<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kahramanmaraş Haber | Son Dakika Maraş Haberleri</title>
    <link>https://www.marasbugun.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş'ın nabzı marasbugun.com.tr'de atıyor! Güncel Maraş haberleri, son dakika olayları, yerel gündem ve güvenilir kaynak için hemen ziyaret edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2026 08:01:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan boyun ve bel ağrısı çekenlere çok önemli uyarı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/uzmandan-boyun-ve-bel-agrisi-cekenlere-cok-onemli-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/uzmandan-boyun-ve-bel-agrisi-cekenlere-cok-onemli-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te boyun ve bel ağrısı tedavisine ilişkin önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. İrfan Koca, doğru teşhis ve aşamalı tedavinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Gaziantep'te görev yapan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, milyonlarca insanın yaşam kalitesini düşüren boyun ve bel ağrılarının tedavisinde yapılan yanlışlara dikkat çekti. Ağrının farklı kaynaklardan olabileceğini vurgulayan Koca, tedavinin kişiye özel ve aşamalı olarak planlanması gerektiğini ifade etti.</div>

<div><strong>“FİTIK GÖRDÜK DİYE AĞRININ KAYNAĞINI BULMUŞ OLMAYIZ”</strong></div>

<div>Bel veya boyun ağrısı yaşayan birçok kişinin MR’da "fıtık" görülmesiyle ağrısının nedeninin bulunduğunu sandığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, bu algının yanlış olduğuna işaret etti. Koca, "MR’da fıtık görülmesi, ağrının kaynağının mutlaka fıtık olduğu anlamına gelmez. Ağrının faset eklemden mi, diskten mi, kas ve fasya yapılarından mı, sinir kökü basısından mı kaynaklandığını veya başka bir bölgeden yansıyan ağrı olup olmadığını belirlemek gerekir" dedi. Ağrının kaynağı fıtık olsa bile buna zemin hazırlayan mekanik ve fonksiyonel bozuklukların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</div>

<div><strong>TEDAVİ BASAMAK BASAMAK İLERLİYOR</strong></div>

<div>Hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve gerekli testler değerlendirildikten sonra kişiye özel bir tedavi algoritması oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Koca, temel prensibin mümkün olan en düşük riskli tedavilerden başlamak olduğunu kaydetti. Duruma göre manuel terapi, fasiyal gevşetme, nöral terapi, proloterapi, faset eklem girişimleri, medial dal sinir blokları, radyofrekans veya diske yönelik nükleoplasti gibi ileri girişimsel yöntemlerin aşamalı olarak gündeme gelebileceğini ifade etti.</div>

<div><strong>“SADECE MR’A BAKARAK TEDAVİ PLANLAMAK DOĞRU DEĞİL”</strong></div>

<div>Hastaların yalnızca MR görüntüsünü göndererek tanı ve tedavi istemesinin yanlış olduğunu vurgulayan Koca, "MR önemli bir yardımcı tetkiktir ancak hastanın kendisi değildir. Hastayı görmeden yalnızca MR’a bakarak tedavi planlamak yanlış tanı ve yanlış tedavilere yol açabilir" uyarısında bulundu. Tedavide daha fazla işlem yapmanın her zaman daha iyi sonuçlar vermediğini belirten Koca, "Önemli olan hastaya en fazla tedaviyi uygulamak değil, doğru tedaviyi doğru sırayla uygulamaktır. Asıl olan hastaya zarar vermemektir" diyerek sözlerini tamamladı.</div>

<div><strong>DOĞRU TANI İÇİN KAPSAMLI MUAYENE ŞART</strong></div>

<div>Uzmanlar, boyun ve bel ağrılarında geçici çözümler yerine, ağrının ana kaynağını bularak kişiye özel uygulanan aşamalı tedavi protokollerinin kalıcı iyileşme sağladığının altını çiziyor.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/uzmandan-boyun-ve-bel-agrisi-cekenlere-cok-onemli-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/uzmandan-boyun-ve-bel-agrisi-cekenlere-cok-onemli-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="13702"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz'de tatil yapacaklar dikkat ölüm saçan o canlılar kıyılara akın etti]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel ısınmayla birlikte Akdeniz kıyılarında yayılan zehirli deniz canlıları ölümcül riskler barındırırken, uzmanlar tatilcilere kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Akdeniz genelinde hava ve deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması, kıyı bölgelerindeki hareketliliği artırırken tehlikeli türlerin sayısında da patlamaya neden oldu.</div>

<div><img height="960" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-8.jpeg" width="1280" /></div>

<div>Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, son 20 yıl içerisinde Akdeniz sularında zehirli ve istilacı deniz canlısı popülasyonunun ciddi oranda arttığına dikkat çekti.</div>

<div><img height="960" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-10.jpeg" width="1280" /></div>

<div>Özellikle yaz mevsimiyle birlikte sahil şeritlerinde akın eden tatilcilerin kayalık alanlarda dikkatli olması gerektiğini belirten uzmanlar, ölümcül sonuçlar doğurabilecek tehlikelere karşı kapsamlı uyarılarda bulundu.</div>

<div><img height="720" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-11.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>BALON BALIĞI PİŞİRİLSE DE ZEHRİNİ KAYBETMİYOR</strong></div>

<div>Bölgede görülmeye başlanan balon balığı, aslan balığı, uzun dikenli deniz kestanesi, çizgili kedi yılan balığı ve kutu balığı gibi türlerin tatilciler için büyük risk oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, en büyük tehlikelerden birinin balon balığı tüketimi olduğunu vurguladı. Balon balığının bünyesinde barındırdığı tetrodotoksin adlı zehrin ısıya tamamen dayanıklı olduğunu belirten Köşker, pişirilme yöntemiyle zehrin yok olmayacağını dile getirdi. Toplum arasında yaygın olan "yalnızca iç organları zehirlidir" inancının tamamen yanlış olduğunu bilimsel çalışmaların kanıtladığını belirten uzman isim, etinin de ölümcül düzeyde toksik barındırdığını ifade etti.</div>

<div><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-1.jpeg" width="1280" /></div>

<div>Balon balığının derisinde de yüksek miktarda zehir bulunduğunu hatırlatan Köşker, ellerinde açık yara bulunan vatandaşların ve amatör balıkçıların bu canlıya çıplak elle kesinlikle dokunmaması gerektiğini söyledi. Toksinin açık yaralar yoluyla insan vücuduna geçerek ani zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulunuldu.</div>

<div><img height="915" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-2.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>ASLAN BALIĞI VE DENİZ KESTANESİ DİKENLERİNE DİKKAT</strong></div>

<div>Aslan balığı etinin tüketilebilir olmasına rağmen yüzgeç dikenlerinde ciddi zehir barındırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Köşker, bu türün kayalık bölgelerde hareketsiz yaşamayı sevdiğini ifade etti. Diken batması durumunda ciddi zehirlenme tablolarının ortaya çıkabileceğini belirten Köşker, Doğu Akdeniz kıyılarında yaygınlaşan uzun dikenli deniz kestanesinin de benzer tehlikeler saçtığını kaydetti. "Artık 'Denizden babam çıksa yerim' anlayışını kesinlikle terk etmeliyiz" diyen Köşker, tanınmayan hiçbir deniz ürününün tüketilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca sahil bölgelerindeki plajlarda bilgilendirici afişlerin yer alması ve sağlık personelinin bu konuda farkındalığının artırılması gerektiği ifade edildi.</div>

<div><img height="871" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-3.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>ZEHİRLİ DİKEN TEMASINDA SICAK SU UYGULANMALI</strong></div>

<div>Avrupa Dalış Güvenliği Ağı Derneği Eğitmeni ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Tolga Taymaz ise küresel ısınmanın istilacı türlerin yayılımını hızlandırdığına işaret etti. Aslan balığı dikeninin batması durumunda şiddetli ağrı, uyuşukluk, morarma, bulantı, kusma ve kalp ritim bozukluklarının görülebileceğini belirten Dr. Taymaz, ilk müdahale olarak etkilenen bölgenin dayanılabilecek sıcaklıktaki 40-45 derecelik suya tutulması gerektiğini söyledi. Yara içinde diken kalıntısı olup olmadığının mutlaka kontrol edilmesinin şart olduğunu belirten uzmanlar, deri bütünlüğünün bozulduğu her olayda tetanos aşısının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</div>

<div><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-4.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>İLK 6 SAAT HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></div>

<div>Balon balığı tüketiminin hayati risk taşıdığına ve ölüm vakalarının çoğunlukla ilk 6 saat içinde gerçekleştiğine dikkat çeken Dr. Tolga Taymaz, zehirlenme şüphesi olan kişilerin vakit kaybetmeden tam teşekküllü bir hastaneye ulaştırılması gerektiğini belirtti. Bu zehirlenmeye karşı özel bir antidot bulunmadığını, yalnızca destek tedavisi uygulandığını ve her zaman başarılı sonuç alınamadığını ifade etti.</div>

<div><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-5.jpeg" width="1280" /></div>

<ul>
 <li>
 <div>Akdeniz kıyılarındaki kayalık bölgelerde ve plajlarda tatilcilerin denize girdiği anlar kameralara yansıdı.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Uzmanların tehlikeli türler arasında gösterdiği balon balığı ve aslan balığının deniz altındaki görüntüleri paylaşıldı.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Sahil şeritlerinde artan yoğunluk ve tatilcilerin bilinçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kaydedildi.</div>
 </li>
</ul>

<div><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-6.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>SAHİLLERDE GÜVENLİK VE FARKINDALIK ÇAĞRISI</strong></div>

<div>Uzmanlar, yaz sezonunda tatilcilerin huzurlu ve güvenli bir tatil geçirebilmeleri için özellikle bilinmeyen deniz canlılarına karşı son derece temkinli hareket etmeleri gerektiğini yineledi.<img height="855" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-7.jpeg" width="1280" /><img height="777" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-9.jpeg" width="1280" /></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-1.jpeg" type="image/jpeg" length="86579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baş dönmesi şikayetiyle gitti, dünyada 68'inci vaka olarak tıp literatürüne girdi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bas-donmesi-sikayetiyle-gitti-dunyada-68inci-vaka-olarak-tip-literaturune-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bas-donmesi-sikayetiyle-gitti-dunyada-68inci-vaka-olarak-tip-literaturune-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baş dönmesi şikayetiyle hastaneye giden 41 yaşındaki hastada dünyada sadece 68 vakası bulunan Bundgaard Sendromu tespit edildi. Türkiye'de ilk kez görülen kalıtsal kalp hastalığı, ani ölüm riski nedeniyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baş dönmesi ve göğüs ağrısı şikayetleriyle hastaneye başvuran 41 yaşındaki bir hastada, tıp dünyasında şimdiye kadar yalnızca 67 kişide görülen Bundgaard Sendromu teşhis edildi. Diyarbakır'da konulan bu tanıyla birlikte Türkiye, söz konusu genetik kalp hastalığında ilk vakasını kayıtlara geçirdi.</p>

<p><strong>BASİT BİR ŞİKAYET HAYATİ BİR GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI</strong></p>

<p>Mardin'de yaşayan 41 yaşındaki Şehmus Doğan, uzun süredir devam eden baş dönmesi, göz kararması ve göğüs ağrısı nedeniyle Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi'ne başvurdu. İlk bakışta sıradan bir ritim problemi gibi değerlendirilen şikayetler, yapılan ayrıntılı kardiyolojik incelemeler sonucunda oldukça nadir görülen genetik bir hastalığın ortaya çıkmasını sağladı.</p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ferdi Ekinci ve ekibinin yürüttüğü kapsamlı değerlendirmeler sonucunda hastaya <strong>Bundgaard Sendromu</strong> tanısı konuldu.</p>

