Fransa’da evlilik hukukuna ilişkin uzun süredir tartışılan önemli bir düzenleme hayata geçirildi. Fransa Ulusal Meclisi, evlilikte cinsel ilişkinin bir “zorunluluk” olarak yorumlanmasına son veren yasa teklifini kabul etti. Yeni düzenleme ile cinsel rızanın evlilikle otomatik olarak verilmiş sayılamayacağı açıkça güvence altına alındı.

Kabul edilen yasa kapsamında Fransız Medeni Kanunu’na eklenen yeni maddeyle, evlilikte yer alan “birlikte yaşama” yükümlülüğünün cinsel ilişki anlamına gelmediği net bir şekilde hüküm altına alındı. Böylece evlilik, taraflar arasında cinsel ilişkiyi zorunlu kılan bir hukuki bağ olmaktan çıkarıldı.

TOKİ 500 bin konut projesinde 35 ilde kuralar çekildi
TOKİ 500 bin konut projesinde 35 ilde kuralar çekildi
İçeriği Görüntüle

Yeni düzenleme, cinsel ilişkinin olmamasının kusura dayalı boşanma davalarında gerekçe olarak kullanılmasının da önüne geçti.

Yasa teklifini savunan milletvekilleri, düzenlemenin özellikle evlilik içi cinsel şiddetle mücadelede sembolik ve hukuki açıdan önemli bir eşik olduğuna dikkat çekti. Yeşiller Partisi milletvekili ve yasa teklifinin mimarlarından Marie-Charlotte Garin, evlilik içinde cinsel ilişkinin bir görev gibi sunulmasının özellikle kadınlar üzerinde baskı yarattığını belirterek, “Evlilik, cinsel rızanın ömür boyu verildiği kapalı bir alan olamaz” değerlendirmesinde bulundu.

Fransız Medeni Kanunu’nda evlilik yükümlülükleri “saygı, sadakat, destek ve yardımlaşma” başlıkları altında düzenleniyor. Kanunda cinsel ilişkiye dair açık bir ifade bulunmamasına rağmen, geçmişte bazı mahkemeler “birlikte yaşama” ilkesini geniş yorumlayarak cinsel ilişkiyi evliliğin bir yükümlülüğü olarak değerlendirmişti.

Bu durum, özellikle kusura dayalı boşanma davalarında tartışmalara yol açmıştı.

2019 yılında görülen bir davada, eşine uzun süre cinsel ilişkiyi reddeden bir kadının kusurlu bulunması ve bu kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınması, düzenlemenin önünü açan kritik gelişmelerden biri oldu. AİHM, Fransa’yı mahkûm ederek, cinsel ilişkiyi reddetmenin boşanma gerekçesi yapılmasının insan haklarına aykırı olduğuna hükmetti.

Bu kararın ardından Fransız yargısında benzer kararların önü büyük ölçüde kapanmıştı.

Fransa’da evlilik içi tecavüz 1990 yılından bu yana suç olarak kabul ediliyor. Ancak evliliğin “otomatik rıza” anlamına geldiği yönündeki algı, uygulamada tartışmalara neden oluyordu.

Kasım ayında yürürlüğe giren bir başka yasal düzenleme ile tecavüz tanımı da genişletildi. Yeni tanıma göre, “bilgilendirilmiş, açık, önceden verilmiş ve geri alınabilir rıza” olmaksızın gerçekleştirilen her türlü cinsel eylem suç sayılıyor. Yasada, sessizlik ya da tepki vermemenin rıza anlamına gelmeyeceği de özellikle vurgulanıyor.

Kadın hakları savunucuları, kabul edilen yasanın yalnızca hukuki değil, toplumsal açıdan da güçlü bir mesaj verdiğini belirtiyor. Düzenlemenin, evlilik içinde rıza kavramına dair yanlış algıların kırılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