Kahramanmaraş’ta bir öğretmen ve 8 öğrencinin yaşamını yitirdiği Ayser Çalık Ortaokulu katliamına ilişkin soruşturma derinleştikçe, ihmaller zincirine dair kan donduran detaylar gün yüzüne çıkıyor. Saldırıyı gerçekleştiren ve olay yerinde hayatını kaybeden 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin ailesinin, okul yönetimi tarafından yapılan hayati uyarıları defalarca görmezden geldiği öne sürüldü. Soruşturma dosyasından sızan bilgilere göre; okulun rehber öğretmeni, öğrencinin bozulan psikolojik durumu hakkında görüşmek için anneyi aradığında, anne Pınar Peyman Mersinli’nin "Oğlum çok zeki, sadece uyum sorunu yaşıyor" diyerek telefonu öğretmenin yüzüne kapattığı iddia edildi. Katliamın eşiğine gelindiğini fark eden eğitimcilerin çırpınışlarına ailenin ördüğü bu duvar, 9 canın yitirildiği facianın en tartışmalı noktası haline geldi.
Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş okul saldırısının ardından adli süreç devam ederken, saldırganın aile yaşantısı ve okul ile olan iletişimi mercek altına alındı. Ayser Çalık Ortaokulu’nda görevli rehber öğretmen Ejder İ.’nin, saldırgan İsa Aras Mersinli’deki davranış bozukluklarını ve tehlikeli eğilimleri fark ederek aileyi defalarca uyarmaya çalıştığı ancak her seferinde reddedildiği ortaya çıktı. Ailenin, çocuklarının psikolojik bir desteğe ihtiyacı olduğunu kabul etmek yerine, bu durumu "üstün zekâ" emaresi olarak savunması, sosyal medyada ve kamuoyunda büyük tepki topladı. Kısa süreli gözaltı sonrası serbest bırakılan anne Pınar Peyman Mersinli’nin bu tavrı, "önlenebilir bir facia mıydı?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı. İşte soruşturma dosyasındaki o çarpıcı diyaloglar ve ailenin tavrına dair tüm ayrıntılar…
REHBER ÖĞRETMENİN ÇABASI SONUÇSUZ KALDI
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, rehber öğretmen Ejder İ., İsa Aras Mersinli’nin okul içindeki içine kapanık ve saldırganlaşmaya müsait tavırlarını analiz ederek bir rapor hazırladı. Bu rapor doğrultusunda anne Pınar Peyman Mersinli’yi arayan öğretmen, öğrencinin acilen profesyonel bir psikolojik destek alması gerektiğini ve aileyle yüz yüze bir görüşme yapılması gerektiğini iletti. Ancak annenin bu profesyonel uyarıyı bir "müdahale" olarak gördüğü ve iş birliğine yanaşmadığı iddia edildi.
"OĞLUM ÇOK ZEKİ" SAVUNMASI VE KAPATILAN TELEFONLAR
İddiaların en çarpıcı kısmı ise annenin sergilediği tavır oldu. Anne Mersinli’nin, rehber öğretmene "Benim oğlum aşırı zeki, bu yüzden arkadaşlarıyla uyum sorunu yaşıyor. Onu anlamıyorsunuz" dediği ve görüşmeyi sürdürmek isteyen öğretmenin telefonunu yüzüne kapattığı öne sürüldü. Ailenin, çocuktaki tehlike sinyallerini "entelektüel bir farklılık" olarak kodlaması, saldırganın evdeki silahlara erişimiyle birleşince facianın kapısını araladı.
GÖZALTI SONRASI SERBEST BIRAKILDI
Katliamın ardından saldırganın ebeveynleri "ihmal" ve "silah muhafazası" gibi suçlamalarla gözaltına alınmıştı. Anne Pınar Peyman Mersinli’nin ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılması, kurban yakınları ve kamuoyu tarafından tartışılmaya devam ediyor. Hukukçular, ailenin okuldan gelen resmi uyarıları reddetmesinin adli süreçte "olası kast" veya "ağır ihmal" kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini tartışıyor.
9 CANIN HESABI VE TOPLUMSAL DERS
Kahramanmaraş’ta sönen 9 hayatın ardından, ebeveynlerin okul ve rehberlik birimleriyle olan iletişimi hayati bir ders olarak nitelendiriliyor. Uzmanlar, ailelerin çocuklardaki davranış bozukluklarını savunma mekanizmalarıyla örtbas etmesinin bedelinin ağır olduğunu vurguluyor. Ayser Çalık Ortaokulu önündeki yas devam ederken, soruşturma kapsamında ailenin diğer dijital verileri ve ihmalleri üzerindeki incelemeler titizlikle sürdürülüyor.