<p><img alt="Baş Dönmesi Şikayetiyle Gittiği Hastanede Dünyada 68'Inci Vaka Olarak Literatüre Geçti" height="800" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/bas-donmesi-sikayetiyle-gittigi-hastanede-dunyada-68inci-vaka-olarak-literature-gecti.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p>

<p><strong>DÜNYADA SADECE 68 VAKA BULUNUYOR</strong></p>

<p>Uzmanların verdiği bilgiye göre Bundgaard Sendromu, bugüne kadar dünya genelinde yalnızca 67 kişide tanımlanmış son derece nadir görülen kalıtsal bir kalp ritim hastalığı olarak biliniyor.</p>

<p>Şehmus Doğan'ın teşhisiyle birlikte vaka sayısı 68'e yükselirken, Türkiye de bu hastalığın tespit edildiği ülkeler arasına ilk kez girmiş oldu.</p>

<p><strong>KALITSAL GEÇİŞ GÖSTERİYOR</strong></p>

<p>Yapılan genetik ve klinik değerlendirmelerde hastalığın yalnızca Şehmus Doğan'da bulunmadığı ortaya çıktı.</p>

<p>Doktorların gerçekleştirdiği aile taramasında;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>4 yaşındaki kızı,</li>
 <li>Babası,</li>
 <li>Ablası,</li>
 <li>Kız kardeşi,</li>
 <li>Babasının dayısında</li>
</ul>

<p>aynı hastalığa ait bulguların bulunduğu belirlendi.</p>

<p>Uzmanlar, bu nedenle aile bireylerinin düzenli kardiyolojik takip altında tutulmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>ANİ KARDİYAK ÖLÜM RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR</strong></p>

<p>Dr. Ferdi Ekinci, Bundgaard Sendromu'nun kalpte ciddi ritim bozukluklarına yol açabileceğini belirterek hastalığın en büyük risklerinden birinin ani kardiyak ölüm olduğunu söyledi.</p>

<p>Ekinci, hastaların Holter cihazıyla düzenli takip edildiğini, ritim bozukluğunun ağır seyretmesi halinde ise kalıcı kalp pili veya şok cihazı (ICD) tedavisinin gündeme gelebildiğini ifade etti.</p>

<p>Şehmus Doğan'ın mevcut değerlendirmelerinde ciddi ritim bozukluğu yükü saptanmadığı için ilaç tedavisi ve düzenli kontrol planının yeterli görüldüğü bildirildi.</p>

<p><strong>İLK OLARAK DANİMARKA'DA TANIMLANDI</strong></p>

<p>Bundgaard Sendromu ilk kez 2018 yılında Danimarkalı bilim insanı Henning Bundgaard ve çalışma arkadaşları tarafından tanımlandı.</p>

<p>Sonraki yıllarda yapılan araştırmalarda yalnızca 67 hasta literatüre girebildi. Diyarbakır'da tespit edilen son vakayla birlikte dünya literatüründeki vaka sayısı 68'e ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Ferdi Ekinci ve ekibinin hazırladığı bilimsel çalışma ise dünyanın saygın kardiyoloji dergileri arasında gösterilen <strong>JACC (Journal of the American College of Cardiology)</strong>'de yayımlanarak uluslararası literatüre kazandırıldı.</p>

<p><strong>KALP KRİZİYLE KARIŞTIRILABİLİYOR</strong></p>

<p>Uzmanlar, hastalığın elektrokardiyografi (EKG) bulgularının zaman zaman kalp krizini taklit edebildiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Şehmus Doğan'a da ilk aşamada koroner damar hastalığı ihtimali değerlendirilirken yapılan anjiyoda damarlarında herhangi bir tıkanıklık bulunmadı. Ardından gerçekleştirilen ileri tetkikler sayesinde kesin tanıya ulaşıldı.</p>

<p>Doktorlar, özellikle benzer EKG bulgularıyla karşılaşan hekimlerin bu nadir sendromu da göz önünde bulundurmasının hayat kurtarıcı olabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Kaynak: Haber merkezi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bas-donmesi-sikayetiyle-gitti-dunyada-68inci-vaka-olarak-tip-literaturune-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/thumbs-b-c-33b289194cfcd984a495ac0e12e5a7ff.webp" type="image/jpeg" length="75491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklar gerginlik, öfke patlamaları ve çatışmalara yol açıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/asiri-sicaklar-gerginlik-ofke-patlamalari-ve-catismalara-yol-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/asiri-sicaklar-gerginlik-ofke-patlamalari-ve-catismalara-yol-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek sıcaklıkların yalnızca fiziksel sağlığı değil ruh sağlığını da olumsuz etkilediğini vurgulayan uzmanlar, artan öfke ve tahammülsüzlüğe karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının kavurucu etkisini iyiden iyiye hissettirdiği bu günlerde, termometrelerin tırmanması yalnızca fiziksel konforumuzu değil, ruhsal dengemizi de derinden sarsmaya devam ediyor. Uzmanlar, aşırı sıcak hava dalgalarının insan psikolojisi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Medical Park Seyhan Hastanesi'nden Klinik Psikolog Tansel Tara Çapar, aşırı sıcakların stres düzeyini ciddi oranlarda artırabildiğini, uyku kalitesini tamamen bozabildiğini ve bireylerin tahammül eşiğini tehlikeli seviyelere düşürebildiğini belirtti. "Sıcak havalarda kendimizi daha gergin, sabırsız ve öfkeli hissedebiliriz. Trafikte yaşanan tartışmaların, günlük hayatta tahammülsüzlüğün ve kişiler arası çatışmaların sıcak havalarda artmasının nedenlerinden biri de budur" diyerek durumun vahametine dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><strong>FİZİKSEL YORGUNLUK VE TERLEME DUYGULARI DOĞRUDAN ETKİLİYOR</strong></p>

<p>Yüksek sıcaklıkların insan vücudunu fiziksel olarak son derece zorladığını, bunun da doğrudan duygular ve davranışlar üzerinde tetikleyici bir rol oynadığını ifade eden Psikolog Çapar, vücudun normal sıcaklık dengesini koruyabilmek adına sıradan günlere nazaran çok daha fazla enerji harcamak zorunda kaldığını belirtti. Yoğun terleme, vücuttaki sıvı ve mineral kaybı ile artan fiziksel yorgunluk bir araya geldiğinde, insanların kendilerini kronik bir gerginlik, tükenmişlik, sabırsızlık ve öfke hal içinde bulduğunu ifade etti. Özellikle şehir içi trafiğinde, toplu taşıma araçlarında veya kalabalık kamusal alanlarda aniden patlak veren tartışmaların ve en küçük anlaşmazlıkların dahi büyük kavgalara dönüşmesinin altındaki temel psikolojik etkenlerden birinin bu aşırı sıcaklar olduğu yadsınamaz bir gerçek olarak ön plana çıkıyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"KAYGI BELİRTİLERİ ŞİDDETLENEBİLİYOR VE YANLIŞ YORUMLANABİLİYOR"</strong></p>

<p>Sıcak havaların vücutta yarattığı ani çarpıntı, nefes alışverişinde hızlanma, göğüs sıkışması ve baş dönmesi gibi fizyolojik belirtilerin, hassas bünyelerde kaygı düzeyini tırmandırdığını söyleyen Klinik Psikolog Çapar, bu durumun özellikle anksiyete bozukluğu veya panik atak geçmişi olan bireylerde daha yıkıcı hissedilebildiğini kaydetti. Bireylerin bu bedensel değişimleri tamamen yanlış yorumlayarak çok daha yoğun bir ölüm korkusu veya yoğun kaygı döngüsüne girebildiğini belirten Çapar, yaz günlerinde ortaya çıkan her türlü fizyolojik oynamanın anında korkutucu bir hastalık belirtisi olarak algılanmaması gerektiğini vurguladı. Bu süreçte serin ve havadar ortamlarda bulunmanın, vücut direncini ve sıvı dengesini korumak adına bol miktarda su tüketmenin ruhsal dengeyi korumada kilit rol oynadığına işaret edildi.</p>

<p></p>

<p><strong>UYKU KALİTESİNDEKİ BOZULMA GÜNLÜK YAŞAMI FELÇ EDİYOR</strong></p>

<p>Sıcak ve aşırı nemli hava koşullarının en büyük tahribatı geceleri uyku düzeninde yarattığı göz önüne alındığında, kaliteli bir uykunun imkansız hale geldiği belirtiliyor. Uykuya dalmakta çekilen ciddi güçlükler, gece boyunca sık sık uyanma halleri ve sabahları adeta hiç dinlenmemiş, yorgun ve bitkin bir şekilde uyanma problemleri, gün içindeki işlevselliği altüst ediyor. Uzmanlar, bu durumun gün içinde yoğun dikkat dağınıklığına, ani unutkanlıklara, kronik sinirliliğe ve en ufak stres faktörüyle bile baş edememe krizlerine yol açtığını dile getiriyor. Yaz aylarında evlerde ve yaşam alanlarında serin bir uyku ortamı yaratmanın bir lüks değil, ruh sağlığını korumak adına hayati bir zorunluluk olduğunun altı çiziliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/asiri-sicaklar-gerginlik-ofke-patlamalari-ve-catismalara-yol-aciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/asiri-sicaklar-gerginlik-ofke-patlamalari-ve-catismalara-yol-aciyor.jpg" type="image/jpeg" length="47531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz antibiyotik kullanımı tedaviyi zorlaştırıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sarhan Sakarya, gereksiz ve bilinçsiz antibiyotik kullanımının mikroorganizmaların direnç kazanmasına yol açarak gelecekte basit enfeksiyonların bile tedavisini zorlaştırabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sarhan Sakarya, antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımına karşı uyarılarda bulundu. Sakarya, doktor kontrolü dışında kullanılan antibiyotiklerin hastalara faydadan çok zarar verebileceğine dikkat çekti. Mikroorganizmaların güçlü bir adaptasyon yeteneğine sahip olduğunu belirten Sakarya, yanlış ve gereksiz antibiyotik kullanımının bu canlıların ilaçlara karşı direnç geliştirmesine neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Antibiyotik direncinin modern tıbbın karşı karşıya olduğu en önemli tehditlerden biri olduğunu vurgulayan Sakarya, 'Yanlış ve gereksiz kullanım, mikroorganizmaların bu ilaçlara karşı direnç kazanmasına ve gelecekte basit enfeksiyonların bile tedavi edilemez hale gelmesine neden olabilir' dedi.</p>

<p><img height="475" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/03/prof-dr-sarhan-sakarya-102029321-1785769153-950-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk antibiyotiklerin tıbbi kullanıma girmesinden bu yana birçok ilaca karşı direnç geliştiğini aktaran Prof. Dr. Sakarya, yeni antibiyotiklerin geliştirilmesinin de artan direnç mekanizmaları nedeniyle giderek zorlaştığını söyledi.</p>

