Adana’da 96 vatandaşımıza mezar olan Hasan Alpargün Apartmanı davasında yargı süreci, mağdur aileleri sarsan bir kararla yeni bir boyuta evrildi. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin daha önce iki kez verdiği "olası kastla birden fazla kişinin ölümüne neden olma" hükmü ve buna bağlı 62 kez müebbet hapis cezası, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi tarafından bir kez daha bozuldu. İstinaf mahkemesi, sanığın eyleminin "olası kast" değil "bilinçli taksir" kapsamında olduğuna hükmederek, cezayı 22 yıl 6 ay hapis olarak belirledi. Duruşma salonunda savcının mütalaasıyla başlayan gerginlik, kararın açıklanmasıyla yerini büyük bir öfkeye bıraktı. Ailelerin "Hak, hukuk, adalet; Alpargün’e müebbet" sloganları eşliğinde tepki gösterdiği duruşma sonucunda dosyanın artık Yargıtay'a taşınacağı açıklandı. İşte deprem davalarında emsal teşkil edecek olan bu kritik bozma kararının tüm gerekçeleri ve duruşmada yaşananlar…

DURUŞMA SALONUNDA SLOGANLAR YÜKSELDİ: MAĞDUR AİLELERDEN SERT TEPKİ

Günün erken saatlerinde başlayan duruşmalı istinaf incelemesinde, Cumhuriyet Savcısı’nın esas hakkındaki mütalaası tansiyonu zirveye çıkardı. Savcının, müebbet hapis öngören "olası kast" yerine, daha düşük ceza sınırına sahip "bilinçli taksir" üzerinden cezalandırma talep etmesi üzerine, depremde yakınlarını kaybeden aileler karara isyan etti.

"Hak, hukuk, adalet" sloganlarıyla savcıya ve mahkeme heyetine tepki gösteren aileler nedeniyle duruşmaya bir süre ara verilmek zorunda kalındı. Aileler, yakınlarının sadece beton altında değil, yetersiz malzeme kullanımı sonucu oluşan kum yığınları arasında boğularak can verdiğini hatırlatarak, bilinçli taksir kararının adaleti yansıtmadığını savundu.

MÜEBBET CEZASI NASIL 22 YILA DÜŞTÜ? İŞTE HUKUKİ SÜREÇ

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nin bozma kararındaki temel dayanak, suçun manevi unsuru üzerindeki değerlendirme farkı oldu. Yerel mahkeme, binadaki teknik hataları ve malzeme kalitesizliğini sanığın "sonucu öngörmesine rağmen kabullenmesi" (olası kast) olarak nitelerken; İstinaf mahkemesi, bu durumun "sonucu öngördüğü halde şansına veya teknik bilgisine güvenerek istememesi" (bilinçli taksir) olduğuna kanaat getirdi.

Karar sonucunda sanık Hasan Alpargün hakkında iyi hal indirimi uygulanmazken, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 22 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Bu karar, daha önceki 62 kez müebbet hapis hükmüyle kıyaslandığında cezada çok büyük bir azalma anlamına geliyor.

16 yaşındaki Zeynep Su motosiklet kazasında hayatını kaybetti
16 yaşındaki Zeynep Su motosiklet kazasında hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

SANIK ALPARGÜN’ÜN AVUKATLARINDAN "BASİT TAKSİR" TALEBİ

Tutuklu sanık Hasan Alpargün, SEGBİS üzerinden yaptığı savunmada binayı yönetmeliklere uygun inşa ettiğini ve belediyeden onay aldığını tekrarlayarak suçsuz olduğunu ileri sürdü. Sanık avukatları ise savunmalarında daha da ileri giderek, Van depremindeki bazı yargı kararlarına atıf yaptı.

Avukatlar, müvekkillerinin öncelikle beraat etmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatteyse cezanın "basit taksir" (daha da düşük bir ceza türü) üzerinden verilmesi gerektiğini belirterek tahliye talebinde bulundular. Mahkeme heyeti tahliye talebini reddederken, hapis cezasını üst sınırdan tayin etti ancak suç vasfını değiştirdi.

DOSYA YARGITAY YOLUNDA: ADALET MÜCADELESİ DEVAM EDİYOR

İstinaf mahkemesinin bu kararı kesin bir sonuç değil. Mağdur ailelerin avukatları, kararı kabul etmediklerini ve "olası kast" hükmünde direnilmesi gerektiğini belirterek dosyayı Yargıtay’a taşıyacaklarını açıkladılar. Yargıtay’ın vereceği karar, Türkiye’deki tüm deprem davaları için bir nihai rehber niteliği taşıyacak.

96 kişinin hayatını kaybettiği bir faciada, 62 kez müebbetten 22 yıla düşen bu ceza, kamuoyunda ve hukuk dünyasında tartışılmaya devam ediyor. Aileler, Yargıtay aşamasında adaletin yeniden tesis edileceğine dair umutlarını koruduklarını belirterek adliye önünden ayrıldı.

Kaynak: HABER MERKEZİ