<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kahramanmaraş Haber | Son Dakika Maraş Haberleri</title>
    <link>https://www.marasbugun.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş'ın nabzı marasbugun.com.tr'de atıyor! Güncel Maraş haberleri, son dakika olayları, yerel gündem ve güvenilir kaynak için hemen ziyaret edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 17 Jul 2026 17:39:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarının gizli astım tehlikeleri... Polen, klor, nem, mangal dumanına karşı dikkat!]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, yaz aylarında astımlı çocuklarda şikâyetleri artırabilecek polen, klima kullanımı, nem, yoğun egzersiz, enfeksiyonlar ve kapalı havuz ortamlarına karşı aileleri uyardı. Düzenli tedavi ve çevresel önlemlerle çocukların sağlıklı bir yaz geçirebileceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklık, nem ve çevresel faktörler astımlı çocukların solunum yollarını olumsuz etkileyebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, ailelerin bu dönemde astımı tetikleyebilecek etkenlere karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Astımın kontrol altında tutulabilmesi için düzenli doktor takibinin ve tedaviye devam edilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Bari, doktor önerisi olmadan ilaçların bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Astımlı çocukların yaz aylarında da rahatlatıcı ilaçlarını ve inhalerlerini yanlarında bulundurmaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>POLENLER ASTIMI TETİKLEYEBİLİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz aylarında en önemli tetikleyicilerden birinin polenler olduğunu belirten Dr. Bari, özellikle alerjik astımı bulunan çocuklarda polenlerin solunum yollarında daralmaya, mukus artışına ve astım belirtilerine yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Polen yoğunluğunun fazla olduğu sabah erken saatlerde pencerelerin kapalı tutulması, dışarı çıkılması gerekiyorsa maske kullanılması ve araçlarda polen filtresi tercih edilmesi önerildi. Yaz sonunda çim biçme gibi faaliyetlerden de kaçınılması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>YANLIŞ KLİMA KULLANIMI RİSKE YOL AÇABİLİR</strong></p>

<p>Klima kullanımının sıcak havalarda konfor sağladığını ancak yanlış kullanımın astımı tetikleyebileceğini ifade eden Dr. Bari, düzenli temizlenmeyen klima filtrelerinde biriken toz ve küflerin alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini söyledi. Klimanın ortamı aşırı soğutmaması gerektiğini belirten Bari, ideal sıcaklığın yaklaşık 22-24 derece arasında tutulmasını ve filtrelerin düzenli temizlenmesini önerdi.</p>

<p><strong>MANGAL DUMANI, KÜF VE NEMDEN UZAK DURUN</strong></p>

<p>Yaz aylarında tercih edilen piknik alanlarında bulunan mangal dumanı, egzoz gazları, nemli bölgelerdeki küf ve mantarların da astımı tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.</p>

<p>Uzmanlar, astımlı çocukların sigara, mangal ve egzoz dumanından uzak tutulmasını, rutubetli ve güneş almayan alanlar yerine kuru ve hava akımı olan bölgelerin tercih edilmesini önerdi.</p>

<p><img height="610" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/12/1783664483-dr-mran-bar-1783864479-387-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Sporun astımlı çocuklar için faydalı olduğunu ancak aşırı yoğun aktivitelerin risk oluşturabileceğini belirten Dr. İmran Bari, yoğun egzersiz sırasında ağızdan solunum yapılmasının bronşlarda kuruluk ve daralmaya neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Sporun sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması, egzersiz öncesinde ısınmaya zaman ayrılması ve gerekli ilaçların ihmal edilmemesi gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>VİRÜS VE BAKTERİLERE KARŞI HİJYEN ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında seyahatler ve kalabalık ortamların enfeksiyon riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Bari, virüs ve bakterilerin astımlı çocuklarda hava yolu hassasiyetini artırarak nefes darlığına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Ailelere el hijyenine dikkat etmeleri, hasta kişilerle yakın teması azaltmaları, gerekli durumlarda maske kullanmaları ve çocukların aşılarını düzenli yaptırmaları önerildi.</p>

