Fenerbahçe'nin dağıttığı yağmurlukların parasını kim ödedi?
Fenerbahçe'nin dağıttığı yağmurlukların parasını kim ödedi?
İçeriği Görüntüle

İran, son yılların en sert ve en kritik iç krizlerinden birini yaşıyor. Ekonomik sıkıntılarla başlayan protestolar kısa sürede rejim karşıtı taleplere dönüşürken, güvenlik güçlerinin müdahaleleri can kayıplarını artırdı. İnternetin büyük ölçüde kesilmesi bilgi akışını zorlaştırırken, insan hakları örgütleri ve hastanelerden gelen veriler tablonun her geçen gün ağırlaştığını ortaya koyuyor. Peki İran’da neler oluyor, protestolar neden bu noktaya geldi? İşte İran’daki son durum…

İRAN’DA PROTESTOLAR NEDEN BAŞLADI?

İran’da gösteriler ilk olarak artan enflasyon, işsizlik ve hayat pahalılığı nedeniyle başladı. Özellikle temel gıda fiyatlarındaki yükseliş ve alım gücündeki sert düşüş, toplumun geniş kesimlerini doğrudan etkiledi. Başkent Tahran’da 28 Aralık’ta başlayan protestolar, kısa sürede diğer kentlere yayıldı. Zamanla ekonomik talepler yerini siyasi sloganlara bırakırken, göstericiler İran’daki yönetim yapısını ve dini liderliği hedef almaya başladı. Uzmanlara göre bu dalgayı önceki protestolardan ayıran en önemli unsur, ekonomik krizin artık sadece belirli grupları değil, neredeyse tüm toplumu etkilemesi.

CAN KAYIPLARI ARTIYOR, HASTANELER ALARMDA

Protestoların üçüncü haftasına girilirken, güvenlik güçleri ile göstericiler arasındaki çatışmalar giderek sertleşti. Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, iki haftalık süreçte en az 192 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. İnternet kesintileri nedeniyle bu sayının daha yüksek olabileceği ifade ediliyor. BBC Farsça Servisi’nin doğruladığı bilgilere göre bazı hastanelere yalnızca iki gün içinde 100’den fazla cansız beden getirildi. Sağlık çalışanları, yaralı ve ölü sayısının mevcut kapasitenin çok üzerinde olduğunu, hastanelerin kriz modunda çalıştığını aktarıyor.

İNTERNET KESİNTİLERİ VE BİLGİ AKIŞININ ENGELLENMESİ

İran yönetimi, protestolar sırasında hem küresel interneti hem de ülke içi bağlantıları ciddi şekilde kısıtladı. Bu durum, göstericilerin örgütlenmesini zorlaştırırken, aynı zamanda dış dünyaya bilgi aktarımını da büyük ölçüde engelliyor. Uluslararası medya kuruluşları İran içinden sağlıklı doğrulama yapamazken, sosyal medya platformlarına erişim de büyük ölçüde sınırlandırılmış durumda. İnsan hakları savunucuları, bu durumun can kayıplarının gizlenmesine yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

İRAN YÖNETİMİNİN TUTUMU VE SERT AÇIKLAMALAR

İran yönetimi protestoların “yabancı güçler tarafından kışkırtıldığını” savunuyor. Başsavcılık, eylemlere katılanların “Allah’a karşı savaş” suçlamasıyla yargılanabileceğini ve bunun idam cezası gerektirebileceğini duyurdu. Bu açıklamalar uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ülkenin dini lideri Ali Hamaney’e yönelik eleştirilerin artması, yönetimin güvenlik politikalarını daha da sertleştirmesine neden oldu.

ULUSLARARASI TEPKİLER: ABD, AVRUPA VE BÖLGESEL GERİLİM

ABD Başkanı Donald Trump, İran’da protestoculara yönelik şiddetin sürmesi halinde “çok sert” karşılık verebileceklerini söyledi. Avrupa ülkeleri ise İran yönetimine ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkına saygı çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler de artan can kayıplarına dikkat çekerek tansiyonun düşürülmesi gerektiğini vurguladı. İran Meclisi ise olası bir dış müdahale durumunda bölgedeki ABD üslerinin hedef alınabileceğini açıkladı. Bu karşılıklı mesajlar, krizin yalnızca iç politika meselesi olmaktan çıktığını gösteriyor.

SON DURUM: BELİRSİZLİK VE GERGİN BEKLEYİŞ

Protestoların üzerinden günler geçmesine rağmen sahadaki tablo netleşmiş değil. Ölü ve yaralı sayısı artarken, gözaltıların da binlerle ifade edildiği belirtiliyor. İnternet kısıtlamaları sürüyor, güvenlik önlemleri her geçen gün daha da sıkılaştırılıyor. İran’daki gelişmeler, hem ülkenin iç dengeleri hem de bölgesel güvenlik açısından kritik bir döneme işaret ediyor. Önümüzdeki günlerde atılacak adımlar, İran’ın geleceği açısından belirleyici olacak.

Muhabir: Yaşar Onur TÜRKÖN