İkinci el otomobil piyasasında araç satın almayı düşünen vatandaşları yakından ilgilendiren bir karar Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nden geldi. Satın aldığı otomobilin kilometresinin satış sırasında belirtilenden çok daha yüksek olduğunu sonradan öğrenen bir kişinin şikâyeti üzerine yürütülen soruşturmada, alıcının araç geçmişini kontrol edebileceği gerekçesiyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı yüksek mahkeme tarafından bozuldu.
Yargıtay, ikinci el araç satışında kilometre düşürme iddiasının yalnızca alıcının kontrol yükümlülüğü üzerinden değerlendirilemeyeceğine dikkat çekti. Kararda, aracın kilometre geçmişinin nasıl değiştirildiğinin, bu durumun basit bir incelemeyle fark edilip edilemeyeceğinin ve satış sürecindeki koşulların ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiği belirtildi.
YILLARCA BİRİKTİRDİĞİ PARAYLA ALDIĞI ARACIN GERÇEK KİLOMETRESİ ŞAŞIRTTI
İkinci el otomobil satın almak isteyen vatandaşlar, bütçelerine uygun araç bulabilmek için ilanları inceliyor, ekspertiz raporlarını değerlendiriyor ve satış öncesinde çeşitli kontroller yaptırıyor. Ancak tüm bu önlemlere rağmen araç geçmişinde bulunan bazı önemli bilgilerin satıştan sonra ortaya çıkması, alıcıları mağdur edebiliyor.
Dosyaya konu olayda B.D. isimli vatandaş, eşiyle birlikte uzun süre çalışarak biriktirdiği parayla ikinci el otomobil satın almak için bir şirketle anlaştı. Satış sırasında aracın kilometresinin 65 bin olduğu bilgisi üzerinden işlem gerçekleştirildi.
Noter satışının tamamlanmasının ardından otomobilin geçmişine ilişkin yapılan incelemeler, araçla ilgili ciddi bir şüpheyi ortaya çıkardı. B.D., satın aldığı aracın gerçek kilometresinin 251 bin olduğunu öğrendi.
Böylece satış sırasında 65 bin kilometrede olduğu belirtilen otomobilin geçmişinde 251 bin kilometrelik kullanım bulunduğu iddiası gündeme geldi. İki değer arasındaki farkın ortaya çıkması üzerine alıcı, yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için satıcı şirketin yöneticileriyle görüşmeye çalıştı. Ancak bu girişimlerden sonuç alamadığını öne süren vatandaş, hukuki yollara başvurdu.
SAVCILIĞIN KARARI TARTIŞMA YARATTI
Aracın kilometresinin düşürüldüğünü ve satış sırasında kendisine yanlış bilgi verildiğini ileri süren B.D., dolandırıcılık iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığına şikâyette bulundu.
Ancak soruşturma kapsamında verilen kararda, alıcının otomobilin kilometre geçmişini kendisinin sorgulayabileceği değerlendirmesi öne çıktı. Savcılık, olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.
Bu karara karşı yapılan itiraz da Sulh Ceza Hâkimliği tarafından reddedildi. Böylece soruşturmanın devam etmesinin önüne geçildi.
Dosyada dikkat çeken nokta ise kilometre düşürme iddiasının ayrıntılı biçimde araştırılmadan, alıcının araç geçmişini kontrol edebilme imkânı üzerinden değerlendirilmesiydi. Süreçte daha sonra Adalet Bakanlığı devreye girdi.
ADALET BAKANLIĞI DOSYAYI YENİDEN GÜNDEME TAŞIDI
Adalet Bakanlığı, verilen kararın hukuka uygunluğu konusunda değerlendirmede bulunarak kanun yararına bozma yoluna başvurulmasını istedi. Bu kapsamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvurunun ardından dosya, Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından incelendi.
Yüksek mahkeme, mevcut soruşturmanın olayın bütün yönlerini ortaya çıkarmak bakımından yeterli olmadığı sonucuna vardı. Kararda, kilometre düşürme iddiasının yalnızca ayıplı mal teslimi kapsamında ele alınarak kapatılmasının doğru olmadığına işaret edildi.
Yargıtay'ın değerlendirmesine göre, bir aracın kilometre bilgilerinin değiştirilip değiştirilmediği ve bu değişikliğin alıcı tarafından ne ölçüde anlaşılabileceği somut delillerle araştırılmalıydı. Ayrıca aracın satış tarihindeki piyasa değeri ve geçmiş muayene kayıtları gibi veriler de incelenmeliydi.
YARGITAY HANGİ İNCELEMELERİN YAPILMASINI İSTEDİ?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, dosyada eksik kalan araştırma başlıklarını ayrıntılı biçimde sıraladı. Kararda, olayın aydınlatılması için özellikle şu incelemelerin yapılması gerektiği belirtildi:
· Muayene kayıtları incelenmeli: Aracın geçmiş muayenelerine ilişkin belgeler ilgili muayene istasyonundan temin edilmeli.
