Renato Nhaga Evli mi? Sevgilisi Kim, Çocuğu Var mı?
Renato Nhaga Evli mi? Sevgilisi Kim, Çocuğu Var mı?
İçeriği Görüntüle

Ankara’da faaliyet gösteren özel bir hastanede, kendisine uygulanan yanlış ilaç tedavisi nedeniyle kalbi duran ve büyük bir ölüm tehlikesi atlatan AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’un şikayetiyle açılan davada yargılama sürecinin en kritik aşamalarından birine gelindi. Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 6. duruşmasında, Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine ve kamuoyuna sundu. Olay yerinden elde edilen orijinal fotoğraf ve video kayıtlarının da dava dosyasına girmesiyle derinleşen soruşturmada savcı, ameliyatlarda kullanılan ağır kas gevşetici ilacı yanlışlıkla reçete eden ve daha önce FETÖ üyeliğinden hapis cezası alan dahiliye uzmanı Prof. Dr. Ali Akçay ile ilacı kontrol etmeden damardan uygulatan acil tıp teknikeri Şevval Öcal’ın “Kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde taksirle yaralama” suçundan cezalandırılmasını talep etti. Hastane müdürü Mehmet Avcıküçük hakkında ise beraat istendi. Peki, tıp dünyasını sarsan ve bir siyasetçinin hayatına mal olan bu feci ihmaller zinciri nasıl gelişti, mahkeme salonunda neler yaşandı? İşte Ankara'daki o dehşet veren tıbbi hata davasının saniye saniye tüm çarpıcı ve analitik detayları…

AK PARTİ MİLLETVEKİLİ İSMAİL OK’UN ÖLÜMDEN DÖNDÜĞÜ O ŞOK GECE

Olay, 30 Eylül 2023 tarihinde Ankara’da bulunan lüks bir özel hastanenin acil servisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, o dönem 27. Dönem Milletvekili olan ve vücudunda aşırı kırgınlık ile üst solunum yolu enfeksiyonu şikayeti bulunan AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok, eşi Nesrin Ok ile birlikte muayene olmak amacıyla söz konusu hastaneye başvurdu. Acil serviste görev yapan ve dahiliye uzmanı olan Prof. Dr. Ali Akçay, İsmail Ok’u muayene ettikten sonra kendisine rahatlaması amacıyla 3 ayrı serumun uygulanmasını kararlaştırdı. Hastane ortamında rutin bir tedavi süreci gibi başlayan bu süreç, serumların tamamlanmasının hemen ardından büyük bir felakete dönüştü. Yanlış ilacın kana karışmasıyla birlikte Milletvekili İsmail Ok’un kalbi aniden durdu. Acil müdahale odasında doktorların yoğun çabası ve CPR (kalp masajı) uygulamasıyla yeniden hayata döndürülen Ok, solunum fonksiyonlarını tamamen kaybettiği için acilen solunum cihazına bağlanarak entübe edildi. Çekilen MR sonuçlarında beyninde ciddi oranda ödem oluştuğu saptanan talihsiz milletvekili, tam 7 saat boyunca bu hastanede hayatta tutulmaya çalışıldıktan sonra hayati riskinin devam etmesi üzerine Ankara Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Burada uygulanan yoğun ve titiz tedavi süreçlerinin ardından mucizevi bir şekilde sağlığına kavuşan İsmail Ok, kendisine bu kabusu yaşatan tıp personellerinden şikayetçi oldu.

SİSTEMDEKİ TEK BİR HARF HATASI VE KORKUNÇ MUSCOBLOC GERÇEĞİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen derin soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame ve mahkemeye sunulan esas hakkındaki mütalaa, hastanedeki dijital sipariş (order) sisteminde yapılan akılalmaz bir hatayı gözler önüne serdi. Mütalaada yer alan bilgilere göre, sanık doktor Ali Akçay, üst solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle gelen şikayetçi İsmail Ok’a kas gevşetici olarak kas içine enjekte edilen "Muscoflex" isimli ilacı yazmak istedi. Ancak hastane bilgisayar sisteminde bu ilacın hemen bir alt satırında yer alan, isim olarak çok benzer fakat işlev olarak tamamen ölümcül olabilecek "Muscobloc" isimli ilacı seçerek sisteme girdi. Tıbbi literatürde ameliyatlar, genel anestezi ve cerrahi operasyonlar sırasında hastanın kaslarını tamamen felç ederek gevşetmek amacıyla kullanılan Muscobloc adlı ilacın, kesinlikle normal poliklinik hastalarına uygulanamayacağı, uygulandığı takdirde kişinin solunum kaslarını durdurarak saniyeler içinde kalbin durmasına yol açtığı mütalaada açıkça belirtildi. Dahası, sanık doktor Ali Akçay’ın bu korkunç hatayı fark ettikten sonra panikleyerek İsmail Ok’a ait tedavi ve order kayıtlarını hastane otomasyon sisteminden geriye dönük olarak sildiği de siber polis ekiplerinin yaptığı dijital incelemelerle resmi olarak belgelendi. Bu durum, savcılık tarafından ilk etapta "Kamu görevlisini öldürmeye teşebbüs" suçuyla dava açılmasına gerekçe gösterildi.

