Türkoğlu’nun 66. Yıl Kutlamaları Okuldaki Saldırı Nedeniyle Ertelendi
Türkoğlu’nun 66. Yıl Kutlamaları Okuldaki Saldırı Nedeniyle Ertelendi
İçeriği Görüntüle
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan psikolojik danışman Nagihan Demirel, yaşanan acı olayın ardından öğrencilerin psiko-sosyal sağlığını korumaya yönelik hayati değerlendirmelerde bulundu. Travmatik süreçlerde çocukların sarsılan güven duygusunu yeniden tesis etmenin yolunun "rutinlerden" geçtiğini vurgulayan Demirel, ailelere ve eğitimcilere yol haritası niteliğinde tavsiyeler sundu. "Okul tehlikeli bir yer" algısının oluşmaması için dengeli bir yaklaşımın şart olduğunu belirten uzman danışman, akut stres dönemi ve profesyonel destek süreçlerine dair de önemli uyarılarda bulundu. İşte çocukların zihinsel yükünü hafifletecek o stratejiler…
Şehirde yaşanan sarsıcı olayın gölgesinde, en büyük öncelik çocukların psikolojik iyi oluşu haline geldi. Büyükşehir Belediyesi uzmanlarından Nagihan Demirel, her çocuğun travmaya verdiği tepkinin parmak izi kadar eşsiz olduğunu hatırlatarak, kalıplaşmış yaklaşımlar yerine bireysel ihtiyaçlara odaklanılması gerektiğini belirtti. Özellikle sosyal medyada yayılan detayların ve ev içindeki kontrolsüz konuşmaların çocukların kaygı düzeyini tırmandırdığına dikkat çeken Demirel, güvenli bir liman inşa etmenin ipuçlarını paylaştı.
ÇOCUKLARIN ZİHİNSEL YÜKÜNÜ AYRINTILARLA ARTIRMAYIN
Olayın çocuklara aktarılma biçiminin iyileşme sürecini doğrudan etkilediğini ifade eden Nagihan Demirel, bilgi kirliliğine karşı uyardı. Demirel, “Çocuklara karşı dürüst, somut ve net olunmalı ancak travmatik ayrıntılardan ve zihinsel yükü artıracak detaylardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Çocuğun yaşına ve algı düzeyine uygun bir dil seçmek, onun dünyasındaki karmaşayı azaltacaktır” dedi.
SORGULAMAYIN, ÇOCUĞUN HIZINA UYUM SAĞLAYIN
Travma sonrası ilk günlerin hassasiyetine değinen uzman danışman, ebeveynlerin sabırlı olması gerektiğini vurguladı. Çocuğu konuşmaya zorlamanın ters tepebileceğini belirten Demirel, “Çocuğun hızına uyum sağlamak gerekir. Neyi, ne kadar ve ne zaman anlatmak istiyorsa o kadarını dinlemek, sadece orada olduğunuzu hissettirmek yeterlidir. Zorlayıcı ve sorgulayıcı tutumlar kaygıyı besler” ifadelerini kullandı.
GÜNLÜK RUTİNLER: GÜVEN DUYGUSUNUN TEMİNATI
Zedelenen güven duygusunu onarmanın en etkili yolu, yaşamın normal akışını korumaktır. Demirel’e göre, çocukların günlük aktivitelerine, hobilerine ve sorumluluklarına devam etmeleri, onlara "hayat kontrol altında" mesajı veriyor. Bu rutinlerin sürdürülmesi, çocuğun benlik duygusunu güçlendirirken psikolojik toparlanma sürecini de hızlandırıyor.
"OKUL TEHLİKELİ BİR YER" ALGISINA DİKKAT!
Saldırı sonrası bazı öğrencilerde okula gitme isteksizliği veya fobi gelişebileceğini hatırlatan Nagihan Demirel, ebeveyn-öğretmen iş birliğinin önemine değindi. Okulun güvenli bir alan olduğu mesajının tutarlı davranışlarla verilmesi gerektiğini belirten uzman, “Çocukların 'okul tehlikeli' algısını kırmak için okul içindeki destekleyici ve koruyucu önlemler çocuklara hissettirilmelidir” dedi.
NE ZAMAN UZMAN DESTEĞİ ALINMALI?
Olaydan sonraki ilk bir ayı "akut stres dönemi" olarak tanımlayan Demirel, bu süreçte görülen bazı kaygı belirtilerinin normal karşılanması gerektiğini söyledi. Ancak uyarısını da ekledi: “Eğer çocuğun verdiği tepkiler bir ayı geçiyor, günlük işlevselliğini bozuyor ve yoğunluğu azalmıyorsa, mutlaka bir ruh sağlığı profesyonelinden destek alınmalıdır.”

Kaynak: KAHRAMANMARAŞ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