<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kahramanmaraş Haber | Son Dakika Maraş Haberleri</title>
    <link>https://www.marasbugun.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş'ın nabzı marasbugun.com.tr'de atıyor! Güncel Maraş haberleri, son dakika olayları, yerel gündem ve güvenilir kaynak için hemen ziyaret edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Apr 2026 16:17:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzm. Dr. Zeynep Erdoğan'dan menenjit uyarısı! Aşı hayat kurtarır]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/uzm-dr-zeynep-erdogandan-menenjit-uyarisi-asi-hayat-kurtarir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/uzm-dr-zeynep-erdogandan-menenjit-uyarisi-asi-hayat-kurtarir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Zeynep Göktürk Erdoğan, saatler içinde hayati tehlike oluşturabilen menenjit hastalığına karşı ebeveynleri uyardı. İşitme kaybından beyin hasarına kadar kalıcı izler bırakabilen bu tehlikeli iltihaplanmaya karşı en güçlü silahın aşılanma olduğunu vurgulayan Erdoğan, hastalığın yaş gruplarına göre değişen kritik belirtilerini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Menenjit, beynimizi ve omuriliğimizi saran koruyucu zarların (meninksler) iltihaplanmasıyla ortaya çıkan, özellikle bakteriyel türleri çok hızlı ilerleyen son derece ciddi bir sağlık sorunudur. Uzm. Dr. Zeynep Göktürk Erdoğan, bu sinsi hastalığın erken teşhis edilmediği takdirde çocukların geleceğinde geri dönülemez hasarlar bırakabileceğine dikkat çekti. Virüs veya bakterilerin neden olduğu bu durum, saatler içinde bir sağlık krizine dönüşebilir. Özellikle bebeklerde susturulamayan tiz sesli ağlama, bıngıldakta şişkinlik ve fışkırır tarzda kusma gibi belirtilerin hayati önem taşıdığını belirten Erdoğan, çocukların sağlığını korumak adına "Cam Bardak Testi" gibi basit ama hayat kurtarıcı yöntemlerin her ebeveyn tarafından bilinmesi gerektiğini ifade etti. İşte menenjit hakkında bilinmesi gereken tüm kritik detaylar, belirtiler ve korunma yolları…</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BEBEKLERDE VE BÜYÜK ÇOCUKLARDA FARKLI BELİRTİLERE DİKKAT</strong></p>

<p>Menenjit belirtileri yaş gruplarına göre farklılık gösteriyor. Uzm. Dr. Zeynep Erdoğan, bebeklerde susturulamayan ağlama, vücutta kaskatı kesilme veya aşırı gevşeklik, beslenmeyi reddetme ve uyandırılamayacak kadar ağır uyku halinin kırmızı alarm olduğunu belirtti. Daha büyük çocuklarda ve gençlerde ise tablo; şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş, ışığa karşı aşırı hassasiyet (fotofobi) ve en önemlisi "ense sertliği" ile kendisini gösteriyor. Çocuğun çenesini göğsüne değdirememesi durumu, menenjit şüphesini güçlendiren en tipik bulgulardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>HAYAT KURTARAN "CAM BARDAK TESTİ" NASIL YAPILIR?</strong></p>

<p>Menenjitin en tehlikeli belirtilerinden biri olan deri döküntüleri için Uzm. Dr. Erdoğan pratik bir test önerdi. Vücutta görülen kırmızı-mor lekelerin üzerine şeffaf bir cam bardağın bastırılmasını tavsiye eden Erdoğan, "Bardağın altından lekenin rengi soluyor veya kayboluyorsa bu normal bir döküntüdür. Ancak bardakla bastırmanıza rağmen leke olduğu gibi duruyorsa, bu damar dışına sızan bir kanamanın, yani menenjitin işareti olabilir. Bu durumda vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır" uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>AŞILANMA EN GÜÇLÜ KORUMA KALKANI</strong></p>

<p>Menenjitten korunmanın temel taşını aşılanma oluşturuyor. Sağlık Bakanlığı’nın ulusal aşı takviminde yer alan Pnömokok ve Hib gibi aşıların bazı türlere karşı koruma sağladığını hatırlatan Uzm. Dr. Erdoğan, rutin takvimde bulunmayan ancak menenjitin en tehlikeli türlerinden birine karşı koruyan "Meningokok" aşıları için doktorlarla mutlaka görüşülmesi gerektiğini belirtti. Kişisel hijyen, sık el yıkama ve kalabalık ortamlardan kaçınmanın da koruyucu önlemler arasında yer aldığını ekleyen Erdoğan, "Şüphelenirseniz hemen harekete geçin, erken müdahale kalıcı hasarları önler" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/uzm-dr-zeynep-erdogandan-menenjit-uyarisi-asi-hayat-kurtarir</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/uzm-dr-zeynep-erdogandan-menenjit-uyarisi-asi-hayat-kurtarir.jpg" type="image/jpeg" length="55586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/akin-motosiklet-kazasinda-bacagini-kaybetti-hayirseverler-450-bin-liralik-protezle-yurumesini-sagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/akin-motosiklet-kazasinda-bacagini-kaybetti-hayirseverler-450-bin-liralik-protezle-yurumesini-sagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da 6 ay önce motosikletiyle geçirdiği kazada ağır yaralanan Akın İşik (25), sevk edildiği Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 6 operasyon geçirip, sağ bacağı diz üstünden ampute edildi. Maliyeti 450 bin lira olan protez bacağı alamadığı için koltuk değneğiyle yaşamını sürdüren İşik’in yardımına hayırseverler koştu. İnegöl Kafkas Sosyal Yardımlaşma Derneği üyelerinin çağrısıyla toplanan bağışlarla alınan protez bacak Akın İşik'e yeniden adım olup, yürümesini sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kaza, 29 Eylül 2025’te saat 17.00 sıralarında İnegöl ilçesi Ahmet Türkel Çevre Yolu’nda meydana geldi. Ekrem B. yönetimindeki 34 PL 6775 plakalı otomobil, kız kardeşini okul çıkışında almaya giden Akın İşik’in kullandığı 16 BML 761 plakalı motosikletle kavşakta çarpıştı. Sağ bacağı parçalanan İşik, ağır yaralandı.</p>

<p></p>

<figure>
<p><img alt="Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı" src="https://image.dha.com.tr/i/dha/75/770x0/69d74d61ce3eb91b24a15580.jpg" /></p>

<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p>Ambulansla kaldırıldığı İnegöl Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalesinin ardından Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilen Akın İşik, burada 4 ay süren tedavisi boyunca 6 kez ameliyat edildi. Ancak İşik’ın damarları parçalandığı için doktorlar tarafından sağ bacağının ampute edilmesine karar verildi. Akın İşik, sağ bacağı dizinin üstünden kesildikten sonra taburcu edildi.</p>

<p></p>

<figure>
<p><img alt="Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı" src="https://image.dha.com.tr/i/dha/75/770x0/69d74d61ce3eb91b24a15594.jpg" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p><strong>BAĞIŞLARLA PROTEZ BACAK YAPTIRILDI</strong></p>

<p>Babası ile klima bakım servisinde çalışan ve kazanın ardından işe gidemeyen İşik, doktorların protez bacak teklifine ise maddi imkansızlık nedeniyle olumlu yanıt veremedi. 450 bin liralık protez bacağı alamadığı için koltuk değneğiyle yaşamını sürdürmeye başlayan Akın İşik’in yardımına hayırseverler koştu. İnegöl Kafkas Sosyal Yardımlaşma Derneği üyelerinin çağrısıyla toplanan bağışlarla alınan protez bacak İşik'e yeniden adım olup, yürümesini sağladı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<figure>
<p><img alt="Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı" src="https://image.dha.com.tr/i/dha/75/770x0/69d74d61ce3eb91b24a15592.jpg" /></p>

<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p><strong>‘BACAĞIMI KURTARAMADILAR’</strong></p>

<p>Protez bacağına alışmaya çalışan Akın İşik, “29 Eylül’de kaza geçirdim. Bacağımı kurtaramadılar, damarlarım kopmuş. Kestiler işte bacağımı. Kafkas Sosyal Yardımlaşma Derneği yardımcımız oldu. Allah razı olsun hepsinden. Şu an iyiyim, gayet iyiyim. Bacak yapıldı, alışmaya çalışıyorum” diye konuştu.</p>

<p></p>

<figure>
<p><img alt="Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı" src="https://image.dha.com.tr/i/dha/75/770x0/69d74d61ce3eb91b24a15590.jpg" /></p>

<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p></p>

<figure>
<p><img alt="Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı" src="https://image.dha.com.tr/i/dha/75/770x0/69d74d61ce3eb91b24a15585.jpg" /></p>

<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p><strong>‘BİZİ YARI YOLDA BIRAKMADILAR’</strong></p>

<p>Oğlunu yeniden yürürken gördüğü için yaşadığı mutluluğu dile getiren baba Tarık İşik (49) ise kazayla ilgili hukuki sürecin devam ettiğini söyledi. İşik, kaza günü ve tedavi sürecinde yaşananları ise şu sözlerle anlattı:</p>

<p></p>

<figure>
<p><img alt="Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı" src="https://image.dha.com.tr/i/dha/75/521x694/69d74d61ce3eb91b24a1558d.jpg" /></p>

<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p>“İşteydik. Akşamüstü erken geldik, saat 5 gibi geldik eve. Yemek yiyelim dedik. Kız kardeşi 6’ya çeyrek kala okuldan çıkıyor. ‘Baba kardeşimi okuldan alıp, geleyim’ dedi. O sırada işte genç, motosiklet sevdalısı olduğu için çevre yoluna çıkıyor. Yağmurlu yollar. Gelen arkadaş da göremiyor, çocuk bu hale geldi. Başımıza talihsiz bir olay geldi. Karşı taraf içinde üzücü bir olay. Biz çocuğumuzun bacağını kaybettik.</p>

<p></p>

<figure>
<p><img alt="Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı" src="https://image.dha.com.tr/i/dha/75/770x0/69d74d61ce3eb91b24a1558b.jpg" /></p>

<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p>Sağ bacağı diz üstünden ampute oldu. Ama bu süreçte hiç kimse yanımızda olmadı, ne arayanımız oldu ne soranımız oldu. Biz onlara, ‘Bu süreçte yanımızda olun, insanlık halidir, kaza da olabilir, her şey olabilir, davacı olmayacağız’ dedik ama insanlar bir kere olsun aramadılar. Biz de kanuni hakkımızı kullandık. Kanun neyse hakkımızda hayırlısı olsun. Allah bin kere razı olsun Kafkas Derneği’nden. Hepsinden Allah razı olsun, herkes ilgilendi. Bizi yarı yolda bırakmadılar. 450 bin lira olduğunu söyledik protezin, tek kelimede ‘Tamam kardeşim. 2 ay zarfında toplanır’ dediler ama 1 ay zarfında her şey oldu. Ne zaman oldu, ne zaman etti anlayamadık. Allah bin kere razı olsun hepsinden.”</p>

<p></p>

<figure>
<p><img alt="Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı" src="https://image.dha.com.tr/i/dha/75/770x0/69d74d61ce3eb91b24a15583.jpg" /></p>

<figcaption></figcaption>
</figure>

<p></p>

<p><strong>‘HAYATA DAHA GÜZEL TUTUNSUN İSTEDİK’</strong></p>

<p>Protez bacakla yeniden yürümeye başlayan Akın İşik’i evinde ziyaret eden İnegöl Kafkas Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Osman Şentürk, “Kardeşimizin böyle durumunu görünce; genç, yakışıklı, güzel bir kardeşimiz. Hayata tutunabilmesi adına, dernek adına bize müracaat ettiler. Sağ olsunlar üyelerimiz, yöneticilerimiz de duyarlı davrandılar. Kardeşimiz hayata daha güzel tutunsun diye yardımda bulunmak istedik. Bu protez ayağa alıştıktan sonra normal bir insan gibi yürüyecek, anlaşılmayacak. Yaklaşık 450 bin lira civarında bir meblağ. Bunların yüzde 90’ını biz dernek olarak karşıladık. İnşallah kardeşimiz de bundan sonra hayata tutunduğunda bizlere duacı olacaktır. Bizim tek beklentimiz bu” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p>

