Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı, son günlerde bazı dijital mecralarda ve sosyal medya platformlarında geniş kitlelere ulaştırılan "milletvekilinin oğlu okulu silahla bastı" başlığı altındaki haberlerin hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını resmen ilan etti. Yakın tarihte Kahramanmaraş ilinde ve Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki ortaöğretim kurumlarında meydana gelen, eğitim camiasını ve tüm ülkeyi yasa boğan elim hadiselerin ardından toplumda oluşan hassasiyeti fırsat bilen bazı odakların, halk arasında korku, panik ve endişe yaymak amacıyla böyle bir algı operasyonuna giriştiği saptandı. Başsavcılık tarafından başlatılan titiz soruşturma neticesinde, bahse konu CİMER başvurularının, aslında "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan köşeye sıkışan şüphelilerin kendilerini kurtarmak adına kurguladıkları asılsız müracaatlar olduğu anlaşıldı. İddialara dayanak gösterilen ve olay yerinden çekildiği öne sürülen orijinal fotoğrafın ise 2024 yılında Aydın'daki bir özel okulda öğrencilerin yanlarında getirdikleri boncuk atan oyuncak tabanca ile çekildikleri eski bir disiplin dosyasına ait olduğu, söz konusu öğrencinin velisinin ise iddia edildiği gibi bir milletvekili ya da kamu görevlisi olmadığı kesinleşti.

Doktor Ali Akçay taksirle yaralama suçundan yargılanıyor
Doktor Ali Akçay taksirle yaralama suçundan yargılanıyor
İçeriği Görüntüle

CİMER BAŞVURULARI ŞÜPHELİLERİN SUÇTAN KURTULMA PLANI ÇIKTI

Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda siber suçlarla mücadele ve asayiş ekiplerinin yürüttüğü teknik incelemelerde, söz konusu yalan haberlerin yayılma kronolojisi tek tek deşifre edildi. Emniyet birimlerinin halk arasında kaos yaratmayı hedefleyen provokatif paylaşımlara yönelik Türk Ceza Kanunu'nun 217/A maddesinde düzenlenen "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu kapsamında geniş kapsamlı bir soruşturma başlattığı öğrenildi. Bu yasal hamlenin ardından panikleyen şüphelilerin, yürüttükleri dezenformasyon faaliyetini haklı göstermek ve kendilerini adli makamlar karşısında suçtan kurtarmak amacıyla geriye dönük, hiçbir mesnedi olmayan sahte CİMER müracaatları oluşturdukları tespit edildi. Devletin resmi şikayet mekanizmalarını kendi suçlarını örtbas etmek amacıyla manipüle etmeye çalışan şüpheliler hakkında adli sürecin derinleştirilerek devam ettiği bildirildi.

HAİN ALGI OPERASYONUNUN ARKASINDAN OYUNCAK TABANCA ÇIKTI

Kamuoyunu meşgul eden ve veliler arasında büyük endişeye yol açan skandalın merkezindeki fotoğrafın aslına da yine başsavcılık açıklamasıyla ışık tutuldu. Yapılan araştırmalar neticesinde, 2024 yılı içerisinde Aydın ilinde faaliyet gösteren bir özel okulda eğitim gören bazı öğrencilerin, okula yanlarında getirdikleri ve piyasada serbestçe satılan boncuk atan oyuncak bir tabancayla okul içerisinde hatıra fotoğrafı çektirdikleri belirlendi. O dönem durumun fark edilmesi üzerine okul idaresinin derhal harekete geçerek tıp ve eğitim disiplin kuralları gereği soruşturma açtığı, okula oyuncak tabanca getiren öğrenciye de 5 gün süreyle okuldan uzaklaştırma cezası verdiği resmi kayıtlarla ortaya koyuldu. CİMER başvurusuna "gerçek silah" gibi eklenen ve sosyal medyada infial yaratması için paylaşılan görselin, işte bu disiplin cezasına konu olan eski fotoğraf olduğu anlaşıldı. En çarpıcı detay ise, bu oyuncak tabancayla poz veren öğrencinin ailesinin iddia edildiği gibi hiçbir şekilde bir milletvekili ya da üst düzey kamu görevlisiyle bağının bulunmaması oldu.

KAHRAMANMARAŞ VE ŞANLIURFA HASSASİYETİNİ KULLANMAK İSTEDİLER

Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı, yaptığı resmi açıklamada dezenformasyon üretenlerin zamanlamasına ve toplumsal psikolojiyi nasıl hedef aldıklarına da dikkat çekti. Ülkemizin iki ayrı şehri olan Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Siverek'teki okullarda yakın zamanda yaşanan ve toplumun yüreğini yakan acı olayların, halk üzerinde ciddi bir hassasiyet ve travma oluşturduğunu belirten yetkililer, şüphelilerin tam da bu hassas dönemden istifade etmek istediklerini vurguladı. Hiçbir somut dayanağı olmayan, tamamen kurgusal ve bağlamından kopartılmış gerçeğe aykırı haberlerle halkı paniğe sevk edenlerin cezasız kalmayacağı belirtildi. Başsavcılık, eğitim yuvalarının güvenliği konusunda devletin tüm kurumlarının teyakkuzda olduğunu hatırlatarak, vatandaşların bu tür asılsız ve manipülatif sosyal medya içeriklerine itibar etmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarını dikkate alması gerektiğinin altını çizdi.

Kaynak: İHA