<p>Dirençli mikroorganizmaların gen aktarımı yoluyla diğer mikroorganizmalara da bu özelliği taşıyabildiğini belirten Prof. Dr. Sakarya, tedavi seçeneklerinin korunması için antibiyotiklerin yalnızca uzman hekim önerisiyle kullanılması gerektiğini ifade etti. Sakarya, vatandaşlara antibiyotikleri gereksiz yere kullanmamaları çağrısında bulunarak, 'Mikroorganizmaları dirençli hale getirmeyelim. Gelecekteki tedavilerimizi korumak için antibiyotikleri yalnızca hekim kontrolünde kullanalım' uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor.webp" type="image/jpeg" length="61674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Kampanyalarda 2,5 milyon insanımıza ulaştık]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bakan-memisoglu-kampanyalarda-25-milyon-insanimiza-ulastik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bakan-memisoglu-kampanyalarda-25-milyon-insanimiza-ulastik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Batman'da yürütülen sağlık yatırımlarının hızla sürdüğünü belirterek, 500 yataklı hastanenin 2027'de tamamlanacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Geçen sene 'Kilonu ölç sağlıklı kalk kampanyamız' vardı. Bu sene de 'Hareket yaşını öğren sağlıklı kal' kampanyamız vardı. Meydanlarda, kalabalık yerlerde insanların kas gücünü ve hareket oranlarını ölçüyorduk. Şimdiye kadar 2,5 milyon insanımıza ulaştık. 228 bin vatandaşımızın da fizik tedavi ve fizyoterapistler eşliğinde kilo vermelerini ve sağlık hayat merkezlerine yönlendirmelerini yaptık' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir dizi ziyaret için Batman'a geldi. Batman Valiliği'ni ziyaret ederek Şeref Defteri'ni imzalayan Bakan Memişoğlu, Vali Ekrem Canalp'tan kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Memişoğlu'na, Sağlık Yatırımları Genel Müdürü Mehmet Fidan, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye Sağlık Enstitüleri (TÜSEB) Başkanı Ümit Kervan, AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Şansi, MHP İl Başkanı Muhammed Arif Çetin ve İl Sağlık Müdürü Murat Solmaz eşlik etti.</p>

<p><strong>'BATMAN'IN SAĞLIK HİZMETLERİNİ DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ'</strong></p>

<p>Burada açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin sağlık gelişimine katkıda bulunmaya çalıştıklarını belirterek, 'Sayın Valim, Sayın Vekillerim, Başkanımla beraber inşallah Batman'ın sağlık hizmetlerini daha iyi yapmak için istişarelerde bulunacağız. Sağlıkçı arkadaşlarla toplantılar da yapacağız, ziyaretlerde bulunacağız. Batman kadim toprakların modern şehri, gerçekten çalışkan insanların bulunduğu bir şehirdeyiz. Biz de sağlık hizmetlerini daha iyi yapmak için elimizden geleni yapacağı' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'BATMAN'DA 49 SAĞLIK TESİSİ YAPILDI'</strong></p>

<p>Batman'da şimdiye kadar 49 sağlık tesisi yaptıklarını vurgulayan Bakan Memişoğlu, 'Bunların 11'i 2'nci ve 3'üncü basamak hastane. Biliyorsunuz Batman'da Eğitim Araştırma Hastanemiz de var. Bunun yanında inşaatının artık son aşamalarına geldiğimiz 500 yataklı güzel bir hastanemizin inşaatı sürmekte. İnşallah 2027'nin 2'nci yarısına itibaren inşaatını bitirip Batmanlı vatandaşlarımıza burada sağlık hizmeti vereceğiz. O nedenle inşallah sağlık anlamında da Batman çok daha iyi yerlere gelecek. Aynı zamanda bunlara klinik hocaları ve eğitim kliniklerini de oluşturmak için planlama yaptık. 2027'nin başından itibaren de inşallah burada uzmanlık öğrencilerini de görmüş olacağız. Beşiri hastanemizin de inşaatını sürdürüyoruz. Yüzde 50'sine gelmiş durumda. O da inşallah en kısa zamanda 2027'de sağlık hizmeti sunmak için hizmette olacak. İluh merkezde 100 yataklı bir hastane planlamamız var. Proje aşamasına geliyoruz. İnşallah onunla da ilgili 2027'de ilk temelini atar inşaatına başlayacağız diye planlıyoruz' diye konuştu.</p>

<p><strong>'2,5 MİLYON İNSANIMIZA ULAŞTIK'</strong></p>

<p><strong>Türkiye olarak sağlık hizmetlerinde iyi bir yerde olduklarını kaydeden Bakan Memişoğlu, şunları söyledi:</strong></p>

<p>'Ama sağlıklı kalmak için de biliyorsunuz geçen sene 'Kilonu ölç sağlıklı kalk kampanyamız' vardı. Bu sene de 'Hareket yaşını öğren sağlıklı kal' kampanyamız vardı. Meydanlarda, kalabalık yerlerde insanların kas gücünü ve hareket oranlarını ölçüyorduk. Şimdiye kadar 2,5 milyon insanımıza ulaştık. 228 bin vatandaşımızın da fizik tedavi ve fizyoterapistler eşliğinde kilo vermelerini ve sağlık hayat merkezlerine yönlendirmelerini yaptık. Gerçekten Batman'da 6 tane sağlık hayat merkezi var. Bütün Batmanlı vatandaşlarımızı da 17 alanda diyetisyenlerden, psikoloğuna, fizyoterapistinden çocuk gelişimcisine, bağımlılık merkezlerinden kanser taramasına kadar her türlü koruyucu ve sağlıklı kalmak için sağlık hizmeti sunulan bu tesislerimize başvurmalarını istiyoruz. Çünkü biz insanların önce sağlıklı kalmasını istiyoruz. Bizim ismimiz Sağlık Bakanlığı, 'Hastalık Bakanlığı' değil. O nedenle de ki Batman'da bu konuda esasında en çok farkında olan illerimizden bir tanesi. Bizler gece gündüz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin sağlıklı kalması ve sağlıklı yaşam sürmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunulduğu için yurt dışından birçok insana da hizmet veren bir sağlık altyapımız var. Batmanlılar çalışkan ve üreten insanlar. Türkiye'de solunum cihazının da çok büyük cihazların da üretim merkezlerinden bir tanesi Batman. Bu çok bilinmiyor esasında. Onun için de bütün Batmanlı kardeşlerime ve bu sağlıkla ilgili cihaz üretimine katkı bulunan herkese çok teşekkür ediyorum.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bakan-memisoglu-kampanyalarda-25-milyon-insanimiza-ulastik</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/bakan-memisoglu-kampanyalarda-25-milyon-insanimiza-ulastik.jpg" type="image/jpeg" length="22482"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rahim ve mesane sarkmalarında erken tedavi hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/rahim-ve-mesane-sarkmalarinda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/rahim-ve-mesane-sarkmalarinda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Köstü, özellikle doğum yapan ve ileri yaş grubundaki kadınlarda sık görülen rahim ve mesane sarkmalarının hayat kalitesini olumsuz etkilediğini belirterek, uygun hastalarda kapalı yöntemle yapılan asma cerrahileri sayesinde başarılı sonuçlar alındığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş</strong> Özel Sular Akademi Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Köstü, kadın doğum alanındaki jinekolojik cerrahilerin büyük bölümünün hastanelerinde başarıyla uygulandığını belirterek, özellikle kadınlarda sık görülen rahim ve idrar kesesi sarkmalarına yönelik yapılan asma cerrahileri hakkında bilgi verdi.</p>

<p><img alt="Rahim ve mesane sarkmalarında erken tedavi uyarısı" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/a-w754479-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="6000" /></p>

<p>Kadınlarda organ sarkmalarının özellikle normal doğum yapan, çok sayıda doğum yapan ve ilerleyen yaş grubundaki kadınlarda daha sık görüldüğünü ifade eden Köstü, "Kadınlarda asma sarkmalar sık görülen hastalıklar. Özellikle doğum yapan kadınlarda, çok doğum yapan kadınlarda belli bir yaştan sonra görülebiliyor. Belli bir aşamayı geçtiğinde kişilere ciddi rahatsızlıklar verebiliyor. Hastanın sarkmanın olmasına bağlı ağrılar, idrar kaçırmaları, küçük ve büyük tuvaletindeki problemler görülebiliyor. Çeşitli asma cerrahileri var. Çok yapılan cerrahiler değil. Biz idrar kesesi sarkmaları için bir ölçü, rahim sarkmaları için sakroterin suspendyon veya histeropeksi, çok yapılan bir cerrahi değildir. Histeropeksi veya pubopeksi cerrahisi veya nadiren sakrospinoz ligament fiksasyonu asma cerrahileri kliniğimizde gerek olunduğu durumlarda yapmaktayız. Beraberinde idrar kaçırma şikayetleri çok sık oluyor. Bu cerrahilere idrar kaçırma, sarkmalara bağlı idrar kaçırmaları varsa yine idrar kaçırmaları için de ek cerrahi yapmak gerekiyor. Çok sıklıkla söylediğimiz konulardan bir tanesi, jinekolojik ameliyatlar ekseriyetle beraberdir. Yani kişilerde rahim alınması, idrar kaçırması ve sarkmalar. Bu üç durum ekseriyetle birlikte görülür. O yüzden rahim alınacak kişilerde bu tür komplikasyonlara karşı deneyimli olmak gerekiyor. Yani gerektiğinde eğer rahim alındıktan sonra sarkmalar olursa asma cerrahisi yapmak gerekiyor veya idrar kaçırması olduğu durumlarda idrar kaçırması cerrahisi yapmak gerekiyor. Veya en başından rahim alındığında eğer bu kişilerde sarkmalara karşı veya idrar kaçırmaya karşı bir risk görülürsek aynı cerrahide, yani rahim alınması cerrahisinde sarkması için de yine idrar kaçırması için de profilaktik cerrahi yapmak gerekiyor ki bu durum sıklıkla atlanmakta. Tabii yani eğer rahim alma ameliyatına sarkma cerrahisi veya idrar kaçırma cerrahisi eklenildiğinde ameliyatın süresi uzar ve hastanede kalış süresi uzayabilir duruma göre. Çünkü ameliyatın boyutu artıyor" dedi.<br />
Ameliyatların kapalı yöntemle yapılabildiğini de ifade eden Dr. Köstü, "Bu cerrahiler bizim için sıkıntı yoksa iki gün yatmak genelde yeterli oluyor. Yine kapalı yapılabiliyor. Yani artık eskisi gibi değil, açık cerrahi değil. Kapalı ameliyat da yapılabildiği için bu asma ameliyatları, hastanede kalış süresi bir gün, iki gün en fazla bir sıkıntı çıkmadıktan sonra. Kapalı cerrahilerin hastaya konforu daha iyi. Yani hem ağrı konforu hem hastanede kalış süresi daha kısa hem de iyileşme daha hızlı oluyor. Bu cerrahilerin hepsi kapalı yapılabiliyor. Bir tanesi işte gerçekten çok doğum yapmak, doğum yapmalar sarkmaları artırıyor. İkincisi rahim alınması. Rahim alınması sarkma riskini artırıyor. O yüzden zaten kişilerde sarkmaya karşı bir ihtimal durumu veya idrar kaçırmaya karşı bir ihtimali varsa, rahim alınma ameliyatlarında bunlar için de yine ek cerrahi yapmak gerekiyor. Yani rahim alınması, doğum yapmak ve yaş da yine sarkma riskini artırıyor. Sarkmaları tabii dışarı çıkan kitle şeklinde rahatsız olur bundan. Yine eğer idrar kaçırması varsa özellikle öksürmekle, hapşırmakla idrar kaçırmak, bu sarkmaları, idrar kaçırmaları oluyor. Bu ameliyatlardan histeropeksi, kapalı histeropeksi, rahim masma, kemiğa en sağlam askı ameliyatıdır. Çok yapılan bir cerrahi değil. Biz kliniğimizde gerekli hastalara tabii riskli bir cerrahidir. Riskli kişilere yapabiliyoruz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/rahim-ve-mesane-sarkmalarinda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/a-w754479-01.jpg" type="image/jpeg" length="61606"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da lenfödem hastalığıyla mücadele eden 3 çocuk annesi Fatma Dinsever, maddi imkânsızlıklar nedeniyle yarım kalan tedavisini tamamlamak için destek bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'da yaşayan 46 yaşındaki Fatma Dinsever, halk arasında "fil hastalığı" olarak bilinen lenfödem nedeniyle yaşam mücadelesi veriyor. Üç çocuk annesi olan ve çocuklarından biri yüzde 40 zihinsel engelli olan Dinsever, maddi imkânsızlıklar nedeniyle tedavisini tamamlayamadığını belirterek yetkililerden destek istedi. Günlük ihtiyaçlarını karşılamakta dahi güçlük çektiğini söyleyen Dinsever, en büyük hayalinin yeniden yürüyebilmek ve çocuklarıyla normal bir yaşam sürebilmek olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl İzmir'de yaşamını sürdürürken lenfödem tanısı alan Fatma Dinsever'in sağlık durumu enfeksiyon gelişmesiyle birlikte ağırlaştı. Daha sonra çocuklarıyla birlikte Adana'ya taşınan Dinsever, özel bir hastanede başladığı tedaviyi maddi nedenlerle yarıda bırakmak zorunda kaldı. Şimdi ise yalnızca kullandığı kremlerle yaşamını sürdürmeye çalışıyor.</p>

