Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden üç yıl geçti… Acılar hâlâ taze, yaralar hâlâ sarılmaya çalışılıyor. Bu yılki anma programları ise hem duygusal hem de insani anlara sahne oldu. O anlardan biri, gazeteci Fulya Öztürk’ün yayını sırasında yaşandı.
Canlı yayında “Kahramanmaraş’tayım, ben bir yayın yaptım” diyerek sözlerine başlayan Öztürk, kendisini televizyondan izleyen Zeliha Hanım’ın mesajıyla şaşırdı. Zeliha Hanım, 80 yaşındaki babası Kamil Bey’in Fulya Öztürk’ü çok sevdiğini ve onu görmek istediğini söyledi. Öztürk, hiç tereddüt etmeden “Etmez miyim?” dedi ve izleyicisiyle buluşmak üzere yola çıktı.
ZİYARETTE GÖZLER DOLDU, GÖNÜLLER BULUŞTU
Fulya Öztürk’ün Kamil amcayı ziyaret ettiği o anlar kameralara yansıdı. Kapıdan girerken “Kamil amca, yemin ederim senin için geldim” diyen Öztürk, duygu dolu anlar yaşadı.
Zeliha Hanım ve babası, Fulya Öztürk’ü bağırlarına bastı. Kamil amca’nın “Siz bizim Mezopotamya’mızsınız, unuttuğumuz tarihimizi bize hatırlatıyorsunuz” sözleri, ziyaretin en dokunaklı anlarından biriydi.
Kahramanmaraşlı depremzedeler, Fulya Öztürk’ün özellikle deprem sürecinde gösterdiği duyarlılığı unutmadıklarını vurguladı. “Sen bizi hiç yalnız bırakmadın” diyen sözler, o günlerde yaşanan dayanışmanın hâlâ hafızalarda taptaze durduğunu gösterdi.
FULYA ÖZTÜRK: BU ŞEREF BANA AİT
Ziyaret boyunca duygularını saklamayan Fulya Öztürk, “Siz beni çok mahcup ettiniz, beni çok mutlu ettiniz. Bu şeref bana ait” diyerek teşekkür etti.
Kimi zaman müzik eşliğinde, kimi zaman samimi sohbetlerle geçen buluşma; izleyiciler kadar ekran başındaki milyonlara da duygusal anlar yaşattı. Fulya Öztürk’ün samimi tavırları ve halkla kurduğu içten bağ, onu yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda bir halk sesi haline getirmiş durumda.
KAHRAMANMARAŞ’TA HAFIZALARDA YER EDEN BULUŞMA
Bu özel ziyaret, sadece bir televizyon yayını değildi. Aynı zamanda umutla, vefayla ve insanlıkla örülmüş bir karşılaşmaydı. Fulya Öztürk’ün Kahramanmaraşlı bir izleyicinin evine konuk olması, yerel halkla kurduğu derin bağın ne kadar gerçek olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Depremin üzerinden geçen zamana rağmen, yaşanan acılar ve kurulan bağlar unutulmuyor. Bu tür samimi anlar, toplumun hâlâ ne kadar dayanışma duygusuna sahip olduğunu gösteriyor.
Muhabir: Atilla ŞAKACI