<figure>
<p><img alt="Akın motosiklet kazasında bacağını kaybetti, hayırseverler 450 bin liralık protezle yürümesini sağladı" src="https://image.dha.com.tr/i/dha/75/770x0/69d74d61ce3eb91b24a15582.jpg" /></p>

<figcaption></figcaption>
</figure>

<p>Kaynak: DHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/akin-motosiklet-kazasinda-bacagini-kaybetti-hayirseverler-450-bin-liralik-protezle-yurumesini-sagladi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/akin-motosiklet-kazasinda-bacagini-kaybetti-hayirseverler-450-bin-liralik-protezle-yurumesini-sagladi.webp" type="image/jpeg" length="88014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boğazına oyuncak parçası kaçan çocuğu antrenör kurtardı; O anlar kamerada]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bogazina-oyuncak-parcasi-kacan-cocugu-antrenor-kurtardi-o-anlar-kamerada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bogazina-oyuncak-parcasi-kacan-cocugu-antrenor-kurtardi-o-anlar-kamerada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli’de boğazına oyuncak kaçan 2 yaşındaki çocuk, basketbol antrenörünün hızlı müdahalesiyle kurtarıldı. O anlar güvenlik kamerasında...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli’de yaşanan olayda, <strong>2 yaşındaki bir çocuğun boğazına oyuncak parçası kaçtı</strong>. Olay, Atatürk Spor Salonu önünde, çocuğun annesiyle bebek arabasında dolaştığı sırada meydana geldi. Nefes almakta zorlanan küçük çocuğa ilk müdahaleyi annesi yapmaya çalıştı, ancak başarılı olamadı.</p>

<p>Durumu gören <strong>Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü basketbol antrenörü Sercan Namlı</strong>, çocuğun hayatını kurtarmak için hızlıca <strong>Heimlich manevrası</strong> uyguladı. Müdahalenin ardından çocuğun boğazındaki yabancı cisim çıkarıldı ve soluk alması normale döndü.</p>

<p>O anlar, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kameraları tarafından kaydedildi.</p>

<p><strong>"İNSANLIK GÖREVİ BU"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Antrenör Sercan Namlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuğun nefes almakta zorlandığını görünce <strong>hemen müdahale ettiğini</strong> söyledi.</p>

<p>Namlı, “Heimlich manevrası uyguladım ve çocuğun boğazından parça çıktı. İnsanlık görevi bu. Anne ve çocuk mutlu bir şekilde ayrıldı,” dedi.</p>

<p>İlk kez böyle bir durumla karşılaştığını ve Heimlich manevrasının önemini bir kez daha gördüğünü ifade eden Namlı, “O anki panik, ardından gelen mutluluk bizim için paha biçilemez bir duyguydu,” diye konuştu.</p>

<p>Kaynak: AA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bogazina-oyuncak-parcasi-kacan-cocugu-antrenor-kurtardi-o-anlar-kamerada</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/bogazina-oyuncak-parcasi-kacan-cocugu-antrenor-kurtardi-o-anlar-kamerada.jpg" type="image/jpeg" length="92239"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel sağlığını korumak için dikkat! Uzmandan kritik uyarılar]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bel-sagligini-korumak-icin-dikkat-uzmandan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bel-sagligini-korumak-icin-dikkat-uzmandan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, bel ağrılarının nedenleri ve korunma yollarına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde birçok kişinin hayatının bir döneminde karşılaştığı bel ağrıları, çoğu zaman hafife alınsa da ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, bel ağrılarının bir hastalık değil, altta yatan başka sorunların belirtisi olduğunu vurguladı. Ağrının geçmesinin her zaman iyileşme anlamına gelmediğini belirten İnanır, asıl önemli olanın ağrının kaynağını tespit ederek doğru tedavi uygulanması olduğunu ifade etti. Uzmanlara göre fazla kilo, yanlış duruş, uzun süre hareketsizlik ve stres gibi faktörler bel sağlığını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle erken önlem almak ve yaşam alışkanlıklarını düzenlemek büyük önem taşıyor.</p>

<p><strong>BEL AĞRILARI NEDEN ORTAYA ÇIKAR</strong></p>

<p>Bel ağrısı, çoğu zaman bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkıyor. Uzmanlara göre tedavi edilmesi gereken ağrının kendisi değil, bu ağrıya neden olan sorunun ortadan kaldırılmasıdır.</p>

<p>Kısa süreli bel ağrıları “akut bel ağrısı” olarak tanımlanırken, genellikle travma veya ani hareketler sonrası ortaya çıkabiliyor. Bu tür ağrılar çoğu zaman kendiliğinden geçse de tekrar etme riski bulunuyor. Üç aydan uzun süren ağrılar ise “kronik bel ağrısı” olarak adlandırılıyor ve daha ciddi sorunlara işaret edebiliyor. Özellikle yanlış müdahaleler ve ihmaller, bu ağrıların kalıcı hale gelmesine yol açabiliyor.</p>

<p><strong>BEL AĞRISINI TETİKLEYEN EN ÖNEMLİ FAKTÖRLER</strong></p>

<p>Uzmanlara göre bel ağrılarının ortaya çıkmasında birçok etken rol oynuyor. Bunların başında fazla kilo geliyor. Obezite, omurga üzerindeki yükü artırarak bel problemlerine zemin hazırlıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra ağır yük kaldırmak, uzun süre oturmak, yanlış pozisyonda çalışmak ve sürekli aynı duruşta kalmak da önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Stresli yaşam, uygunsuz ev işleri, doğum sayısı ve günlük yaşam alışkanlıkları da bel sağlığını doğrudan etkiliyor. Ayrıca cinsel yaşamda dahi yanlış pozisyonların bel sorunlarına neden olabileceği belirtiliyor.</p>

<p><strong>BEL SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NELER YAPILMALI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, bel sağlığını korumak için ağrı oluşmadan önce önlem alınması gerektiğini vurguluyor. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek bu noktada en önemli adım olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kilo kontrolü sağlamak, doğru duruş alışkanlığı kazanmak ve düzenli egzersiz yapmak bel sağlığını korumada büyük rol oynuyor. Ayrıca uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve ağır yük taşırken dikkatli olmak gerekiyor. Günlük yaşamda küçük değişiklikler yapmak, ileride yaşanabilecek ciddi sorunların önüne geçebiliyor.</p>

<p><strong>ERKEN TEŞHİS VE DOĞRU TEDAVİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>

<p>Bel ağrısı yaşandığında uzman bir doktora başvurulması gerektiğini belirten İnanır, yanlış tedavi yöntemlerinin hastalığı kronik hale getirebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Ağrının altında yatan nedenin tümör, fıtık veya omurga problemi olabileceğini belirten uzmanlar, kulaktan dolma bilgilerle yapılan uygulamalardan kaçınılması gerektiğini vurguluyor. Erken teşhis ve doğru tedavi ile bel ağrılarının büyük ölçüde kontrol altına alınabileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sefa Başer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bel-sagligini-korumak-icin-dikkat-uzmandan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 18:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/i-m-g-7194.webp" type="image/jpeg" length="57024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser uyarısı geldi! Türkiye’de ölümlerin başlıca nedeni]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kanser-uyarisi-geldi-turkiyede-olumlerin-baslica-nedeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kanser-uyarisi-geldi-turkiyede-olumlerin-baslica-nedeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SANKO Üniversitesi’nden Prof. Dr. Levent Elbeyli, kanserin Türkiye’de en önemli ölüm nedenlerinden biri olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><section dir="auto">
<div>Gaziantep’te 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Levent Elbeyli, kanser hastalıklarının Türkiye’de yaşam kayıplarının başlıca nedenlerinden biri olmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dikkat çeken Elbeyli, özellikle akciğer ve solunum yolu kanserlerinin bu kayıplarda büyük paya sahip olduğunu belirtti. Kanserin önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Elbeyli, risk faktörlerinden uzak durulması ve erken teşhisin hayati önem taşıdığını ifade etti.</div>

<div><strong>KAN SER HASTALIKLARI ÖLÜM NEDENLERİ ARASINDA ÜST SIRADA</strong></div>

<div>Prof. Dr. Levent Elbeyli, TÜİK verilerine göre kanser hastalıklarının Türkiye’de yaşam kayıpları arasında önemli bir yer tuttuğunu belirtti. Özellikle akciğer, soluk borusu ve göğüs kafesi içinde yer alan organlara ait kanserlerin ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.</div>

<div>Bu tür kanserlerin, kanser kaynaklı ölümlerin yaklaşık üçte birinden sorumlu olduğuna dikkat çeken Elbeyli, bu durumun akciğer kanserinin ne kadar yaygın ve tehlikeli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi.</div>

<div><strong>AKCİĞER KANSERİNDE SİGARA EN BÜYÜK RİSK FAKTÖRÜ</strong></div>

<div>Akciğer kanserinin gelişiminde birçok faktörün rol oynadığını belirten Elbeyli, sigaranın en önemli neden olduğunu vurguladı. Bunun yanı sıra hava kirliliği, sağlıksız beslenme ve genetik yatkınlığın da riski artırdığını ifade etti.</div>

<div>Erkeklerde akciğer kanserinin ilk sırada yer aldığını belirten Elbeyli, kadınlarda da sigara kullanımının artmasıyla birlikte vaka sayılarında yükseliş gözlemlendiğini söyledi. Pasif içiciliğin de önemli bir risk faktörü olduğunun altını çizdi.</div>

<div><strong>ERKEN TEŞHİS VE TAKİP HAYAT KURTARIYOR</strong></div>

<div>Akciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Elbeyli, risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrol yaptırması gerektiğini ifade etti.</div>

<div>Özellikle sigara kullananlar, toksik gazlara maruz kalanlar ve 50 yaş üstü bireylerin düşük doz bilgisayarlı tomografi ile takip edilmesinin, erken teşhis açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Bu sayede ölüm oranlarının önemli ölçüde azaltılabileceği belirtildi.</div>

<div><strong>GÜNCEL TEDAVİ YÖNTEMLERİYLE BAŞARI ORANI ARTIYOR</strong></div>

<div>Kanser tedavisinde erken tanının önemine vurgu yapan Elbeyli, erken evrede teşhis edilen hastalarda cerrahi yöntemlerin yanı sıra immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerle başarılı sonuçlar elde edildiğini söyledi.</div>

<div>SANKO Üniversitesi Hastanesi Onkoloji Merkezi olarak hastalara tanıdan tedaviye kadar güncel yöntemlerle hizmet verdiklerini belirten Elbeyli, kanserle mücadelede bilinçli hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.</div>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kanser-uyarisi-geldi-turkiyede-olumlerin-baslica-nedeni</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/kanser-uyarisi-geldi-turkiyede-olumlerin-baslica-nedeni.jpg" type="image/jpeg" length="16335"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu otun kullanımına dikkat: "Gözlerine suyunu damlattı, göremez hale geldi"]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bu-otun-kullanimina-dikkat-gozlerine-suyunu-damlatti-goremez-hale-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bu-otun-kullanimina-dikkat-gozlerine-suyunu-damlatti-goremez-hale-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli’nde yaşayan 52 yaşında kadın, iddiaya göre uzağı göremediği için kullandığı gözlükten kurtulmak için gözlerine kırlangıç otunun suyunu damlatınca göremez hale geldi. Hastasına ilişkin konuşan Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Yılmaz, "Gözlükten kurtulmak için kırlangıç otu suyunu damlattı, göremez hale geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Gözlerini açamaz haldeydi, ‘Acaba göremeyecek miyim?’ diyordu, 2 gözün de korneasının tamamen tahrip olduğunu gördük. Tedavi sonucunda tamamen iyileşti. Sosyal medyada özellikle son zamanlarda kırlangıç otu çok yaygınlaşmaya başladı. Faydalı bile olsa Sağlık Bakanlığı ruhsat vermeden, ilaç formatına dönüştürmeden, uygun doz ayarlanmadan ve göz hekiminin önerisi olmadan herhangi bir bitkisel ilaç önermiyoruz" dedi.</p>

