Mikrofonlarımıza yansıyan cevaplar; artan hayat pahalılığı ve ileri yaş nedeniyle borçlanmaktan korkanların endişelerinden, "Maraş’ın altı üstüne gelmiş, yollar tabii ki bozuk olacak" diyerek sabır gösterenlerin iyimserliğine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Özellikle emekli vatandaşların konut edinimindeki mali zorluklara dikkat çekmesi, dönüşümün sosyal ve ekonomik boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı.

Kahramanmaraş sokaklarında bugünlerde en çok konuşulan konu, şehrin fiziksel değişimi. Bir yandan yeni binalar yükselirken, diğer yandan kentin altyapısı tamamen yenileniyor. Şehrin dört bir yanındaki şantiye görünümü, günlük hayatı zorlaştırsa da gelecek için bir umut ışığı olarak görülüyor. Fakat bu süreç, her vatandaş için aynı ekonomik imkanları sunmuyor.

"BU YAŞTAN SONRA NASIL BORCA GİREYİM?"

Dönüşüm çalışmalarına dair en büyük kaygı, ileri yaştaki vatandaşlardan geliyor. Emekli bir vatandaşın mikrofonumuza yansıyan, "Ben bu yaştan sonra borca girsem ev sahibi olamayacağım. Devletimiz bize bir imkan sağlarsa olur. Yoksa dönüşüm vatandaşın kendi imkanıyla yapacağı iş değil, onların yaşı genç, ben ne yapacağım?" sözleri, dar gelirli ve yaşlı kesimin barınma konusundaki çaresizliğini gözler önüne seriyor. Yerinde dönüşüm projelerindeki maliyet artışları, yaşlı vatandaşları "kira öder gibi" değil, "hayat boyu borç öder gibi" bir gelecekle karşı karşıya bırakma riski taşıyor.

ULAŞIM VE ALTYAPI SORUNLARI GÜNDEMDE

Şehirdeki fiziksel yıkımın ardından devam eden inşaat çalışmaları, ulaşımı da olumsuz etkiliyor. Bazı vatandaşlar yolların bozukluğundan ve toplu taşıma araçlarının yetersizliğinden şikayetçi. Özellikle yaşlı vatandaşların otobüslerde ayakta seyahat etmek zorunda kalması, "İhtiyarlar ayakta gidiyor, bu zor şartlarda nasıl yaşayalım?" serzenişlerine neden oluyor. Ancak bu şikayetlere karşı çıkan bir diğer grup ise, yaşanan aksaklıkların büyük bir dönüşümün doğal bir sonucu olduğunu savunuyor.

"MARAŞ'IN ALTI ÜSTÜNE GELMİŞ, SABRETMELİYİZ"

Altyapı çalışmalarının geçici zorluklarına sabırla yaklaşan vatandaşlar da azımsanmayacak kadar çok. Her yerin kazılmış olmasını normal karşılayan bir vatandaşımız durumu şu sözlerle özetliyor: "Maraş’ın altı üstüne gelmiş, yollar tabii ki bozuk olacak. Altyapı çalışmaları yapılıyor, herhalde bittikten sonra her şey mükemmel olur." Bu görüşe sahip olanlar, devletin sunduğu imkanların yeterli olduğunu ve insanların sürekli "daha fazlasını" istemesinin süreci zorlaştırdığını savunuyor.

YETERLİ Mİ, DEĞİL Mİ? VATANDAŞ İKİYE BÖLÜNDÜ

Dönüşümün hızı ve niteliği konusunda toplumda net bir fikir birliği bulunmuyor. Kimileri devletin sunduğu imkanları "Bence yeterince güzellikler yapılıyor" diyerek takdir ederken, kimileri ise sosyal devlet anlayışının daha fazla devreye girmesi gerektiğini düşünüyor. Kahramanmaraş’ın yeniden inşası sürecinde, sadece binaların değil, vatandaşların psikolojik ve ekonomik refahının da nasıl dönüşeceği önümüzdeki dönemin en kritik sorusu olmaya devam edecek.

Muhabir: Atilla ŞAKACI