ADLİ TIP KURUMU RAPORU TIP BİLİMİNE AYKIRI BULDU

Dava dosyasının en somut delillerinden birini oluşturan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu, mahkeme savcısı tarafından duruşmada tek tek okundu. Raporda, Prof. Dr. Ali Akçay’ın uzmanlık alanı ve tıbbi tecrübesi göz önünde bulundurulduğunda, bir hastaya hayati tehlike yaratacak ve asla acil serviste solunum desteği olmadan verilmeyecek bir ilacın talimatını vermesinin tıp biliminin genel kabul görmüş kurallarıyla bağdaşmadığı vurgulandı. Öte yandan, ilacı uygulayan acil tıp teknikeri Şevval Öcal’ın da kusurlu olduğu net bir dille ifade edildi. Raporda, teknikeri Şevval Öcal’ın, doktor tarafından kas içine (IM) yapılması öngörülen bir ilacı, ilgili hekime tekrar danışmadan ve ilacın mahiyetini kontrol etmeden doğrudan damar yoluyla (IV) hastaya enjekte ettirdiği, bu eylemin de tıp kurallarına tamamen aykırı ve kabul edilemez bir ihmal olduğu aktarıldı. Bu iki hatalı hamlenin birleşmesi, milletvekilinin dakikalar içinde ölümle burun buruna gelmesine neden oldu.

SANIK DOKTORUN KARANLIK GEÇMİŞİ VE FETÖ MAHKUMİYETİ

Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama sürecinde sanık sandalyesinde oturan Prof. Dr. Ali Akçay hakkındaki adli sicil ve geçmiş soruşturma kayıtları da davanın seyrini etkileyen unsurlar arasında yer aldı. Yapılan incelemelerde, sanık doktor Ali Akçay hakkında 2020 yılında Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında yasal işlem yapıldığı ortaya çıktı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde uzun süre yargılanan Akçay’ın, yapılan yargılama neticesinde "Silahlı terör örgütüne üyelik" suçundan suçlu bulunarak 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı adli kayıtlara geçti. Bu terör örgütü bağlantısı ve olay gecesi hastane kayıtlarını sistemden silme girişimi, davanın ilk aşamalarında kasıt şüphesini güçlü bir şekilde gündeme getirmişti.

SAVCININ MÜTALAASI KASTEN ÖLDÜRME DEĞİL TAKSİRLE YARALAMA DEDİ

Davanın 6. duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, suçun hukuki niteliğinde değişikliğe gidilmesi gerektiği yönünde kanaat bildirdi. Savcı, sanık doktor Ali Akçay’ın her ne kadar kayıtları silmiş ve büyük bir ihmale imza atmış olsa da, eyleminin doğrudan "Kasten öldürmeye teşebbüs" amacını taşımadığı, olayın tıp profesyonellerinin ağır ihmali neticesinde meydana gelen neticeli bir kaza olduğunu savundu. Bu doğrultuda sanık doktor Ali Akçay ile acil tıp teknikeri Şevval Öcal’ın "Kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde taksirle yaralama" suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasını talep etti. Hastane müdürü Mehmet Avcıküçük yönünden ise suç delillerini gizleme ya da yok etme kastıyla hareket ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunamadığından beraatine karar verilmesini istedi. Mahkeme heyeti, mütalaanın ardından sanık Ali Akçay’ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına hükmederek, sanıklara ve taraf avukatlarına esas hakkındaki mütalaaya karşı son savunmalarını hazırlamaları için süre verdi. Tarihi davanın karar duruşması 24 Eylül tarihine ertelendi.

Kaynak: DHA