Adana’nın Tufanbeyli ilçesinde yaşanan olay, Türkiye genelinde infial yarattı. 24 yaşındaki Bahar Aksüt, 7 aylık hamile olduğu sırada mahalle muhtarı tarafından bıçaklanarak öldürüldü ve cesedi Kürebeli Barajı’na atıldı. Jandarma ekiplerinin yürüttüğü soruşturma, olayın ardındaki karanlık detayları gün yüzüne çıkardı.

Edinilen bilgiye göre, genç kadın baraj kenarında fotoğraf çektirirken ihbar üzerine bulunan ceset, Tufanbeyli’de bir pavyonda çalışan Bahar Aksüt’e ait olarak tespit edildi. Yapılan ilk incelemede Aksüt’ün 8 yerinden bıçaklandığı ve ardından baraja atıldığı belirlendi.

Cinayetin zanlısı, Yeni Cami Mahallesi Muhtarı 44 yaşındaki Mustafa Arıkan. Evli ve 2 engelli çocuk babası olan Arıkan’ın, Aksüt ile gönül ilişkisi yaşadığı ve genç kadının hamile kaldığı ortaya çıktı. İddiaya göre muhtarın ailesi, bebeğin dünyaya gelmesini istemedi ve Arıkan, Aksüt’e bebeği aldırması için baskı yaptı.

Olay, 22 Şubat gecesi yaşandı. Arıkan, arkadaşı Vural Ö. ile birlikte Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinden Bahar Aksüt ve arkadaşı Kader K.’yi Tufanbeyli’ye getirdi. Evde Kader K. ve Vural Ö. beklerken, Arıkan Bahar Aksüt’ü alarak Kürebeli Yaylası’ndaki baraj kenarına götürdü.

Töre cinay*tine kurban giden 4 çocuk annesi, öldürüldükten 2 yıl sonra boşanmış
Töre cinay*tine kurban giden 4 çocuk annesi, öldürüldükten 2 yıl sonra boşanmış
İçeriği Görüntüle

İddiaya göre, bebeği aldırması yönünde baskı yapılan Aksüt olumsuz yanıt verince muhtar, sinirle genç kadını 8 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Cesedin bulunmaması için muhtar, barajdaki buzları balyozla kırıp Aksüt’ü suya attı.

Cinayete tanık olan Kader K., muhtarın ikinci bir cinayet planını engelledi. Jandarma ekipleri, muhtar Arıkan ve olayla bağlantılı birçok kişiyi gözaltına aldı. Arıkan, sorgusunda cinayeti itiraf ederken, diğer iki şüpheli ise “yardım ve yataklık” suçlamasıyla cezaevine gönderildi.

Adliyeye sevk edilen muhtar Mustafa Arıkan, “kasten öldürme” suçundan tutuklanırken, diğer iki şüpheli “yardım ve yataklık” suçlamasıyla cezaevine gönderildi. Olay, Türkiye’de pavyon ve güç sahipliği ilişkilerinin ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaynak: İHA