<p>Kocaeli’nde yaşayan 52 yaşında kadın, iddiaya göre uzağı görememesi sebebiyle kullandığı gözlükten kurtulmak için yaklaşık 7 ay önce kırlangıç otunun suyunu gözlerine damlattı ve bir anda göremez hale geldi. Önce gözlerinde yanma, batma hisseden ve sonrasında açamaz hale gelen kadın hemen hastaneye koştu. O dönem Kocaeli’nde çalışan Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Faruk Yılmaz ve ekibi hastaya müdahale ederken korneanın en dış katmanı olarak ifade edilen kornea epitelinin zarar gördüğü belirlendi. Göze yabancı cisim, kimyasal madde kaçması ya da enfeksiyon durumlarında gözü temizlemek amacıyla uygulanan göz yıkama tedavisi gerçekleştirildi. Yaklaşık 2 haftalık tedavinin ardından hasta sağlığına kavuştu. Doç. Dr. Yılmaz, hastasının yaşadığı süreç ve tedavisine ilişkin bilgi verdi. Yılmaz, hekim önerisi olmadan herhangi bir ürün kullanılmaması gerektiğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Öte yandan hastanın göz bebeğinin beyazlığı ve göz akının ise kızardığı hali fotoğraf karesine yansıdı.</p>

<p><img alt="’Kırlangıç otu kullanımı’na dikkat, uzmanlar uyarıyor: " g="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/06/aw677256_01.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Gözlerini açamıyordu, ‘Acaba göremeyecek miyim?’ diye geldi"</strong></p>

<p>Hastasına ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Ömer Faruk Yılmaz, "52 yaşında bir bayan hastamız, kızının önerisiyle gözlükten kurtulmak için 2 gözüne taze kırlangıç otu suyunu sıkarak damlatmıştı. Kırlangıç otunu sıktığımız zaman sarı bir sıvı akmaktadır. Hastamız o sıvıyı her 2 gözüne damlatmış. İlk aşamada gözünde yanma, batma oluyor, birkaç saat sonra her 2 gözünü açamıyor, tamamen göremez hale geliyor. Bize geldiğinde hastamız 2 gözünü açamaz haldeydi. Göz muayenesinde 2 gözün korneasının tamamen tahrip olduğunu gördük. Korneanın epiteli tamamen soyulduğu için hastamızın gözünde pü şeklinde akıntı mevcuttu. Hasta, ‘Acaba göremeyecek miyim, gözüme ne oldu, bu ilacı neden damlattım?’ diye sorgulayarak gelmişti" dedi.</p>

<p><img alt="’Kırlangıç otu kullanımı’na dikkat, uzmanlar uyarıyor: " g="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/06/aw677256_02.jpg" width="1300" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Sosyal medyada son zamanlarda çok yaygınlaşmaya başladı"</strong></p>

<p>Uyguladıkları tedaviye yönelik konuşan Doç. Dr. Yılmaz, "Göz uyuşturucu damla ile hastanın gözünü açtık, muayenemizi yaptık. Kornea epiteli tamamen deforme olmuştu. Her 2 gözünü 25 dakika yıkadık, gerekli tedavi ve damlalara başladık. Yaklaşık 6-7 ay önce oldu, toplam tedavimiz 10 gün- 2 hafta süresince devam etti. Tedavi sonunda 2 gözünde görmesine tamamen ulaştı. Hasta ilk başta çok korkmuştu, 2-3 gün boyunca bayağı sıkıntılar yaşadı. İlk 2 gün hatta ağrıdan, yanmadan, batmadan hasta uyuyamadı, iyileştikten sonra çok mutlu olmuştu. Sosyal medyada özellikle son zamanlarda kırlangıç otu çok yaygınlaşmaya başladı. Literatürü taradığım zaman kırlangıç otunun tarihte birçok hastalıklara; cilt, mide hastalıkları gibi hastalıklara geleneksel olarak kullanıldığını gördüm. Bitkisel ilacın içeriği faydalı olsa bile yüksek doz damlatılması gözümüze zarar verebilir" diye konuştu.</p>

<p><strong>"Hekim önerisi olmadan herhangi bir ilaç önermiyoruz"</strong></p>

<p><strong><img alt="’Kırlangıç otu kullanımı’na dikkat, uzmanlar uyarıyor: " g="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-04/06/aw677256_04.jpg" width="1300" /></strong></p>

<p><strong>Doktor tavsiyesi olmadan ürünlerin kullanılmaması gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:</strong></p>

<p>"Kırlangıç otu kullandı, hastamız göremez hale geldi eğer tedavi edilmeseydi sonucun ne olacağını bilemiyoruz fakat tedavi sonucunda hastamız iyileşti. Gözlerinin fotoğrafını çektirdim, kırlangıç otunun geçişini gösterdik. Tedavi edilmediği zaman göz içinde belki de körlüğe ulaşabilecek şekilde istenmeyen yan etkilere yol açabilir. Yüzlerce farklı ot olabilir, yanlışlıkla faydalı bir ot damlatacağız diye zararlı bir otu damlatabiliriz. Göze direkt damlatılması steril değildir, göze zarar verebilir, enfeksiyon oluşturabilir. Faydalı bile olsa Sağlık Bakanlığı ruhsat vermeden, ilaç formatına dönüştürmeden, uygun dozajlar ayarlanmadan ve göz hekiminin önerisi olmadan göze herhangi bir bitkisel ilaç damlatılmasını önermiyoruz."</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bu-otun-kullanimina-dikkat-gozlerine-suyunu-damlatti-goremez-hale-geldi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/o-otun-kullanimina-dikkat-gozlerine-suyunu-damlatti-goremez-hale-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="56090"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar aylarında çocukları bekleyen tehlike uzmanlardan kritik uyarı geldi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bahar-aylarinda-cocuklari-bekleyen-tehlike-uzmanlardan-kritik-uyari-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bahar-aylarinda-cocuklari-bekleyen-tehlike-uzmanlardan-kritik-uyari-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarıyla birlikte artan alerjik hastalıklar çocukları tehdit ediyor. Uzm. Dr. Eser Akkuş önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğada yaşanan canlanma, özellikle çocuk sağlığı açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Havada yoğun şekilde bulunan polenler, alerjik bünyeye sahip çocuklarda çeşitli sağlık sorunlarını tetiklerken, bu durum çoğu zaman hafife alınabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Eser Akkuş, bahar aylarında artış gösteren alerjik hastalıklar konusunda aileleri uyardı. Akkuş, özellikle alerjik rinit ve astım vakalarında ciddi artış yaşandığını belirterek, erken müdahalenin büyük önem taşıdığını vurguladı. Uzmanlar, basit görülen belirtilerin ilerleyen süreçte daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekiyor.</div>

<div><strong>BAHAR AYLARINDA ALERJİK HASTALIKLAR ARTIYOR</strong></div>

<div>Uzm. Dr. Eser Akkuş, bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte havada yoğun şekilde bulunan polenlerin çocuklarda alerjik reaksiyonları tetiklediğini belirtti. Özellikle mart ayından itibaren çocuk polikliniklerine yapılan başvurularda belirgin bir artış yaşandığını ifade eden Akkuş, alerjik rinit ve astım vakalarının bu dönemde zirveye ulaştığını söyledi.</div>

<div>Polenlerin özellikle ağaç ve çimenlerden yoğun şekilde yayıldığını belirten Akkuş, bu durumun hassas bünyeye sahip çocuklarda ciddi sorunlara yol açabildiğini dile getirdi. Baharın pek çok kişi için keyifli bir dönem olduğunu ancak alerjik çocuklar için zorlu bir süreç haline gelebildiğini vurguladı.</div>

<div>Bu nedenle ailelerin bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizdi.</div>

<div><strong>BELİRTİLER HAFİFE ALINMAMALI</strong></div>

<div>Bahar alerjisinin belirtilerine dikkat çeken Akkuş, özellikle ardı ardına gelen hapşırık nöbetleri, berrak burun akıntısı ve burun tıkanıklığının en yaygın şikayetler arasında yer aldığını söyledi. Bunun yanı sıra gözlerde sulanma, kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtilerin de sık görüldüğünü ifade etti.</div>

<div>Ayrıca kuru öksürük, hırıltı ve nefes darlığının astım belirtisi olabileceğine dikkat çeken Akkuş, bu durumun ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve uyku sorunlarının da bahar alerjisinin etkileri arasında yer aldığını belirtti.</div>

<div>Akkuş, “Aileler belirtileri fark ettiğinde ‘geçer’ diye beklememeli, mutlaka bir uzmana başvurmalı” diyerek erken tanının önemine dikkat çekti.</div>

<div><strong>ÇOCUKLARI KORUMAK İÇİN 7 ÖNEMLİ ÖNERİ</strong></div>

<div>Bahar alerjisine karşı alınabilecek önlemleri sıralayan Akkuş, ailelere pratik önerilerde bulundu. Özellikle polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde dışarı çıkışın sınırlandırılması gerektiğini belirtti.</div>

<div>Ayrıca dışarıdan geldikten sonra çocukların kıyafetlerinin değiştirilmesi ve temizliklerinin yapılmasının önemli olduğunu ifade etti. Ev ve araç pencerelerinin kapalı tutulması, polen filtreli klima kullanılması da öneriler arasında yer aldı.</div>

<div>Çocukların dış ortamda gözlük ve maske kullanmasının faydalı olacağını belirten Akkuş, evde hijyenin sağlanması ve alerjiye neden olabilecek unsurların azaltılması gerektiğini söyledi. Belirtiler başladığında vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini de özellikle vurguladı.</div>

<div><strong>BESLENME ALIŞKANLIKLARI ALERJİYİ ETKİLİYOR</strong></div>

<div>Uzm. Dr. Eser Akkuş, beslenmenin de bahar alerjileri üzerinde önemli bir etkisi olduğunu belirtti. Anti-enflamatuar beslenmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve alerjik belirtileri hafifletebileceğini ifade etti.</div>

<div>Omega-3 açısından zengin besinlerin, özellikle balık, ceviz ve keten tohumunun tüketilmesini öneren Akkuş, C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerin de faydalı olduğunu söyledi. Probiyotikler ve antioksidan içeren besinlerin bağışıklık sistemini desteklediğini dile getirdi.</div>

