Dışkıda kan görülmesi çoğu zaman hemoroid ile ilişkilendirilse de uzmanlar, özellikle tekrarlayan kanamaların ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, kanamanın altında farklı nedenlerin bulunabileceğini belirterek, kişinin yalnızca kanın rengine veya miktarına bakarak kendi kendine tanı koymaması gerektiğini söyledi.
Dağ’a göre dışkıda kan görülmesine bağırsak alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kilo kaybı, kansızlık, sürekli veya tekrarlayan karın ağrısı gibi belirtilerin eşlik etmesi halinde hekim değerlendirmesi önem taşıyor.
Parlak kırmızı renkteki kanamalar makat bölgesindeki sorunlarda daha sık görülebilse de bunun tek başına kesin tanı anlamına gelmediğini vurgulayan Dağ, hemoroidin yanı sıra makat çatlakları, bağırsak polipleri, iltihabi bağırsak hastalıkları ve bağırsak enfeksiyonlarının da kanamaya yol açabileceğini ifade etti.
HER KANAMAYI HEMOROİDE BAĞLAMAK DOĞRU DEĞİL
Dışkıda kan görülmesinin hemoroid ve makat çatlağı gibi sık karşılaşılan sorunlarda ortaya çıkabildiğini belirten Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, kanamanın tek nedeninin hemoroid olmadığının altını çizdi.
Hastaların kanamayla karşılaştığında sıklıkla mevcut bir hemoroid sorununu neden olarak gördüğünü aktaran Dağ, farklı bağırsak rahatsızlıklarının da benzer belirtiye yol açabileceğini söyledi.
Dağ, “Hastalarımızdan sık duyduğumuz ifadelerden biri ‘Hemoroidim var, ondandır’ şeklinde oluyor. Ancak dışkıda kan görülmesinin tek nedeni hemoroid değildir. Makat bölgesindeki çatlaklar, bağırsaklarda oluşan polipler, iltihabi bağırsak hastalıkları, bağırsak enfeksiyonları ve daha farklı bağırsak hastalıkları da kanamaya neden olabilir” dedi.
Özellikle kanamanın tekrar etmesi halinde altta yatan nedenin belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Dağ, yalnızca kanamanın rengi veya miktarından hareketle kişinin kendi kendine tanı koymasının doğru olmadığını ifade etti.
Kanamanın şekli kadar beraberindeki diğer belirtilerin de değerlendirilmesi gerekiyor. Parlak kırmızı kanın makat bölgesinden kaynaklanan sorunlarda daha sık görülebildiğini kaydeden Dağ, bunun kesin tanı için yeterli olmadığını belirtti.
Son dönemde başlayan kabızlık veya ishal, dışkının şeklinde belirgin değişiklik, karın ağrısı, aşırı gaz ve şişkinlik gibi şikâyetlerin de dikkate alınması gerektiğini ifade eden Dağ, özellikle uzun süren belirtilerde değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.
KANSIZLIK BAZEN TEK BELİRTİ OLABİLİYOR
Dışkıda gözle görülür kan bulunmaması, bağırsaklardan kan kaybı olmadığı anlamına gelmeyebiliyor.
Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, uzun süre fark edilmeden gerçekleşen küçük miktarlardaki kan kayıplarının kansızlığa yol açabileceğine dikkat çekti.
Bazı kişilerde gözle görülebilen bir kanamanın ortaya çıkmayabileceğini belirten Dağ, uzun süre devam eden küçük miktardaki kan kayıplarında halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikâyetlerin görülebileceğini ifade etti.
Dağ, “Bazı hastalarda gözle görülür bir kanama olmayabilir. Ancak uzun süreli ve küçük miktarlardaki kan kayıpları kansızlığa neden olabilir. Halsizlik, çabuk yorulma, günlük aktivitelerde performans düşüklüğü gibi şikâyetler ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.
Nedeni açıklanamayan kansızlık durumunda sindirim sisteminin de değerlendirilmesinin gerekebileceğini söyleyen Dağ, özellikle diğer belirtilerle birlikte görülen kansızlığın göz ardı edilmemesi gerektiğine işaret etti.
