İngiliz Kraliyet Ailesi, modern tarihinde nadiren yaşanan bir krizle sarsıldı. Kraliçe II. Elizabeth’in ikinci oğlu olan Prens Andrew, Jeffrey Epstein davası kapsamında gündeme gelen iddiaların ardından tüm kraliyet görevlerinden ve unvanlarından uzaklaştırıldı. Yıllarca süren tartışmaların sonunda Andrew, 20 yılı aşkın süredir yaşadığı Royal Lodge malikanesini de terk etmek zorunda kaldı.

Kraliyet ailesinin “istenmeyen ismi” hâline gelen Andrew’un düşüşü, yalnızca bir bireyin değil, monarşinin kamuoyundaki itibarının da sorgulanmasına yol açtı.

Prens Andrew Kimdir?

Tam adıyla Andrew Albert Christian Edward Mountbatten-Windsor, 19 Şubat 1960’ta dünyaya geldi. Kraliçe II. Elizabeth ile Prens Philip’in ikinci oğlu olan Andrew, uzun yıllar boyunca York Dükü unvanını taşıdı.

Gençlik yıllarında Kraliyet Donanması’nda görev yapan Andrew, Falkland Savaşı’nda pilot olarak yer aldı. Bu askeri geçmişi, onu uzun süre kraliyet ailesinin “aktif ve saygın” üyelerinden biri hâline getirdi. Ancak bu imaj, son yıllarda ortaya çıkan iddialarla tamamen sarsıldı.

Jeffrey Epstein Skandalı Prens Andrew’u Nasıl Bitirdi?

Prens Andrew’un adı, ABD’li milyarder Jeffrey Epstein’in karıştığı cinsel istismar ağıyla birlikte anılmaya başladı. Epstein’in reşit olmayan kızları istismar ettiği iddiaları kapsamında Virginia Giuffre, 17 yaşındayken Prens Andrew tarafından cinsel istismara uğradığını öne sürdü.

Andrew, suçlamaları reddetse de kamuoyundaki tepki çığ gibi büyüdü. 2019 yılında verdiği ve büyük eleştiri alan televizyon röportajı ise krizi daha da derinleştirdi. Bu süreçten sonra Andrew’un kraliyet görevlerini sürdürmesi imkânsız hâle geldi.

Prens Andrew Saraydan Kovuldu Mu, Neden Ayrıldı?

Resmî olarak “kovulma” ifadesi kullanılmasa da Prens Andrew, fiilen saraydan dışlandı. Önce askeri rütbeleri ve fahri unvanları elinden alındı. Ardından York Dükü sıfatı askıya alındı ve kamuya açık tüm kraliyet görevlerinden uzaklaştırıldı.

Devletin 3 yılda yaptığı dönüşüm dünyaya örnek oldu
Devletin 3 yılda yaptığı dönüşüm dünyaya örnek oldu
İçeriği Görüntüle

Kral Charles’ın tahta çıkmasıyla birlikte süreç hızlandı. Andrew’un “Prens” unvanını kamuoyunda kullanması da yasaklandı. Böylece Andrew, Kraliyet Ailesi içinde resmen etkisiz ve izole bir figüre dönüştü.

Royal Lodge’tan Ayrılık: Sembolik Bir Son

Andrew’un Windsor Kalesi arazisinde bulunan 30 odalı Royal Lodge malikanesini terk etmesi, sürecin en dikkat çekici adımı oldu. Yaklaşık 20 yıldır bu lüks konutta yaşayan Andrew, yıllarca taşınmaya direndi.

İngiliz basınına göre tahliye işlemi sessiz sedasız, “hava karardıktan sonra” gerçekleştirildi. Andrew’un geçici olarak Sandringham Sarayı’nda daha küçük bir konuta yerleştirildiği, kalıcı adresinin ise tadilatı süren Marsh Farm adlı mütevazı bir çiftlik evi olacağı belirtildi.

Kral Charles’ın Baskısı ve Kamuoyu Tepkisi

Kral Charles’ın, monarşinin itibarını korumak adına bu kararı aldığı değerlendiriliyor. Andrew’un yaşam giderlerinin bir kısmının hâlâ kraliyet bütçesinden karşılanması ise İngiliz kamuoyunda ve parlamentoda yeni tartışmalara yol açtı.

Başbakan Keir Starmer, Royal Lodge’un kullanım koşulları ve Kraliyet Mülkleri’nin yönetimiyle ilgili şeffaflık çağrısında bulunurken, parlamentoda bu konuda soruşturma başlatılması gündeme geldi.

Kraliyet İçin “Geç Kalınmış Adalet” Yorumu

İngiliz kamuoyu, Prens Andrew’un saraydan uzaklaştırılmasını büyük ölçüde “geç kalınmış bir adalet” olarak yorumluyor. Uzmanlara göre bu süreç, monarşinin modern çağda hesap verebilirlik baskısıyla nasıl yüzleştiğinin de açık bir göstergesi.

Kaynak: HABER MERKEZİ