İstanbul Bilgi Üniversitesi ile ilgili alınan kayyum kararı, yükseköğretim alanında son dönemin en çok konuşulan gelişmeleri arasına girdi. Cumhurbaşkanı Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte üniversitenin idari yapısında önemli değişiklikler yapılırken, kararın gerekçesi ve hukuki dayanağı da merak edilmeye başlandı. Sürecin merkezinde ise Can Holding’e yönelik yürütülen soruşturma yer aldı. YÖK tarafından yapılan açıklamalarda eğitim faaliyetlerinin süreceği belirtilirken, öğrencilerin mağdur edilmeyeceği mesajı verildi.

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ’NE NEDEN KAYYUM ATANDI

İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne kayyum atanmasının temelinde, Can Holding’e yönelik yürütülen adli soruşturma bulunuyor. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında holding bünyesindeki şirketlerin mali ve idari yapısı incelemeye alındı. Soruşturma sürecinin ilerlemesiyle birlikte üniversitenin bağlı olduğu vakıf yapısı da dosya kapsamına dahil edildi.

Yetkili kurumlar tarafından yapılan değerlendirmelerde, üniversitenin yönetimsel işleyişinin yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu’nun da devreye girdiği ve yükseköğretim mevzuatı çerçevesinde işlem yapıldığı açıklandı.

Kararın ardından kamuoyunda “Üniversite tamamen kapatılacak mı?” ve “Eğitim süreci duracak mı?” soruları gündeme geldi. Ancak YÖK tarafından yapılan ilk açıklamalarda akademik faaliyetlerin devam edeceği ve öğrencilerin eğitim hakkının korunacağı özellikle vurgulandı.

Süreç boyunca üniversitenin mevcut mütevelli heyetinin görevine son verilirken, yeni yönetim yapısının geçici olarak kayyum heyeti tarafından yürütüleceği belirtildi. Böylece üniversitenin mali, idari ve akademik süreçlerinin devlet denetiminde sürdürüleceği ifade edildi.

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ’NE KAYYUM NE ZAMAN ATANDI

İstanbul Bilgi Üniversitesi’ne kayyum atanmasına ilişkin karar, 12 Eylül 2025 tarihinde resmiyet kazandı. Cumhurbaşkanı Kararı’nın Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte üniversitenin yönetim yapısında değişikliğe gidildi. Karar kapsamında kurucu vakfa kayyum atanırken, üniversitenin faaliyet iznine ilişkin düzenlemeler de aynı süreç içinde değerlendirildi. Böylece yükseköğretim mevzuatı kapsamında üniversitenin idari kontrolü geçici olarak yeni yönetime devredildi.

Atanan kayyum heyetinde YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ahmet Ulusoy’un yanı sıra Levent Çetin ve Avukat Mehmet Çiçek’in yer aldığı açıklandı. Yeni yönetim yapısının, üniversitedeki eğitim faaliyetlerinin kesintiye uğramaması amacıyla oluşturulduğu belirtildi.

Kararın duyurulmasının ardından öğrenciler ve veliler üniversitenin geleceğine ilişkin gelişmeleri yakından takip etmeye başladı. Özellikle yeni akademik dönem öncesinde alınan kararın eğitim planlamasını nasıl etkileyeceği merak konusu oldu.

Recep İvedik Hangi Otelde Çekildi? Recep İvedik Nerede Çekildi?
Recep İvedik Hangi Otelde Çekildi? Recep İvedik Nerede Çekildi?
İçeriği Görüntüle

YÖK’TEN BİLGİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİNE AÇIKLAMA

Kayyum kararının ardından gözler Yükseköğretim Kurulu’na çevrildi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından yapılan açıklamada öğrencilerin mağdur edilmeyeceği ifade edildi.

Açıklamada şu başlıklar öne çıktı:

  • Eğitim ve öğretim faaliyetleri devam edecek
  • Akademik takvimde aksama yaşanmaması hedefleniyor
  • Öğrencilerin kayıt hakları korunacak
  • Akademik personelin görev süreci devam edecek
  • İdari yapılanma yeni yönetim tarafından sürdürülecek

Yetkililer ayrıca benzer süreçlerde uygulanan yöntemlerin burada da değerlendirilebileceğini belirtiyor. Özellikle öğrencilerin başka üniversitelere yönlendirilmesi veya program bazlı geçiş modelleri üzerinde durulabileceği konuşuluyor.

Üniversite yönetimine yönelik alınan kararın ardından eğitim faaliyetlerinin tamamen durdurulmasına yönelik resmi bir açıklama ise şu ana kadar yapılmadı.

BİLGİ ÜNİVERSİTESİ KARARI EĞİTİM DÜNYASINDA NASIL YANKI BULDU

İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında alınan karar, vakıf üniversitelerinin yönetim yapısı ve denetim süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Eğitim uzmanları, Türkiye’de yükseköğretim kurumlarının mali ve idari denetimlerinin daha sık tartışılabileceğine dikkat çekiyor.

Özellikle büyük öğrenci nüfusuna sahip üniversitelerde alınan bu tür kararların yalnızca idari süreçleri değil, öğrencilerin kariyer planlarını da doğrudan etkilediği belirtiliyor. Hukuk, mühendislik, iletişim ve sosyal bilimler gibi alanlarda eğitim gören binlerce öğrenci, şimdi süreçle ilgili yeni açıklamaları bekliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