Cemal Karaata, FETÖ’nün üst düzey isimlerinden biri olarak aranan bir akademisyen. Kanada’ya kaçan Karaata, kimlik değiştirerek “Salih Ada” adıyla yaşamını sürdürüyor. Suikast ve istihbarat sızmalarındaki rolü nedeniyle hakkında uluslararası soruşturma yürütülüyor.

CEMAL KARAATA KİMDİR, FETÖ İLE BAĞLANTISI NE ZAMAN BAŞLADI?

Cemal Karaata, uzun yıllar akademik alanda görev yapmış, ancak arka planda FETÖ’nün mahrem yapılanmasında aktif rol oynamış bir isim. Fatih Üniversitesi İngilizce Bölümü’nde yardımcı doçent olarak görev yaparken, akademik kimliği üzerinden hem Türkiye içinde hem de yurtdışında örgütsel temaslarda bulundu.
Güvenlik kaynaklarına göre Karaata, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) içindeki mahrem yapılanma ve uluslararası bağlantıların koordinasyonunda kritik görevler üstlendi. Bu pozisyonu ona yalnızca akademik değil, aynı zamanda operasyonel bir sorumluluk kazandırdı.

ANDREY KARLOV SUİKASTINDAKİ İDDİA EDİLEN ROLÜ NEYDİ?

2016 yılında Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un öldürülmesi dünya çapında büyük yankı uyandırdı. Bu suikast sonrası yürütülen soruşturmalarda Cemal Karaata’nın adı, planlayıcı aktörlerden biri olarak dosyalara yansıdı.
Soruşturma dosyalarında, Karaata'nın olayın arka planında örgütsel koordinasyonu sağladığı, talimat ve yönlendirmelerde bulunduğu değerlendiriliyor. İtirafçı beyanları ve dijital delillerle desteklenen bu bilgiler, onun hakkında Kırmızı Bülten çıkarılmasına neden oldu.

KANADA’DA HANGİ İSİMLE YAŞIYOR, NE İŞ YAPIYOR?

Cemal Karaata, Türkiye’den kaçtıktan sonra Kanada’ya sığındı. Burada kimliğini değiştirerek “Salih Ada” adını aldı. Uluslararası izleme birimlerinin ulaştığı bilgilere göre Karaata, şu anda Kanada’nın Waterloo kentinde, “Qualia Counselling Services” adlı bir psikolojik danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak çalışıyor.
Kuruma ait kayıt sistemlerinde “Salih Ada” adıyla yer alıyor ve anksiyete, depresyon gibi konularda bireysel danışmanlık hizmeti sunduğu belirtiliyor. Kanada’nın göç ve sığınma politikaları nedeniyle, şu an için yasal koruma altında olduğu değerlendiriliyor.

SADIK ADA VE YAVUZ KOD ADLARI NEDEN KULLANILDI?

Sadık Ada ve Yavuz, Cemal Karaata’nın FETÖ içerisindeki gizli yazışmalarda kullandığı kod adlar. Bu kod adlar, örgüt içindeki hiyerarşi, görev alanları ve haberleşme ağlarında kimliğini gizlemek ve takibi zorlaştırmak amacıyla tercih ediliyordu.
Güvenlik kaynaklarına göre Karaata’nın özellikle mahrem hizmetler, istihbarat sızmaları ve yurtdışı kaçış organizasyonlarındaki koordinatörlük rolü bu kod adlar üzerinden yürütülüyordu. Yani Cemal Karaata, yalnızca akademik değil, operasyonel bir aktördü.

TÜRKİYE’DEN KAÇIŞI VE AİLE BAĞLANTILARI

İzmir Adliyesi’nde rüşvet soruşturması: Bora Boztaş kimdir, kaç yaşında?
İzmir Adliyesi’nde rüşvet soruşturması: Bora Boztaş kimdir, kaç yaşında?
İçeriği Görüntüle

Karaata’nın Türkiye’den kaçışı esnasında yalnız hareket etmediği, ailesinin de benzer şekilde farklı kimliklerle Kanada’ya geçtiği düşünülüyor. Şu anda ailesiyle birlikte yaşadığına dair güçlü şüpheler bulunmakla birlikte, evlilik durumu ve çocuk sayısı gibi bilgiler güvenlik kaynaklarınca netleştirilmiş değil.
Yurtdışında kurduğu yeni kimlik ve yaşam biçimi, Türkiye ile olan tüm resmi bağlarını kopardığına işaret ediyor.

HAKKINDA HANGİ KURUMLAR SORUŞTURMA YÜRÜTÜYOR?

Cemal Karaata hakkında Türkiye’de ve uluslararası alanda birçok kurum tarafından eş zamanlı takip ve soruşturma yürütülüyor:

· MİT (Milli İstihbarat Teşkilatı)

· Adalet Bakanlığı

· Interpol (Kırmızı Bülten talebiyle)

· Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Dairesi

· FETÖ ile Mücadele Büro Amirlikleri

· Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB) – Karlov suikastı bağlantısıyla

Bu kurumların koordineli çalışmaları, Karaata’nın Kanada’da açığa çıkmasına ve izinin sürülmesine katkı sağladı.

İADE SÜRECİ VE KANADA’NIN TUTUMU

Türkiye, Karaata’nın iadesi için resmi başvurularını Kanada makamlarına iletti. Ancak Kanada’nın göçmen koruma yasaları ve insan hakları politikaları, bu tür dosyalarda işlemleri oldukça yavaşlatıyor.
Ayrıca Karaata’nın şu an çalıştığı kurumda “Salih Ada” adıyla yasal görünüyor olması, onun Kanada'da geçici veya kalıcı oturum hakkı kazandığını düşündürüyor. Ancak diplomatik baskıların artması, bu süreci ilerleyen dönemde değiştirebilir.

Muhabir: Yaşar Onur TÜRKÖN