<p><img alt="Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek (4)" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-4.jpg" width="6000" /></p>

<p><strong>LENFÖDEM HASTALIĞI HAYATINI TAMAMEN DEĞİŞTİRDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatma Dinsever'in yaşamı, lenfödem hastalığının ilerlemesiyle birlikte büyük ölçüde değişti. Bacaklarında oluşan şişlikler ve yaralar nedeniyle yürümekte zorlanan Dinsever, günlük işlerini tek başına yapamadığını söyledi. Hastalığın ilerlemesiyle hareket kabiliyetinin ciddi şekilde azaldığını belirten Dinsever, çocuklarına yeterince destek olamamanın kendisini en çok üzen konu olduğunu dile getirdi. Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini anlatan Dinsever, tedavinin yarım kalmasının durumunu daha da zorlaştırdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek (3)" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-3.jpg" width="6000" /></p>

<p><strong>"ÇOCUKLARIMLA İLGİLENMEK İSTİYORUM"</strong></p>

<p>Yaşadığı sağlık sorunlarının aile hayatını da olumsuz etkilediğini söyleyen Fatma Dinsever, en büyük isteğinin çocuklarıyla birlikte sağlıklı günlere kavuşmak olduğunu belirtti. Eşinden destek göremediğini ifade eden Dinsever, çocuklarından birinin zihinsel engelli olduğunu hatırlatarak şu anki sağlık durumu nedeniyle annelik görevlerini istediği gibi yerine getiremediğini anlattı. Yürüyebilmeyi, çocuklarıyla dışarı çıkabilmeyi, onların okul hayatına daha fazla eşlik edebilmeyi ve ev işlerini kendi başına yapabilmeyi hayal ettiğini söyleyen Dinsever, tedavisinin yeniden başlaması için destek beklediğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek (2)" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-2.jpg" width="6000" /></p>

<p><strong>MADDİ İMKÂNSIZLIKLAR TEDAVİYİ YARIDA BIRAKTI</strong></p>

<p>İlk tedavisini İzmir'de gördüğünü belirten Fatma Dinsever, doktorların hastalığın ilerlemesi halinde ayağının kesilme riski bulunduğunu söylediğini aktardı. Daha sonra tedavisini sürdürmek amacıyla Adana'ya gelen Dinsever, özel bir sağlık kuruluşunda tedaviye başladığını ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle süreci tamamlayamadığını ifade etti. Şu anda yalnızca doktorların önerdiği kremleri kullanabildiğini belirten Dinsever, hastalığın ilerlemesi nedeniyle ayağındaki yaraların zaman zaman enfekte olduğunu ve ciddi sağlık sorunları yaşadığını söyledi. Tedavinin devam edebilmesi için maddi desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getiren Dinsever, yetkililerden ve hayırseverlerden yardım beklediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek (6)" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-6.jpg" width="6000" /></p>

<p><strong>EMEKLİ BABASININ YANINDA YAŞAMINI SÜRDÜRÜYOR</strong></p>

<p>Fatma Dinsever, şu anda emekli maaşıyla geçinen babasının yanında kaldığını ve Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) yardımıyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını anlattı. Artan sağlık giderleri nedeniyle tedavisini karşılayamadığını belirten Dinsever, çocuklarının geleceği için yeniden sağlığına kavuşmak istediğini söyledi. Uzmanlar ise lenfödem hastalığında erken teşhis, düzenli tedavi, enfeksiyonlardan korunma ve uzman hekim takibinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Tedavi sürecinin aksaması halinde hastalığın ilerleyebileceği belirtilirken, hastaların düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiği vurgulanıyor. Fatma Dinsever ise tek isteğinin yeniden ayağa kalkabilmek olduğunu belirterek, çocuklarıyla birlikte sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürebilmeyi umut ettiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-5.jpg" type="image/jpeg" length="53203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarının gizli astım tehlikeleri... Polen, klor, nem, mangal dumanına karşı dikkat!]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, yaz aylarında astımlı çocuklarda şikâyetleri artırabilecek polen, klima kullanımı, nem, yoğun egzersiz, enfeksiyonlar ve kapalı havuz ortamlarına karşı aileleri uyardı. Düzenli tedavi ve çevresel önlemlerle çocukların sağlıklı bir yaz geçirebileceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklık, nem ve çevresel faktörler astımlı çocukların solunum yollarını olumsuz etkileyebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, ailelerin bu dönemde astımı tetikleyebilecek etkenlere karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Astımın kontrol altında tutulabilmesi için düzenli doktor takibinin ve tedaviye devam edilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Bari, doktor önerisi olmadan ilaçların bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Astımlı çocukların yaz aylarında da rahatlatıcı ilaçlarını ve inhalerlerini yanlarında bulundurmaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>POLENLER ASTIMI TETİKLEYEBİLİYOR</strong></p>

<p>Yaz aylarında en önemli tetikleyicilerden birinin polenler olduğunu belirten Dr. Bari, özellikle alerjik astımı bulunan çocuklarda polenlerin solunum yollarında daralmaya, mukus artışına ve astım belirtilerine yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Polen yoğunluğunun fazla olduğu sabah erken saatlerde pencerelerin kapalı tutulması, dışarı çıkılması gerekiyorsa maske kullanılması ve araçlarda polen filtresi tercih edilmesi önerildi. Yaz sonunda çim biçme gibi faaliyetlerden de kaçınılması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>YANLIŞ KLİMA KULLANIMI RİSKE YOL AÇABİLİR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klima kullanımının sıcak havalarda konfor sağladığını ancak yanlış kullanımın astımı tetikleyebileceğini ifade eden Dr. Bari, düzenli temizlenmeyen klima filtrelerinde biriken toz ve küflerin alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini söyledi. Klimanın ortamı aşırı soğutmaması gerektiğini belirten Bari, ideal sıcaklığın yaklaşık 22-24 derece arasında tutulmasını ve filtrelerin düzenli temizlenmesini önerdi.</p>

<p><strong>MANGAL DUMANI, KÜF VE NEMDEN UZAK DURUN</strong></p>

<p>Yaz aylarında tercih edilen piknik alanlarında bulunan mangal dumanı, egzoz gazları, nemli bölgelerdeki küf ve mantarların da astımı tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.</p>

<p>Uzmanlar, astımlı çocukların sigara, mangal ve egzoz dumanından uzak tutulmasını, rutubetli ve güneş almayan alanlar yerine kuru ve hava akımı olan bölgelerin tercih edilmesini önerdi.</p>

<p><img height="610" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/12/1783664483-dr-mran-bar-1783864479-387-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Sporun astımlı çocuklar için faydalı olduğunu ancak aşırı yoğun aktivitelerin risk oluşturabileceğini belirten Dr. İmran Bari, yoğun egzersiz sırasında ağızdan solunum yapılmasının bronşlarda kuruluk ve daralmaya neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Sporun sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması, egzersiz öncesinde ısınmaya zaman ayrılması ve gerekli ilaçların ihmal edilmemesi gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>VİRÜS VE BAKTERİLERE KARŞI HİJYEN ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında seyahatler ve kalabalık ortamların enfeksiyon riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Bari, virüs ve bakterilerin astımlı çocuklarda hava yolu hassasiyetini artırarak nefes darlığına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Ailelere el hijyenine dikkat etmeleri, hasta kişilerle yakın teması azaltmaları, gerekli durumlarda maske kullanmaları ve çocukların aşılarını düzenli yaptırmaları önerildi.</p>

<p><strong>NEM ORANI VE KAPALI HAVUZLARA DİKKAT</strong></p>

<p>Yüksek nem oranının astımlı çocuklarda nefes almayı zorlaştırabileceğini belirten uzmanlar, evlerde ideal nem oranının yüzde 40-50 arasında tutulmasını önerdi. Kapalı havuzlarda kullanılan klorun bazı çocuklarda astım atağını tetikleyebileceği belirtilirken, yoğun klor kokusu bulunan, yeterince havalandırılmayan ve kalabalık havuzlardan kaçınılması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Dr. İmran Bari, çevresel faktörlere karşı önlem alındığında ve tedavi düzenli sürdürüldüğünde astımlı çocukların da sağlıklı ve keyifli bir yaz mevsimi geçirebileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="45203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fıtığı hafife aldı, ölümden döndü! Bağırsakları kangren oldu]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süredir göbek fıtığı şikayeti bulunan 61 yaşındaki Nihal Uygun, fıtığın sıkışması sonucu yaşadığı çoklu organ yetmezliğini yoğun bakım sürecinin ardından atlatarak sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div>Antalya’da yaşayan 61 yaşındaki Nihal Uygun, uzun süredir ihmal ettiği göbek fıtığı nedeniyle az kalsın hayatını kaybediyordu. Karın bölgesindeki şiddetli ağrı, şişlik ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Antalya Hastanesi’ne başvuran Uygun’un yapılan tetkiklerinde, fıtığın sıkıştığı ve hayati risk oluşturduğu belirlendi.</div>

<div><strong>İHMAL EDİLEN FITIK KANGRENE DÖNÜŞTÜ</strong></div>

<div>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş tarafından acil ameliyata alınan Nihal Uygun’un durumunun, tahmin edilenden çok daha kritik olduğu ortaya çıktı. Ameliyat sırasında bağırsağının yaklaşık 40 santimetrelik kısmında kangrenleşme ve delinme tespit edildi. Bağırsak içeriğinin karın boşluğuna yayılmasıyla hastanın kan zehirlenmesi (sepsis) yaşadığı; böbrek, karaciğer ve akciğer gibi hayati organlarının ise iflasın eşiğine geldiği belirlendi.</div>

