Kahramanmaraş’ta 2009 yılında Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin tartışmalar, aradan geçen 17 yıla rağmen yeniden gündeme taşındı. Yazıcıoğlu’nun avukatı Kemal Yavuz’un yaptığı son açıklamalar, olayın kaza mı yoksa suikast mı olduğu yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Keş Dağı kırsalında meydana gelen kazanın ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarına yönelik iddialar ve delillerin yok edildiğine dair öne sürülen bilgiler, kamuoyunda dikkat çekti. Özellikle FETÖ unsurlarının sürece müdahil olduğu yönündeki açıklamalar, dosyanın seyrine ilişkin yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi.

ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARININ ENGELLENDİĞİ İDDİASI
Muhsin Yazıcıoğlu’nun avukatı Kemal Yavuz, olay günü yürütülen arama kurtarma faaliyetlerinin bilinçli şekilde aksatıldığını öne sürdü. Yavuz, helikopterde bulunan İsmail Güneş’in hayatta olduğu ve yardım çağrısında bulunduğu sırada sürecin farklı yönlere çekildiğini iddia etti. Arama ekiplerinin enkazın bulunduğu bölgeye yönlendirilmediğini belirten Yavuz, en kritik anlarda müdahalenin geciktirildiğini ifade etti. Bu süreçte bazı kamu görevlilerinin de etkili olduğunu savunan Yavuz, arama kurtarma çalışmalarının amacından saptırıldığını dile getirdi. İddialara göre, olayın aydınlatılmasını engellemek için sistemli bir yönlendirme yapıldı.

DELİLLERİN YOK EDİLDİĞİ İDDİASI GÜNDEMDE
Kazaya ilişkin en dikkat çeken başlıklardan biri ise delillerin ortadan kaldırıldığı iddiası oldu. Avukat Kemal Yavuz, özellikle helikopterde bulunan GPS cihazlarının sökülerek imha edildiğine yönelik güçlü şüpheler olduğunu ifade etti. Bunun yanı sıra radar kayıtlarına ilişkin verilerin de silindiği ya da yok edildiği yönünde bulgular bulunduğunu belirtti. Erzurum, Diyarbakır ve Ankara’daki askeri birimlerde yapılan incelemelerde bazı kritik kayıtların bulunamadığına dikkat çeken Yavuz, bu durumun olayın aydınlatılmasını zorlaştırdığını vurguladı. Bu iddialar, kazanın basit bir teknik arıza sonucu meydana gelip gelmediği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

PİLOTTA KARBONMONOKSİT TESPİTİ DİKKAT ÇEKTİ
Soruşturma kapsamında öne çıkan bir diğer önemli detay ise helikopter pilotunda tespit edilen karbonmonoksit oranı oldu. Yavuz, pilotta yüzde 26.7 oranında karbonmonoksit bulunduğunu belirterek, bu seviyenin ciddi bir etki yaratabileceğini ifade etti. Uzmanlara göre bu oranın yüzde 15’in üzerine çıkması dahi hayati risk oluşturuyor. Bu bulgu, kazanın teknik boyutuna ilişkin farklı ihtimalleri de gündeme getirdi. Olayın yalnızca mekanik bir arızadan kaynaklanmadığı, farklı etkenlerin de devrede olabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

MAHKEME SÜREÇLERİ VE FETÖ İDDİALARI
Yürütülen yargılamalarda arama kurtarma sürecine ilişkin ihmallerin de incelendiği belirtiliyor. Avukat Yavuz, dönemin bazı yetkilileri hakkında açılan davalarda mahkûmiyet kararları verildiğini hatırlattı. Özellikle Ali Lapanta ve beraberindeki bazı isimlerin yargılandığı süreçte, arama kurtarma faaliyetlerinin yeterli şekilde yürütülmediğinin tespit edildiği ifade edildi. Bunun yanı sıra FETÖ unsurlarının sürece müdahil olduğu ve organizasyon içinde yer aldığı iddiaları da gündemdeki yerini koruyor. Yavuz, bu yapıların hem arama kurtarma çalışmalarını hem de delil süreçlerini etkilediğini öne sürdü.
SUİKAST İHTİMALİ TARTIŞMASI DEVAM EDİYOR
Kazanın ardından geçen yıllara rağmen olayın kesin olarak aydınlatılamaması, suikast ihtimalini gündemde tutmaya devam ediyor. Avukat Kemal Yavuz, elde edilen bulguların suikast ihtimalini güçlendirdiğini savunurken, nihai sonucun hazırlanacak raporlarla ortaya çıkacağını belirtti. Yavuz, olayın kaza olarak netleşmesi durumunda da bunu kabul edeceklerini ancak suikast ihtimali varsa bunun sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti. Kamuoyunda ise beklenti, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların ortaya çıkarılması yönünde yoğunlaşıyor.
YAKINLARI ADALET BEKLİYOR
Yazıcıoğlu’nun yakın çevresi ve yol arkadaşları da olayın aydınlatılmasını beklediklerini dile getirdi. Açıklamalarda, kazaya ilişkin birçok soru işaretinin hâlâ yanıt bulmadığına dikkat çekildi. Yazıcıoğlu’nun dostları, olayın üzerindeki sis perdesinin kaldırılması ve kamuoyunun vicdanının rahatlatılması gerektiğini ifade etti. Adaletin sağlanması yönündeki beklentiler sürerken, dava sürecinin nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor.
Kaynak: İHA