<p><strong>NEM ORANI VE KAPALI HAVUZLARA DİKKAT</strong></p>

<p>Yüksek nem oranının astımlı çocuklarda nefes almayı zorlaştırabileceğini belirten uzmanlar, evlerde ideal nem oranının yüzde 40-50 arasında tutulmasını önerdi. Kapalı havuzlarda kullanılan klorun bazı çocuklarda astım atağını tetikleyebileceği belirtilirken, yoğun klor kokusu bulunan, yeterince havalandırılmayan ve kalabalık havuzlardan kaçınılması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Dr. İmran Bari, çevresel faktörlere karşı önlem alındığında ve tedavi düzenli sürdürüldüğünde astımlı çocukların da sağlıklı ve keyifli bir yaz mevsimi geçirebileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="72431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fıtığı hafife aldı, ölümden döndü! Bağırsakları kangren oldu]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süredir göbek fıtığı şikayeti bulunan 61 yaşındaki Nihal Uygun, fıtığın sıkışması sonucu yaşadığı çoklu organ yetmezliğini yoğun bakım sürecinin ardından atlatarak sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div>Antalya’da yaşayan 61 yaşındaki Nihal Uygun, uzun süredir ihmal ettiği göbek fıtığı nedeniyle az kalsın hayatını kaybediyordu. Karın bölgesindeki şiddetli ağrı, şişlik ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Antalya Hastanesi’ne başvuran Uygun’un yapılan tetkiklerinde, fıtığın sıkıştığı ve hayati risk oluşturduğu belirlendi.</div>

<div><strong>İHMAL EDİLEN FITIK KANGRENE DÖNÜŞTÜ</strong></div>

<div>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş tarafından acil ameliyata alınan Nihal Uygun’un durumunun, tahmin edilenden çok daha kritik olduğu ortaya çıktı. Ameliyat sırasında bağırsağının yaklaşık 40 santimetrelik kısmında kangrenleşme ve delinme tespit edildi. Bağırsak içeriğinin karın boşluğuna yayılmasıyla hastanın kan zehirlenmesi (sepsis) yaşadığı; böbrek, karaciğer ve akciğer gibi hayati organlarının ise iflasın eşiğine geldiği belirlendi.</div>

<div><strong>YAŞAM MÜCADELESİNDEN ZAFERLE ÇIKTI</strong></div>

<div>Başarılı geçen ameliyatın ardından yaklaşık 15 gün boyunca yoğun bakımda solunum cihazına bağlı olarak tedavi gören Nihal Uygun, doktorların müdahalesiyle hayata tutundu. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Uygun, “Yemesem de karnım şişiyor, nefesim daralıyordu. Ayakta durmakta bile zorlanıyordum. Doktorum Gökhan Bey sayesinde bu büyük tehlikeyi atlattım, sağlığıma kavuştuğum için çok mutluyum” dedi.</div>

<div><strong>UZMANLARDAN HAYATİ UYARI: "FITIK DEYİP GEÇMEYİN"</strong></div>

<div>Hastanın durumunun hastaneye geldiğinde çok ağır olduğunu vurgulayan Op. Dr. Gökhan Ateş, fıtık rahatsızlıklarının asla hafife alınmaması gerektiğinin altını çizdi. Dr. Ateş, “Fıtık aslında zamanında müdahale edildiğinde laparoskopik yöntemle bir gece yatışla çok kolay tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Ancak ihmal edildiğinde; sıkışma, kangren ve delinme gibi ölümcül sonuçlar doğurabilir. Hastamızın böbrek, karaciğer ve akciğer fonksiyonları çoklu organ yetmezliğine kadar gerilemişti. Çok şükür organ fonksiyonları toparladı ve hastamızı sağlıklı bir şekilde evine uğurluyoruz” şeklinde konuştu.</div>

