Hürmüz Boğazı ve çevresinde tırmanan gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın son açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. Florida eyaletine bağlı Palm Beach şehrinde düzenlenen özel bir etkinlikte kürsüye çıkan Trump, ABD Donanması’nın bölgedeki faaliyetlerini alışılagelmişin dışında bir dille tarif etti. İran’a yönelik uygulanan deniz ablukasını savunurken kullandığı "korsan" benzetmesi, hem destekçileri hem de uluslararası gözlemciler arasında geniş yankı uyandırdı. Trump, sadece İran ile sınırlı kalmayıp Küba’ya yönelik "yönetimi devralma" mesajlarıyla da Washington’ın önümüzdeki dönemdeki dış politika sertliğinin sinyallerini verdi. Peki, ABD Başkanı’nın "karlı bir iş" olarak tanımladığı operasyonların perde arkasında neler var? İşte Florida’dan dünyaya yayılan o çarpıcı açıklamaların tüm detayları…

TRUMP'TAN HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA "KORSANLIK" İTİRAFI: OYUN OYNAMAYI BIRAKTIK

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı etrafında Amerikan ordusunun uyguladığı sıkı abluka hakkında daha önce hiçbir liderden duyulmamış ifadeler kullandı. Stratejik öneme sahip sularda İran gemilerinin hareket alanını tamamen kısıtladıklarını belirten Trump, operasyonel süreci şu sözlerle anlattı: “Okyanusun üzerinde devasa hoparlörlerle İran gemilerine sesleniyoruz. Onlara 'silahlarımızı üzerinize doğrulttuk, derhal geminizi geri döndürün' diyoruz. Bu uyarıyı duyanlar ise hiç tereddüt etmeden 'evet, anladık, İran'a geri dönüyoruz' diyerek rotalarını değiştiriyorlar.”

Her Amerikan hanesine 500 dolar ek fatura iddiası
Her Amerikan hanesine 500 dolar ek fatura iddiası
İçeriği Görüntüle

Trump, konuşmasının devamında ABD'nin bölgedeki varlığını ve yöntemlerini açık yüreklilikle eleştirerek, “Bunu yapacağımızı kim düşünürdü ki? Biz bir bakıma korsanlar gibiyiz. Evet, bir bakıma korsan gibiyiz ama kesinlikle oyun oynamıyoruz” dedi. Bu sözler, ABD'nin deniz hukukundaki geleneksel tutumundan ziyade, güç odaklı bir hakimiyet kurduğunun en üst düzeyden teyidi olarak yorumlandı.

İRAN'A AİT TOUSKA GEMİSİNE EL KONULDU: "ÇOK KARLI BİR İŞ"

Başkan Trump, 19 Nisan tarihinde yaşanan kritik bir operasyonun detaylarını da ilk kez bu kadar net paylaştı. İran’a ait olduğu belirlenen ‘Touska’ adlı kargo gemisine el konulması olayına değinen Trump, operasyonun ekonomik getirisine vurgu yaptı. Trump, “Gemiyi ele geçirdik. Sadece gemiyi değil, içindeki tüm kargoyu ve petrolü de ele geçirdik. Açıkça söylemek gerekirse bu çok karlı bir iş” şeklinde konuştu.

İran’ın bölgedeki gücünün kırıldığını savunan Trump, Tahran yönetiminin artık savunmasız olduğunu iddia etti. “İran, Orta Doğu'da tam 47 yıldır herkese eziyet ediyor ve zorbalık yapıyordu. Ancak şimdi durum değişti. Artık radarları kalmadı, liderleri kalmadı. Şu an kiminle muhatap olacağımızı bile bilemiyoruz. Öyle bir hale geldiler ki, dünyada hiç kimsenin lider olmak istemediği tek ülke haline dönüştüler” diyerek İran’ın içinde bulunduğu siyasi ve askeri krizi derinleştirecek ifadeler kullandı.

KÜBA MESAJI: "YÖNETİMİ KISA SÜREDE DEVRALACAĞIMIZ BİR YER"

Trump'ın hedefindeki bir diğer ülke ise Küba oldu. Karayiplerdeki ada ülkesi hakkında oldukça sert ve doğrudan bir üslup tercih eden ABD Başkanı, Küba'yı "kısa sürede yönetimi devralacakları bir yer" olarak tanımladı. Küba’nın ciddi yönetimsel ve ekonomik problemleri olduğunu öne süren Trump, bölgedeki uçak gemilerinin her an tetikte olduğunu hatırlattı.

İran operasyonlarından dönen uçak gemilerinin rota değiştirebileceğini belirten Trump, “İran'dan dönerken belki de USS Abraham Lincoln uçak gemimiz, Küba kıyılarına yakın bir noktada demirleyecek. İşte o zaman onlar da 'Çok teşekkürler, pes ediyoruz' diyecekler” diyerek Küba yönetimine açık bir tehdit gönderdi. Bu açıklamalar, Florida’daki seçmen kitlesi arasında büyük alkış toplarken, diplomatik çevrelerde yeni bir krizin habercisi olarak değerlendirildi.

ULUSLARARASI DENİZ HUKUKU VE ABD'NİN YENİ DOKTRİNİ

Donald Trump’ın "korsan" benzetmesi ve ele geçirilen malları "kar" olarak nitelendirmesi, uluslararası deniz hukukuna dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Geleneksel olarak deniz yollarının güvenliğini sağlamakla görevli olduğunu iddia eden ABD'nin, artık doğrudan "el koyma" ve "abluka" yöntemlerini ekonomik bir kazanım olarak görmesi, küresel ticaret yollarındaki dengeleri değiştirebilir. Trump’ın bu stratejisi, özellikle Hürmüz Boğazı gibi petrol sevkiyatının kalbi olan noktalarda gerilimin hiçbir zaman düşmeyeceğinin en net kanıtı olarak görülüyor.

Kaynak: DHA