Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman ile görüştü
İçeriği Görüntüle

Mutfaklarda gıda güvenliğini sağlamak ve her yıl tonlarca gıdanın israf edilmesinin önüne geçmek için etiket okuma bilinci hayati bir rol oynuyor. Tüketiciler tarafından sıkça karıştırılan Son Tüketim Tarihi (STT) ve Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT), aslında birbirinden tamamen farklı anlamlar taşıyor. Avrupa genelinde yapılan araştırmalar, gıda israfının yaklaşık yüzde 10'unun bu iki kavramın birbiriyle karıştırılmasından kaynaklandığını ortaya koyuyor. Özellikle et, süt ve balık gibi hassas ürünlerde hayati risk taşıyan STT ile bakliyat ve konserve gibi ürünlerde kaliteyi simgeleyen TETT arasındaki farkı bilmek, hem bütçeyi koruyor hem de sağlığı güvence altına alıyor. Peki, hangi gıdalar tarihi geçince zehirler, hangileri sadece tadını kaybeder? İşte gıda güvenilirliği hakkında bilmeniz gereken tüm detaylar…

SON TÜKETİM TARİHİ (STT) GEÇEN ÜRÜNLERİ ASLA TÜKETMEYİN

Gıda güvenilirliği denildiğinde en kritik sınır, Son Tüketim Tarihi (STT) olarak kabul ediliyor. Bu ibare; et, tavuk, süt, taze balık ve yumurta gibi mikrobiyolojik açıdan çabuk bozulabilen ürünlerde kullanılıyor. STT’si geçmiş bir ürün, dışarıdan bakıldığında normal görünse bile içinde insan sağlığı için ciddi risk oluşturan bakteriler üretebiliyor. Bu nedenle, son tüketim tarihi bir gün bile geçmiş olan gıdalar "güvenilir olmayan gıda" kategorisine giriyor ve kesinlikle tüketilmemesi gerekiyor. Yasalar gereği, market raflarında STT’si geçmiş ürünlerin satışı kesinlikle yasak olup, bu kuralı ihlal eden işletmelere ağır idari yaptırımlar uygulanıyor.

TAVSİYE EDİLEN TÜKETİM TARİHİ (TETT) BİR GÜVENLİK SINIRI DEĞİLDİR

Bakliyat, makarna, bisküvi, çay, şeker ve konserve gibi raf ömrü uzun ürünlerde karşımıza çıkan Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT), gıdanın sağlığa zararlı hale geldiği tarihi değil, en yüksek kalitede olduğu süreyi belirtiyor. Etiketinde belirtilen uygun saklama koşullarında muhafaza edilen ve ambalajı zarar görmemiş bir ürünün TETT’sinin geçmesi, o ürünün bozulduğu anlamına gelmiyor. Bu tarih geçtikten sonra gıdanın sadece aroması, rengi veya gevrekliğinde bir miktar azalma meydana gelebiliyor. Dolayısıyla TETT’si geçen bir makarnanın veya bisküvinin hemen çöpe atılması, milli kaynakların israfı anlamına geliyor.

GIDA İSRAFINI ÖNLEMEK İÇİN ETİKET OKUMA BİLİNCİ ŞART

Dünya genelinde her yıl milyonlarca ton gıda, sadece üzerindeki tarih geçtiği için aslında güvenilir olmasına rağmen imha ediliyor. Uzmanlar, tüketicilerin bu iki kavram arasındaki farkı doğru analiz etmesi durumunda evlerdeki gıda israfının ciddi oranda azalacağını vurguluyor. TETT’si geçmiş ancak sağlığa zararlı olmayan ürünlerin kontrollü koşullarda satışa sunulması veya evlerde tüketilmeye devam edilmesi, birçok gelişmiş ülkede uygulanan bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de de gıda okuryazarlığının artmasıyla birlikte, çöpe giden gıda miktarının azaltılması ve sürdürülebilir bir ekonomi oluşturulması hedefleniyor.

SAKLAMA KOŞULLARINA DİKKAT: ETİKETİN ÜZERİNDEKİ TALİMATLARA UYUN

Hem STT hem de TETT için geçerli olan en önemli kural, ürünün doğru koşullarda saklanmış olmasıdır. Bir ürünün tarihi henüz geçmemiş olsa bile, güneş ışığına maruz kalması veya uygun sıcaklıkta saklanmaması durumunda bozulabileceği unutulmamalıdır. Tüketicilerin alışveriş yaparken ambalaj bütünlüğünü kontrol etmesi ve eve geldikten sonra ürünleri "serin ve kuru yerde" veya "buzdolabında" gibi talimatlara göre yerleştirmesi gerekiyor. Bilinçli bir tüketici olmak, sadece tarihleri kontrol etmek değil, aynı zamanda gıdanın yolculuğunu doğru yönetmektir.

Kaynak: HABER MERKEZİ