Gazeteci-Yazar Selahattin Karakoç, şiir ve öykü kitabı **“Anadolu’nun Bağrından Karakoç”**un ardından bu kez “Yetim Kökler” adlı romanıyla okuyucuların karşısına çıktı.
Balkan coğrafyasına yönelik gerçekleştirdiği çalışmalar ve saha gözlemlerinden beslenen roman, bölgede yaşanan göçleri, geride bırakılan hatıraları, Türklerin bölgedeki izlerini ve nesiller boyunca devam eden kök arayışını edebi bir anlatımla ele alıyor.
Karakoç’un uzun soluklu çalışmalarının ürünü olan eser, yalnızca bir roman olmanın ötesinde Balkan coğrafyasının hafızasına uzanan bir anlatı niteliği taşıyor.
“Yetim Coğrafyanın Sesi” olarak nitelendiriliyor
“Yetim Kökler”, Balkanlarda yaşanan toplumsal değişimlerin ve göçlerin insanların hayatlarında bıraktığı izleri merkeze alıyor. Eserde, farklı coğrafyalara savrulan insanların geçmişleriyle kurduğu bağ, aidiyet arayışı ve kaybolmaya yüz tutan hatıralar ön plana çıkıyor.
Roman, Balkanlardan Anadolu’ya uzanan hikâyesiyle geçmiş ile bugün arasında bir köprü kurarken, coğrafyanın taşıdığı kültürel ve tarihi mirasa da dikkat çekiyor.
Karakoç’un saha çalışmaları sırasında edindiği gözlem ve izlenimlerden hareketle şekillenen roman, Balkan coğrafyasının çoğu zaman anlatılmayan hikâyelerini okuyucunun karşısına çıkarıyor.
Karakoç ikinci kitabıyla edebiyat yolculuğunu sürdürüyor
Selahattin Karakoç, “Anadolu’nun Bağrından Karakoç” adlı şiir ve öykü kitabının ardından yayımladığı “Yetim Kökler” ile edebiyat çalışmalarını sürdürüyor.
Gazetecilik deneyimini edebi anlatımla buluşturan Karakoç, yeni romanında farklı ülkelerdeki gözlemlerini, tarihsel izleri ve insan hikâyelerini bir araya getiriyor.
Eserde özellikle göç olgusunun bireyler ve aileler üzerindeki etkileri, geçmişten geleceğe aktarılan hatıralar ve insanların kendi köklerini bulma çabaları dikkat çekiyor.
Balkanlardan Anadolu’ya uzanan hafıza yolculuğu
“Yetim Kökler”, adından da anlaşılacağı üzere köklerinden kopmak zorunda kalan insanların hikâyelerine odaklanıyor. Balkan coğrafyasından Anadolu’ya uzanan anlatı, göçün yalnızca fiziksel bir yer değiştirme olmadığını; beraberinde hafıza, kültür, aidiyet ve kimlik gibi kavramları da taşıdığını ortaya koyuyor.
Roman, Balkanların farklı noktalarında yaşanan tarihi süreçlerin insan hikâyeleri üzerinden okunmasına imkân sağlıyor. Karakoç, eserinde unutulan hatıraları yeniden gündeme getirirken, geçmişin izlerinin günümüzde nasıl yaşamaya devam ettiğini de edebi bir dille aktarıyor.
“Farklı coğrafyaların hikâyelerini okuyucuya ulaştıracağım”
Gazeteci-Yazar Selahattin Karakoç, “Yetim Kökler” ile Türk edebiyatına katkı sağlayacak yeni çalışmalar ortaya koymayı ve farklı coğrafyaların hikâyelerini okuyucularla buluşturmayı sürdüreceğini belirtti.
Uzun bir çalışma sürecinin ardından tamamlanan roman, Balkan coğrafyasından Anadolu’ya uzanan köklü bir hikâyeyi merkeze alıyor.
“Yetim Kökler”, Balkanların göçlerle şekillenen hafızasını, kaybolan hatıralarını ve köklerini arayan insanların hikâyelerini bir araya getirerek okuyucuyu geçmiş ile bugün arasında bir yolculuğa çıkarıyor.




