İran’da 2026 yılının başında başlayan toplumsal huzursuzluk, kısa sürede ülke geneline yayılan kitlesel protestolara dönüştü. Başlangıçta yalnızca ekonomik taleplerle başlayan gösteriler, para biriminin çöküşü, hayat pahalılığı ve temel ihtiyaçlara erişimdeki zorluklarla birlikte daha da büyüdü. Tahran başta olmak üzere birçok şehirde süren eylemler, zaman zaman sert güvenlik müdahalelerine sahne oluyor. Peki, İran’da ne oluyor? İran neden karıştı? İşte son gelişmeler...
İRAN’DA PROTESTOLAR NEDEN BAŞLADI?
İran'daki protestoların fitilini ateşleyen temel sebep, ülkenin para birimi İran riyalinin dolar karşısında rekor seviyede değer kaybetmesi oldu. Dolar kuru 140 bin riyal seviyesini aşınca, halkın alım gücü ciddi şekilde düştü. Yüksek enflasyon ve gıda fiyatlarındaki ani artışlar, özellikle dar gelirli kesimleri doğrudan etkiledi. Bu tablo karşısında esnaf kepenk kapatırken, vatandaşlar büyük şehirlerde sokaklara döküldü.
Başkent Tahran'daki Alaeddin ve Çaharsu pasajlarında başlayan eylemler, kısa sürede Tebriz, Şiraz, Abadan ve Gürgan gibi şehirlerde de karşılık buldu. Protestoların organize biçimde ilerlemesiyle birlikte, rejim karşıtı sloganlar da artmaya başladı.
GÖSTERİLER NASIL YAYILDI? ŞİDDET NEDEN ARTTI?
Gösterilerin başlamasından itibaren geçen 13 gün boyunca olaylar giderek şiddetlendi. Tahran’da polis araçları ateşe verilirken, Gürgan’da valilik binası kundaklandı. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, güvenlik güçlerinin bazı bölgelerde protestoculara gerçek mermiyle müdahale ettiği görülüyor.
İran İnsan Hakları Kuruluşu'na göre protestoların başlangıcından bu yana en az 45 kişi hayatını kaybetti, binlerce kişi gözaltına alındı. Olaylara karşılık olarak hükümet, internet erişimini sınırlandırdı, bazı bölgelerde ise tam kesinti uygulandı. Elektrik kesintileriyle eş zamanlı olarak, dijital iletişim neredeyse tamamen durma noktasına geldi.
SİYASİ BOYUT: “PEHLEVİ GERİ DÖNECEK” SLOGANLARI YÜKSELİYOR
Protestoların yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı kalmaması dikkat çekiyor. Gösteriler ilerledikçe, rejim karşıtı sloganlar ve semboller daha görünür hâle geldi. Özellikle “Pehlevi geri dönecek” sloganlarının protestolarda sıkça atıldığı belirtiliyor.
Yurt dışında yaşayan İran’ın eski Veliaht Prensi Rıza Pehlevi, sosyal medya üzerinden halkı eylemleri sürdürmeye davet etti. CNN International’a göre, bu çağrıların ardından bazı şehirlerde rejim karşıtı talepler daha açık şekilde dile getirilmeye başlandı.
Bu süreçte İran Devrim Muhafızları'na bağlı iki askerin hayatını kaybettiği, bir Besic milisinin ise ağır yaralandığı açıklandı. Öte yandan sivil kayıplar her geçen gün artıyor.
İRAN’DAKİ EKONOMİK KRİZ NEDEN DERİNLEŞTİ?
İran’ın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar yıllardır devam ediyordu. Ancak 2024–2025 yıllarındaki 12 günlük savaş sonrası toparlanamayan ekonomi, 2026’ya girerken adeta çöktü. Para biriminin çöküşü, ithalatın durması, işsizlik oranlarındaki artış ve sosyal yardımların yetersiz kalması, toplumsal tepkileri tetikledi.
İran hükümetinin bu süreçte enflasyonu kontrol altına alamaması ve yaşamsal ihtiyaçlara dair çözüm üretememesi, halk nezdinde güven kaybına yol açtı. Eylemlerin bastırılmasında orantısız güç kullanılması ise tepkileri daha da büyüttü.
İRAN'DA SON DURUM: NELER BEKLENİYOR?
Uluslararası basına yansıyan bilgilere göre, İran’da protestoların kontrol altına alınamaması hâlinde, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in olası bir “B planı” üzerinde durduğu iddia ediliyor. Bazı kaynaklara göre, Hamaney’in dar bir grupla birlikte Tahran’dan ayrılarak Moskova’ya sığınma seçeneğini değerlendirdiği öne sürülüyor.
ABD eski Başkanı Donald Trump ise katıldığı bir radyo programında İran’daki duruma ilişkin sert ifadeler kullandı. Protestolarda insanların öldürülmesi hâlinde Washington’ın buna "çok sert yanıt vereceğini" söyledi.