<div>Öte yandan işlenmiş gıdalar, şekerli yiyecekler ve kızartmaların alerjik belirtileri artırabileceğine dikkat çeken Akkuş, dengeli beslenmenin uzun vadede çocuk sağlığı için büyük önem taşıdığını ifade etti.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bahar-aylarinda-cocuklari-bekleyen-tehlike-uzmanlardan-kritik-uyari-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/bahar-aylarinda-cocuklari-bekleyen-tehlike-uzmanlardan-kritik-uyari-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="72081"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş beyazlatma ürünlerine dikkat! Uzmanlar kalıcı hasar uyarısı yaptı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/dis-beyazlatma-urunlerine-dikkat-uzmanlar-kalici-hasar-uyarisi-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/dis-beyazlatma-urunlerine-dikkat-uzmanlar-kalici-hasar-uyarisi-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş beyazlatma ürünleri bilinçsiz kullanıldığında kalıcı hasara yol açabiliyor. Uzmanlar, hekim kontrolü olmadan işlem yapılmaması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Kusursuz ve beyaz bir gülüşe sahip olma isteği, son yıllarda diş beyazlatma ürünlerine olan ilgiyi ciddi şekilde artırdı. Ancak uzmanlar, özellikle internet üzerinden satılan ve denetimsiz şekilde kullanılan ürünlerin ciddi sağlık riskleri barındırdığına dikkat çekiyor. Medipol Sağlık Grubu’ndan Diş Tedavisi Uzmanı Dt. Ceyda Sarı, kontrolsüz kullanılan beyazlatıcıların diş minesinde geri dönüşü olmayan aşınmalara yol açabileceğini belirtti. Sosyal medyanın etkisiyle yaygınlaşan bu ürünlerin bilinçsiz kullanımının, estetik kaygıların ötesinde kalıcı ağız sağlığı sorunlarına neden olabileceği ifade ediliyor.</div>

<div><img alt="Diş Beyazlatma Ürünlerine Dikkat! Uzmanlar Kalıcı Hasar Uyarısı Yaptı (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/dis-beyazlatma-urunlerine-dikkat-uzmanlar-kalici-hasar-uyarisi-yapti-1-1.webp" width="1280" /></div>

<div><strong>KONTROLSÜZ BEYAZLATICILAR DİŞ MİNESİNE ZARAR VERİYOR</strong></div>

<div>Uzmanlara göre, diş beyazlatma amacıyla kullanılan kontrolsüz ürünler diş minesinde ciddi tahribat oluşturabiliyor. Dt. Ceyda Sarı, özellikle tezgah altı ürünlerin bilinçsiz kullanımı sonucu diş yüzeyinde aşınmalar meydana geldiğini belirtti.</div>

<div>Bu aşınmaların ilerleyen süreçte hassasiyet problemlerine yol açtığını ifade eden Sarı, bazı durumlarda diş minesindeki kaybın geri döndürülemediğini vurguladı. Bu tür hasarların ancak restoratif tedavilerle kısmen düzeltilebildiği belirtiliyor.</div>

<div>Uzmanlar, diş minesinin zarar görmesinin yalnızca estetik değil, fonksiyonel sorunlara da yol açabileceğine dikkat çekiyor.</div>

<div><strong>BEYAZLATICI KALEM VE TOZLAR RİSK TAŞIYOR</strong></div>

<div>Diş beyazlatma ürünlerinin tamamının zararlı olmadığını belirten uzmanlar, özellikle bazı ürün gruplarına karşı uyarıda bulunuyor. Dt. Sarı, diş beyazlatma kalemleri, stripler ve aşındırıcı diş tozlarının ciddi riskler taşıdığını ifade etti.</div>

<div>Bu ürünlerin diş yüzeyine zarar vererek geri dönüşü olmayan etkiler oluşturabileceğini belirten Sarı, özellikle kontrolsüz kullanılan ürünlerin uzun vadede ciddi sorunlara yol açabileceğini dile getirdi.</div>

<div>Beyazlatıcı diş macunlarının ise belirli oranlarda ve kontrollü şekilde kullanılabileceği ancak bu konuda da dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.</div>

<div><strong>EN GÜVENLİ YÖNTEM HEKİM KONTROLÜNDE YAPILAN İŞLEMLER</strong></div>

<div>Uzmanlara göre diş beyazlatma işlemlerinin mutlaka diş hekimi kontrolünde yapılması gerekiyor. Dt. Ceyda Sarı, her diş yapısının beyazlatma işlemine uygun olmadığını belirtti.</div>

<div>Diş yüzeyinde çatlak, aşınma ya da diş eti çekilmesi bulunan kişilerde beyazlatma işlemi sonrası ciddi hassasiyet oluşabileceği ifade ediliyor. Bu nedenle işlem öncesinde detaylı bir muayene yapılmasının şart olduğu belirtiliyor.</div>

<div>Hekim kontrolünde yapılan işlemlerin hem daha güvenli hem de daha kalıcı sonuçlar verdiği ifade ediliyor.</div>

<div><img alt="Diş Beyazlatma Ürünlerine Dikkat! Uzmanlar Kalıcı Hasar Uyarısı Yaptı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/dis-beyazlatma-urunlerine-dikkat-uzmanlar-kalici-hasar-uyarisi-yapti-2.webp" width="1280" /></div>

<div><strong>BEYAZLATMA İŞLEMİ SIK YAPILMAMALI</strong></div>

<div>Uzmanlar, diş beyazlatma işleminin sık tekrarlanmasının da doğru olmadığını belirtiyor. Sağlıklı dişlerde bu işlemin 2-3 yılda bir yapılmasının yeterli olduğu ifade ediliyor.</div>

<div>Ayrıca işlem sonrası bakımın da büyük önem taşıdığına dikkat çekiliyor. Çay, kahve ve renklendirici gıdaların fazla tüketilmemesi, dişlerin beyazlığının daha uzun süre korunmasına yardımcı oluyor.</div>

<div>Doğru bakım uygulandığında diş beyazlığının yaklaşık 5 yıl boyunca korunabileceği belirtiliyor.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/dis-beyazlatma-urunlerine-dikkat-uzmanlar-kalici-hasar-uyarisi-yapti</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/dis-beyazlatma-urunlerine-dikkat-uzmanlar-kalici-hasar-uyarisi-yapti-1.jpg" type="image/jpeg" length="11917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[72 Yaşındaki Hastanın Kalçasından 3,7 Kiloluk Tümör Çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/72-yasindaki-hastanin-kalcasindan-37-kiloluk-tumor-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/72-yasindaki-hastanin-kalcasindan-37-kiloluk-tumor-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri’de 72 yaşındaki hastanın kalça çevresinden 3,7 kiloluk dev tümör başarıyla çıkarıldı. Erken teşhis hayat kurtarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Kayseri’de ERCİYES Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla 72 yaşındaki A.A.’nın sol kalça çevresinden 3,7 kilogram ağırlığında dev yumuşak doku tümörü çıkarıldı.</p>

<h2>Uzman Ekip Başarıyla Operasyonu Tamamladı</h2>

<p>Ameliyat, ERÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Hastaneler Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Halil Kafadar ile Öğretim Görevlisi Dr. Feridun Arat ve araştırma görevlilerinden oluşan uzman ekip tarafından gerçekleştirildi.</p>

<p>Yaklaşık 4 ay önce kalça bölgesinde şişlik ve hareket kısıtlılığı şikâyeti yaşayan hastaya yapılan detaylı tetkikler sonucunda operasyon planlandı. Ameliyat sırasında tümörün çevre dokularla ilişkisi dikkatle değerlendirildi ve hayati yapılar korunarak dev kitle başarıyla çıkarıldı.</p>

<h2>Erken Teşhis ve Multidisipliner Yaklaşımın Önemi</h2>

<p>Prof. Dr. İbrahim Halil Kafadar, büyük yumuşak doku tümörlerinin erken teşhis ve multidisipliner yaklaşım ile başarıyla tedavi edilebildiğini belirtti. Benzer şikâyetleri olan ve kısa süre içinde hızla büyüyen kitleleri olan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kayseri’de Sağlık Alanında Örnek Operasyon</h2>

<p>Operasyon, hem Kayseri hem de Türkiye’de büyük yumuşak doku tümörlerinin tedavisinde multidisipliner çalışmaların önemini bir kez daha ortaya koydu. Hasta, ameliyat sonrası kontrolleri ve rehabilitasyon süreci için sağlık ekibi tarafından takip ediliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/72-yasindaki-hastanin-kalcasindan-37-kiloluk-tumor-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 09:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/72-yasindaki-hastanin-kalcasindan-37-kiloluk-tumor-cikarildi.webp" type="image/jpeg" length="29282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK geri ödeme listesine 72 yeni ilaç daha eklendi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/sgk-geri-odeme-listesine-72-yeni-ilac-daha-eklendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/sgk-geri-odeme-listesine-72-yeni-ilac-daha-eklendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SGK, kanser ve kronik hastalık ilaçları dahil 72 yeni ilacı geri ödeme listesine ekledi. Hastalar artık tedaviye kolayca erişebilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı <strong>Vedat Işıkhan</strong>, Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişimi artıracak önemli bir adımı duyurdu. Bakan Işıkhan, aralarında kanser tedavilerinde kullanılan ilaçların da bulunduğu toplam 72 ilacın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) geri ödeme listesine dahil edildiğini açıkladı. Bu ilaçların 69’unun yerli üretim olması ise sağlıkta yerli üretim hamlesini güçlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Işıkhan, Ulusal Kanser Haftası kapsamında sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Kanser başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlara erişimi kolaylaştırıyoruz. SGK geri ödeme listemizi genişleterek hastalarımızın tedaviye ulaşmasını sağlıyoruz. 72 yeni ilacı listemize ekledik; 69’u yerli üretim. Hastalarımıza şifa olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>YENİ EKLENEN İLAÇLARIN DAĞILIMI</strong></p>

<p>Bakanlığın paylaştığı bilgilere göre, geri ödeme listesine dahil edilen ilaçlar şu şekilde sınıflandırıldı:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Kanser ilaçları:</strong> 6 adet</li>
 <li><strong>Kronik immün trombositopenik purpura (ITP) ilaçları:</strong> 6 adet</li>
 <li><strong>Diyabet ilaçları:</strong> 6 adet</li>
 <li><strong>Kolesterol ilaçları:</strong> 5 adet</li>
 <li><strong>Multiple Skleroz (MS) ilaçları:</strong> 3 adet</li>
</ul>

<p>Bu adım, hastaların tedavi süreçlerinde finansal yüklerini azaltırken, yerli üretim ilaçların kullanımını da teşvik ediyor.</p>

<p><strong>SGK İLE TEDAVİYE KOLAY ERİŞİM</strong></p>

<p>SGK geri ödeme listesine eklenen ilaçlar, özellikle kronik ve ağır hastalıkların tedavisinde büyük önem taşıyor. Hastalar artık doktor reçeteleriyle, geri ödeme kapsamında bu ilaçlara daha hızlı ve ekonomik şekilde ulaşabilecek. Bakan Işıkhan, “Hedefimiz, tüm vatandaşlarımızın modern tedavi yöntemlerinden eşit şekilde yararlanmasını sağlamak” dedi.</p>

<p>Kaynak: AA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/sgk-geri-odeme-listesine-72-yeni-ilac-daha-eklendi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/thumbs-b-c-6eecee8c03b96ba3d5cfda1daeca08c9.jpg" type="image/jpeg" length="16857"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boyundaki şişlik masum olmayabilir! Uzmanlar uyardı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/boyundaki-sislik-masum-olmayabilir-uzmanlar-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/boyundaki-sislik-masum-olmayabilir-uzmanlar-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, boyunda şişlik ve yutma güçlüğü gibi belirtilerin kanser habercisi olabileceğini belirterek uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Baş ve boyun kanserlerine ilişkin uzmanlardan dikkat çeken uyarılar geldi. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Baklacı, özellikle boyunda şişlik, yutma güçlüğü ve ağız içinde iyileşmeyen yaraların ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Son yıllarda bu tür belirtilerin birçok hasta tarafından hafife alındığını belirten Baklacı, erken tanının hayat kurtardığını ifade etti. Baş ve boyun bölgesini etkileyen kanser türlerinin, günlük yaşamı doğrudan etkileyen ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyleyen uzmanlar, özellikle uzun süren şikayetlerin mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.</div>

