Türk tiyatrosunun ve öykücülüğünün yapı taşlarından biri olan Haldun Taner, kaleme aldığı eserleri, kurucusu olduğu tiyatro toplulukları ve öğrencilerine bıraktığı derin izlerle Cumhuriyet dönemi edebiyatında unutulmaz bir yere sahiptir. Hem öykü hem de oyun yazarlığında çığır açan Taner’in yaşamı, edebi üretimi ve ölümü bugün hâlâ merak ediliyor.
Peki, Haldun Taner kimdir? Ailesi kim? Hangi hastalık nedeniyle hayatını kaybetti? İşte kapsamlı portresi…
HALDUN TANER KİMDİR?
1915 yılında İstanbul’da doğan Haldun Taner, henüz 5 yaşındayken babasını kaybetti. Babası Ahmed Selahaddin Bey, Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı üyelerinden olup işgal yıllarında bağımsızlık mücadelesini savunmuş önemli bir aydındı. Ailesinin kökeni ise Gürcü asıllı Tavdgiridze ailesine dayanır.
Ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi'nde tamamladıktan sonra, devlet bursuyla Almanya'ya gönderilen Taner, Heidelberg Üniversitesi'nde siyasal bilgiler eğitimi aldı. Ancak 1938’de geçirdiği ağır tüberküloz (verem) nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı ve Türkiye’ye döndü.
1938-1942 yılları arasında Erenköy Sanatoryumu’nda tedavi gören yazar, uzun süren hastane döneminde yazıya daha sıkı sarıldı. 1950 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Filolojisi bölümünden mezun oldu. Akademik yaşamının ardından tiyatroya yöneldi.
HALDUN TANER’İN HASTALIĞI NEYDİ?
Haldun Taner’in hayatındaki en kritik dönüm noktalarından biri, 1938 yılında yakalandığı verem hastalığı oldu. Bu hastalık nedeniyle genç yaşta yurtdışı eğitimini yarıda bıraktı. Uzun bir tedavi sürecinden geçti ve sağlığına kavuştuktan sonra edebiyat çalışmalarına yoğunlaştı.
Ömrü boyunca sağlık sorunları zaman zaman nüksetse de, üretkenliğini ve entelektüel etkisini hiç kaybetmedi.
HALDUN TANER NE ZAMAN VE NEDEN ÖLDÜ?
Haldun Taner, yazarlık ve akademik kariyerini sürdürürken 7 Mayıs 1986 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti. Ölüm nedeni yaşa bağlı organ yetmezliği ve kronik sağlık sorunları olarak kayıtlara geçti. Ölümünden önce Milliyet gazetesinde köşe yazıları yazıyor ve üniversitelerde ders veriyordu.
HALDUN TANER’İN EDEBİ KİMLİĞİ VE ESERLERİ
Yazarlığa skeçlerle başlayan Taner’in ilk öyküsü “Töhmet” 1946’da yayımlandı. 1953’te “Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu” öyküsüyle birincilik kazandı. Ardından Türk öykücülüğünün en üretken ve saygın isimlerinden biri haline geldi.
Öne çıkan eserleri:
- Keşanlı Ali Destanı (epik tiyatronun öncüsü)
- Günün Adamı
- Sersem Kocanın Kurnaz Karısı
- Fazilet Eczanesi
- Gözdağı
- Ayışığında “Çalışkur”
- On İkiye Bir Var
- Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu
- Vatan Kurtaran Şaban
- Sancho’nun Sabah Yürüyüşü
Deneme ve yazıları:
- Devekuşuna Mektuplar (Milliyet gazetesi köşe yazıları)
- Küçük Dergi (kurucusu olduğu kültür dergisi)
Tiyatro kuruluşları:
- Devekuşu Kabare (1967, Zeki Alasya, Metin Akpınar’la birlikte)
- Bizim Tiyatro (1969, Münir Özkul ile)
- Tef Kabare (1978)
Sinemaya uyarlanan eserleri:
- Keşanlı Ali Destanı (1964, yönetmen: Atıf Yılmaz)
- Kaçak (1955)
- Dağlar Delisi Ferhat (1957, Lütfi Akad ve Orhan Kemal ile)
Aldığı ödüllerden bazıları:
- Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü (1972)
- Sedat Simavi Edebiyat Ödülü (1983)
- Bordighera Uluslararası Mizah Festivali Öykü Ödülü (1969)
ADINA VERİLEN ÖDÜL VE SAHNELER
- İstanbul Kadıköy’deki Şehir Tiyatroları sahnesi onun adını taşır.
- Milliyet gazetesi tarafından her yıl düzenlenen Haldun Taner Öykü Ödülü, onun anısını yaşatmakta.