<div><strong>YAŞAM MÜCADELESİNDEN ZAFERLE ÇIKTI</strong></div>

<div>Başarılı geçen ameliyatın ardından yaklaşık 15 gün boyunca yoğun bakımda solunum cihazına bağlı olarak tedavi gören Nihal Uygun, doktorların müdahalesiyle hayata tutundu. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Uygun, “Yemesem de karnım şişiyor, nefesim daralıyordu. Ayakta durmakta bile zorlanıyordum. Doktorum Gökhan Bey sayesinde bu büyük tehlikeyi atlattım, sağlığıma kavuştuğum için çok mutluyum” dedi.</div>

<div><strong>UZMANLARDAN HAYATİ UYARI: "FITIK DEYİP GEÇMEYİN"</strong></div>

<div>Hastanın durumunun hastaneye geldiğinde çok ağır olduğunu vurgulayan Op. Dr. Gökhan Ateş, fıtık rahatsızlıklarının asla hafife alınmaması gerektiğinin altını çizdi. Dr. Ateş, “Fıtık aslında zamanında müdahale edildiğinde laparoskopik yöntemle bir gece yatışla çok kolay tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Ancak ihmal edildiğinde; sıkışma, kangren ve delinme gibi ölümcül sonuçlar doğurabilir. Hastamızın böbrek, karaciğer ve akciğer fonksiyonları çoklu organ yetmezliğine kadar gerilemişti. Çok şükür organ fonksiyonları toparladı ve hastamızı sağlıklı bir şekilde evine uğurluyoruz” şeklinde konuştu.</div>

<div><strong>ZAMANINDA MÜDAHALE HAYAT KURTARIR</strong></div>

<div>Dr. Ateş, özellikle karın bölgesinde şişlik, geçmeyen ağrı ve mide problemleri yaşayan hastaların vakit kaybetmeden bir uzmana görünmeleri gerektiğini belirtti. Fıtığın basit bir şişlik gibi görünse de zamanla sistemik bir tehdide dönüşebileceğini hatırlatan Dr. Ateş, erken teşhisin bu tür hayati tabloların önüne geçilmesinde en önemli anahtar olduğunu vurguladı.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu-3.jpeg" type="image/jpeg" length="19295"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmaniye'de mucize ameliyat çocuk ilk kez duydu]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir ilk gerçekleştirildi. Koklear implant ameliyatı sonrası seslerle buluşan minik Harun'un sevinci duygulu anlar yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmaniye’de sağlık alanında büyük bir başarıya imza atıldı. Doğuştan gelen işitme kaybı nedeniyle uzun süredir dünyası sessizliğe gömülen 7 yaşındaki Harun Ekinci, Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen "biyonik kulak" ameliyatı sayesinde yeniden duymaya başladı. Daha önce işitme cihazlarından faydalanan ancak son bir yıldır bu cihazların da yetersiz kalmasıyla zor günler geçiren minik Harun, başarılı operasyonun ardından hayata yeniden bağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="765" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-1.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>İLK KEZ GERÇEKLEŞTİRİLEN BAŞARILI OPERASYON</strong></p>

<p>Hastanenin Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ekibi tarafından titizlikle yürütülen operasyon, Osmaniye’de ilk kez uygulanmasıyla da dikkat çekti. Her iki kulağında çok ileri derecede sensörinöral (sinirsel tip) işitme kaybı tespit edilen Ekinci’ye, koklear implant yerleştirildi. Operasyonun başarıyla tamamlanmasının ardından gerçekleştirilen ilk aktivasyon süreci, hastanede büyük bir heyecana sahne oldu.</p>

<p><img height="710" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-2.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>GÖZYAŞLARINI TUTAMADI</strong></p>

<p>İmplantın aktif hale getirilmesiyle birlikte yaklaşık bir yıllık sessizliğin ardından ilk kez anne ve babasının sesini duyan Harun Ekinci, duygusal anlar yaşadı. Küçük çocuğun yüzündeki mutluluk ve gözyaşları, başta ailesi olmak üzere hastane personelini de duygulandırdı. Bu özel anlar, tedavi sürecinde büyük emek veren sağlık ekibi için de unutulmaz bir başarı hikayesine dönüştü.</p>

<p><img height="924" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-5.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>“BAŞKA MERKEZLERE GEREK KALMAYACAK”</strong></p>

<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Furkan Fatih Şenoğul, hastanenin teknolojik altyapısını ve nitelikli kadrosunu vurguladı. Op. Dr. Şenoğul, “Hedefimiz, vatandaşlarımızın çevre illere veya büyük merkezlere ihtiyaç duymadan kendi şehrimizde tedavi olabilmelerini sağlamaktır. Koklear implant tedavisi, sadece cerrahi bir işlem değil; aynı zamanda düzenli takip ve rehabilitasyonla desteklenen uzun bir yolculuktur. Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak bu nitelikli hizmeti daha fazla hastamıza ulaştırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Harun Ekinci’nin bundan sonraki süreçte rehabilitasyon ve takip süreciyle işitme yetisini geliştirmeye devam edeceği belirtildi.</p>

<p><img height="727" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-4.jpeg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-3.jpeg" type="image/jpeg" length="99213"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın serinlemek isterken sağlığınızdan olmayın]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak havalarda havuz ve klima kullanımı sağlığı tehdit edebiliyor. Prof. Dr. Aylin Gül, basit önlemlerle hastalıklardan korunmanın yollarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, uzmanlar sıcak havaların getirdiği sağlık risklerine karşı vatandaşları uyarıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, özellikle havuz kullanımı, klima tercihi ve alerjik reaksiyonların yaz aylarında KBB şikayetlerini zirveye taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Gül, "Yaz mevsiminin keyifli geçmesi için alınacak küçük önlemler, birçok ciddi sağlık sorununun önüne geçebilir" dedi.</p>

<p><strong>HAVUZ SONRASI KULAK ENFEKSİYONLARINA DİKKAT</strong></p>

<p>Prof. Dr. Aylin Gül, yüzme sonrası dış kulak yolunda kalan nemin bakteriyel üreme için ideal bir ortam yarattığına dikkat çekerek, bunun yaz döneminin en sık karşılaşılan KBB rahatsızlıklarından biri olduğunu vurguladı. "Yüzme sonrasında kulakta ağrı, dolgunluk veya kaşıntı enfeksiyon habercisi olabilir" diyen Gül, vatandaşların kulak içine pamuklu çubuk gibi yabancı cisimlerle müdahale etmemesi gerektiği konusunda uyardı. Bu tür yanlış alışkanlıkların enfeksiyonu daha da ağırlaştırabileceğini belirten uzman, belirtilerin başlaması durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmasını önerdi.</p>

<p><strong>KLİMA KULLANIMINDA "DOĞRUDAN TEMAS" RİSKİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Klimaların bilinçsiz kullanımının boğaz kuruluğu, ses kısıklığı ve üst solunum yolu hastalıklarını tetiklediğini ifade eden Prof. Dr. Aylin Gül, ortam ısısının çok düşük tutulmaması gerektiğini söyledi. Hava akımının doğrudan yüz ve boyun bölgesine gelmesinin boğaz mukozasını kurutarak enfeksiyonlara zemin hazırladığını belirten Gül, "Ortamın düzenli havalandırılması ve vücudun ihtiyaç duyduğu sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi, sağlıklı bir yaz dönemi için hayati önem taşıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>ALERJİK ŞİKAYETLERİ İHMAL ETMEYİN</strong></p>

<p>Yaz mevsiminde polen, toz ve çevresel alerjenlerin etkisinin sürdüğüne değinen Prof. Dr. Gül, uzun süren burun tıkanıklığı, hapşırık ve geniz akıntısı gibi belirtilerin alerjik rinit kaynaklı olabileceğini belirtti. "Burun tıkanıklığı sadece yaşam kalitesini değil, uyku düzenini ve günlük performansı da doğrudan etkiler" diyen Gül, iki haftadan uzun süren ses kısıklığı, boyunda şişlik, yutma güçlüğü veya işitme kaybı gibi durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>SAĞLIKLI BİR YAZ İÇİN İPUÇLARI</strong></p>

<p>Temizliği düzenli denetlenen havuzların tercih edilmesi, yüzme sonrası kulak hijyenine dikkat edilmesi ve klimaların doğru kullanılması sağlıklı bir yazın temel anahtarlarıdır. Erken teşhisin tedavi başarısını büyük oranda artırdığını hatırlatan Prof. Dr. Aylin Gül, kronik hastalığı bulunan bireylerin, yaşlıların ve çocukların bu dönemde daha hassas davranmaları gerektiğinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin.jpg" type="image/jpeg" length="98612"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep’te yaz tatili uyarısı çocuklar ekran başında eriyip gitmesin]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te uzmanlar, yaz tatilinde çocukların dijital dünyada hapsolmasına karşı uyardı. Ekran kullanımını yönetmek için ailelere kritik stratejiler sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’te uzmanlar, yaz tatiliyle birlikte çocukların dijital dünyada hapsolmasıyla ilgili kritik uyarılarda bulundu. Uzun süreli ekran kullanımının fiziksel ve zihinsel gelişimi baltaladığını belirten hekimler, ailelere "0-3 yaş kuralını" hatırlatarak önemli stratejiler sundu.</p>

<p><strong>YAZ TATİLİNDE DİJİTAL TUZAKLARA DİKKAT</strong></p>

<p>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çiftçi, okulların kapanmasıyla birlikte çocukların tablet, bilgisayar ve telefon başında geçirdiği sürenin ciddi oranda artış gösterdiğini belirtti. Sosyal medya mecralarında da geniş yankı bulan ve aileleri tedirgin eden bu durumun, çocukların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını riske attığına vurgu yapıldı. Uzmanlar, ekranın bir "oyalanma aracı" olarak görülmesinin en büyük hatalardan biri olduğunu savunuyor.</p>

<p>Ekran bağımlılığının sadece bir zaman kaybı olmadığını, beyin gelişimini doğrudan etkileyen bir süreç olduğunu dile getiren Dr. Çiftçi, kontrolsüz kullanımın ileride telafisi güç sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor. Özellikle okul çağındaki çocukların dijital dünyadan koparılıp gerçek hayata döndürülmesi, uzmanlara göre tatil döneminin en önemli gündem maddesi olmalı.</p>

<p><strong>DİJİTAL BAĞIMLILIK BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal medya paylaşımlarında birçok ebeveynin benzer şikayetlerle çözüm aradığı ekran bağımlılığı, sadece cihaz başında geçirilen süreyi değil, aynı zamanda çocuğun davranış kalıplarını da belirliyor. Çocuğun ekran süresi kısıtlandığında gösterdiği öfke nöbetleri, huzursuzluk ve günlük sorumluluklarını aksatması, bağımlılığın temel işaretleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra, ekran karşısında uzun vakit geçiren çocuklarda uyku düzeninin bozulması, dikkat dağınıklığı ve sosyal becerilerde körelme gibi somut sorunlar gün yüzüne çıkıyor. Uzmanlar, dijital dünyanın sunduğu yapay hazzın, çocuğun gerçek dünyadaki başarılarını ve arkadaşlık kurma yetisini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Özellikle hareketsizliğe bağlı gelişen fiziksel problemler, tatil döneminde ciddi bir sağlık riskine dönüşüyor.</p>