<div><strong>BAŞ VE BOYUN KANSERLERİ GENİŞ BİR BÖLGEYİ ETKİLİYOR</strong></div>

<div>Baş ve boyun kanserlerinin yalnızca tek bir organı kapsamadığını belirten Doç. Dr. Deniz Baklacı, bu hastalık grubunun oldukça geniş bir alanı etkilediğini ifade etti.</div>

<div>Ağız içi, dil, dudak, diş eti, bademcikler, dil kökü, boğaz, gırtlak, burun, sinüsler ve tükürük bezlerinin bu kapsamda değerlendirildiğini belirten Baklacı, bu kanserlerin hem fiziksel hem de sosyal yaşamı doğrudan etkilediğini söyledi.</div>

<div>Hastaların yeme, konuşma ve nefes alma gibi temel fonksiyonlarının bu hastalık nedeniyle zarar görebileceğini ifade eden Baklacı, bu nedenle erken teşhisin büyük önem taşıdığını vurguladı.</div>

<div><strong>SİGARA VE ALKOL RİSKİ KATLIYOR</strong></div>

<div>Baş ve boyun kanserlerinde en önemli risk faktörlerinin başında sigara ve alkol kullanımının geldiğini belirten Baklacı, bu iki alışkanlığın birlikte kullanımının riski ciddi oranda artırdığını söyledi.</div>

<div>Bunun yanı sıra bazı virüslerin de kanser gelişiminde etkili olabileceğini belirten Baklacı, özellikle Epstein-Barr virüsü ve HPV’nin bazı baş ve boyun kanserleriyle ilişkili olduğunu ifade etti.</div>

<div>Ayrıca kötü ağız hijyeni, güneşe aşırı maruz kalma ve ağız içi travmaların da risk faktörleri arasında yer aldığına dikkat çekildi.</div>

<div><strong>BU BELİRTİLERİ GÖRMEZDEN GELMEYİN</strong></div>

<div>Uzmanlara göre baş ve boyun kanserlerinin en önemli avantajlarından biri, belirtilerinin çoğu zaman gözle fark edilebilir olması.</div>

<div>Ağız içinde geçmeyen yaralar, boyunda giderek büyüyen şişlikler, yutma güçlüğü ve ses kısıklığı en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra burun kanamaları, tek taraflı burun tıkanıklığı ve kulakta nedeni bilinmeyen ağrılar da önemli uyarı işaretleri olarak kabul ediliyor.</div>

<div>Bu belirtilerin uzun süre devam etmesi durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiği vurgulanıyor.</div>

<div><strong>3 HAFTADAN UZUN SÜREN ŞİKAYETLER DİKKATE ALINMALI</strong></div>

<div>Doç. Dr. Baklacı, özellikle 3 haftadan uzun süren şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.</div>

<div>Ses kısıklığı, boyunda şişlik, ağızda geçmeyen yara veya yutma güçlüğü gibi belirtilerin bu süreyi aşması halinde detaylı muayene ve tetkik yapılmasının şart olduğunu ifade etti.</div>

<div>Uzmanlar, “nasılsa geçer” düşüncesinin hastalığın ilerlemesine neden olabileceğine dikkat çekiyor.</div>

<div><strong>ERKEN TANI VE DOĞRU TEDAVİ HAYAT KURTARIYOR</strong></div>

<div>Baş ve boyun kanserlerinde tanı sürecinin detaylı muayene ve görüntüleme yöntemleriyle gerçekleştirildiğini belirten Baklacı, biyopsinin kesin tanı için vazgeçilmez olduğunu söyledi.</div>

<div>Tedavi sürecinde cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve immünoterapi gibi farklı yöntemlerin hastaya özel olarak planlandığını ifade eden Baklacı, temel hedefin sadece tümörü yok etmek değil, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesini korumak olduğunu vurguladı.</div>

<div>Uzmanlar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve düzenli kontrollerin ihmal edilmemesinin bu tür kanserlerin önlenmesinde önemli rol oynadığını belirtiyor.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/boyundaki-sislik-masum-olmayabilir-uzmanlar-uyardi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/boyundaki-sislik-masum-olmayabilir-uzmanlar-uyardi.jpg" type="image/jpeg" length="70860"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de mide kanseri alarmı! 50 yaş altı risk artıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/turkiyede-mide-kanseri-alarmi-50-yas-alti-risk-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/turkiyede-mide-kanseri-alarmi-50-yas-alti-risk-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, mide kanserinin genç yaş grubunda da görülmeye başladığını belirterek erken belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Mide kanseri artık sadece ileri yaş hastalığı olmaktan çıkıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu, son yıllarda özellikle 50 yaş altı bireylerde mide kanseri vakalarında artış yaşandığını belirterek önemli uyarılarda bulundu. En sık 60-70 yaş aralığında görülen mide kanserinin, yaşam tarzındaki değişiklikler ve beslenme alışkanlıklarının etkisiyle daha genç yaş gruplarında da ortaya çıkmaya başladığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre, erken evrede genellikle belirti vermeyen bu hastalık, sinsi ilerlediği için çoğu zaman geç fark ediliyor. Bu nedenle özellikle uzun süren mide şikâyetlerinin ciddiye alınması gerektiği vurgulanıyor.</div>

<div><strong>MİDE KANSERİ ARTIK GENÇ YAŞLARI DA ETKİLİYOR</strong></div>

<div>Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hakan Uzunoğlu, mide kanserinin midenin iç yüzeyini döşeyen mukozadan gelişen kötü huylu bir tümör olduğunu belirtti. En yaygın türün adenokanser olduğunu ifade eden Uzunoğlu, bu türün tüm mide kanserlerinin yaklaşık yüzde 95’ini oluşturduğunu söyledi.</div>

<div>Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmaların, özellikle 50 yaş altı bireylerde mide kanseri görülme sıklığında artış olduğunu ortaya koyduğunu belirten Uzunoğlu, bu durumun göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.</div>

<div>Uzmanlara göre bu artışın arkasında yaşam tarzı değişiklikleri önemli rol oynuyor. Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve artan stres düzeyi, hastalığın daha erken yaşlarda görülmesine zemin hazırlıyor.</div>

<div><strong>HAREKETSİZ YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI RİSKİ ARTIRIYOR</strong></div>

<div>Uzmanlar, mide kanserindeki artışın en önemli nedenlerinden birinin modern yaşam alışkanlıkları olduğunu vurguluyor. Özellikle işlenmiş ve hazır gıdaların fazla tüketilmesi, sebze ve meyve tüketiminin azalması, obezite ve diyabet gibi hastalıkların yaygınlaşması risk faktörleri arasında yer alıyor.</div>

<div>Ayrıca Helicobacter pylori enfeksiyonunun da mide kanseri gelişiminde önemli bir etken olduğu belirtiliyor. Bu bakterinin mide mukozasında oluşturduğu hasar, zamanla kanser gelişimine zemin hazırlayabiliyor.</div>

<div>Uzmanlar, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılmasının ve düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.</div>

<div><strong>BELİRTİLER SİNSİ İLERLİYOR! ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR</strong></div>

<div>Mide kanserinin erken evrede genellikle belirti vermediğini belirten Uzunoğlu, hastalığın başlangıçta hazımsızlık, şişkinlik, mide ağrısı ve bulantı gibi basit şikâyetlerle kendini gösterebildiğini söyledi.</div>

<div>Bu belirtilerin çoğu zaman gastrit gibi daha basit rahatsızlıklarla karıştırıldığını ifade eden uzmanlar, bu nedenle tanının gecikebildiğini belirtiyor.</div>

<div>İleri evrelerde ise iştahsızlık, kilo kaybı, kusma, yutma güçlüğü ve kansızlık gibi daha ciddi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Özellikle 3-4 haftadan uzun süren mide şikâyetlerinin mutlaka ciddiye alınması gerektiği vurgulanıyor.</div>

<div><strong>TANI VE TEDAVİDE ERKEN DAVRANMAK KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR</strong></div>

<div>Mide kanserinde en önemli tanı yönteminin gastroskopi olduğunu belirten Uzunoğlu, bu yöntem sayesinde mide iç yüzeyinin doğrudan incelenebildiğini ve şüpheli bölgelerden biyopsi alınarak kesin tanı konulabildiğini söyledi.</div>

<div>Erken evrede teşhis edilen mide kanserinde tedavi başarısının çok daha yüksek olduğunu ifade eden uzmanlar, düzenli taramaların önemine dikkat çekiyor.</div>

<div>Tedavi sürecinde cerrahinin temel yöntem olduğunu belirten Uzunoğlu, hastalığın evresine göre kemoterapi ve diğer tedavi seçeneklerinin de uygulanabildiğini aktardı. Son yıllarda geliştirilen akıllı ilaçlar ve immünoterapi gibi yöntemlerin de umut verici sonuçlar sunduğu ifade ediliyor.</div>

<div><strong>SAĞLIKLI YAŞAM TARZI RİSKİ AZALTABİLİR</strong></div>

<div>Uzmanlar, mide kanserinin tamamen önlenemese de riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirtiyor. Bunun için sağlıklı beslenme, sigara ve alkolden uzak durma, düzenli egzersiz yapma ve kilo kontrolü büyük önem taşıyor.</div>

<div>Ayrıca ailesinde mide kanseri öyküsü bulunan bireylerin daha dikkatli olması ve düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiği vurgulanıyor.</div>

<div>Toplumda farkındalığın artırılması ve erken tanı oranlarının yükseltilmesi, mide kanseriyle mücadelede en önemli adımlar arasında gösteriliyor.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/turkiyede-mide-kanseri-alarmi-50-yas-alti-risk-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/04/turkiyede-mide-kanseri-alarmi-50-yas-alti-risk-artiyor-2.jpg" type="image/jpeg" length="80791"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gizli Şeker Deposu: En Çok Kilo Aldıran Meyve Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/gizli-seker-deposu-en-cok-kilo-aldiran-meyve-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/gizli-seker-deposu-en-cok-kilo-aldiran-meyve-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı görünen üzüm, porsiyon kontrolü kaçtığında kilo aldırabilir. 1 kase üzüm 100–150 kalori içeriyor, küçük taneleri fark edilmeden yeniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meyveler sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez parçaları olsa da, porsiyon kontrolü göz ardı edildiğinde tartıda artışa yol açabilir. Özellikle bir meyve, küçük tanelerinin ardına sakladığı yüksek enerji değeriyle kilo aldırma konusunda öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Masum Gibi Görünen Meyveler Riskli Olabiliyor</h3>

<p>Bir avuç derken bir kaseye dönüşen porsiyonlar, günlük kalori dengesini hızla değiştirebilir. Özellikle şeker oranı yüksek meyveler, fark edilmeden fazla tüketildiğinde kilo artışına zemin hazırlıyor.</p>

<h3><img alt="Gizli Şeker Deposu En Çok Kilo Aldıran Meyve Ortaya Çıktı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="857" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/gizli-seker-deposu-en-cok-kilo-aldiran-meyve-ortaya-cikti-2.webp" width="1200" /></h3>

<h3>Üzüm: Küçük Taneler, Büyük Kalori</h3>

<p>Uzmanlar, kilo kontrolü açısından <strong>üzüm</strong> tüketimine dikkat çekiyor. İlk bakışta masum ve ferahlatıcı görünen üzüm, yüksek doğal şeker (fruktoz) içeriği ve kolay tüketilebilir olması nedeniyle <strong>en kalorili meyvelerden biri</strong> olarak öne çıkıyor.</p>

<ul>
 <li><strong>1 kase üzüm:</strong> Yaklaşık 100–150 kalori</li>
 <li><strong>Risk:</strong> Küçük taneli olması nedeniyle fark edilmeden fazla tüketilmesi</li>
</ul>

