Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamer Üstüner, pestisit kullanımının kontrolsüz biçimde yaygınlaştığını belirterek, bu maddelerin insan sağlığı üzerinde uzun vadede kansere, sindirim ve üreme sistemi bozukluklarına neden olabildiğini söyledi. Üstüner'e göre çözüm, çiftçilerin bilinçlendirilmesi ve entegre mücadele yöntemlerinin öne çıkarılması.
PESTİSİT NEDİR VE NEDEN KULLANILIYOR?
Pestisit, tarımda bitkileri hastalık ve zararlılardan korumak amacıyla kullanılan kimyasal maddelerin genel adıdır. Prof. Dr. Tamer Üstüner’e göre pestisitler özellikle sebze ve meyve üretiminde yoğun şekilde tercih ediliyor. Ancak asıl sorun, bu kimyasalların bilinçsiz ve gereksiz kullanımıyla başlıyor.
“Pestisitler tarımda en son başvurulması gereken yöntem olmalı. Öncesinde fiziksel, kültürel, biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemleriyle sorun çözülmeye çalışılmalı” diyen Üstüner, çiftçilerin çoğunlukla ilk tercihlerinin kimyasal mücadele olduğunu, bu nedenle gıda ürünlerinde yüksek oranda kalıntı görüldüğünü belirtiyor.
YIKAMAK ÇÖZÜM DEĞİL: PESTİSİT MEYVENİN ÖZÜNE İŞLİYOR
Halk arasında meyve ve sebzelerin yıkanarak pestisitten arındırılabileceği yönünde bir inanış olsa da bu, gerçeği yansıtmıyor. Üstüner’e göre pestisitler bitkinin meyve özüne kadar işliyor ve sadece yıkamak yeterli değil.
“Bir domates mevsim boyunca 50’den fazla kez ilaçlanabiliyor. Kullanılan ilaçlar doğrudan meyve dokusuna geçiyor. Dolayısıyla yıkayarak bu kimyasallardan kurtulmak mümkün değil.”
İNSAN SAĞLIĞINA ZARARI: KANSER VE HORMON BOZUKLUKLARI
Prof. Dr. Üstüner, pestisitlerin insan vücuduna özellikle meyve ve sebzeler yoluyla girdiğini, bağışıklık sistemine bağlı olarak 5 ila 10 yıl içinde kanser dahil pek çok hastalığı tetikleyebildiğini ifade ediyor.
“Mide ve bağırsak sorunları, üreme bozuklukları, toksik etkiler… Hepsi bilimsel olarak ispatlanmış riskler. İnsanlar fark etmeden yıllarca vücutlarına bu kimyasalları alıyor.”
DOĞAYA ZARARI DA GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Sadece insanlar değil, pestisitler doğadaki tüm canlıları tehdit ediyor. Kuşlar, tozlayıcı böcekler, toprağın faydalı mikroorganizmaları bu kimyasallardan doğrudan etkileniyor. Üstelik pestisitler toprağa ve suya karışarak uzun vadede çevresel kirlenmeye de neden oluyor.
TÜRKİYE'DE BİLİNÇ DÜZEYİ DÜŞÜK, DENETİM YETERSİZ
Prof. Dr. Üstüner’e göre Avrupa Birliği ve ABD, pestisit konusunda Türkiye’ye kıyasla 50 yıl ileride. Bu ülkelerde hem üretici hem tüketici yüksek bilinç düzeyine sahip. Türkiye'de ise çiftçilerin büyük kısmı ruhsatlı ilaç dozlarını aşarak kullanıyor, yanlış uygulama nedeniyle ürünler ihracatta iade ediliyor.
“2023’te AB tarafından Türkiye’den giden 320 tarım ürünü pestisit kalıntısı nedeniyle geri çevrildi. Aynı durum Rusya için de geçerli.”
ÇÖZÜM: 5D FORMÜLÜ, ORTAK BİLİNÇ VE YASAL ZORUNLULUK
Prof. Dr. Üstüner’in geliştirdiği “5D Formülü”, pestisit kullanımının bilinçli ve kontrollü hâle getirilmesini amaçlıyor. Ayrıca her ilaç paketine standart ölçek eklenmesi, ilaç bayilerinin bilgilendirme sorumluluğu alması ve Tarım Bakanlığı, üniversiteler, ilaç firmaları ve çiftçilerin ortak platformda buluşması gerektiğini vurguluyor.
ORGANİK TARIMA GEÇİŞ ZOR AMA GEREKLİ
ABD ve AB'de birçok pestisit fabrikasının var olmasına rağmen üreticilerinin çoğu organik tarım yapıyor. Üstüner’e göre bu ülkeler kendi halkına zehirsiz gıda sunmak için yıllar önce gerekli adımları attı. Türkiye’nin de bu dönüşüm için geç kalmadan harekete geçmesi gerekiyor.
Muhabir: Atilla ŞAKACI