<div><strong>ZAMANINDA MÜDAHALE HAYAT KURTARIR</strong></div>

<div>Dr. Ateş, özellikle karın bölgesinde şişlik, geçmeyen ağrı ve mide problemleri yaşayan hastaların vakit kaybetmeden bir uzmana görünmeleri gerektiğini belirtti. Fıtığın basit bir şişlik gibi görünse de zamanla sistemik bir tehdide dönüşebileceğini hatırlatan Dr. Ateş, erken teşhisin bu tür hayati tabloların önüne geçilmesinde en önemli anahtar olduğunu vurguladı.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu-3.jpeg" type="image/jpeg" length="23564"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmaniye'de mucize ameliyat çocuk ilk kez duydu]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir ilk gerçekleştirildi. Koklear implant ameliyatı sonrası seslerle buluşan minik Harun'un sevinci duygulu anlar yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmaniye’de sağlık alanında büyük bir başarıya imza atıldı. Doğuştan gelen işitme kaybı nedeniyle uzun süredir dünyası sessizliğe gömülen 7 yaşındaki Harun Ekinci, Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen "biyonik kulak" ameliyatı sayesinde yeniden duymaya başladı. Daha önce işitme cihazlarından faydalanan ancak son bir yıldır bu cihazların da yetersiz kalmasıyla zor günler geçiren minik Harun, başarılı operasyonun ardından hayata yeniden bağlandı.</p>

<p><img height="765" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-1.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>İLK KEZ GERÇEKLEŞTİRİLEN BAŞARILI OPERASYON</strong></p>

<p>Hastanenin Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ekibi tarafından titizlikle yürütülen operasyon, Osmaniye’de ilk kez uygulanmasıyla da dikkat çekti. Her iki kulağında çok ileri derecede sensörinöral (sinirsel tip) işitme kaybı tespit edilen Ekinci’ye, koklear implant yerleştirildi. Operasyonun başarıyla tamamlanmasının ardından gerçekleştirilen ilk aktivasyon süreci, hastanede büyük bir heyecana sahne oldu.</p>

<p><img height="710" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-2.jpeg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GÖZYAŞLARINI TUTAMADI</strong></p>

<p>İmplantın aktif hale getirilmesiyle birlikte yaklaşık bir yıllık sessizliğin ardından ilk kez anne ve babasının sesini duyan Harun Ekinci, duygusal anlar yaşadı. Küçük çocuğun yüzündeki mutluluk ve gözyaşları, başta ailesi olmak üzere hastane personelini de duygulandırdı. Bu özel anlar, tedavi sürecinde büyük emek veren sağlık ekibi için de unutulmaz bir başarı hikayesine dönüştü.</p>

<p><img height="924" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-5.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>“BAŞKA MERKEZLERE GEREK KALMAYACAK”</strong></p>

<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Furkan Fatih Şenoğul, hastanenin teknolojik altyapısını ve nitelikli kadrosunu vurguladı. Op. Dr. Şenoğul, “Hedefimiz, vatandaşlarımızın çevre illere veya büyük merkezlere ihtiyaç duymadan kendi şehrimizde tedavi olabilmelerini sağlamaktır. Koklear implant tedavisi, sadece cerrahi bir işlem değil; aynı zamanda düzenli takip ve rehabilitasyonla desteklenen uzun bir yolculuktur. Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak bu nitelikli hizmeti daha fazla hastamıza ulaştırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Harun Ekinci’nin bundan sonraki süreçte rehabilitasyon ve takip süreciyle işitme yetisini geliştirmeye devam edeceği belirtildi.</p>

<p><img height="727" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-4.jpeg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-3.jpeg" type="image/jpeg" length="37682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın serinlemek isterken sağlığınızdan olmayın]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak havalarda havuz ve klima kullanımı sağlığı tehdit edebiliyor. Prof. Dr. Aylin Gül, basit önlemlerle hastalıklardan korunmanın yollarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, uzmanlar sıcak havaların getirdiği sağlık risklerine karşı vatandaşları uyarıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, özellikle havuz kullanımı, klima tercihi ve alerjik reaksiyonların yaz aylarında KBB şikayetlerini zirveye taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Gül, "Yaz mevsiminin keyifli geçmesi için alınacak küçük önlemler, birçok ciddi sağlık sorununun önüne geçebilir" dedi.</p>

