Yaşadığımız çağa çeşitli isimler verilse de bilimin şer güçler tarafından kötüyü kullanıldığına dair kanaatler söz konusu, hatta gerçek!

Bediüzzaman’ın ahir zamanda ilmi elinde tutanların kuvveti de elinde tutacaklarına dair bir tespiti vardır. Şu dönemde şeytanilerin veya çağın Nemrutların ilmi elinde tuttuklarını söyleyemeden edemeyeceğim ve bu ilminde nerelere kadar uzandığını kimi yazar ve dergilerden okuyup araştırdığımızda ulaşabiliyoruz. Hatta bildiklerimiz, bilmediklerimizden daha az desek yeri var!

Rahmetli Erbakan Davam isimli kitabında şeytanilerin teknolojisine ulaşmamızın mümkün olmadığını, olsa olsa savunma yapmak için ilme yönelmek gerektiğini vurgulaması beni hiç de şaşırtmamıştı! Neyse bu girişle yazımıza başlamış olduk, devam edelim.

Yol arkadaşımla, birer bardak çay içip, dondurma yiyelim dedik. Yanına birer dilim tatlı söylendi, ancak ben tatlı istemiyorum deyince, nedenini sordu. Mısır Şurubundan bahsettim. Tatlı da mısır şurubu var mı? Diye sordu, var diyorlar deyince, konu son bilimsel çalışmalara geldi.

HAKİMİYET KURMA GAYRETLERİ

Geçtiğimiz günlerde Yazar İbrahim Gülsu’nun da kaleme aldığı bir makalede, “Elektromanyetik ve Nano teknolojisinin en düzeyde kullanıldığı atmosferde modifikasyon, zihin kontrolü ve nüfus planlama projesi olan CHEMTRAILS VE HAARP için alarm vakti geldi ama hiç de geç kalınmış değil diyordu araştırmacı... Makalede aynen şu değerlendirmeler yer verilmişti: “O güçler tohuma hakimler, şimdi de zehirlenen toprağa dayanıklı GDO’lu tohumlarla dünya gıda pazarını ele geçirmek istiyorlar Böylece zihin kontrolü amaçlı gizli elektromanyetik deneyler yapılıyor…

Hatta o makalede CHEMTRAILS uçaklarından uzaya kimyasal spreyler bırakıldığını, bunlara havada asılı kalarak bulut benzeni bir yapay oluşturdukları” yazılmıştı.” (Kay. Türk Yurdu Dergisi Nisan 2021 sayısı Ali Aslan Dodurga)

Yani bu makaleyi okuduğumda, küresel ısınmanın bilimi elinde tutan şer güçler tarafından çıkarılabileceğini düşündüm. Hani haşa Tanrıyı kıyamete zorluma falan anlatılıyor ya!

İşte o makalede, 1990 yılından beri NATO ‘ya bağlı üye ülkelerin askeri ya da sivil uçakları tarafından havaya bir spreyleme söz konusu... O halde bu işte bir pislik var diye şüphelenmeye başladım…

YENİ BİLİMSEL GELİŞMELER

Yeni edindiğim bilimsel gelişmeler ise şöyle, insan geni artık kesilip, yenisi eklenebiliyor. Cep telefonu ile sperm testi, bitkilerden organ yapımı, farklı hastalıkları aynı anda tedavi eden ilaçlar bile var. Sonra virüsler üzerinde biyolojik savaşlar söz konusu, artık virüsler silah olarak kullanılıyor, bunu da küreselciler zaten ima ediyorlar…

Türk bilim insanlarından da ilave  güzel haber vereyim; “Dr. Turan, bitki kimyasallarından kanama durdurucu ve tıbbi aromatik bitkilerden kanser ilaçları üretmek için yoğun çaba harcadıklarını, bu çalışmalarda sona yaklaşıldığını ifade etmiş. Dr. Seda Koyuncu'nun 4 yıldır üzerinde çalıştığı proje ile yaşlanmanın en önemli şifrelerinden biri daha çözüldüğünü belirtiliyor.  Geçtiğimiz aylarda dünyanın en saygın bilim dergisi Nature'da da yayınlanan araştırma ile dünyada ilk kez, bağırsak, kas ve nöron hücrelerinde sentezlenen belli tip proteinlerin vücutta birikmesiyle yaşlanmanın hızlandığı ortaya koymuş.

Tabii ki embriyo araştırmalarında gelinen nokta sır gibi saklanıyor. Sonra klonlama çalışmaları keza öylesi insanlığı tehdit ediyor. Böcek robotlar ve ajanlar geliştiriliyor Bristol Üniversitesi ve Danimarka Teknik Üniversitesi’ndeki bilim adamları, kuantum dolanıklık sayesinde yeni bir kuantum ışınlama teknolojisi geliştirdikleri duyurdu. Bu sayede ilk kez iki çip arasında veri ışınlanmış oldu Aynı bilim adamları, bu atılımın hem kuantum bilgisayarlar hem de kuantum internet için imkânı açtığını söylüyor. ODTÜ Teknokent'te geliştirilen DNA çipleri, tıbbi ve biyolojik alanlarda birçok yenilik getiriyor. Artık laboratuvarların yerini DNA çipleri alıyor. Tamamen yerli olan proje, tıbbi ve biyolojik alanlarda yenilikler getiriyor. Birçok teşhis kartvizit büyüklüğünde bir çiple yapılabilecek. ODTÜ'lü bilim adamları ilk ürünlerini bu yıl piyasaya çıkarmayı hedefleniyor. Artık hastalıklar çok daha hızlı ve kolay teşhis edilebilecekmiş. Acaba diyorum bunlar anlatıldığı gibi, insanoğlunun iyiliğine mi, yoksa şerrine de kullanılır mı? (Devam edeceğim)