Sakarya'dan Diyarbakır'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada, yaklaşık 700 kişiyi "Savaş var, Suudi Arabistan kabul etmiyor" bahanesiyle oyalayan şirket yetkilileri, ofisleri kapatıp kayıplara karıştı. Kişi başı binlerce dolar ödeme yapan ve pasaportlarını kaptıran mağdurlar, sadece maddi değil manevi olarak da büyük bir yıkım yaşadı. Yaşanan mağduriyetin ardından savcılığa koşan vatandaşlar, "Biz Paris'e değil, ibadete gitmek istiyorduk" diyerek TÜRSAB ve Diyanet İşleri Başkanlığı'na acil denetim çağrısında bulundu.
Türkiye genelinde yüzlerce vatandaşın kutsal topraklar hayali, bir tur şirketinin organize dolandırıcılık iddiasıyla kabusa dönüştü. İstanbul merkezli faaliyet gösteren Elham Tur’un, umre ziyareti için ödeme yapan grupları aylarca oyaladığı, uçuş günü yaklaşınca ise kapısına kilit vurduğu ortaya çıktı. Aralarında yaşlı çiftlerin ve emekli birikimlerini bu yola adayanların da bulunduğu mağdurlar, yetkililere ulaşamayınca dolandırıldıklarını anladı. Skandalın boyutları sadece İstanbul ile sınırlı kalmadı; Sakarya, Düzce, Kocaeli ve Diyarbakır gibi illerden de benzer ihbarlar yağmaya başladı. İşte kutsal topraklara gidiş umuduyla yola çıkıp adliye kapılarında adalet arayan vatandaşların yaşadığı o akılalmaz süreç…
"SAVAŞ VAR" BAHANESİYLE BİR YIL OYALADILAR
Mağdurlardan Ayşegül Çokşener, yaşadıkları süreci büyük bir üzüntüyle anlattı. Bir yıldır umreye gitmek için hazırlandığını belirten Çokşener, "Gidiş tarihimiz yaklaştığında bizi arayıp 'Savaş çıktı, Suudi Arabistan kabul etmiyor' diyerek erteleme yaptılar. İptal etmek istediğimizde ise sözleşme imzalatarak paramızı iade edeceklerini söylediler ancak şirket tamamen ortadan kayboldu" dedi. Şirketin, bölgedeki jeopolitik gelişmeleri birer oyalama taktiği olarak kullandığı iddia ediliyor.
420 BİN LİRA ÖDEDİLER, DÜNYALARI BAŞLARINA YIKILDI
Ailesiyle birlikte kutsal topraklara gitmek için 420 bin lira ödeme yapan Abdülkerim Tercanlı, güven duygusunun nasıl sarsıldığını şu sözlerle ifade etti: "Şubat ayında başvurumuzu yaptık, pasaportlarımızı teslim ettik. Sürekli 'Sorun yok, gideceksiniz' diyerek bizi oyaladılar. Sosyal medyada dolandırıldığımızı görünce dünyamız başımıza yıkıldı. Biz yurt dışına tatile gitmiyoruz, ibadetimizi yapmak istiyoruz. Devletin denetlediği kurumlara güvenemeyeceksek kime güveneceğiz?"
OTELDE MAHSUR KALAN GRUPLAR OLDU
İddialar sadece gitmek bekleyenlerle sınırlı değil. Fevzi Karaduman isimli mağdur, şirketin daha önce gönderdiği bazı grupların da Suudi Arabistan’da perişan olduğunu öne sürdü. Karaduman, "Daha önce gidenlerin otel ve yemek paraları yatırılmadığı için otellerden atıldıklarını ve Türk yetkililerin yardımıyla ülkeye döndüklerini duyduk. Biz de pasaportlarımızı polisten almak zorunda kaldık. Emeklerimiz ve paralarımız bir anda yok oldu" diyerek skandalın boyutunu gözler önüne serdi.
TÜRSAB VE DİYANET’E "DENETİM" ÇAĞRISI
Yaşanan manevi yıkımın telafisi olmadığını belirten İlyas ve Şeyma Alemdaroğlu çifti, yetkililere seslendi. Tanıdık tavsiyesiyle güvendikleri firmanın kendilerini yüzüstü bıraktığını söyleyen çift, "Biz Paris'e veya eğlenmeye gitmiyorduk. Diyanet İşleri Başkanlığı ve TÜRSAB'ın bu tür firmaların faaliyetlerini daha sıkı denetlemesini istiyoruz" dedi. Mağduriyet yaşayan yüzlerce kişi, şimdi savcılıktan gelecek haberle paralarının ve onurlarının peşine düştü.