<p><strong>HAVUZ SONRASI KULAK ENFEKSİYONLARINA DİKKAT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Aylin Gül, yüzme sonrası dış kulak yolunda kalan nemin bakteriyel üreme için ideal bir ortam yarattığına dikkat çekerek, bunun yaz döneminin en sık karşılaşılan KBB rahatsızlıklarından biri olduğunu vurguladı. "Yüzme sonrasında kulakta ağrı, dolgunluk veya kaşıntı enfeksiyon habercisi olabilir" diyen Gül, vatandaşların kulak içine pamuklu çubuk gibi yabancı cisimlerle müdahale etmemesi gerektiği konusunda uyardı. Bu tür yanlış alışkanlıkların enfeksiyonu daha da ağırlaştırabileceğini belirten uzman, belirtilerin başlaması durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmasını önerdi.</p>

<p><strong>KLİMA KULLANIMINDA "DOĞRUDAN TEMAS" RİSKİ</strong></p>

<p>Klimaların bilinçsiz kullanımının boğaz kuruluğu, ses kısıklığı ve üst solunum yolu hastalıklarını tetiklediğini ifade eden Prof. Dr. Aylin Gül, ortam ısısının çok düşük tutulmaması gerektiğini söyledi. Hava akımının doğrudan yüz ve boyun bölgesine gelmesinin boğaz mukozasını kurutarak enfeksiyonlara zemin hazırladığını belirten Gül, "Ortamın düzenli havalandırılması ve vücudun ihtiyaç duyduğu sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi, sağlıklı bir yaz dönemi için hayati önem taşıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>ALERJİK ŞİKAYETLERİ İHMAL ETMEYİN</strong></p>

<p>Yaz mevsiminde polen, toz ve çevresel alerjenlerin etkisinin sürdüğüne değinen Prof. Dr. Gül, uzun süren burun tıkanıklığı, hapşırık ve geniz akıntısı gibi belirtilerin alerjik rinit kaynaklı olabileceğini belirtti. "Burun tıkanıklığı sadece yaşam kalitesini değil, uyku düzenini ve günlük performansı da doğrudan etkiler" diyen Gül, iki haftadan uzun süren ses kısıklığı, boyunda şişlik, yutma güçlüğü veya işitme kaybı gibi durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>SAĞLIKLI BİR YAZ İÇİN İPUÇLARI</strong></p>

<p>Temizliği düzenli denetlenen havuzların tercih edilmesi, yüzme sonrası kulak hijyenine dikkat edilmesi ve klimaların doğru kullanılması sağlıklı bir yazın temel anahtarlarıdır. Erken teşhisin tedavi başarısını büyük oranda artırdığını hatırlatan Prof. Dr. Aylin Gül, kronik hastalığı bulunan bireylerin, yaşlıların ve çocukların bu dönemde daha hassas davranmaları gerektiğinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin.jpg" type="image/jpeg" length="64971"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep’te yaz tatili uyarısı çocuklar ekran başında eriyip gitmesin]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te uzmanlar, yaz tatilinde çocukların dijital dünyada hapsolmasına karşı uyardı. Ekran kullanımını yönetmek için ailelere kritik stratejiler sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’te uzmanlar, yaz tatiliyle birlikte çocukların dijital dünyada hapsolmasıyla ilgili kritik uyarılarda bulundu. Uzun süreli ekran kullanımının fiziksel ve zihinsel gelişimi baltaladığını belirten hekimler, ailelere "0-3 yaş kuralını" hatırlatarak önemli stratejiler sundu.</p>

<p><strong>YAZ TATİLİNDE DİJİTAL TUZAKLARA DİKKAT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çiftçi, okulların kapanmasıyla birlikte çocukların tablet, bilgisayar ve telefon başında geçirdiği sürenin ciddi oranda artış gösterdiğini belirtti. Sosyal medya mecralarında da geniş yankı bulan ve aileleri tedirgin eden bu durumun, çocukların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını riske attığına vurgu yapıldı. Uzmanlar, ekranın bir "oyalanma aracı" olarak görülmesinin en büyük hatalardan biri olduğunu savunuyor.</p>

