamaktadır. 10 metre yükseklikteki ve 5-6 metre genişliğindeki anıtsal giriş de bu yapay müdahalelerin ve dönüştürme çabalarının en net göstergelerinden biridir.

YESUANTS MANASTIRI VE 1114 DEPREMİ MİRASI
Tarihsel kaynaklarda, 29 Kasım 1114 tarihindeki büyük Maraş depreminde yıkılan ve dönemin tüm din adamlarının enkazı altında kaldığı bilinen 9. yüzyıl kökenli Yesuants Manastırı'nın konumu uzun süredir araştırmacıların odak noktalarından biridir. Cancık Mağarası'nın mimari yapısı, kaya mezarlarını andıran nişleri ve 9. yüzyıla uzanan izleri, bu yapının Hristiyan ruhbanlar tarafından kurulmuş eski bir ibadethane veya manastır kompleksi olabileceği ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
1114 depremi sırasında Ahır Dağı'ndan koparak mağaranın önüne ve civarına düştüğü düşünülen dev kaya kütleleri de bu coğrafyanın büyük bir sismik felaket yaşadığını fiziksel olarak doğrulamaktadır. Tüm bu veriler, Cancık Mağarası'nın sadece sığınak veya ibadethane değil, aynı zamanda 1114 depreminin yıkıcı izlerini taşıyan kayıp manastır olabileceği yönündeki güçlü iddiaları desteklemektedir.

KURTULUŞ SAVAŞI'NDA STRATEJİK KARARGÂH
Geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan bu tarihi mekân, Milli Mücadele döneminde Kahramanmaraş'ın kurtuluşunda kritik bir üs olarak görev yapmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında karargâh ve cephanelik olarak kullanılan mağarada kurulan telgraf sistemi sayesinde Maraş ile Pazarcık ve Bertiz bölgeleri arasında kesintisiz iletişim sağlanmıştır. Buraya saklanan ağır silahlar ve mühimmat, Fransız işgaline karşı yürütülen kahramanca mücadelede büyük bir zaferin anahtarı olmuştur. Bugün çamlıklar ve makiler arasından geçilerek ulaşılan, araç park noktasından sonra kısa ve keyifli bir yürüyüş gerektiren Cancık Mağarası, hem eşsiz Maraş manzarası hem de binlerce yıllık derin tarihiyle keşfedilmeyi bekleyen saklı bir hazine statüsündedir.