· Ekspertiz süreci araştırılmalı: Satış günü aracı inceleyen eksperin bilgisine başvurulmalı ve değerlendirmeleri dosyaya alınmalı.
· Aracın piyasa değeri belirlenmeli: Otomobilin suç tarihi olarak değerlendirilen dönemdeki piyasa değeri tespit edilmeli.
· Kilometre değişikliği teknik olarak incelenmeli: Kilometrenin ne şekilde ve hangi yöntemle düşürüldüğü araştırılmalı.
· Alıcının durumu fark etme imkânı değerlendirilmeli: Kilometre değişikliğinin basit bir kontrolle anlaşılmasının mümkün olup olmadığı konusunda teknik bilirkişi raporu hazırlanmalı.
Mahkeme, bu araştırmaların sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bu yaklaşım, ikinci el araç satışlarında ortaya çıkan kilometre uyuşmazlıklarının yalnızca alıcının kontrol yapıp yapmadığına bakılarak sonuçlandırılamayacağını gösteriyor.
“ALICI ARAŞTIRABİLİRDİ” GEREKÇESİ TEK BAŞINA YETERLİ GÖRÜLMEDİ
Yargıtay kararının öne çıkan yönü, alıcının araç geçmişini sorgulayabilecek olmasının satıcı hakkındaki iddiaları araştırmadan kapatmak için tek başına yeterli kabul edilmemesi oldu.
Bir otomobilin kilometre bilgilerinin geçmiş kayıtlar üzerinden kontrol edilebilmesi, satış sırasında kilometrenin gerçeğe aykırı biçimde bildirildiği iddiasının kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Bu nedenle olayın özelliklerinin, satıcının davranışlarının ve kilometre değişikliğinin niteliğinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Yüksek mahkeme, mevcut dosyada kilometre düşürme iddiasının teknik açıdan yeterince araştırılmadığına dikkat çekti. Aracın geçmiş kayıtları, ekspertiz incelemesi ve kilometre değişikliğinin anlaşılabilirliği konusunda deliller toplanmadan dolandırıcılık suçunun oluşmadığı sonucuna varılmasını hatalı buldu.
Kararda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yalnızca ayıplı mal tesliminden kaynaklandığı yönündeki değerlendirmenin de yeterli araştırmaya dayanmadığı belirtildi.
YARGITAY KARARI DOLANDIRICILIK SUÇUNUN KESİNLEŞTİĞİ ANLAMINA GELMİYOR
Yargıtay'ın kararı, kilometresi düşürülmüş olduğu iddia edilen otomobilin satışında kesin olarak dolandırıcılık suçu işlendiğinin tespit edildiği anlamına gelmiyor.
Yüksek mahkeme, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü ve suçun unsurlarının bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi için daha kapsamlı inceleme yapılması gerektiğini ortaya koydu.
Bu nedenle kararın temel noktası, şikâyetin doğrudan kabul edilmesi veya satıcıların suçlu ilan edilmesi değil; olayın tüm yönleriyle araştırılmadan soruşturmanın kapatılmasının hukuka aykırı bulunması oldu.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebini kabul etti. Sulh Ceza Hâkimliğinin itirazın reddine ilişkin kararı kanun yararına bozuldu.
İKİNCİ EL ARAÇ ALACAKLAR NELERE DİKKAT ETMELİ?
Karar, ikinci el otomobil almayı planlayan vatandaşlar açısından araç geçmişinin kontrol edilmesinin ve satış öncesinde teknik inceleme yaptırılmasının önemini bir kez daha gündeme getirdi.
Araç satın almadan önce yalnızca kilometre göstergesine veya satıcının beyanına güvenmek yerine farklı kaynaklardan doğrulama yapılması, olası mağduriyetlerin önüne geçilmesine yardımcı olabilir.
Alıcıların dikkat etmesi gereken başlıca noktalar şunlar:
· Aracın geçmiş muayene kayıtlarını ve kilometre bilgilerini kontrol etmek.
· Güvenilir bir ekspertiz kuruluşundan bağımsız inceleme hizmeti almak.
· Bakım faturalarını, servis kayıtlarını ve mevcut araç belgelerini karşılaştırmak.
· Satış ilanındaki bilgilerle araç üzerindeki mevcut durum arasında tutarsızlık bulunup bulunmadığını araştırmak.
· Satıcının kilometre ve araç geçmişine ilişkin beyanlarını mümkün olduğunca yazılı şekilde kayıt altına almak.
· Şüpheli bir durumla karşılaşıldığında ilan, ekspertiz raporu, satış belgeleri ve iletişim kayıtları gibi delilleri saklamak.
Kilometre düşürme şüphesiyle karşılaşılması hâlinde somut olayın özelliklerine göre hukuki yollara başvurulabilir. Ancak her kilometre uyuşmazlığının otomatik olarak dolandırıcılık suçu oluşturduğu söylenemez. Hukuki değerlendirme, olayın koşulları ve toplanan deliller doğrultusunda yapılır.
Kaynak: Haber merkezi





