Altınözü ilçesinde yaşayan 47 yaşındaki Mehmet Kocaman, asrın felaketi olarak anılan depremde hayatını kaybeden kız kardeşinin acısını sanata dönüştürdü. Kocaman, Kahramanmaraş’ta enkaz altında kalan kızının elini bir an olsun bırakmayan Mesut Hançer’den etkilenerek 3 ay süren çalışmayla anlam yüklü bir deprem minyatürü yaptı.
Asrın Felaketinden Sanata Uzanan Yol
Altınözü Yenişehir Mahallesi’nde yaşayan iki çocuk babası Mehmet Kocaman, çocukluğundan bu yana minyatür sanatıyla ilgileniyor. Herhangi bir eğitim almadan kendi yeteneğiyle bu alanda eserler ortaya koyan Kocaman, ilçede düzenlenen yarışmalarda da dereceler elde ederek kendini geliştirdi.
Depremde kız kardeşini ve kuzenini kaybeden Kocaman, kardeşinin cenazesine 9’uncu günde ulaşabildi. Bu süreçte yaşadığı acı, onu derinden etkiledi.
“Fotoğrafı Görünce Çok Etkilendim”
Deprem sonrası kamuoyunda simge haline gelen karelerden birinde, enkaz altında kalan kızının elini tutan baba görüntüsü Kocaman’ın hafızasına kazındı. İki çocuk babası olduğunu belirten Kocaman, o anı gördüğünde büyük bir sarsıntı yaşadığını ifade etti.
“Fotoğraflarda depremde enkaz altında kalan kızının elini tutan babayı görünce çok etkilendim ve minyatürleştirme yapmaya karar verdim” diyen Kocaman, yaşanmış olayları sanat yoluyla aktarmayı amaçladığını söyledi.
3 Ayda Tamamlandı, Atık Malzemeler Kullanıldı
Kocaman, deprem minyatürünü oluştururken büyük ölçüde geri dönüşüm malzemeleri kullandı. Satın aldığı yalnızca tutkal ve tel gibi temel malzemeler oldu.
Enkaz altındaki aileleri, yakınlarının kurtarma çabasını ve simge haline gelen babanın hikayesini detaylı figürlerle yansıtan çalışma yaklaşık 3 ayda tamamlandı.
“Deprem minyatürün yapımı ve figürler 3 ayımı aldı” diyen Kocaman, yaşanmış birçok olayı minyatürleştirebildiğini belirtti.
Acının Sanata Dönüşen Hali
Depremde kardeşini kaybeden ve günlerce enkaz başında bekleyen Kocaman için bu eser yalnızca bir sanat çalışması değil, aynı zamanda kişisel bir yüzleşme ve hatıra niteliği taşıyor.
Ortaya çıkan minyatür, asrın felaketinde yaşanan acıları, fedakârlığı ve bir babanın evladına olan bağlılığını simgeleyen güçlü bir anlatım olarak dikkat çekiyor.