<p><strong>0-3 YAŞ DÖNEMİ NEDEN BU KADAR KRİTİK?</strong></p>

<p>Bilimsel veriler ışığında en büyük tehlikenin "erken yaşta maruziyet" olduğunu belirten Dr. Çiftçi, çocukların zihinsel ve sosyal gelişiminin en hızlı olduğu dönem olan 0-3 yaş aralığında dijital cihazlardan tamamen uzak durulması gerektiğini savunuyor. Bu dönemde çocuğun beyin yapısının, gerçek dünya ile kurduğu etkileşimle şekillendiği, ekranın ise bu süreci sekteye uğrattığı belirtiliyor.</p>

<p>Üç yaşından sonra ise ekran süresinin yaşa uygun, kontrollü ve içerik bazlı sınırlandırılması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu sürecin bir yasaklama listesinden ziyade, çocukla kaliteli zaman geçirme ve aile içi bağları kuvvetlendirme süreci olarak yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<p><strong>AİLELERE KRİTİK ÖNERİLER VE ÇÖZÜM YOLLARI</strong></p>

<p>Ekran bağımlılığıyla mücadele, evin içinde atılacak adımlarla başlıyor. Ebeveynlerin çocuklarına örnek olması gerektiğini belirten uzmanlar, dijital cihazların kesinlikle ödül veya ceza aracı olarak kullanılmaması konusunda uyarıyor. Yemek saatlerinde ve yatmadan hemen önce tüm ekranların kapatılması, evdeki "dijital detoks" saatlerinin artırılması öneriliyor.</p>

<p>Çocukların açık hava etkinliklerine, spora ve kitap okumaya yönlendirilmesi, onların enerjilerini daha sağlıklı bir şekilde boşaltmalarını sağlıyor. Sosyal medya platformlarında da sıkça dile getirildiği gibi, çocuklar ekran başında sanal kahramanlar yerine, gerçek hayatın içerisinde kendi yeteneklerini keşfettikleri aktivitelere teşvik edilmeli.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin.jpg" type="image/jpeg" length="35927"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kas kaybı mı yaşıyorsunuz? Bu belirtilere dikkat edin]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kas-kaybi-mi-yasiyorsunuz-bu-belirtilere-dikkat-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kas-kaybi-mi-yasiyorsunuz-bu-belirtilere-dikkat-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlılık belirtisi sanılan kas kaybı, aslında sinsi bir hastalık olan sarkopeninin habercisi olabilir. Uzmanlar, bağımsız bir yaşam için erken önlem alınmasını öneriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, yaşlanmanın doğal bir süreci olarak kabul edilen kas kaybının, belirli bir seviyeyi aştığında "sarkopeni" olarak adlandırılan ciddi bir sağlık sorununa dönüştüğünü açıkladı. Birçok kişinin bu durumu sadece yaşlılık belirtisi olarak gördüğünü vurgulayan Prof. Dr. Koca, bu sinsi sürecin aslında 30’lu yaşlardan itibaren sessizce başladığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>HAREKET KABİLİYETİNİ VE YAŞAM KALİTESİNİ VURUYOR</strong></p>

<p>Sarkopeninin günümüzde sağlıklı yaşlanmanın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Koca, "Kas kaybı, yaş alma sürecinin doğal bir parçası gibi görünse de, sürecin hızlanması sonucu kas gücü ve fiziksel performansın düşmesi bağımsız yaşamı kısıtlıyor. Merdiven çıkarken zorlanmak, sandalyeden kalkarken güçlük çekmek, yürüme hızında yavaşlama ve sık düşmeler, bu hastalığın en belirgin işaretleridir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>KAS SAĞLIĞI TANSİYON KADAR ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Prof. Dr. Koca, kas sağlığının tansiyon, kan şekeri veya kolesterol kadar düzenli takip edilmesi gereken bir sağlık göstergesi olduğunun altını çizdi. Özellikle orta yaştan itibaren fiziksel aktivitelerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Koca, "Haftada en az iki veya üç gün yapılacak direnç egzersizleri, günlük yeterli protein alımı ve D vitamini dengesinin korunması, sarkopeniye karşı en büyük savunma mekanizmamızdır" dedi.</p>

<p><strong>ERKEN TANI İLE YAŞAM SÜRENİZİ KORUYUN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güç kaybı ve hareketlerde belirgin yavaşlama hisseden vatandaşlara bir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanına başvurmalarını tavsiye eden Prof. Dr. Koca, sözlerini şöyle tamamladı: "Yaş almak kaçınılmazdır ancak güçlü kaslara sahip olmak büyük ölçüde bizim elimizde. Erken farkındalık ve yaşam tarzı değişiklikleri ile bu sinsi hastalığın etkilerini minimize edebilir, ileri yaşlarda çok daha kaliteli ve bağımsız bir yaşam sürebilirsiniz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kas-kaybi-mi-yasiyorsunuz-bu-belirtilere-dikkat-edin</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/kas-kaybi-mi-yasiyorsunuz-bu-belirtilere-dikkat-edin.jpg" type="image/jpeg" length="40006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta sağlıklı yaşam merkezleri için yeni dönem başladı!]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kahramanmarasta-saglikli-yasam-merkezleri-icin-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kahramanmarasta-saglikli-yasam-merkezleri-icin-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan esenlik merkezleri için kapsamlı yönetmelik! Kahramanmaraş'taki merkezler için ruhsat, personel ve denetim kuralları yeniden düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan "Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kahramanmaraş genelinde de hızla artan sağlıklı yaşam merkezlerini ve esenlik ünitelerini doğrudan ilgilendiren düzenleme ile bu tesislerin açılışından denetimine kadar tüm süreçler ilk kez kapsamlı bir mevzuata bağlandı. Artık kentteki tüm esenlik merkezlerinin faaliyetleri, Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği yüksek standartlara göre yürütülecek.</p>

<p><strong>RUHSATSIZ MERKEZ DÖNEMİ BİTTİ</strong></p>

<p>Yeni yönetmelik, Kahramanmaraş'taki esenlik merkezi veya ünitesi açacak olan tüm gerçek ve tüzel kişilere İl Sağlık Müdürlüğü’nden ruhsat alma zorunluluğu getiriyor. Ruhsatı alınan tesislerin 6 ay içerisinde faaliyete geçmesi şartı aranırken, belirtilen sürede açılmayan merkezlerin ruhsatları iptal edilecek. Tesislerin fiziksel standartları da netleştirildi; müstakil merkezlerin en az 500 metrekare, ünitelerin ise 300 metrekare kapalı alana sahip olması ve müstakil girişi bulunması zorunlu hale getirildi.</p>

<p><strong>HİZMET YELPAZESİ VE KURALLAR NETLEŞTİ</strong></p>

<p>Kahramanmaraşlı vatandaşların sağlıklı yaşam için tercih ettiği merkezlerde sunulacak hizmetler arasına; fizyoterapi, psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, tuz terapisi, sanat terapileri ve GETAT uygulamaları eklendi. Ancak yönetmelik, disiplini de beraberinde getiriyor. Merkezlerde herhangi bir ürün satışı kesinlikle yasaklandı ve hizmetlerin merkez dışına taşınamayacağı hüküm altına alındı. Ayrıca, acil müdahale odası bulundurma zorunluluğu ve bir sağlık kuruluşuyla iş birliği yapma şartı ile vatandaşların güvenliği ön plana çıkarıldı.</p>

<p><strong>VERİLER BAKANLIK SİSTEMİNE AKTARILACAK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni dönemde, Kahramanmaraş’taki merkezlerde sunulan tüm hizmetler dijital ortamda kayıt altına alınacak. Kişisel sağlık verilerinin korunmasına ilişkin hükümler çerçevesinde, tüm veriler Sağlık Bakanlığı’nın merkezi sağlık veri sistemine aktarılacak. Yönetmeliğe aykırı hareket eden veya yanıltıcı bilgi veren tesisler, idari yaptırımlarla karşılaşacak. Eksikliklerin giderilmemesi durumunda ise merkezlerin faaliyetleri durdurulacak, ciddi durumlarda ruhsat iptaline gidilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kahramanmarasta-saglikli-yasam-merkezleri-icin-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/kahramanmarasta-saglikli-yasam-merkezleri-icin-yeni-donem-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="29042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ameliyattan kaçtı, diz ağrısı üzerine için sardığı ot bacaklarını yaktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/ameliyattan-kacti-diz-agrisi-uzerine-icin-sardigi-ot-bacaklarini-yakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/ameliyattan-kacti-diz-agrisi-uzerine-icin-sardigi-ot-bacaklarini-yakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat'ta menisküs ameliyatı olmaktan çekinen 60 yaşındaki Sati Buz, diz ağrısını hafifletmek için çevresinin tavsiyesiyle bacaklarına sardığı mayıs otu nedeniyle ikinci derece yanık oluşunca tedavi için sevk edildiği Erzurum Şehir Hastanesi'nde sağlığına kavuşacağı günü bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat'ta yaşayan 2 çocuk annesi Buz, doktorların dizleri için önerdiği menisküs ameliyatına sıcak bakmayınca ağrıyan bacaklarını çevresinden aldığı tavsiyeler üzerine "mayıs otu" ile sarmak istedi.</p>

<p>Yaylada topladığı otları dibekte dövdükten sonra akşamdan streçle bacaklarına saran Buz'un sabaha doğru ağrıları daha da çoğaldı. Bunun üzerine bacaklarında şişlik ve derin yanıklar oluşan Buz, yakınlarının yardımıyla Tokat Devlet Hastanesi'ne götürüldü.</p>

<p>Buradaki müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi için Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi'ne sevk edilen Buz, sağlığına kavuşacağı günü bekliyor.</p>

<p>Sati Buz, AA muhabirine, mayıs otunun ağrıları götürdüğüne dair kulaktan duyma bilgiler edindiğini söyledi.</p>

<p>Doktorların dizlerindeki menisküs yırtığı nedeniyle önerdiği ameliyata sıcak bakmadığını ifade eden Buz, "Gece 12'de sardım, sabah 7'de açtım ondan sonra olan oldu, ayaklarım şişmişti. Ağrım yüzünden uyguladım, o da başıma yanık açtı." dedi.</p>

<p><strong>"DOKTORDAN BAŞKASINA, OTA, ÇÖPE GÜVENMEYİN"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buz, erkenden iyileşip hasta olan annesine bakmak istediği için bu yöntemi denediğini belirterek, büyük pişmanlık yaşadığını dile getirdi.</p>

<p>Mayıs otunu bacaklarına sarıp üzerine bez bağladığını anlatan Buz, şöyle konuştu:</p>

<p>"Menisküs ameliyatından da korktuğum için otu sardım. Yayladan toplamıştım, meğer kendimi yakmak için yaylaya çıkmışım. Ot sabaha kadar kalınca bacağım ateşler gibi yandı. Hiç böyle bir şey görmedim, daha yapmam çok pişmanım. Doktordan başkasına, ota, çöpe güvenmeyin. Aslında bu işin zararlı olacağını da söyleyenler oldu ama kimseyi dinlemedim. Ağrım çoktu, otu sarınca 'iyi gelir' dedim böyle olacağını bilemedim. Ben yandım, başka kadınlar yanmasın."</p>

<p><strong>DERİ NAKLİ İHTİYACI VAR</strong></p>

<p>Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Emre Nohutçu da ağrıyan bölgelerine sarımsak bağlayanlardan ot toplarken yananlara kadar farklı nedenlerle yanık oluşan birçok hastayı merkezde tedavi ettiklerini belirtti.</p>

