Beyaz Saray'da hareketli saatler yaşanırken ABD Başkanı Donald Trump, küresel güvenliği ve Orta Doğu dengelerini sarsacak yeni açıklamalarda bulundu. Sanal medya hesabı üzerinden kamuoyuna seslenen Trump, İran'ın tüm şartları yerine getirdiğinden tamamen emin olunana kadar ABD’ye ait savaş gemileri, uçaklar ve askeri personelin bölgedeki mevcut mevzilerini terk etmeyeceğini duyurdu. Mevcut anlaşmanın sürdürülebilirliğine dair iyimser ancak sert bir ton kullanan Trump, "Anlaşmanın bozulması ihtimali düşük bir olasılık" değerlendirmesinde bulundu. Buna rağmen Washington yönetiminin rehavete kapılmayacağını belirten Başkan, olası bir ihlal durumunda çatışmanın daha önce dünya tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir şiddetle başlayacağı uyarısını yaptı. "Büyük ordumuz şu an dinleniyor ve bir sonraki fetih için sabırsızlanıyor" diyen Trump'ın "fetih" kelimesini kullanması, diplomatik çevrelerde ABD'nin bölgedeki askeri stratejisinin sertleşeceği şeklinde yorumlandı. İşte Trump'ın Hürmüz Boğazı ve nükleer silah konusundaki kırmızı çizgilerini belirlediği o açıklamaların tüm detayları…
İSRAİL VE BÖLGE İÇİN HÜRMÜZ BOĞAZI GÜVENCESİ
Başkan Trump, enerji koridorlarının güvenliği konusunda dünyaya net mesajlar gönderdi. İran'ın nükleer silah sahibi olmasına "asla" izin verilmeyeceğini yineleyen Trump, küresel petrol ticaretinin ana damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın "açık ve güvenli" kalacağını garanti etti. ABD donanmasının bölgedeki varlığının bu güvenliğin teminatı olduğunu belirten Trump, deniz trafiğine yönelik herhangi bir müdahalenin ağır sonuçları olacağını hatırlattı.
AMERİKA GERİ DÖNDÜ: SAHTE SÖYLEMLERE İTİBAR EDİLMEYECEK
Washington yönetiminin bölgedeki dezenformasyon ve "sahte söylemlere" karşı bağışıklık kazandığını ifade eden Trump, "Amerika geri döndü" sloganıyla yeni dönem dış politikasının sınırlarını çizdi. Daha önce alınan tüm kararların arkasında kararlılıkla durduğunu belirten ABD Başkanı, müttefiklerine güven verirken rakiplerine gözdağı verdi. Trump'ın bu çıkışı, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri ve siyasi ağırlığını yeniden en üst seviyeye çıkarma isteği olarak görüldü.
ORDU BİR SONRAKİ GÖREV İÇİN SABIRSIZLANIYOR
Trump'ın mesajlarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, ABD ordusunun operasyonel hazır bulunuşluğuna yaptığı vurgu oldu. Ordunun şu an "dinlenme" modunda olduğunu ancak her an harekete geçebilecek şekilde beklediğini ifade eden Trump, diplomatik masada elini güçlendirmek için askeri gücü bir kart olarak kullanmaya devam ediyor. Beyaz Saray’dan gelen bu son dakika açıklamaları, İran ile yürütülen müzakerelerin ne kadar hassas bir dengede olduğunu bir kez daha kanıtladı.



