Kahramanmaraş’ta deprem sonrası hız kazanan altyapı ve üstyapı çalışmaları, günlük hayatı doğrudan etkiliyor. Kahramanmaraş’ta Bugün gazetesi olarak mikrofonu sokağa uzattık, vatandaşlara "Yol çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?" diye sorduk. Gelen yanıtlar ise sabırla öfke arasında gidip geliyor…
“BU HİZMET DEĞİL, RESMEN EZİYET”
Bazı vatandaşlar, özellikle şehir merkezine gitmemeye çalıştıklarını söylüyor. Bir yurttaş tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Bir taraftan yol çalışması, bir taraftan altyapı, bir taraftan inşaat... Bütün şehri köstebek yuvasına çevirdiler. Bu hizmet değil, resmen vatandaşa ceza gibi.”
Başka bir vatandaş ise tepkisini daha da sertleştirerek, “Ben artık çarşıya inmiyorum. Bir kez girdim, alt takımlar gitti” diyerek araçların da zarar gördüğünü ifade etti.
“YOLLARIMIZ DÜZELSİN DİYE SABREDİYORUZ”
Tüm bu olumsuzluklara rağmen çalışmaların gerekliliğini savunanlar da var. Bir vatandaş, yaşadığı zorluğu kabul ederek şunları söyledi:
“Maalesef çok kötü ama altyapı olmadan üstyapı olmaz. Arabalarımız pert oldu ama yapacak bir şey yok. Böyle olması gerekiyordu.”
Bir diğeri ise “Maraş böyle hizmet görmedi” diyerek belediyeye destek veriyor:
“Depremde çöken altyapı yeniden yapılıyor. Fırat Başkan’a teşekkür ediyorum. Bu sabır, sonunda rahatlık getirecek.”
“ŞEHİR ŞANTİYEYE DÖNDÜ AMA UMUTLUYUZ”
Ortak görüş, Kahramanmaraş’ın şu anda bir şantiye görüntüsü verdiği yönünde. Ancak bu durumun kalıcı bir rahatlamaya vesile olacağına inananlar da az değil:
“Çamur, kar, inşaat derken gerçekten bunaldık ama bitecek, buna inanıyoruz. Gönül ister ki bir an önce bitsin, biz de nefes alalım.”
“HER YERDE KAZI VAR, HERKESİN BİR YAKINI ŞİKÂYETÇİ”
Sokağın sesine kulak verildiğinde, özellikle ulaşım ve ticaretle uğraşanların zorluk yaşadığı net şekilde görülüyor. Araç trafiği, yürüyüş yolları ve park alanlarının kapalı olması, günlük yaşamı doğrudan etkiliyor.
Ama çoğunluk, bu sürecin sonunda daha sağlam ve modern bir şehir hedeflendiğinin farkında. Vatandaşın ortak temennisi şu: “Ne olursa olsun, bir an önce tamamlansın.”

Muhabir: Atilla ŞAKACI