<p>Uzmanlar, üzümü ölçülü tüketmenin hem sağlıklı beslenme hem de kilo kontrolü açısından önemli olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/gizli-seker-deposu-en-cok-kilo-aldiran-meyve-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/gizli-seker-deposu-en-cok-kilo-aldiran-meyve-ortaya-cikti.webp" type="image/jpeg" length="61597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel ağrısı çekenler dikkat! Uzman doktor Ali Murat Kalender'den hayati uyarı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bel-agrisi-cekenler-dikkat-uzman-doktor-ali-murat-kalenderden-hayati-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bel-agrisi-cekenler-dikkat-uzman-doktor-ali-murat-kalenderden-hayati-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Özel Sular Akademi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Ali Murat Kalender, günümüzün en yaygın sağlık sorunlarından biri olan bel ağrısı hakkında kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumun yüzde 80'ini yaşamının bir döneminde yakalayan bu ağrıların temelinde "vücudun yanlış kullanılması" yattığını belirten Dr. Kalender, özellikle ev hanımlarını ve masa başı çalışanları hedef alan risk faktörlerini sıraladı. Uzman isim, bel fıtığına giden süreçte ayaklardaki uyuşmaya dikkat çekerek; yürüyüş ve yüzmenin hayat kurtarıcı olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="Bel Ağrısı Toplumun Yüzde 80'Ini Vuruyor! (2)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/bel-agrisi-toplumun-yuzde-80ini-vuruyor-2.webp" width="1280" /></p>

<p>Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve yanlış fiziksel alışkanlıklar, omurga sağlığımızı her geçen gün daha fazla tehdit ediyor. 30 Mart 2026 Pazartesi günü Kahramanmaraş’ta sağlık gündemine damga vuran açıklamalarda bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Ali Murat Kalender, bel ağrısının artık bir salgın gibi yayıldığını ifade etti. Dr. Kalender’e göre, teknolojinin gelişmesiyle birlikte fiziksel aktivitenin azalması, kas dengemizin bozulmasına ve bel bölgesine binen yükün artmasına neden oluyor. Özellikle kadınların ev işleri sırasında maruz kaldığı fiziksel yüklerin, bel sağlığını erkeklere oranla daha hızlı yıprattığını belirten Kalender, "Eskisi kadar hareket etmiyoruz, spor yapmıyoruz. Bu durum omurgamızı destekleyen kas yapısını zayıflatıyor" dedi. Peki, bel ağrısı ne zaman ciddi bir hastalığın habercisi olur ve ameliyatsız çözüm mümkün mü? İşte Dr. Ali Murat Kalender’in rehber niteliğindeki açıklamaları…</p>

<p><strong>BELDEKİ AĞRI BACAĞA VURUYORSA DİKKAT: FITIK HABERCİSİ OLABİLİR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dr. Ali Murat Kalender, bel ağrısının sadece o bölgeyle sınırlı kalmadığı durumlarda tehlike çanlarının çaldığını belirtti. Ağrının bacaklara yayılması, ayaklarda karıncalanma, uyuşma veya güç kaybı hissedilmesi durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğini hatırlatan Kalender, "Bu belirtiler genellikle bel fıtığının göstergesidir. Hastalık ilerlediğinde sinirler üzerindeki baskı artar. Vakaların çok büyük bir kısmı ilaç tedavisi ve fizik tedavi yöntemleriyle sağlığına kavuşsa da, gecikmiş vakalarda ameliyat kaçınılmaz hale gelebilir" uyarısında bulundu.</p>

<p>Bel sağlığını korumanın en etkili yolunun "doğru yük kaldırma" olduğunu ifade eden uzman doktor, en sık yapılan hatanın dizleri kırmadan, sadece belden eğilerek bir objeyi kaldırmak olduğunu söyledi. Bu hareketin omurga disklerine binen basıncı katladığını ve zamanla kalıcı hasarlara yol açtığını vurguladı.</p>

<p><strong>KURTULUŞ REÇETESİ: İDEAL KİLO, YÜRÜYÜŞ VE YÜZME</strong></p>

<p>Bel ağrılarından korunmak ve mevcut ağrıları hafifletmek için yaşam tarzı değişikliğinin şart olduğunu belirten Dr. Kalender, vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu: "Bel sağlığı için en faydalı sporlar yürüyüş ve yüzmedir. Bu aktiviteler hem kas dengesini korur hem de omurgayı destekler. Ayrıca fazla kilolar, bel bölgesine binen yükü doğrudan artırdığı için ideal kilonun korunması hayati önem taşır. Düzenli egzersizi hayatının merkezine koyan bireylerde bel ağrısı riski ciddi oranda azalmaktadır."</p>

<p><img alt="Bel Ağrısı Toplumun Yüzde 80'Ini Vuruyor! (1)" class="detail-photo img-fluid" height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/bel-agrisi-toplumun-yuzde-80ini-vuruyor-1.webp" width="1280" /></p>

<p>Kahramanmaraşlı vatandaşları özellikle ağır yük taşırken vücut mekaniğine dikkat etmeleri konusunda uyaran Dr. Kalender, günlük hayatın içinde yapılacak küçük pozisyon düzeltmelerinin uzun vadede büyük cerrahi operasyonların önüne geçebileceğini hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bel-agrisi-cekenler-dikkat-uzman-doktor-ali-murat-kalenderden-hayati-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/bel-agrisi-toplumun-yuzde-80ini-vuruyor.jpg" type="image/jpeg" length="76788"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boyun düzleşmesinin gizli sorumlusu yastıklar! Sakın bu hatayı yapmayın]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/boyun-duzlesmesinin-gizli-sorumlusu-yastiklar-sakin-bu-hatayi-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/boyun-duzlesmesinin-gizli-sorumlusu-yastiklar-sakin-bu-hatayi-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, günün üçte birinin geçtiği yatak ve yastıkların seçiminde yapılan hataların, uzun vadede bel ve boyun fıtıklarına zemin hazırladığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da omurga sağlığı üzerine kritik uyarılarda bulunan Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi’nden Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, uyku kalitesinin sadece dinlenmek değil, iskelet sistemini korumak olduğunu hatırlattı. Yanlış ekipman kullanımının kas spazmlarından kronik ağrılara kadar geniş bir sorun yelpazesi oluşturduğunu belirten Sucuoğlu, özellikle viskoelastik ve lateks yatakların anatomik uyum açısından önemine dikkat çekti. 29 Mart 2026 tarihi itibarıyla güncellenen uzman görüşlerine göre, omurganın doğal eğriliğini desteklemeyen her türlü zemin, vücutta geri dönülemez hasarlar bırakabiliyor. "Günün yaklaşık 8 saati yatakta geçiyor ve bu süreç vücut için hayati önem taşıyor" diyen Sucuoğlu, ideal yatağın ne çok sert ne de çok yumuşak olması gerektiğini, "orta sertlikte" ürünlerin tercih edilmesinin omurga sağlığı için altın kural olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>OMURGA DOĞRU DESTEKLENMEZSE FITIK KAÇINILMAZ HALE GELİYOR</strong></p>

<p>Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, yatak seçiminde yapılan en büyük hatanın "çok sert yatak iyidir" algısı olduğunu belirtti. Omurganın fizyolojik eğrilerinin korunması gerektiğini vurgulayan uzman, "Çökmüş veya deforme olmuş yataklar omurganın doğal yapısını bozar. Bu durum uzun vadede bel ve boyun fıtıklarına zemin hazırlar" dedi. Özellikle yan yatış pozisyonunun daha sağlıklı bir seçenek olduğunu ifade eden Sucuoğlu, vücut formunu destekleyen teknolojilerin (visko ve lateks gibi) hem hava geçirgenliği hem de anatomik uyum sayesinde eklem problemlerini minimize ettiğini ekledi.</p>

<p><strong>YANLIŞ YASTIK BOYUN DÜZLEŞMESİNİN BİRİNCİ SEBEBİ</strong></p>

<p>Yastık seçiminin en az yatak kadar kritik olduğunu söyleyen Doç. Dr. Sucuoğlu, boyun boşluğunu doldurmayan yastıkların tehlikesine işaret etti. Çok yüksek veya çok alçak yastıkların boyun kaslarında sürekli bir gerginliğe yol açtığını belirten uzman, "Bu durum zamanla boyun düzleşmesi ve fıtık gelişimine neden olur. Omuz yüksekliğine uygun, orta sertlikte ve ortopedik yastıklar tercih edilmelidir" uyarısında bulundu. Özellikle boyun fıtığı tanısı almış hastalar için doğru yastık kullanımı, tıbbi tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediliyor.</p>

<p><strong>7-8 YILDA BİR YATAĞINIZI EMEKLİYE AYIRIN</strong></p>

<p>Birçok kişinin yatak ve yastıklarını ömürlük sandığını ancak bunun büyük bir hata olduğunu ifade eden Sucuoğlu, ürünlerin destek özelliğini zamanla kaybettiğini hatırlattı. "Ortalama 7-8 yılda bir yatakların değiştirilmesi gerekir" diyen uzman, özelliğini yitirmiş ekipmanların ağrıları kronikleşmiş bir sürece soktuğunu belirtti. Sağlıklı bir uyku ve ağrısız bir yaşam için doğru ekipman seçiminin lüks değil, bir sağlık zorunluluğu olduğunun altı çizildi.</p>

<p><strong>DOĞRU YATAK VE YASTIK SEÇİMİ İÇİN 5 KRİTİK İPUCU</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sertlik Dengesi:</strong> Ne taş kadar sert ne de içine gömülecek kadar yumuşak; her zaman orta sertlik seçilmeli.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Malzeme Kalitesi:</strong> Vücut ısısına duyarlı viskoelastik veya doğal destek sağlayan lateks ürünlere yönelin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Boyun Boşluğu:</strong> Yastığınız mutlaka boyun kavisini doldurmalı, omuz genişliğinizle uyumlu olmalı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Deformasyon Kontrolü:</strong> Yatağınızda gözle görülür bir çökme varsa, omurganız tehlike altında demektir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yatış Pozisyonu:</strong> Omurga sağlığı için en ideal pozisyon olan yan yatışı destekleyen yastıklar tercih edin.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/boyun-duzlesmesinin-gizli-sorumlusu-yastiklar-sakin-bu-hatayi-yapmayin</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/boyun-duzlesmesinin-gizli-sorumlusu-yastiklar-sakin-bu-hatayi-yapmayin.jpg" type="image/jpeg" length="31567"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/gida-etiketlemesinde-yeni-donem-menude-icerik-ve-kalori-zorunlu-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/gida-etiketlemesinde-yeni-donem-menude-icerik-ve-kalori-zorunlu-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketleme kılavuzunda yaptığı güncellemeyle restoran ve kafelerde sunulan ürünlerin içerik ve enerji değerlerinin tüketiciyle paylaşılmasını zorunlu hale getirirken, etiketlerde kullanılan ifadeler için de yeni kurallar getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda etiketleme ve tüketiciyi bilgilendirme alanında kapsamlı düzenlemeler yaptı. Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu 13 Mart tarihinde güncellenerek yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında, çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilecek veya şiddeti özendirebilecek şekilde tasarlanan gıda ürünlerinin piyasaya sunulması yasaklandı. Bu çerçevede gıdaların silah, kafatası, beyin, dudak veya göz gibi şekillerde üretilmesi ya da ambalajlanması mümkün olmayacak.</p>

<p><br />
 </p>

<p>Kılavuzda ‘krema’ ifadesinin kullanımına ilişkin de yeni kurallar getirildi. Tebliğ kapsamı dışında kalan ürünlerde ‘krema’ ifadesi kullanılamayacak, bu ürünler için ‘kremsos’ gibi tanımlayıcı ifadeler kullanılabilecek. Bitki çaylarında ise hazırlama yönteminin etiket üzerinde açık ve anlaşılır şekilde yer alması zorunlu hale getirildi.</p>