<p>Hastanın greft (deri nakli) ihtiyacı nedeniyle Erzurum'a sevk edildiğini aktaran Nohutçu, Buz'un bacaklarında ikinci derece derin yanıklar olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ağrıyan bölgelere ot bağlamanın çok yanlış olduğunu söyleyen Nohutçu, "Ota değil doktora güvenin, ota güvenlerin sonu yine doktorda bitiyor. Dolayısıyla en başından doktora gitmek en doğrusu." ifadesini kullandı.</p>

<p>Nohutçu, mayıs otunun her yerde bulunabildiğine işaret ederek, "Otu dövüp ağrıyan yerine sürerek ağrının geçeceğine inanıyorlar, aslında öyle bir şey yok, tamamen koca karı ilacı ve bilimsel bir tarafı da yok. Belki birisinin ağrısı zaten geçecekti, onu bağladı geçince herkese önerdi, millet de o ümitle alıp bağlıyor ve çeşitli kimyasal yanıklara, alerjik reaksiyonlara sebep oluyor. Bilmediğimiz otlar ve onların dövülmesiyle ortaya çıkan enzimler cildimizi yakıyor. Bu tip şeyleri önermiyoruz ama maalesef yaygın. Merkezimizde bu şekilde yılda 10-12 hasta takip ediyoruz, bazıları çabuk, bazıları da ameliyatla, oto greftle iyileşiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kaynak: AA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/ameliyattan-kacti-diz-agrisi-uzerine-icin-sardigi-ot-bacaklarini-yakti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/ameliyattan-kacti-diz-agrisi-uzerine-icin-sardigi-ot-bacaklarini-yakti.webp" type="image/jpeg" length="89669"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından kritik uyarı: Kulak çınlamasını hafife almayın]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/uzmanindan-kritik-uyari-kulak-cinlamasini-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/uzmanindan-kritik-uyari-kulak-cinlamasini-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk arasında sıkça rastlanan kulak çınlamasının, altında yatan ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini belirten Doç. Dr. Fulya Özer, "Çınlamayı tek başına değerlendirmiyoruz, eşlik eden bulgularla inceliyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fulya Özer, yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilen kulak çınlaması (tinnitus) hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Tıbbi literatürde dışarıdan bir ses kaynağı olmaksızın kişinin kulağında veya beyninde ses duyması olarak tanımlanan tinnitus, basit bir "gelip geçici" durumdan ziyade, bir hastalığın belirtisi olabiliyor.</p>

<p><strong>ÇINLAMANIN TEMEL NEDENİ: HÜCRE HASARI</strong></p>

<p>Doç. Dr. Özer, kulak çınlamasının en önemli nedenlerinden birinin, iç kulakta yer alan ve işitmeyi sağlayan "salyangoz" yapısındaki tüylü hücrelerin hasar görmesi olduğunu ifade etti. Özellikle gürültülü ortamlara maruz kalan bireylerde bu hücrelerin zarar görebileceğini belirten Özer, ses dalgalarının beyne iletilirken azalmasıyla beynin bu eksikliği gidermek için aşırı sinirsel aktivite oluşturduğunu ve bu "spontan sinirsel aktivitenin" de ses olarak algılandığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TEK TARAFLI ÇINLAMAYA DİKKAT</strong></p>

<p>Kulak çınlamasında bazı durumların çok daha yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Özer, özellikle tek taraflı çınlamaların ciddiye alınması gerektiğini belirtti. Bu tür durumlarda nazofarenks tümörlerinden işitme siniri tümörlerine kadar çeşitli risklerin araştırılması gerektiğini ifade eden Özer; nabız atışı şeklinde hissedilen çınlamaların damarsal anomalilere işaret edebileceğini söyledi. Baş dönmesi, ani işitme kaybı, yüz felci veya kulak akıntısı gibi nörolojik belirtilerin eşlik ettiği çınlamaların da ayrıca incelenmesi gerektiğini ekledi.</p>

<p><strong>TEDAVİDE AMAÇ: YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAK</strong></p>

<p>Tedavideki temel amacın sadece sesi ortadan kaldırmak değil, yaşam kalitesini iyileştirmek olduğunu belirten Doç. Dr. Özer, süreci şu sözlerle özetledi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İşitme Cihazları:</strong> İşitme kaybı olan hastalarda, tinnitusu maskeleyen beyaz gürültü sistemlerine sahip işitme cihazları tedavi sürecini kolaylaştırıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Psikolojik Destek:</strong> Çınlamanın yarattığı uyku sorunları ve yoğun kaygı gibi durumlarda bilişsel terapi yöntemlerinden veya psikiyatri desteğinden yararlanılıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bilgi Verme:</strong> Hastaya çınlamanın mekanizmasını anlatmak bile çoğu zaman hastayı kaygılarından uzaklaştırarak rahatlatabiliyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Doç. Dr. Özer, kulak çınlamasını kesin ve hızlıca ortadan kaldıran mucizevi bir ilaç olmadığını vurgularken, sosyal medyadaki bilgi kirliliğine karşı vatandaşları uyardı ve sağlıkla ilgili konularda mutlaka bilimsel ve uzman görüşlerine başvurulması gerektiğini hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/uzmanindan-kritik-uyari-kulak-cinlamasini-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/uzmanindan-kritik-uyari-kulak-cinlamasini-hafife-almayin.jpg" type="image/jpeg" length="33484"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Horlama şikayetiyle 4 kez ameliyat oldu: Düzelmesi için daha kaç kere olmam gerek]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/horlama-sikayetiyle-4-kez-ameliyat-oldu-duzelmesi-icin-daha-kac-kere-olmam-gerek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/horlama-sikayetiyle-4-kez-ameliyat-oldu-duzelmesi-icin-daha-kac-kere-olmam-gerek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Esenler’de yaşayan Enes Öğüt'ün (33) nefes alma güçlüğü ve horlama şikayetiyle gittiği hastanede burun eti yerine burun kemiği alındığını öne sürdü. 2019 yılında olduğu ilk ameliyattan sonra burun ucunun düştüğünü ifade eden Öğüt, burnunun düzelmesi için ikinci kez ameliyat olmaya karar vererek sanal medyada doktor araştırmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycanlı doktor R.H. burnuna kaburgasından alınan kıkırdağı ekledi. İddiaya göre bu kıkırdak 3 ayda eridi. Ataköy'deki bir hastanede bu kez yurt dışından getirildiği söylenen yapay kıkırdak yerleştirilen Öğüt'ün burnunda işlemden sonra deformasyon oldu. Aynı doktora yeniden başvuran Öğüt, burnundaki deformasyonun düzeltilmesi için Yenibosna'daki bir tıp merkezine çağırıldı.</p>

<p>Buradaki müdahalenin ardından Öğüt'ün sağlık sorunları daha da arttı. Yerleştirilen yapay kıkırdak iddiaya göre burun derisini deldi. Sağlık sorunları devam eden Öğüt bu sırada işini de kaybetti. Öğüt, "Benim tekrar ameliyat olacak maddi konuda gücüm yok. Bu işlemler çok pahalı. Bir hastaneden teklif aldığımda 24 bin avroya kadar teklif verdiler. Benim gibi eminim çok mağdur insan vardır. Burnumun düzelmesi için kaç kere ameliyat olmam gerekiyor" dedi. Öğüt'ün avukatı konuyu yargıya taşırken, doktor R.H. hakkında soruşturmaya gerek olmadığı yönünde bilirkişi raporu hazırlandığı öğrenildi.</p>

<p></p>

<p>Esenler'de yaşayan Enes Öğüt, 2019 yılında nefes alma güçlüğü ve horlama şikayetiyle Bayrampaşa'da bir hastanede ameliyat oldu. Burun etinden şikayetçi olduğunu belirten Öğüt, ameliyattan yaklaşık 1 yıl sonra burun ucunun düşmesi şikayetiyle yeni doktor arayışına girdi. Öğüt Bağcılar’da özel bir hastanede görev yapan Azerbaycanlı Opr.Dr. R.H. ile görüştü. 55 bin liralık ameliyat ücretini yatırdıktan sonra ameliyat olan Öğüt, doktorun kendisine kaburgasından alınacak kıkırdakla burnunun yeniden şekillendirileceğini söylediğini belirtti. Ameliyatta kaburgasından alınan kıkırdağın burnuna yerleştirildiğini belirten Öğüt, "Ameliyattan yaklaşık 3 ay sonra burnumdaki kıkırdak erimeye başladı ve burnum yeniden bozuldu" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>ÖNCE HASTANEYE SONRA TIP MERKEZİNE ÇAĞIRDI</strong></p>

<p>Ameliyat olduğu merkezin 'Yenidoğan Çetesi' davasında adı geçen hastanelerden biri olması nedeniyle Öğüt doktoruyla irtibat kurarak üçüncü kez Ataköy’deki bir hastaneye çağırıldı. Öğüt, doktorun yurtdışından getirttiğini söylediği yapay kıkırdağın 14 bin lira karşılığında bu merkezde burnuna yerleştirildiğini, işlemden yaklaşık 3 ay sonra burnunun uç kısmında deformasyon oluşmaya başladığını anlattı. Öğüt 3 ay sonra aynı doktora yeniden başvurdu. Doktorun farklı hastane ve sağlık merkezlerinde hasta kabul ettiğini belirten Öğüt, R.H. tarafından bu kez Yenibosna’daki bir tıp merkezine çağırıldı.</p>

<p></p>

<p><strong>HASTANE HASTANE GEZDİ; İŞİNİ KAYBETTİ</strong></p>

<p>Öğüt dördüncü kez doktor kontrolü için Yenibosna’daki tıp merkezine gitti; muayenede Öğüt'ün burnundaki göçüklerin düzeltilmesine karar verildi. 3 gün sonra aynı tıp merkezine yeniden çağırıldığını ve müdahalenin muayene ortamında yapıldığını anlatan Öğüt'ün sağlık sorunları bitmedi. Bu kez Öğüt'ün yerleştirilen yapay kıkırdak, iddiaya göre doktorun yanlış müdahalesi sonrası burun derisini deldi. Bu süreçte hem sağlık açısından hem de ekonomik anlamda mağdur olduğunu söyleyen Öğüt işini de kaybetti. Bir an önce sağlığına kavuşmak isteyen Öğüt, yeniden ameliyat olabilmesi için sağlık kuruluşlarının kendisine 24 bin avroya kadar fiyat verdiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p><strong>'DOKTOR KEMİĞİ ALDIKTAN 1 SENE SONRA BURNUM DÜŞTÜ'</strong></p>

<p>Enes Öğüt, "2019'da burnumda et olduğundan dolayı, horlama rahatsızlığımdan Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde muayene oldum. Muayene esnasında da doktorun burun etini değil de kemiği aldığı zaman kurtulabileceğimi söyledi. Kemiği aldıktan sonra burnum 1 sene içinde düştü. Bir yıl sonra burnum düştükten sonra ben özel bir hastaneye gittim." dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>'KIKIRDAK EKLENDİ; 3 AY SONRA O KIKIRDAK DA ERİDİ'</strong></p>

<p>Öğüt, "Orada doktor beyle görüştüm. Doktor bey, 55 bin lira karşılığında kaburgamdan kıkırdak alarak burnuma kıkırdak ekleyeceğini, kemik kalınlığından dolayı burnumun ucunun düştüğünü söyledi. Bunun yerine kaburgamdan kıkırdak alıp burnuma ekledi ameliyat esnasında. Daha sonrasında da 3 ay sonra o kıkırdak eriyip burnum yamulmaya başladı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÜÇÜNCÜ AMELİYATTA BURNUNDA DEFORMASYON OLUŞTU</strong></p>

