Kahramanmaraş’ta çalışanları ilgilendiriyor! 4 aylık tazminat alabilirsiniz
Kahramanmaraş’ta çalışanları ilgilendiriyor! 4 aylık tazminat alabilirsiniz
İçeriği Görüntüle

Kahramanmaraş’ta yaşanan ve kamuoyunda derin infiale yol açan hemşire şiddeti davasında gelişmeler sürüyor. 5 yıl önce dünyaya gelen Deniz Esin Bozoklar’ın henüz 5 günlükken hemşire Hazel Dırık B. tarafından uygulanan şiddet sonucu bedensel ve zihinsel engelli kaldığı iddia edilmişti. Dava süreci devam ederken, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da konuyla ilgili sessizliğini bozdu. Bakan Tunç, olayın sadece bireysel bir suç değil, aynı zamanda insanlığa karşı işlenmiş ciddi bir etik ihlal olduğunu belirtti. Peki, yargı sürecinde son durum ne, davaya dair yeni görüntüler neler ortaya koyuyor?

ADALET BAKANI TUNÇ: “BU SADECE BİR SUÇ DEĞİL, İNSANLIĞA KARŞI İHLAL”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, olayın hukuki boyutunun yanı sıra toplumsal vicdanda da büyük bir yara açtığını vurguladı. “Yaşamı korumakla yükümlü birinin, en savunmasız canlıya zarar vermesi sadece bireysel bir suç değildir,” diyen Tunç, bu durumun mesleki etik değerlere karşı açık bir ihlal olduğunu belirtti.
Hazel Dırık B. hakkında açılan dava, Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde sürüyor. Bakan Tunç, kamuoyunun yakından takip ettiği bu davada, adaletin hiçbir tereddüde yer bırakmadan tecelli edeceğini ifade etti.

GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ DOSYAYA GİRDİ
Dava sürecinde kamuoyunu sarsan bir diğer gelişme ise olay anına ait güvenlik kamerası görüntülerinin dava dosyasına eklenmesi oldu. Görüntülerde, Deniz Esin Bozoklar henüz 5 günlükken, hemşire Hazel Dırık B.’nin kan alma işlemi sırasında bebeğin başına vurduğu, bacağını sıkarak kendine doğru çektiği net biçimde görülüyor.
Yaklaşık 14 dakika süren bu süreçte bebeğin önce hareketli olduğu, ardından birden bire hareketsizleştiği kameralara yansıdı. Görüntülerde ayrıca hemşirenin, müdahale sonrası bebeğin sol bacağını kontrol ettiği de dikkat çekiyor. Bu görüntüler, iddiaların ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.

AİLEYE ZAMANINDA BİLGİ VERİLMEDİ, TEDAVİ SÜRECİ GEÇ BAŞLADI
Olayın bir diğer dikkat çeken yönü ise aileye yaşananlarla ilgili zamanında bilgi verilmemiş olması. Deniz Esin’in ailesi, kızlarının şiddete uğradığını ilk etapta öğrenemedi. Bebeğin durumu ağırlaşınca özel bir hastaneye sevk edildi ve burada hem bedensel hem de zihinsel engelli olduğu, ayrıca epilepsi ve serebral palsi tanıları konuldu.
Bu süreçte hemşire hakkında idari işlem yapılmadığı gibi, hastane yönetiminin aileyi yeterince bilgilendirmediği de dosyada yer aldı. Ailenin adalet mücadelesi sürerken, davaya ilişkin kamuoyu baskısı da artmış durumda.

TOPLUMSAL TEPKİ VE MESLEK ETİĞİ TARTIŞMASI BÜYÜYOR
Yaşanan olay, sadece adli bir vaka olarak değil, aynı zamanda sağlık sektöründeki denetim mekanizmalarının da sorgulanmasına neden oldu. Hemşirelik mesleğinin temelinde yer alan “zarar vermeme” ilkesinin bu şekilde ihlal edilmesi, kamuoyunda derin bir güvensizlik yarattı.
Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı hemşireye ağır cezalar verilmesini isterken, sağlık çalışanlarının denetlenme süreçlerinin de yeniden ele alınması gerektiğini savunuyor. Tıp ve sağlık etiği açısından örnek bir dava haline gelen bu süreç, mesleki sorumlulukların yeniden gözden geçirilmesine yol açabilir.

Muhabir: Sefa Başer