Gazeteci ve televizyoncu Mehmet Ali Birand’ın oğlu Umur Ali Birand, medya dünyasına dair yaptığı değerlendirmelerle gündeme geldi. Türkiye’de gazeteciliğin değişmeyen gündemine dikkat çeken açıklamaları sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Babasının izinden gidip gitmediği merak edilen Umur Ali Birand, kariyerini yapımcılık üzerine kurmuş bir isim. Özellikle 32. Gün arşivlerinin dijital platformlara taşınmasındaki rolüyle tanınan Birand, hem medya geçmişi hem de tercih ettiği meslek nedeniyle dikkat çekiyor. Peki, Mehmet Ali Birand’ın oğlu Umur Ali Birand kimdir, ne iş yapar, gazeteci olmamasının sebebi nedir?

UMUR ALİ BİRAND KİMDİR? EĞİTİM VE MESLEK HAYATI

Umur Ali Birand, 1977 yılında Belçika'nın başkenti Brüksel’de dünyaya geldi. Duayen gazeteci Mehmet Ali Birand’ın tek oğludur. Eğitimini Amerika Birleşik Devletleri’nde sürdüren Umur Birand, Washington DC’deki American University’de görsel iletişim ve uluslararası iletişim alanlarında lisans eğitimi aldı.

Cevdet Yılmaz: Alçak Provokasyon Cezasız Kalmayacak
Cevdet Yılmaz: Alçak Provokasyon Cezasız Kalmayacak
İçeriği Görüntüle

Meslek yaşamını medya sektöründe sürdüren Birand, gazetecilik yerine yapımcılığı tercih etti. Babası Mehmet Ali Birand’ın kurucusu olduğu Birand Yapım adlı şirketin yöneticiliğini üstlenen Umur Birand, birçok belgesel ve medya projesinde yapımcı olarak görev aldı. Aynı zamanda Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yürütülen bazı kamu iletişimi projelerinde de aktif rol oynadı.

32. GÜN'ÜN DİJİTAL ARŞİVİNİ YÖNETTİ

Umur Ali Birand’ın medya dünyasındaki en dikkat çekici çalışmalarından biri, babasının efsane programı 32. Gün’ün dijital dönüşüm sürecini yönetmesi oldu. Programın yıllar süren arşivlerini dijital ortama taşıyarak hem geçmişe ışık tuttu hem de genç kuşaklarla buluşmasını sağladı. Bugün YouTube üzerinden 1 milyonu aşkın aboneye ulaşan 32. Gün arşivi, Türkiye’nin yakın siyasi tarihine dair önemli bir kaynak işlevi görüyor. Umur Birand bu sürece öncülük eden isim olarak öne çıkıyor.

MEDYA ÜZERİNE DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

Son dönemde verdiği bir röportajda Türkiye’de medyanın yıllardır aynı konular etrafında döndüğünü ifade eden Umur Ali Birand, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:

“Türkiye'nin esas hastalığı bu; konular hiç değişmiyor. O yüzden 32. Gün'ün 1 milyon abonesi var. İzleyici 32. Gün'ü kapatıyor, TV'yi açıyor, aynı adamlar, aynı konuları konuşuyor, sadece adamlar değişiyor. Sorunlar aynı kalıyor.”

Bu sözleriyle Türkiye'deki medya tartışmalarına farklı bir bakış açısı getiren Birand, dijital medya platformlarının arşiv ve belgesel içeriklere olan ihtiyacını da vurgulamış oldu.

NEDEN GAZETECİ OLMADI? BABASIYLA İLİŞKİSİNE DİKKAT ÇEKTİ

Gazeteci olmama tercihini kişisel bir nedenle açıkladı. Umur Birand, babası Mehmet Ali Birand ile olan ilişkisinin bu kararda etkili olduğunu şu sözlerle ifade etti:

“Kafamda babamla olan kavga nedeniyle gazeteci olmadım. Ben isteseydim, babam önüme kırmızı halı sererdi ama istemedim. Babamla karşılaştırılmak istemedim. Bu tamamen benim tercihim ve kaybım.”

Bu samimi açıklama, bir medya mirasçısının mesleki kimlik arayışını gözler önüne sererken, babasının büyük gölgesinden bilinçli olarak uzak durduğunu da ortaya koydu.

YAPIMCILIKTA KENDİ YOLUNU ÇİZDİ

Umur Ali Birand, medya dünyasında kendi çizgisini oluşturarak, yapımcılık ve dijital içerik üretimiyle yoluna devam ediyor. Eurohorizons adlı uluslararası projeler yürüten yapının kurucuları arasında yer alan Birand, kamu projeleri ve belgesel çalışmalarına odaklı bir kariyer sürdürüyor. Televizyon ekranlarında görünmese de, arka planda etkili işlere imza atmaya devam ediyor.

Muhabir: Yaşar Onur TÜRKÖN