<p><br />
 </p>

<p>Düzenlemeyle birlikte etiketlerde kullanılan ifadeler için de önemli sınırlamalar getirildi. Buna göre, ‘yüzde 100 doğal’, ‘en doğal’, ‘hakiki’ gibi ifadeler yasaklanırken, ‘doğal’ ifadesinin kullanılabilmesi için ürünün hiçbir katkı veya ilave bileşen içermemesi şartı getirildi. ‘Günlük’ ifadesi yalnızca raf ömrü 24 saat olan ürünlerde kullanılabilecek.</p>

<p><br />
 </p>

<p>Ambalajlı ürünlerde ‘taze sıkılmış’, ‘fırından taze’ gibi ifadelerin kullanımı yasaklanırken, aroma içeren ürünlerde gerçek meyve görsellerinin kullanılması da engellendi. Sadece aroma içeren ürünlerde ‘aromalı’ ifadesinin yer alması zorunlu hale getirildi. Ayrıca ‘peynirli’, ‘çilekli’ gibi ifadelerin yalnızca ilgili bileşenin gerçekten kullanılması halinde yazılabileceği belirtilirken, endüstriyel ürünlerde ‘ev yapımı’ ifadesinin kullanımı tamamen yasaklandı.</p>

<p><br />
 </p>

<p>Toplu tüketim yerlerine yönelik düzenleme kapsamında ise restoran, kafe ve yemekhane gibi işletmelerde sunulan gıdaların içeriği ve enerji (kalori) değerine ilişkin bilgilerin tüketiciye sunulması zorunlu hale getirildi. Bu bilgiler menü, pano, broşür, dijital ekran veya karekod aracılığıyla paylaşılabilecek. Karekod ile bilgilendirme yapılması durumunda işletmelerin ayrıca tüketiciyi bilgilendirmesi gerekecek, talep eden müşterilere ise bilgiler ayrıca sunulacak.</p>

<p><br />
 </p>

<p>Düzenlemeye uyum için işletmelere kademeli süre tanındı. Ulusal zincir işletmelerin 1 Temmuz tarihine kadar, aynı ilde 3 ve üzeri şubesi bulunan işletmelerin 31 Aralık tarihine kadar, diğer işletmelerin ise içerik bildirimi için 31 Aralık tarihine kadar, enerji bildirimi için ise 31 Aralık 2027’ye kadar uyum sağlaması gerekiyor.</p>

<p><br />
 </p>

<p><br />
 </p>

<p><strong>"TÜKETİCİLERİN NE TÜKETTİĞİNİ BİLMESİ EN DOĞAL HAKKI"</strong></p>

<p><br />
 </p>

<p>Gıda sektöründe şeffaflığın çok önemli olduğunu söyleyen ve bir çorbacıda servis elemanı olarak çalışan Feride Özbek, "Günümüzün rahatsızlıkları da göze alındığı zaman, ne tükettiklerini bilmesi, içeriğin görülebilmesi sağlıkları açısından önemli. Vatandaşlar zaten bize güvenerek geliyorlar ama istedikleri her içeriğe de ulaşabiliyorlar. Her konuda yardımcı oluyoruz. QR kod uygulaması da geçerli. Çok yerinde ve doğru bir karar olunmuş. Hatta geç kalınmış bir karar olmuş. Tüketicilerin ne tükettiğini bilmesi en doğal hakkı" dedi.</p>

<p><br />
 </p>

<p><br />
 </p>

<p><strong>"MÜŞTERİLERİMİZİN DE BU ŞEKİLDE TALEPLERİ OLUYORDU"</strong></p>

<p><br />
 </p>

<p>Bir restoranda çalışan Murat Deniz, "Müşteri için güzel bir uygulama olur. Neden derseniz, ne yediğini, ne içtiğini, kaç gram yediğini, alerjik bir şey olup olmadığını bilmiş olur. Bazen müşterilerimizin de bu şekilde talepleri oluyordu. Tüketici ne yediğini içtiğini bilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
 </p>

<p><strong>"SAĞLIĞINI DÜŞÜNEN KESİM BUNA BAKAR"</strong></p>

<p><br />
 </p>

<p>Gıda sektöründe uzun yıllardır çalıştığını ifade eden Tayfun Tatar, "Uygulama güzel, daha kısa sürede yapılsa daha da iyi olur. Ben bildiğim yerde yiyorum zaten. Bilinmeyen markaların da olduğu yerde yemek yememeye çalışıyorum. Vatandaşın çok dikkat edeceğini de düşünmüyorum. Fiyat 50 liraysa, öbür tarafta olması gereken rakam 120 liraysa 50 liralık yer tercih ediliyor genelde. O uygulamaya bakacak olan vardır ama daha bilinçli, sağlığını düşünen kesim buna bakar" şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
 </p>

<p><br />
 </p>

<p><strong>"İNSANLAR NE YEDİĞİNİ, NE KADARA KALORİ ALDIĞINI BİLİR"</strong></p>

<p><br />
 </p>

<p>Hem restoranlardaki hem de ambalajlardaki güncellemeye değinen vatandaşlardan Emine Yüzyılmaz, "İnsanlar ne yediğini, ne kadara kalori aldığını bilir. Yiyecekleri içeriğini de yazarlarsa menülere, hangi yağları kullanıyorlar, doğal ürünler mi, hibrit ürünler mi bizim için çok iyi olur. İnşallah yapabilirler. İnsanlar ürünlerini satmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çocukların ne yiyip ne içeceğini annesinin karar vermesi lazım. Bir çikolata istiyorsa önce içeriğini kendisi okuyacak, yararlıysa çocuğuna alacak. Çocuk her şeyi ister ama vermek zorunda değilsin" diye konuştu.</p>

<p><br />
 </p>

<p><br />
 </p>

<p><strong>"VATANDAŞIN İŞİNE YARAYACAK"</strong></p>

<p><br />
 </p>

<p>Kafe ile restoranlarda hijyene dikkat edilmesini ve denetimlerin daha sıklaştırılması gerektiğini vurgulayan Filiz Süzen, "Tabii ki vatandaşın işine yarayacak. Bunu yemeniz sağlıklı ama şunu yemeniz sağlıklı değil gibi bilgiler verilebilir müşteriye. Çok iyi olur. Marketlerde, AVM’lerde denetimlerin fazla olması gerekiyor. Çocuk da torunlarımız da ne yiyeceğimizi bilir. Çocuk yaşta bunların eğitimini almış olurlar. Anne ve baba zaten eğitim veriyor ama dışarda da oturdukları yerde böyle bir şeyler karşılaştıklarında güzel şeyler olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
 </p>

<p><br />
 </p>

<p><strong>"ÇOCUKLAR DAHA ÇOK ÇABUK ETKİLENİYORLAR"</strong></p>

<p><br />
 </p>

<p>Doğru bir kararın olduğunu belirten Murat Demirtaş ise, "Ne yediğimizi biliriz, kaç kalori aldığımızı biliriz. Okuyanlar için fark olur diye düşünüyorum. Sadeleşme iyi olur. Çocuklar daha çok çabuk etkileniyorlar. Ambalajın görseline dikkat ediyorlar. Nüfus çok fazla. İyi niyetli bir tedbir ama uygulamada çok yeterli olacağını düşünmüyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
 </p>

<p>Mevzuata aykırı faaliyet gösteren işletmeler ‘Denetim Elinde’ uygulaması, ‘Alo 174 Gıda Hattı’ ve ‘WhatsApp’ ihbar hattı üzerinden bildirilebilecek.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/gida-etiketlemesinde-yeni-donem-menude-icerik-ve-kalori-zorunlu-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/gida-etiketlemesinde-yeni-donem-menude-icerik-ve-kalori-zorunlu-olacak.jpg" type="image/jpeg" length="44913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı Uyardı: Saç Dökülmesinde Bu Hataları Yapmayın!]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/uzmani-uyardi-sac-dokulmesinde-bu-hatalari-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/uzmani-uyardi-sac-dokulmesinde-bu-hatalari-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saç dökülmesine karşı rastgele vitamin kullanımı uyarısı! Uzmanlar doğru teşhis olmadan yapılan müdahalelerin kalıcı kayıplara yol açabileceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saç dökülmesiyle mücadelede yapılan en büyük hatalardan biri, bilinçsiz vitamin kullanımı ve şampuanlara aşırı güvenmek. Gizem Gökçedağ Ünsal, saç dökülmesinin çoğu zaman altta yatan bir sağlık sorununun belirtisi olabileceğini vurgulayarak önemli uyarılarda bulundu.</p>

<h2>“Her Saç Dökülmesi Hastalık Değildir”</h2>

<p>İstinye Üniversitesi Liv Hospital Topkapı Dermatoloji Uzmanı Dr. Ünsal, saç dökülmesinin her zaman hastalık anlamına gelmediğini belirtti. Saçların doğal bir döngüsü olduğunu ifade eden Ünsal, günde 50-100 tel saç dökülmesinin normal kabul edildiğini söyledi.</p>

<p>Özellikle saç yıkama ve tarama sırasında fark edilen dökülmelerin çoğu zaman fizyolojik olduğunun altını çizdi.</p>

<h2>Ani ve Yoğun Dökülmeye Dikkat</h2>

<p>Ancak dökülmenin ani başlaması, kısa sürede artış göstermesi ve belirli bölgelerde yoğunlaşması durumunda dikkatli olunması gerektiğini belirten Ünsal, bu gibi durumlarda vakit kaybetmeden uzman doktora başvurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><img alt="Uzmanı Uyardı Saç Dökülmesinde Bu Hataları Yapmayın! (1)" class="detail-photo img-fluid" height="410" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/uzmani-uyardi-sac-dokulmesinde-bu-hatalari-yapmayin-1.webp" width="602" /></h2>

<h2>En Sık Görülen Saç Dökülmesi Nedenleri</h2>

<p>Saç dökülmesinin pek çok farklı nedene bağlı gelişebileceğini söyleyen Ünsal, en yaygın sebepleri şu şekilde sıraladı:</p>

<ul>
 <li><strong>Stres ve mevsimsel dökülme (Telogen effluvium):</strong> Yoğun stres, hastalık, ameliyat ya da ani kilo kaybı sonrası görülebilir. Genellikle geçicidir.</li>
 <li><strong>Genetik dökülme (Androgenetik alopesi):</strong> Hem kadın hem erkeklerde görülür, ilerleyicidir.</li>
 <li><strong>Vitamin ve mineral eksiklikleri:</strong> Özellikle demir, B12, D vitamini ve çinko eksiklikleri etkili olabilir.</li>
 <li><strong>Hormonal sorunlar:</strong> Tiroit hastalıkları, doğum sonrası süreç ve PCOS gibi durumlar tetikleyici olabilir.</li>
 <li><strong>Yanlış saç uygulamaları:</strong> Sık ısı kullanımı ve kimyasal işlemler saç kırılmalarını artırabilir.</li>
</ul>

<h2>“Rastgele Vitamin Kullanmayın” Uyarısı</h2>

<p>Ünsal, toplumda yaygın olan “vitamin alırsam saçım düzelir” düşüncesinin yanlış olduğunu belirterek şu uyarıyı yaptı:</p>

<p>“Her saç dökülmesi vitamin eksikliğinden kaynaklanmaz. Gelişigüzel takviye kullanımı hem gereksizdir hem de bazı durumlarda dökülmeyi artırabilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ne Zaman Doktora Gidilmeli?</h2>

<p>Aşağıdaki durumlarda mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulması gerekiyor:</p>

<ul>
 <li>Dökülme 2-3 aydan uzun sürüyorsa</li>
 <li>Saçlarda gözle görülür seyrelme varsa</li>
 <li>Kaş, kirpik veya vücut kıllarında da dökülme başladıysa</li>
 <li>Saçlı deride kaşıntı, kızarıklık veya pullanma varsa</li>
 <li>Bölgesel, tamamen saçsız alanlar oluştuysa</li>
</ul>

