Jeffrey Epstein vakası, yalnızca bireysel suçlamalarla sınırlı kalmayan, küresel ölçekte siyaseti, finansı ve medyayı etkileyen karanlık bir ağın sembolü hâline geldi. ABD Kongresi’nin yürürlüğe koyduğu “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında yayımlanan belgeler, adaya giden ünlü isimleri ve Epstein’ın kurduğu ilişkiler ağını yeniden tartışmaya açtı. Peki, Epstein adası nerede ve adaya kimler gitti? İşte ayrıntılar…

EPSTEIN ADASI NEREDE?

Jeffrey Epstein’ın özel mülkü olan Little St. James Adası, Karayipler'de, ABD Virjin Adaları'na bağlı St. Thomas kıyılarından yaklaşık 2 mil (yaklaşık 3,2 km) açıkta yer alıyor.

Yaklaşık 72 dönümlük bu ada, lüks yapılar, özel villalar ve sıkı güvenlik önlemleriyle çevrili izole bir yaşam alanı olarak biliniyor. Epstein’ın, bu adayı 1998 yılında satın aldığı ve sonrasında hem yaşam hem de özel toplantılar için kullandığı belgelerle doğrulanmış durumda.

Adaya giriş yalnızca özel teknelerle ya da helikopterle mümkün. Epstein, ada çevresinde kullanılan “LSJ” ibareli tekneler ve bölgede sahip olduğu çeşitli işletmeler aracılığıyla lojistik kontrolü elinde tutuyordu. Yerel kaynaklara göre, Epstein bazı resmi kurumlara bağışlar yaparak ada çevresindeki etkinliğini artırmaya çalışmıştı.

EPSTEIN ADASINA GİDEN ÜNLÜLER KİMLER?

Yayımlanan resmi belgeler ve kamuya açık ifadelere göre, Epstein ile doğrudan veya dolaylı temasta bulunan çok sayıda tanınmış isim kamuoyunun dikkatini çekti. Bunların bir kısmının adaya gittiği iddia edilirken, bir kısmı yalnızca Epstein ile temas kurduğu belgelenmiş kişilerden oluşuyor.

Medya ve Sinema Dünyasından

· Brett Ratner: Epstein ile birlikte çekilen fotoğraflarda görülüyor. 2017’de hakkında taciz iddiaları ortaya çıkan Ratner, Epstein’la yakın ilişkileriyle gündeme geldi.

Kraliyet ve Siyaset Dünyasından

· Prens Andrew: Epstein'ın ağına dâhil olduğu iddialarının odağında. Adada çekildiği belirtilen bazı tartışmalı fotoğraflarda adı geçiyor.

· Emmanuel Macron: Belgelerde, Epstein’ın Macron’dan siyasi bağlantılar için destek istediğine dair iddialar yer alıyor. Ancak Macron’un adaya gittiğine dair doğrudan kanıt bulunmuyor.

Teknoloji ve İş Dünyasından

· Bill Gates: Epstein’ın e-postalarında Gates hakkında özel hayatına dair bazı iddialar yer aldı. Gates cephesi bu iddiaları kesin dille yalanladı.

· Elon Musk: Bazı yazışmalarda Musk’ın adadaki partilerin tarihlerini sorduğu iddia edildi. Musk, adaya hiç gitmediğini ve Epstein’ın uçağını kullanmadığını kamuoyuna açıkladı.

· Howard Lutnick & Steve Tisch: Epstein ile e-posta trafiği bulunan diğer isimler. Adayla ilişkileri olduğuna dair güçlü kanıtlar bulunmasa da, bazı yazışmalarda davetlerden söz ediliyor.

Diğer Öne Çıkan İsimler

· Bill Clinton: Epstein’ın uçağında birçok kez seyahat ettiği belgelenmiş olsa da, Clinton adaya gidip gitmediğine dair iddiaları reddetmişti. Ancak adı, neredeyse tüm Epstein belgelerinde geçiyor.

EPSTEIN OLAYI NEDİR?

Jeffrey Epstein, 2000’li yılların başından itibaren reşit olmayan kız çocuklarını cinsel istismara zorlamak, bu ağı organize etmek ve “yüksek profilli” kişilere bu ağı sunmakla suçlandı.

2019’da tutuklu bulunduğu sırada hapishanede ölü bulunan Epstein’ın ölümü resmî olarak intihar olarak açıklansa da, olay kamuoyunda büyük şüphe ve spekülasyonlara yol açtı.

Jeffrey Epstein kimdir, mesleği neydi? Neden, nasıl öldü? Hiç evlendi mi?
Jeffrey Epstein kimdir, mesleği neydi? Neden, nasıl öldü? Hiç evlendi mi?
İçeriği Görüntüle

ABD Kongresi tarafından çıkarılan ve 2025 sonlarında yürürlüğe giren “Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” ile birlikte, dosyadaki federal belgelerin büyük bölümü kamuoyuna açıldı. Bu belgeler, Epstein’ın nasıl bir nüfuz ağı kurduğunu ve kimlerle temas hâlinde olduğunu gözler önüne serdi.

SONUÇ: ADA BİR SEMBOL HÂLİNE GELDİ

Little St. James, yalnızca fiziksel bir ada değil; aynı zamanda küresel elitlerin dokunulmazlığı, güç ilişkileri ve şeffaflık taleplerinin merkezinde yer alan sembolik bir alana dönüştü. Açıklanan her yeni belge, Epstein vakasının yalnızca geçmişe ait bir suç dosyası değil, aynı zamanda bugünün güç yapılarının sorgulanması gerektiğini hatırlatıyor. Gelişmeler dikkatle takip edilmeye devam ediliyor.

Muhabir: Yaşar Onur TÜRKÖN