<p>Öğüt, "Burnum yamulduktan sonra tekrar ameliyat için 3 ay sonra Ataköy’deki özel hastaneye tekrar ameliyat için gittim. 3 ay sonra kıkırdağım eridiği için ve o hastane de kapandığı için, doktorla tekrar görüştüğümüzde Ataköy'deki özel hastaneye çağırdı beni. Oradaki ameliyatımda kıkırdağı yurtdışından getirip takacağını söyledi. O ameliyattan sonra yaklaşık 3 ay sonra tekrar göçükler oluşmaya başladı. Doktorum tek bir hastaneye bağlı çalışmıyordu, birçok hastaneyle anlaşmalı olduğu için beni kontrol için bir tıp merkezine çağırdı. Oraya gittiğimde de ayakta kontrol etti. 3 gün sonrası için tekrardan randevu verip tekrar müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. 3 gün sonra gittiğimde yapay kıkırdakla burnumun ucunu uyuşturup içeriye kıkırdak ekledi. Ekledikten sonra da kıkırdak benim burun ucumdaki deriyi deldi" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>'BURNUMUN DÜZELMESİ İÇİN KAÇ KERE AMELİYAT OLMAM GEREKİYOR'</strong></p>

<p>Burnuna dördüncü müdahalenin yine aynı doktor tarafındna bu kez ayakta yapıldığını anlatan Öğüt "Yurtdışından yapay kıkırdak getirip eliyle o şekilde itti. Daha sonrasında bir hafta sonra kıkırdak burun ucumdaki bu kısmı deldi. Daha sonra dikiş attı. Taktığı yapay kıkırdak benim derimi deldi bu şekilde. Sonucunda da böyle kaldım. 2 senedir bu mağduriyeti yaşıyorum. Dışarı çıkamıyorum. Dışarı çıktığım zaman insanlar tuhaf tuhaf bakıyor, zaten şu anda da bu ameliyattan dolayı işten de ayrıldım. Çıkarmak zorunda kaldılar sürekli gel git nedeniyle, 2 senedir de çalışmıyorum. İkinci ameliyatımda 55 bin lira ödedim, üçüncü ameliyatımda da 14 bin lira ödedim. Azerbaycanlı bir doktor tarafından yapıldı. 3 ay sonra beni Gaziosmanpaşa'daki özel hastaneye çağırdı. Oraya gittim, orada da '6 ay daha beklemen gerekiyor' dedi. Ben de başarılı olmayacağını bildiğim için hakkında dava açtım. Benim tekrar ameliyat olacak gücüm yok maddi konuda gücüm yok. Bu işlemler çok pahalı. Bir hastaneden teklif aldığımda 24 bin avroya kadar teklif verdiler.Maddi manevi çok sıkıntılar içerisindeyim. Benim gibi eminim çok mağdur insan vardır. Burnumun düzelmesi için kaç kere ameliyat olmam gerekiyor" diye konuştu. (DHA)</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLANDI</strong></p>

<p>Diğer yandan Öğüt'ün avukatı konuyu yargıya taşıdı. Hazırlanan bilirkişi raporunda ameliyatlar sonrasında ortaya çıkan komplikasyonlara uygun destek tedavisi uygulandığı, ameliyat sonrası ortaya çıkabilecek risklerin hastanın imzaladığı onam formunda belirtildiği, hastanın sigara kullanımının mevcut olduğu, sonuç olarak doktor R.H.'nin bir ihmal ve kusuru bulunduğuna dair yeterli kanaat oluşmadığı belirtildi. Bilirkişi raporunda doktor R.H. hakkında soruşturmaya gerek olmadığı bilgisine de yer verildi. </p>

<p>Kaynak: DHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/horlama-sikayetiyle-4-kez-ameliyat-oldu-duzelmesi-icin-daha-kac-kere-olmam-gerek</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/horlama-sikayetiyle-4-kez-ameliyat-oldu-duzelmesi-icin-daha-kac-kere-olmam-gerek.webp" type="image/jpeg" length="54592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[40 yaş sonrası prostat kontrolü ihmal edilmemeli]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/40-yas-sonrasi-prostat-kontrolu-ihmal-edilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/40-yas-sonrasi-prostat-kontrolu-ihmal-edilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken teşhisin prostat hastalıklarında tedavi başarısını doğrudan artırdığını belirten uzmanlar, 40 yaşından itibaren rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşın ilerlemesiyle birlikte erkeklerde görülme sıklığı artan prostat hastalıkları, günümüzde doğru takip ve erken teşhis yöntemleriyle yönetilebiliyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Solakhan, erkek sağlığının korunmasında düzenli ürolojik kontrollerin hayati bir role sahip olduğunu belirtti. 40 yaşını dolduran her erkeğin, herhangi bir şikayeti olmasa dahi düzenli sağlık takibi yaptırmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>40 YAŞINDA HANGİ KONTROLLER YAPILMALI?</strong></p>

<p>Prof. Dr. Solakhan, 40 yaş sonrası kişiye özel değerlendirmelerin önemine dikkat çekerek süreçle ilgili şu bilgileri paylaştı: "Üroloji uzmanı tarafından yapılan ayrıntılı sağlık öyküsü ve şikayet değerlendirmesi temel adımdır. Bunun yanı sıra; parmakla rektal muayene, PSA kan testi, idrar tahlili, üroflowmetri (idrar akım testi) ve ultrasonografi gibi yöntemlerle hastanın durumu detaylı olarak incelenmektedir." Özellikle ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan bireylerin taramalara çok daha erken yaşlarda başlaması gerektiği hatırlatıldı.</p>

<p><strong>BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ</strong></p>

<p>Prostat hastalıklarının bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğini hatırlatan Prof. Dr. Solakhan, şu semptomlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti: "Sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma, yanma, idrarda veya menide kan görülmesi veya mesanenin tam boşalmadığı hissi. Bu şikayetler her zaman prostat kanseri anlamına gelmese de iyi huylu prostat büyümesi veya enfeksiyon habercisi olabilir. Kesin tanı için uzman muayenesi şarttır."</p>

<p><strong>ERKEN TANI TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR</strong></p>

<p>Prostat kanserinin erken evrelerde genellikle "sessiz" ilerlediğini belirten uzman isim, "Erken tanı, tedavi seçeneklerini genişletirken hastaların yaşam kalitesinin korunmasına büyük katkı sağlıyor. Şikayetlerin ortaya çıkmasını beklemeden yapılan kontroller, hayati bir öneme sahiptir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SAĞLIKLI YAŞAM İLE PROSTAT KORUMASI</strong></p>

<p>Prof. Dr. Solakhan, sadece tıbbi kontrollerin değil, yaşam tarzı değişikliklerinin de prostat sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu vurguladı. Dengeli beslenme, ideal kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durulması ve yeterli su tüketiminin genel ürolojik sağlığı desteklediğini belirten uzman, tüm erkeklere sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeleri tavsiyesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/40-yas-sonrasi-prostat-kontrolu-ihmal-edilmemeli</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/40-yas-sonrasi-prostat-kontrolu-ihmal-edilmemeli.jpg" type="image/jpeg" length="44134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halsizlik ve yorgunluğu hafife almayın işte hastalık belirtileri]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/halsizlik-ve-yorgunlugu-hafife-almayin-iste-hastalik-belirtileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/halsizlik-ve-yorgunlugu-hafife-almayin-iste-hastalik-belirtileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dinlenmeye rağmen geçmeyen halsizlik basit bir durum değil, ciddi hastalıkların habercisi olabilir. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Ekber Türk'ten kritik uyarılar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div><strong>Sürekli yorgunluk ve halsizlik yaşayanlara kritik uyarı: Basit bir yorgunluk mu, ciddi bir hastalığın habercisi mi?</strong></div>

<div><strong>Toplumda oldukça yaygın olan ve genellikle yoğun iş temposu veya strese bağlanarak geçiştirilen "halsizlik ve yorgunluk" şikayetleri, uzmanlara göre ciddi sağlık sorunlarının ilk işareti olabilir. Uzmanlar, dinlenmeye rağmen geçmeyen yorgunluğun bir hastalık habercisi olabileceğine dikkat çekiyor.</strong></div>

<div>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Ali Ekber Türk, halsizliğin sadece enerji eksikliği olmadığını, fiziksel, zihinsel veya duygusal pek çok sorunun altından çıkabileceğini belirterek uyarılarda bulundu.</div>

<div><strong>DİNLENMENİZE RAĞMEN GEÇMİYORSA DİKKAT!</strong></div>

<div>Günlük yaşamın stresi ve uykusuzluğun geçici yorgunluk yapabileceğini kabul eden Uzm. Dr. Türk, "Ancak kişi yeterince dinlenmesine rağmen hala kendini sürekli yorgun hissediyorsa, bu durum artık 'kronik yorgunluk sendromu' gibi ciddiye alınması gereken bir tablonun belirtisi olabilir" dedi. Uzman hekim, bu durumun sık sık fibromiyalji ile karıştırıldığını ancak tanı ve tedavi süreçlerinin tamamen farklı olduğunu da vurguladı.</div>

<div><strong>HANGİ HASTALIKLAR HALSİZLİKLE BAŞLAR?</strong></div>

<div>Sürekli halsizlik halinin birçok hastalığın ilk sinyali olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Ali Ekber Türk, şu hastalıkların gözden kaçırılmaması gerektiğini sıraladı:</div>

<ul>
 <li>
 <div><strong>Kansızlık (Anemi):</strong> Kan değerlerindeki düşüklük enerji seviyesini doğrudan etkiler.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Tiroit Hastalıkları:</strong> Tiroit bezinin az veya fazla çalışması vücut metabolizmasını altüst eder.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Diyabet (Şeker Hastalığı):</strong> Kontrolsüz şeker seviyeleri sürekli bitkinliğe yol açar.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Vitamin ve Mineral Eksiklikleri:</strong> Özellikle demir, B12 ve D vitamini eksikliği, unutkanlıktan dikkat dağınıklığına kadar geniş bir sorun yelpazesi yaratır.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Depresyon ve Enfeksiyonlar:</strong> Psikolojik veya bulaşıcı hastalıklar vücudu ağır bir yorgunluğa sürükler.</div>
 </li>
</ul>

<div><strong>ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR</strong></div>

<div>Uzun süren yorgunluk şikayetlerinde mutlaka uzman bir hekime başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Türk, "Geçmeyen halsizliği basit bir durum olarak görmeyin. Erken teşhis sayesinde birçok kronik hastalık, henüz ciddi aşamalara gelmeden tedavi edilebilir" ifadelerini kullandı.</div>

<div><strong>SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN ALTIN ÖNERİLER</strong></div>

<div>Uzm. Dr. Türk, vücudun enerji dengesini korumak için şu alışkanlıkların mutlaka edinilmesi gerektiğini hatırlattı:</div>

<ul>
 <li>
 <div>Düzenli ve kaliteli uyku saatleri oluşturun.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Dengeli beslenmeyi alışkanlık haline getirin.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Gün içinde yeterli miktarda sıvı tüketimine özen gösterin.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Hareketsiz kalmayın, düzenli fiziksel aktiviteler yapın.</div>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/halsizlik-ve-yorgunlugu-hafife-almayin-iste-hastalik-belirtileri</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/halsizlik-ve-yorgunlugu-hafife-almayin-iste-hastalik-belirtileri.jpg" type="image/jpeg" length="65667"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