Açıklanamayan kilo kaybı da uzmanların üzerinde durduğu belirtiler arasında bulunuyor. Dağ, sürekli karın ağrısı ve bağırsak alışkanlığında daha önce olmayan değişikliklerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Bu belirtilerin tek başına belirli bir hastalığın göstergesi olmadığını vurgulayan Dağ, ancak kalıcı hale gelmeleri durumunda hekim değerlendirmesinin gerekebileceğini belirtti.
BU BELİRTİLER VARSA BEKLEMEYİN
Dışkıda kan görülmesine eşlik eden belirtiler, değerlendirme açısından önem taşıyor. Doç. Dr. Dağ, özellikle daha önce bulunmayan bir şikâyetin sonradan ortaya çıkması ve kalıcı hale gelmesinin dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Dağ, dışkıda kan görülmesinin yanı sıra açıklanamayan kilo kaybı, sürekli veya tekrarlayan karın ağrısı, kansızlık ve dışkılama alışkanlığındaki belirgin değişikliklerde kişinin şikâyetlerini yalnızca hemoroide bağlayarak beklememesi gerektiğini söyledi.
Bağırsak alışkanlığındaki değişiklikler arasında daha önce olmayan kabızlık veya ishal de bulunuyor. Dışkının şeklinde belirgin değişiklik, aşırı gaz ve şişkinlik gibi yakınmaların uzun süre devam etmesi de değerlendirmede göz önünde bulunduruluyor.
Doç. Dr. Dağ, “Özellikle daha önce olmayan bir şikâyetin kalıcı hale gelmesi bizim için önemlidir. Dışkıda kan görülmesine ek olarak açıklanamayan kilo kaybı, sürekli veya tekrarlayan karın ağrısı, kansızlık, dışkılama alışkanlığında belirgin değişiklik gibi bulgular varsa kişi ‘Nasıl olsa hemoroiddir’ diyerek beklememelidir” dedi.
Uzman isim, dışkıda kan görülmesinin utanılacak veya ertelenecek bir durum olmadığını da vurguladı. Makat ve dışkılama ile ilgili şikâyetlerin konuşulmaktan çekinilmesinin sağlık kuruluşuna başvuruyu geciktirebildiğini ifade etti.
HER KANAMA KOLONOSKOPİ ANLAMINA GELMİYOR
Dışkıda kan gören kişilerin yaşadığı endişelerden biri de kolonoskopi oluyor. Doç. Dr. Muhammed Sait Dağ, dışkıda kan görülen her kişiye aynı işlemin uygulanmadığını söyledi.
Hangi incelemenin gerekli olduğuna hastanın şikâyetleri, yaşı, aile öyküsü ve muayene bulgularının birlikte değerlendirilmesinin ardından karar verildiğini belirtti.
Hastanın öyküsünün dinlendiğini, muayenesinin yapıldığını ve gerekli değerlendirmelerin gerçekleştirildiğini ifade eden Dağ, tetkik planlamasında farklı faktörlerin dikkate alındığını kaydetti.
Ailede bağırsak hastalığı veya bağırsak kanseri öyküsünün bulunup bulunmadığı, kişinin yaşı, kanamanın özellikleri ve eşlik eden şikâyetler bu değerlendirmede önem taşıyor.
Dağ, “Dışkıda kan gören her hastaya aynı işlemin uygulanması söz konusu değildir. Öncelikle hastanın öyküsünü dinliyor, muayenesini yapıyor ve gerekli değerlendirmeleri gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Dışkıda kan görülmesi durumunda çekinerek sağlık kuruluşuna başvuruyu ertelemenin doğru olmadığını vurgulayan Dağ, özellikle tekrarlayan kanamalarda veya başka belirtilerin eşlik ettiği durumlarda hekime başvurulması gerektiğini belirtti.
Dağ, önemli olan noktanın kanamanın nedeninin doğru şekilde ortaya konulması olduğunu ifade ederek, kişinin kendi kendine hemoroid tanısı koyup uzun süre beklememesi gerektiğini söyledi.
Kaynak: İHA





