Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalandığı belirtilen Mekke Anlaşması, bölgesel güvenlik ve savunma iş birliği açısından gündemin dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Üç ülkenin olası askeri tehditler karşısında ortak hareket etmesini hedeflediği aktarılan anlaşma, özellikle taraflardan birine yönelik saldırının diğer ülkeler açısından nasıl değerlendirileceği sorusunu gündeme taşıdı.

Paylaşılan bilgilere göre Mekke Anlaşması'nın temelinde ortak savunma anlayışı bulunuyor. Anlaşmanın, taraflardan birine yönelik saldırının üç ülkenin tamamına yönelik tehdit olarak değerlendirilmesini öngördüğü belirtiliyor. Bu yönüyle düzenleme, NATO'nun kolektif savunma anlayışını içeren 5. maddesiyle karşılaştırılıyor.

Ancak anlaşmanın tam metni, imza tarihi, yürürlüğe giriş koşulları ve resmi madde numaraları verilen bilgiler arasında yer almıyor. Bu nedenle kamuoyuna aktarılan ilkelerin, doğrulanmış bir anlaşma metninin birebir maddeleri olarak sunulması mümkün değil. Anlaşmayla ilgili haberlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mekke'de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşme de öne çıkıyor.

MEKKE ANLAŞMASI NEDİR?

Mekke Anlaşması, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında güvenlik ve savunma alanında ortak hareket edilmesini amaçladığı belirtilen üçlü düzenleme olarak gündeme geldi. Paylaşılan bilgilere göre anlaşmanın temel hedefi, taraf ülkelerin karşı karşıya kalabileceği askeri tehditlere karşı koordinasyon sağlaması. Bu kapsamda ülkeler arasındaki savunma ilişkilerinin daha geniş bir stratejik iş birliği çerçevesine taşınması öngörülüyor.

Anlaşmanın en dikkat çeken yönü ise taraflardan birine yönelik saldırının diğer ülkeler tarafından da ortak tehdit olarak değerlendirilmesi ilkesi. Bununla birlikte söz konusu düzenlemenin resmi metni paylaşılmadığı için anlaşmanın hukuki kapsamına ilişkin kesin bir değerlendirme yapılamıyor.

MEKKE ANLAŞMASI'NIN MADDELERİ NELER?

Paylaşılan haberde Mekke Anlaşması'nın resmi madde metinleri veya madde numaraları bulunmuyor.

Maltepe'de çöken binada ölen 2 kişinin kimlikleri belli oldu
Maltepe'de çöken binada ölen 2 kişinin kimlikleri belli oldu
İçeriği Görüntüle

Ancak anlaşmaya ilişkin aktarılan başlıca hedefler şu şekilde sıralanıyor:

  1. Ortak savunma anlayışı: Taraf ülkelerin askeri tehditlere karşı birlikte hareket etmesi.
  2. Saldırıların ortak tehdit sayılması: Ülkelerden birine yönelik saldırının diğer taraflar açısından da güvenlik tehdidi olarak değerlendirilmesi.
  3. Savunma koordinasyonunun artırılması: Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında askeri iş birliğinin güçlendirilmesi.
  4. Stratejik kapasitenin bir araya getirilmesi: Üç ülkenin farklı savunma ve ekonomik imkânlarının ortak güvenlik hedefleri doğrultusunda değerlendirilmesi.
  5. Bölgesel güvenlik iş birliği: Olası tehditlere karşı ülkeler arasında daha kapsamlı koordinasyon kurulması.

Bu başlıklar, aktarılan anlaşma hedeflerinin özetidir. Resmi anlaşma maddeleri olarak doğrulanmış değildir.

BİR ÜLKEYE SALDIRI ÜÇ ÜLKEYE SALDIRI MI SAYILACAK?

Mekke Anlaşması hakkında paylaşılan bilgilerde en fazla dikkat çeken unsur, ortak savunma ilkesi oldu. Buna göre taraflardan birine yönelik askeri saldırının üç ülkenin tamamını ilgilendiren bir tehdit olarak değerlendirilmesi öngörülüyor. Söz konusu yaklaşımın, ülkelerin olası saldırılar karşısında birlikte hareket etmesini sağlamayı hedeflediği belirtiliyor.