<p>Ekran bağımlılığının sadece bir zaman kaybı olmadığını, beyin gelişimini doğrudan etkileyen bir süreç olduğunu dile getiren Dr. Çiftçi, kontrolsüz kullanımın ileride telafisi güç sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor. Özellikle okul çağındaki çocukların dijital dünyadan koparılıp gerçek hayata döndürülmesi, uzmanlara göre tatil döneminin en önemli gündem maddesi olmalı.</p>

<p><strong>DİJİTAL BAĞIMLILIK BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></p>

<p>Sosyal medya paylaşımlarında birçok ebeveynin benzer şikayetlerle çözüm aradığı ekran bağımlılığı, sadece cihaz başında geçirilen süreyi değil, aynı zamanda çocuğun davranış kalıplarını da belirliyor. Çocuğun ekran süresi kısıtlandığında gösterdiği öfke nöbetleri, huzursuzluk ve günlük sorumluluklarını aksatması, bağımlılığın temel işaretleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra, ekran karşısında uzun vakit geçiren çocuklarda uyku düzeninin bozulması, dikkat dağınıklığı ve sosyal becerilerde körelme gibi somut sorunlar gün yüzüne çıkıyor. Uzmanlar, dijital dünyanın sunduğu yapay hazzın, çocuğun gerçek dünyadaki başarılarını ve arkadaşlık kurma yetisini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Özellikle hareketsizliğe bağlı gelişen fiziksel problemler, tatil döneminde ciddi bir sağlık riskine dönüşüyor.</p>

<p><strong>0-3 YAŞ DÖNEMİ NEDEN BU KADAR KRİTİK?</strong></p>

<p>Bilimsel veriler ışığında en büyük tehlikenin "erken yaşta maruziyet" olduğunu belirten Dr. Çiftçi, çocukların zihinsel ve sosyal gelişiminin en hızlı olduğu dönem olan 0-3 yaş aralığında dijital cihazlardan tamamen uzak durulması gerektiğini savunuyor. Bu dönemde çocuğun beyin yapısının, gerçek dünya ile kurduğu etkileşimle şekillendiği, ekranın ise bu süreci sekteye uğrattığı belirtiliyor.</p>

<p>Üç yaşından sonra ise ekran süresinin yaşa uygun, kontrollü ve içerik bazlı sınırlandırılması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu sürecin bir yasaklama listesinden ziyade, çocukla kaliteli zaman geçirme ve aile içi bağları kuvvetlendirme süreci olarak yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<p><strong>AİLELERE KRİTİK ÖNERİLER VE ÇÖZÜM YOLLARI</strong></p>

<p>Ekran bağımlılığıyla mücadele, evin içinde atılacak adımlarla başlıyor. Ebeveynlerin çocuklarına örnek olması gerektiğini belirten uzmanlar, dijital cihazların kesinlikle ödül veya ceza aracı olarak kullanılmaması konusunda uyarıyor. Yemek saatlerinde ve yatmadan hemen önce tüm ekranların kapatılması, evdeki "dijital detoks" saatlerinin artırılması öneriliyor.</p>

