Kıymetli okurlarım bu hafta yapılanları takdir etmeyipher zaman eleştirenlere karşı küçük bir serzenişim olacaktır.

İlimizde yatırım, hizmet ve etkinlik kimden gelirsegelsin takdir etmesini ve teşekkür etmesini becermemiz gerekiyor, teşekküretmiyorsak bile en azından acımasızca eleştiri yapmamalıyız.

Belediyeler bir hizmet yapar eleştiririz, siyasetçilerçalışmalar yapar eleştiririz, iktidar ve milletvekilleri hizmetlere vesile olureleştiririz, ilimizde bin’den fazla sivil toplum kuruluşu var etkinlik, çalışmave proje üreten sınırlı sayıda STK var onları eleştiririz.

Tüm bu güzellikleri yapan kişi ve kurumların yaptıklarınıyerden yere vurarak, acımasızca eleştirerek heyecan ve çalışma şevklerini kırmayahakkımız yok diye düşünüyorum.

Elimize kalem aldığımızda ve bulunduğumuz ortamlardaeleştiri, tenkit parasız ve Maraş tabiri ile beleş diye hiçbir şeyden gerikalmıyoruz ve acımasızca eleştiri yapıyoruz.

Halbuki toplum olarak kaybettiğimiz en önemli özelliklerimizdenbiri olan Empati yani kendimizi eleştirdiğimiz insanların yada kurumlarınyerine koysak aynı şeyleri yazabilecekmiyiz yada konuşabilecekmiyiz, elbettehayır yazamayız ve konuşamayız, o halde neden bunları yapıyoruz.

Dostane tavsiyem kurumlardan ve kişilerden bazıbeklentilerimiz olabilir, bu beklentimiz gerçekleşmemişte olabilir, o kurum ve kişi’yi sevmiyor da olabilirizamma tüm kişisel beklentiler aleyhte konuşmayı ve yazmayı gerektirmez.

Bu tür davranışlarla kişi ve kurumları yıpratma yerinepozitif katkıda bulunmaya gayret edelim varsa bir eksiklik katkı sunaraktamamlamaya çalışalım.

Bu siyasetçiler bizim, bu kurum ve kuruluşlar bizim, bumilletvekilleri bizim, bu partiler bizim, bu belediyeler bizim, bu Sivil toplumkuruluşları bizim, kısacası bu şehir hepimizin.