Ancak böyle bir ilkenin hangi koşullarda uygulanacağı, tarafların hangi yükümlülükleri üstleneceği ve askeri müdahale kararlarının nasıl alınacağı konusunda ayrıntı paylaşılmadı. Bu nedenle ortak savunma anlayışının her durumda otomatik askeri müdahale anlamına geldiği sonucuna varılamıyor.

MEKKE ANLAŞMASI NATO'NUN 5. MADDESİNE Mİ BENZİYOR?

Mekke Anlaşması hakkında aktarılan ortak savunma ilkesi, NATO'nun kolektif savunma anlayışıyla karşılaştırılıyor. Karşılaştırmanın temel nedeni, taraflardan birine yönelik saldırının diğer ülkelerin güvenliğini de ilgilendiren bir gelişme olarak ele alınması.

Ancak iki düzenlemenin aynı hukuki ve askeri yükümlülükleri doğurduğunu söylemek için Mekke Anlaşması'nın resmi metninin incelenmesi gerekiyor. Paylaşılan bilgilerde anlaşmanın karar alma mekanizması, askeri yükümlülükleri ve uygulama koşulları açıklanmadı. Bu nedenle benzerlik, aktarılan ortak savunma yaklaşımıyla sınırlı değerlendirilmeli.

TÜRKİYE, SUUDİ ARABİSTAN VE PAKİSTAN ANLAŞMASI NEYİ HEDEFLİYOR?

Üç ülke arasında yapıldığı belirtilen anlaşmanın temel hedefi, güvenlik ve savunma alanındaki koordinasyonu güçlendirmek. Paylaşılan değerlendirmelerde Türkiye'nin askeri kapasitesi, Suudi Arabistan'ın ekonomik ve bölgesel imkânları, Pakistan'ın ise nükleer kapasitesi öne çıkarılıyor. Bu farklı kapasitelerin ortak bir savunma çerçevesinde değerlendirilmesinin amaçlandığı ifade ediliyor.

Anlaşmanın ayrıca bölgesel güvenlik tehditleri karşısında ülkelerin daha yakın iş birliği yapmasını hedeflediği belirtiliyor. Bununla birlikte ülkelerin hangi askeri kaynakları ortak kullanacağına veya nasıl bir komuta mekanizması oluşturacağına ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.

MEKKE ANLAŞMASI NEDEN GÜNDEME GELDİ?

Anlaşmaya ilişkin haberlerde Orta Doğu'daki güvenlik riskleri ve bölgesel gerilimler öne çıkarıldı.Bölgede yaşanan çatışmalar, deniz ticaret yollarına yönelik riskler ve güvenlik endişelerinin savunma iş birliği arayışlarını artırdığı ifade edildi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın olası tehditlere karşı koordinasyonunu güçlendirmesinin hedeflendiği belirtildi. Ancak anlaşmanın doğrudan belirli bir ülkeye veya somut bir askeri tehdide karşı hazırlandığına ilişkin bilgi paylaşılmadı. Bu nedenle düzenlemenin belirli bir devleti hedef aldığı yönünde kesin bir değerlendirme yapılamıyor.

ERDOĞAN VE MUHAMMED BİN SELMAN MEKKE'DE NE GÖRÜŞTÜ?

Paylaşılan bilgilere göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan'daki temasları kapsamında Mekke'de Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile bir araya geldi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler ve güvenlik konuları ele alındı.

Toplantıya katıldığı belirtilen isimler arasında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Türkiye'nin Riyad Büyükelçisi Emrullah İşler ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan yer aldı. Ancak görüşmenin hangi tarihte gerçekleştirildiği ve üçlü anlaşmanın imza sürecinin nasıl tamamlandığına ilişkin ayrıntılar paylaşılan metinde bulunmuyor.

Kaynak: HABERLER.COM