<p>Çocukların açık hava etkinliklerine, spora ve kitap okumaya yönlendirilmesi, onların enerjilerini daha sağlıklı bir şekilde boşaltmalarını sağlıyor. Sosyal medya platformlarında da sıkça dile getirildiği gibi, çocuklar ekran başında sanal kahramanlar yerine, gerçek hayatın içerisinde kendi yeteneklerini keşfettikleri aktivitelere teşvik edilmeli.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin.jpg" type="image/jpeg" length="87662"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kas kaybı mı yaşıyorsunuz? Bu belirtilere dikkat edin]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kas-kaybi-mi-yasiyorsunuz-bu-belirtilere-dikkat-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kas-kaybi-mi-yasiyorsunuz-bu-belirtilere-dikkat-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaşlılık belirtisi sanılan kas kaybı, aslında sinsi bir hastalık olan sarkopeninin habercisi olabilir. Uzmanlar, bağımsız bir yaşam için erken önlem alınmasını öneriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, yaşlanmanın doğal bir süreci olarak kabul edilen kas kaybının, belirli bir seviyeyi aştığında "sarkopeni" olarak adlandırılan ciddi bir sağlık sorununa dönüştüğünü açıkladı. Birçok kişinin bu durumu sadece yaşlılık belirtisi olarak gördüğünü vurgulayan Prof. Dr. Koca, bu sinsi sürecin aslında 30’lu yaşlardan itibaren sessizce başladığına dikkat çekti.</p>

<p><strong>HAREKET KABİLİYETİNİ VE YAŞAM KALİTESİNİ VURUYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sarkopeninin günümüzde sağlıklı yaşlanmanın önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Koca, "Kas kaybı, yaş alma sürecinin doğal bir parçası gibi görünse de, sürecin hızlanması sonucu kas gücü ve fiziksel performansın düşmesi bağımsız yaşamı kısıtlıyor. Merdiven çıkarken zorlanmak, sandalyeden kalkarken güçlük çekmek, yürüme hızında yavaşlama ve sık düşmeler, bu hastalığın en belirgin işaretleridir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>KAS SAĞLIĞI TANSİYON KADAR ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Prof. Dr. Koca, kas sağlığının tansiyon, kan şekeri veya kolesterol kadar düzenli takip edilmesi gereken bir sağlık göstergesi olduğunun altını çizdi. Özellikle orta yaştan itibaren fiziksel aktivitelerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Koca, "Haftada en az iki veya üç gün yapılacak direnç egzersizleri, günlük yeterli protein alımı ve D vitamini dengesinin korunması, sarkopeniye karşı en büyük savunma mekanizmamızdır" dedi.</p>

<p><strong>ERKEN TANI İLE YAŞAM SÜRENİZİ KORUYUN</strong></p>

<p>Güç kaybı ve hareketlerde belirgin yavaşlama hisseden vatandaşlara bir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanına başvurmalarını tavsiye eden Prof. Dr. Koca, sözlerini şöyle tamamladı: "Yaş almak kaçınılmazdır ancak güçlü kaslara sahip olmak büyük ölçüde bizim elimizde. Erken farkındalık ve yaşam tarzı değişiklikleri ile bu sinsi hastalığın etkilerini minimize edebilir, ileri yaşlarda çok daha kaliteli ve bağımsız bir yaşam sürebilirsiniz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kas-kaybi-mi-yasiyorsunuz-bu-belirtilere-dikkat-edin</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 17:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/kas-kaybi-mi-yasiyorsunuz-bu-belirtilere-dikkat-edin.jpg" type="image/jpeg" length="92190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş'ta sağlıklı yaşam merkezleri için yeni dönem başladı!]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kahramanmarasta-saglikli-yasam-merkezleri-icin-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kahramanmarasta-saglikli-yasam-merkezleri-icin-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan esenlik merkezleri için kapsamlı yönetmelik! Kahramanmaraş'taki merkezler için ruhsat, personel ve denetim kuralları yeniden düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan "Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kahramanmaraş genelinde de hızla artan sağlıklı yaşam merkezlerini ve esenlik ünitelerini doğrudan ilgilendiren düzenleme ile bu tesislerin açılışından denetimine kadar tüm süreçler ilk kez kapsamlı bir mevzuata bağlandı. Artık kentteki tüm esenlik merkezlerinin faaliyetleri, Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği yüksek standartlara göre yürütülecek.</p>