<h2>Erken Teşhis Kalıcı Kayıpları Önleyebilir</h2>

<p>Saç dökülmesinin çoğu zaman geri dönüşümlü olduğunu belirten Ünsal, doğru zamanda doğru teşhisin büyük önem taşıdığını söyledi. Geç kalınan vakalarda ise dökülmenin kalıcı hale gelebileceği uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/uzmani-uyardi-sac-dokulmesinde-bu-hatalari-yapmayin</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/uzmani-uyardi-sac-dokulmesinde-bu-hatalari-yapmayin-2.webp" type="image/jpeg" length="62639"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalbi 3 saat durdurularak, aort damarı değiştirildi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kalbi-3-saat-durdurularak-aort-damari-degistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kalbi-3-saat-durdurularak-aort-damari-degistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun’da 69 yaşındaki Ali Akan’ın kalbi 3 saat durdurularak genişleyen aort damarı biyolojik kapaklı yapay damarla değiştirildi. Ameliyat başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Samsun Şehir Hastanesi</strong>'nde doğuştan göğüs kafesi deformitesi ve ileri düzeyde skolyozu bulunan 69 yaşındaki <strong>Ali Akan</strong>, hayati risk taşıyan genişlemiş aort damarı için gerçekleştirilen zorlu ameliyatla sağlığına kavuştu. Operasyonda kalp 3 saat boyunca durdurularak, aort biyolojik kapaklı yapay damarla değiştirildi.</p>

<h3>Dolikoaorta ve Nadir Durum</h3>

<p>Akan, 10 yıl önce aort genişlemesi teşhisi almıştı. Son bir ayda artan nefes darlığı ve halsizlik şikayetiyle başvurduğu hastanede yapılan tetkiklerde, ana damar olan aortta ciddi genişleme ve ileri düzeyde kapak yetmezliği tespit edildi. Ayrıca aortun normalden çok uzun ve kıvrımlı olduğu, tıpta “dolikoaorta” olarak bilinen nadir damar yapısına sahip olduğu belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Zorlu Ameliyat Planı</h3>

<p>Doğuştan gelen güvercin göğsü ve omurga eğriliği nedeniyle kalp ve büyük damarların normalden farklı bir konumda olması, ameliyatı oldukça güçleştirdi. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı <strong>Dr. Öğretim Üyesi Emrah Ereren</strong> ve ekibi, standart yöntemlerin dışına çıkarak özel bir ameliyat planı hazırladı.</p>

<p>Yaklaşık 4 saat süren operasyonda, kasık damarları üzerinden kalp-akciğer makinesine bağlanan Akan’ın kalbi 3 saat durduruldu. Genişlemiş ve uzamış aort tamamen çıkarılarak yerine biyolojik kapaklı yapay damar yerleştirildi. Kalbi besleyen damarlardan birinin derin ve sabit pozisyonu nedeniyle “cabrol yöntemi” kullanıldı.</p>

<h3>Ameliyatın Başarısı ve Taburculuk</h3>

<p>Dr. Ereren, ameliyatın ardından hastanın beyin ve organ dolaşımının stabil kaldığını belirtti: “Kalp ritmi kendiliğinden normale döndü ve hasta herhangi bir destek tedavisine ihtiyaç duymadan makineden ayrıldı. Ameliyat sonrası süreç sorunsuz ilerledi.”</p>

<p>Yaklaşık 12 gün süren takibin ardından taburcu edilen Ali Akan, doktorlarına ve sağlık ekibine teşekkür etti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kalbi-3-saat-durdurularak-aort-damari-degistirildi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/kalbi-3-saat-durdurularak-aort-damari-degistirildi.webp" type="image/jpeg" length="94144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyabet her yıl 12 bin uzuv kaybına yol açıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/diyabet-her-yil-12-bin-uzuv-kaybina-yol-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/diyabet-her-yil-12-bin-uzuv-kaybina-yol-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Mustafa Doğan, diyabetin Türkiye’de hızla arttığını ve her yıl binlerce kişinin uzuv kaybı yaşadığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div>Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, Türkiye’de giderek artan diyabet vakalarına dikkat çekerek çarpıcı veriler paylaştı. Doğan, her yıl yaklaşık 12 bin kişinin diyabete bağlı nedenlerle uzuv kaybı yaşadığını belirtti. Son 10 yılda diyabetli hasta sayısının iki katına çıktığını ifade eden Doğan, bu artışın temel nedenleri arasında hareketsiz yaşam ve sağlıksız beslenmenin öne çıktığını vurguladı. Uzman isim, hastalığın kontrol altına alınabileceğini ancak ihmal edilmesi durumunda ciddi sonuçlara yol açtığını söyledi.</div>

<div><strong>SON 10 YILDA DİYABET HASTALIĞI İKİ KATINA ÇIKTI</strong></div>

<div>Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, Türkiye’de diyabetin son yıllarda ciddi bir artış gösterdiğini belirtti. Yaklaşık 10 yıl önce 6-7 milyon seviyesinde olan diyabetli hasta sayısının bugün 12 milyona ulaştığını ifade etti.</div>

<div>Doğan, bu artışın nedenlerini yaşam alışkanlıklarındaki değişime bağladı. Özellikle hareketsiz yaşam tarzının yaygınlaşması, fiziksel aktivitenin azalması ve spor alışkanlıklarının gerilemesi dikkat çekiyor. Bunun yanında beslenme alışkanlıklarının da önemli ölçüde değiştiğini belirten Doğan, evde yemek yapma kültürünün yerini hazır ve paketli gıdalara bıraktığını söyledi.</div>

<div>Bu iki faktörün birleşmesiyle diyabetin hızla yaygınlaştığını vurgulayan Doğan, toplumun bu konuda daha bilinçli olması gerektiğini dile getirdi.</div>

<div><strong>DİYABET UZUV KAYIPLARINA YOL AÇABİLİYOR</strong></div>

<div>Doç. Dr. Mustafa Doğan, diyabetin yalnızca kan şekeri yüksekliğiyle sınırlı bir hastalık olmadığını belirterek, ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. Hastalığın küçük damarlar üzerinde oluşturduğu hasarın zamanla organ ve uzuv kayıplarına neden olabileceğini ifade etti.</div>

<div>Diyabetin göz damarlarını etkileyerek görme kaybına, böbrekleri etkileyerek böbrek yetmezliğine ve diyaliz ihtiyacına yol açabileceğini söyleyen Doğan, aynı zamanda kalp damarları üzerinde de ciddi riskler oluşturduğunu belirtti.</div>

<div>Hastalığın sinir sistemi üzerindeki etkilerine de değinen Doğan, hissizlik nedeniyle yaralanmaların fark edilmediğini ve bunun “diyabetik ayak” olarak bilinen ciddi tablolara yol açabildiğini ifade etti.</div>

<div><strong>AYAK SAĞLIĞI VE GÜNLÜK KONTROLLER HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></div>

<div>Doç. Dr. Mustafa Doğan, diyabet hastalarının özellikle ayak sağlığına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Günlük ayak kontrolü ve hijyenin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Doğan, uygun ayakkabı seçiminin de büyük önem taşıdığını söyledi.</div>

<div>Özellikle beden gücüyle çalışan bireylerin ayak konforuna daha fazla dikkat etmesi gerektiğini ifade eden Doğan, ayakkabı seçiminde marka veya görünümden çok sağlık kriterlerinin ön planda tutulması gerektiğini belirtti.</div>

<div>Yumuşak, ayağı kavrayan ve zarar vermeyen ayakkabıların tercih edilmesi gerektiğini söyleyen Doğan, küçük yaralanmaların bile ciddi sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu.</div>

<div><strong>DİYABET KONTROL ALTINA ALINABİLİR BİR HASTALIK</strong></div>

<div>Doç. Dr. Mustafa Doğan, diyabetin doğru yönetildiğinde kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Hastalığın yönetiminde üç temel unsurun bulunduğunu belirten Doğan, bunları ilaç kullanımı, beslenme ve egzersiz olarak sıraladı.</div>

<div>Düzenli ilaç kullanımı, sağlıklı beslenme ve günlük fiziksel aktivitenin birlikte uygulanması durumunda diyabetin kontrol altına alınabileceğini ifade etti. Ayrıca erken dönemde fark edilen yaraların tedavi edilmesinin, uzuv kayıplarını önlemede kritik rol oynadığını söyledi.</div>

<div>Doğan, bu üç temel unsurun ihmal edilmemesi durumunda diyabetin yol açabileceği ciddi sonuçların büyük ölçüde engellenebileceğini sözlerine ekledi.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/diyabet-her-yil-12-bin-uzuv-kaybina-yol-aciyor</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/diyabet-her-yil-12-bin-uzuv-kaybina-yol-aciyor.jpg" type="image/jpeg" length="49915"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapışkan Şekerler Dişleri Tehdit Ediyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yapiskan-sekerler-disleri-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yapiskan-sekerler-disleri-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayramda yapışkan şekerler çocuk dişleri için risk oluşturuyor. 6-12 yaş arası çocuklarda çürük riski artıyor, önlem olarak florürlü diş macunu öneriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayram ziyaretleriyle birlikte özellikle çocukların tükettiği şeker ve tatlı miktarı artıyor. Diş sağlığı uzmanları, bu dönemde yapışkan şekerlerin çocuk dişleri için ciddi risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h2>Yapışkan Şekerler Çocuk Dişlerini Hızla Etkiliyor</h2>

<p>Diş Hekimi Elanur Kök, çocukların diş yapısının yetişkinlere göre daha hassas olduğunu belirterek, lokum, karamelli şeker ve jelibon gibi ağızda uzun süre kalan yapışkan şekerlerin diş çürüğü açısından en riskli tatlılar olduğunu söyledi. Kök, “Çikolata ağızda daha kısa sürede eridiği için nispeten daha az risklidir” dedi.</p>

<h2><img alt="Yapışkan Şekerler Dişleri Tehdit Ediyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="767" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/yapiskan-sekerler-disleri-tehdit-ediyor-1.jpeg" width="750" /></h2>

<h2>Riskli Yaş Grubu 6-12</h2>

<p>Çocukların dişlerinin dış tabakası olan mine daha ince, iç kısmı dentin ise daha yumuşak olduğundan şekerli yiyecekler çocuk dişlerinde daha hızlı etki gösteriyor. 6-12 yaş arasındaki çocukların ağız hijyeni henüz tam oturmadığı için şeker, bakteriler için uygun ortam oluşturuyor ve çürük riski artıyor.</p>

<h2>Bayramda Alınacak Önlemler</h2>

<p>Diş Hekimi Kök, bayram sürecinde artan tatlı tüketiminin tek başına çürük oluşturmayacağını ancak dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Öneriler şöyle sıralandı:</p>

<ul>
 <li>Tatlılardan sonra çocukların ağzını suyla çalkalamasını sağlamak</li>
 <li>Günde en az iki kez, özellikle yatmadan önce dişlerini fırçalatmak</li>
 <li>Tatlıları ana öğünlerle birlikte vermek</li>
 <li>Gece şeker vermekten kaçınmak</li>
 <li>Florürlü diş macunu kullanmak</li>
 <li>Yapışkan şekerleri sınırlamak</li>
</ul>

<h2>Özel Durumlara Dikkat</h2>

<p>Kök, ortodontik tedavi gören veya daha önce çürük geçmişi olan çocuklarda riskin daha yüksek olduğunu belirtti. Ayrıca çocukların tatlıyı ödül gibi alışkanlık haline getirmemesi gerektiğini de ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yapiskan-sekerler-disleri-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 04:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/03/yapiskan-sekerler-disleri-tehdit-ediyor.webp" type="image/jpeg" length="48874"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
