HG Hospital Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Nejmi Öztürk, deprem sonrası bölgede devam eden inşaat faaliyetleri ve çevresel faktörlerin göz sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu belirterek, özellikle alerjik göz hastalıklarının keratokonus riskini artırabileceği konusunda vatandaşları uyardı. Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremlerin ardından kent genelinde süren yeniden yapılaşma çalışmaları nedeniyle oluşan yoğun tozun, göz hastalıklarının görülme sıklığını artırdığına dikkat çeken Öztürk, bölgede yaygın olarak görülen alerjik göz rahatsızlıklarının da keratokonus gelişimini tetikleyen önemli etkenler arasında yer aldığını söyledi.

Tozlu ortamlar ve alerjiler gözleri tehdit ediyor

Bölgedeki çevresel koşulların göz sağlığı açısından risk oluşturduğunu ifade eden Öztürk, deprem sonrası oluşan yoğun tozun yanı sıra bitki örtüsüne bağlı alerjenlerin de gözlerde hassasiyet ve çeşitli rahatsızlıklara yol açtığını belirtti. Keratokonusun kalıcı görme kaybına neden olabilen önemli kornea hastalıklarından biri olduğuna işaret eden Öztürk, gözlük ya da kontakt lens kullanımına rağmen görmenin tam olarak düzeltilemediği durumların en sık sebeplerinden birinin bu hastalık olduğunu vurguladı. Öztürk, keratokonus tanısı alan hastaların önemli bir bölümünde geçmişte alerjik göz hastalığı öyküsü bulunduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Deprem bölgesinde bulunmamız ve kentimizde devam eden inşaat faaliyetleri nedeniyle yoğun toz oluşuyor. Bunun yanında bitki örtüsüne bağlı alerjik göz hastalıkları da sık görülüyor. Keratokonus hastalarının yaklaşık yüzde 60'ında alerjik göz hastalığı geçmişi bulunuyor. Bu nedenle bölgemizde keratokonus vakalarına daha sık rastlıyoruz."

Kahramanmaraş'ta Keratokonus Alarmı Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor (2)

Erken teşhis kornea nakli ihtiyacını azaltıyor

Geçmiş yıllarda keratokonus hastalarının önemli bir bölümünün ilerleyen yaşlarda kornea nakline ihtiyaç duyduğunu hatırlatan Öztürk, tıpta yaşanan gelişmeler sayesinde artık hastalığın ilerleyişinin büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini ifade etti. Özellikle erken teşhisin tedavi başarısında kritik rol oynadığını belirten uzman doktor, günümüzde uygulanan yöntemlerle korneadaki bozulmanın durdurulabildiğini söyledi.

Cross-linking tedavisi umut oluyor

Keratokonus tedavisinde son yıllarda öne çıkan yöntemlerden birinin cross-linking uygulaması olduğunu belirten Öztürk, bu tedavinin kornea dokusunu güçlendirerek hastalığın ilerlemesini büyük ölçüde engellediğini kaydetti. Geçmişte etkili tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğunu dile getiren Öztürk, günümüzde kullanılan modern yöntemlerin hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını ifade ederek şunları söyledi: "Eskiden keratokonus hastaları çoğunlukla 35'li yaşlara geldiklerinde kornea nakline ihtiyaç duyuyordu. Günümüzde ise erken teşhis edilen vakalarda cross-linking tedavisiyle hastalığın ilerlemesi büyük oranda durdurulabiliyor."

Kahramanmaraş'ta bazı yollar trafiğe kapalı olacak! 17 Haziran
Kahramanmaraş'ta bazı yollar trafiğe kapalı olacak! 17 Haziran
İçeriği Görüntüle

Modern yöntemlerle gözlüksüz yaşam mümkün olabiliyor

Keratokonus tedavisinde yalnızca hastalığın ilerlemesini durdurmaya yönelik uygulamaların değil, görme kalitesini artıran yöntemlerin de kullanıldığını belirten Öztürk, halka tedavileri ve topografi kılavuzlu excimer lazer uygulamalarının başarılı sonuçlar verdiğini söyledi. Uygun hastalarda gerçekleştirilen topografi kılavuzlu excimer lazer işlemlerinin ardından uygulanan cross-linking tedavisinin daha kalıcı sonuçlar sağlayabildiğini aktaran Öztürk, bu gelişmeler sayesinde birçok hastanın kornea nakline ihtiyaç duymadan yaşamını sürdürebildiğini ifade etti.

Uzmanlardan düzenli göz muayenesi çağrısı

Uzmanlar, özellikle alerjik göz hastalığı bulunan, sık göz kaşıyan veya görme kalitesinde değişiklik hisseden kişilerin vakit kaybetmeden göz muayenesi yaptırması gerektiğini vurguluyor. Erken dönemde teşhis edilen keratokonus vakalarında uygulanan modern tedavi yöntemleri sayesinde hem görme kaybının önüne geçilebiliyor hem de ileri aşamalarda gündeme gelebilecek kornea nakli ihtiyacı önemli ölçüde azaltılabiliyor.

Kaynak: İHA