Dünyanın en büyük finans kuruluşlarından JPMorgan Chase bünyesinde görev yapan Lorna Hajdini hakkında açılan dava, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bir çalışan tarafından açılan dava, yalnızca bireysel bir uyuşmazlık olarak değil; kurumsal yapı, güç dengeleri ve iş yerinde etik sınırlar açısından da tartışma konusu oldu.
Lorna Hajdini Kimdir?
Lorna Hajdini, JPMorgan bünyesinde üst düzey yönetici pozisyonunda görev yapan bir isim olarak biliniyor. Finans sektöründe uzun yıllara dayanan deneyimiyle dikkat çeken Hajdini’nin özellikle kurumsal yönetim ve ekip koordinasyonu alanlarında aktif rol aldığı ifade ediliyor. Ancak özel hayatına dair kamuya açık detaylar oldukça sınırlı.
Mahkeme kayıtlarına yansıyan iddialar oldukça ciddi başlıklar içeriyor. Davacı çalışan, 2024 yılında başlayan süreçte sistematik baskı ve kötü muameleye maruz kaldığını öne sürüyor.
İddialar arasında:
- Cinsel istismar
- Psikolojik baskı ve mobbing
- Tehdit ve kariyer engelleme
- Irkçı hakaret
- Makam gücünün kötüye kullanılması
yer alıyor.
Davacı taraf, Hajdini’nin yöneticilik pozisyonunu kullanarak kendisi üzerinde baskı kurduğunu ve mesleki geleceğini tehdit ettiğini iddia ediyor.
Dosyada yer alan en dikkat çekici iddialardan biri de rıza dışı cinsel eylemler ve yasaklı madde temini suçlamaları oldu. Bu başlıklar, davayı yalnızca iş hukuku çerçevesinden çıkararak ceza hukuku kapsamına taşıdı.
Uzmanlara göre, bu tür iddialarda dijital yazışmalar, tanık ifadeleri ve adli tıp raporları belirleyici rol oynayacak.
JPMorgan yönetimi, iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından iç soruşturma başlattığını açıkladı. Yapılan ilk incelemelerde suçlamaları destekleyen somut bir bulguya ulaşılamadığı belirtildi.
Banka cephesi, iddiaları “asılsız ve kanıtsız” olarak nitelendirirken, Lorna Hajdini’nin görevine devam ettiğini duyurdu.
Her ne kadar şirket içi inceleme yapılmış olsa da, kamuoyunda bu sürecin bağımsızlığına yönelik soru işaretleri oluştu. Özellikle üst düzey yöneticilerle ilgili dosyalarda üçüncü taraf denetim mekanizmalarının devreye girip girmediği tartışılıyor.
Bu dava, finans sektöründeki hiyerarşik yapı ve çalışanların üst yönetime karşı şikâyet mekanizmalarını kullanma konusundaki çekincelerini yeniden gündeme taşıdı.
Uzmanlar, büyük kurumlarda çalışanların kariyer riski nedeniyle sessiz kalmayı tercih edebildiğini ve bunun yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekiyor.
Dava sürecinde tarafların sunduğu delillerin incelenmesi bekleniyor. Özellikle:
- Mesajlaşma kayıtları
- E-posta yazışmaları
- Olası kamera görüntüleri
- Tanık ifadeleri
dosyanın seyrini belirleyecek.
Olası senaryolar arasında davanın reddi, tazminat kararı ya da tarafların uzlaşmaya gitmesi bulunuyor.
Henüz mahkeme tarafından kesinleşmiş bir karar bulunmuyor. Bu nedenle iddialar yargı süreci tamamlanana kadar hukuken kesinlik taşımıyor.
Ancak dava, yalnızca tarafları değil; küresel finans sektöründe kurumsal etik, denetim ve çalışan güvenliği konularını da yeniden tartışmaya açmış durumda.




