Adana’da çocukluk arkadaşına güvenerek banka hesap bilgilerini paylaşan 28 yaşındaki Yasin Örsdemir, hayatının kabusunu yaşıyor. "Bize hesap lazım" diyen arkadaşına IBAN numarasını veren iki çocuk babası genç, adına açılan 70 farklı dolandırıcılık davasıyla sarsıldı. Bu süreçte üç kez cezaevine giren, işinden olan ve tüm mal varlığını kaybeden Örsdemir, "En yakınınız bile olsa kimseye IBAN vermeyin" diyerek tüm Türkiye'ye ibretlik bir uyarıda bulundu.
Adana’da yaşayan ve özel bir şirkette çalışarak geçimini sağlayan 28 yaşındaki Yasin Örsdemir’in hayatı, 2020 yılında yaptığı bir güven hatasıyla altüst oldu. Çocukluk arkadaşı S.T.’nin "Hesaba ihtiyacımız var, karşılığında sana da para vereceğiz" teklifine şüphe duymadan "tamam" diyen genç adam, banka kartlarını ve IBAN bilgilerini arkadaşına teslim etti. Sadece bir ay sonra bankadan gelen "Hesabınız dolandırıcılıkta kullanılıyor" telefonuyla sarsılan Örsdemir, hesabını hemen kapatsa da yargı sürecinin önüne geçemedi. Aradan geçen yıllarda Türkiye’nin dört bir yanından adına açılan 70 dava ile mücadele etmek zorunda kalan talihsiz genç, bu süreçte hem özgürlüğünden hem de maddi birikiminden oldu. Arkadaşı yurt dışına kaçarken, o adliye koridorlarında suçsuzluğunu ispatlamaya çalışıyor.
ÇOCUKLUK ARKADAŞI KAZIĞI HAYATINI BİTİRDİ
Yasin Örsdemir’in yaşadığı trajedi, dijital bankacılık ve IBAN kiralama dolandırıcılığının ulaştığı korkunç boyutları bir kez daha gözler önüne serdi. Arkadaş kurbanı olan genç, yaşadıklarını anlatırken "Hiç şüphelenmedim, çocukluk arkadaşım olduğu için her şeyimi verdim" diyerek uğradığı ihaneti dile getirdi. Kendi adına yapılan dolandırıcılık işlemleri nedeniyle 52 dosyayı borç harç ödeyerek kapatan Örsdemir, halen devam eden 18 dava nedeniyle her an yeniden cezaevine girme korkusuyla yaşıyor. Hakkındaki bilirkişi raporlarında dolandırıcılık görüşmelerini kendisinin yapmadığı ve parayı bizzat çekmediği belirtilmesine rağmen, hesap sahibi olduğu için hukuki sorumluluktan kurtulamıyor.
3 KEZ CEZAEVİNE GİRDİ VE TÜM VARLIĞINI KAYBETTİ
Bu süreçte bir yıl içerisinde üç kez cezaevine giren ve toplamda 1 yıl parmaklıklar ardında kalan Yasin Örsdemir, sosyal hayatının da tamamen bittiğini söylüyor. "Sabıkam olduğu için kimse iş vermiyor, iki çocuğum var ve çok zor durumdayız" diyen Örsdemir, borçlarını ödeyebilmek için hem kendi aracını hem de babasının aracını satmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Şu ana kadar dolandırılan mağdurlara 500 bin lira ödeme yapan ailenin, süreci tamamen kapatabilmek için 250 bin lira daha borcu kalmış durumda. Örsdemir’i bu bataklığa sürükleyen S.T.’nin ise yurt dışına kaçarak lüks bir hayat sürdüğü iddia ediliyor.
IBAN KİRALAMA VE HESAP PAYLAŞMANIN HUKUKİ RİSKLERİ
Yasin Örsdemir gibi binlerce kişinin mağdur olduğu bu sistemde, dolandırıcılar genellikle çevrelerindeki güvenilir kişilerin hesaplarını kullanıyor. Hukukçular, bir başkasının suçtan elde ettiği paranın sizin hesabınıza gelmesinin "Nitelikli Dolandırıcılık" ve "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" gibi ağır suçlarla yargılanmanıza neden olabileceği konusunda uyarıyor. Mahkemeler, hesap sahibinin "bilmiyordum" ya da "arkadaşıma verdim" şeklindeki savunmalarını genellikle yeterli görmüyor; çünkü banka hesaplarının güvenliğinden doğrudan hesap sahibi sorumlu tutuluyor.
CEZAEVLERİ IBAN MAĞDURLARIYLA DOLU TAŞIYOR
Yasin Örsdemir, cezaevinde bulunduğu süre zarfında kendisiyle aynı kaderi paylaşan yüzlerce kişiyle karşılaştığını belirtti. Yaşlısından gencine kadar birçok insanın "küçük bir iyilik" ya da "komisyon" karşılığında hesaplarını kullandırdığını söyleyen Örsdemir, "Orada gördüğüm herkes benzer şekilde kandırılmıştı. Kimi 'para atacağız' diyen akrabasına vermiş, kimi 'iş bulduk' diyen tanımadığına. Ama sonuç hep aynı; asıl suçlular kaçıyor, hesap sahipleri hapis yatıyor" dedi.
TÜM VATANDAŞLARA KRİTİK UYARI: KİMSEYE GÜVENMEYİN
Yaşadığı 6 yıllık hukuk mücadelesinin ardından Yasin Örsdemir, halka seslenerek şu hayati uyarıyı yaptı: "Kimse kimseye güvenip IBAN ya da kart vermesin. En yakınınız, çocukluk arkadaşınız bile olsa sakın bu hataya düşmeyin. 'Küçük bir para gelecek' ya da 'Hesabım bloke oldu' gibi bahanelere inanmayın. Ben yaşadım, çok ağır sonuçları oldu. Hem işimden hem arabamdan oldum, çocuklarımın geleceği karardı." Adana'daki bu ibretlik olay, dijital dünyada "güven" kelimesinin nasıl bir felakete dönüşebileceğini kanıtlar nitelikte.