<p><strong>RUHSATSIZ MERKEZ DÖNEMİ BİTTİ</strong></p>

<p>Yeni yönetmelik, Kahramanmaraş'taki esenlik merkezi veya ünitesi açacak olan tüm gerçek ve tüzel kişilere İl Sağlık Müdürlüğü’nden ruhsat alma zorunluluğu getiriyor. Ruhsatı alınan tesislerin 6 ay içerisinde faaliyete geçmesi şartı aranırken, belirtilen sürede açılmayan merkezlerin ruhsatları iptal edilecek. Tesislerin fiziksel standartları da netleştirildi; müstakil merkezlerin en az 500 metrekare, ünitelerin ise 300 metrekare kapalı alana sahip olması ve müstakil girişi bulunması zorunlu hale getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HİZMET YELPAZESİ VE KURALLAR NETLEŞTİ</strong></p>

<p>Kahramanmaraşlı vatandaşların sağlıklı yaşam için tercih ettiği merkezlerde sunulacak hizmetler arasına; fizyoterapi, psikolojik destek, beslenme danışmanlığı, tuz terapisi, sanat terapileri ve GETAT uygulamaları eklendi. Ancak yönetmelik, disiplini de beraberinde getiriyor. Merkezlerde herhangi bir ürün satışı kesinlikle yasaklandı ve hizmetlerin merkez dışına taşınamayacağı hüküm altına alındı. Ayrıca, acil müdahale odası bulundurma zorunluluğu ve bir sağlık kuruluşuyla iş birliği yapma şartı ile vatandaşların güvenliği ön plana çıkarıldı.</p>

<p><strong>VERİLER BAKANLIK SİSTEMİNE AKTARILACAK</strong></p>

<p>Yeni dönemde, Kahramanmaraş’taki merkezlerde sunulan tüm hizmetler dijital ortamda kayıt altına alınacak. Kişisel sağlık verilerinin korunmasına ilişkin hükümler çerçevesinde, tüm veriler Sağlık Bakanlığı’nın merkezi sağlık veri sistemine aktarılacak. Yönetmeliğe aykırı hareket eden veya yanıltıcı bilgi veren tesisler, idari yaptırımlarla karşılaşacak. Eksikliklerin giderilmemesi durumunda ise merkezlerin faaliyetleri durdurulacak, ciddi durumlarda ruhsat iptaline gidilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kahramanmarasta-saglikli-yasam-merkezleri-icin-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/kahramanmarasta-saglikli-yasam-merkezleri-icin-yeni-donem-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="58979"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ameliyattan kaçtı, diz ağrısı üzerine için sardığı ot bacaklarını yaktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/ameliyattan-kacti-diz-agrisi-uzerine-icin-sardigi-ot-bacaklarini-yakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/ameliyattan-kacti-diz-agrisi-uzerine-icin-sardigi-ot-bacaklarini-yakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat'ta menisküs ameliyatı olmaktan çekinen 60 yaşındaki Sati Buz, diz ağrısını hafifletmek için çevresinin tavsiyesiyle bacaklarına sardığı mayıs otu nedeniyle ikinci derece yanık oluşunca tedavi için sevk edildiği Erzurum Şehir Hastanesi'nde sağlığına kavuşacağı günü bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat'ta yaşayan 2 çocuk annesi Buz, doktorların dizleri için önerdiği menisküs ameliyatına sıcak bakmayınca ağrıyan bacaklarını çevresinden aldığı tavsiyeler üzerine "mayıs otu" ile sarmak istedi.</p>

<p>Yaylada topladığı otları dibekte dövdükten sonra akşamdan streçle bacaklarına saran Buz'un sabaha doğru ağrıları daha da çoğaldı. Bunun üzerine bacaklarında şişlik ve derin yanıklar oluşan Buz, yakınlarının yardımıyla Tokat Devlet Hastanesi'ne götürüldü.</p>

<p>Buradaki müdahalenin ardından ileri tetkik ve tedavi için Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi'ne sevk edilen Buz, sağlığına kavuşacağı günü bekliyor.</p>

<p>Sati Buz, AA muhabirine, mayıs otunun ağrıları götürdüğüne dair kulaktan duyma bilgiler edindiğini söyledi.</p>

<p>Doktorların dizlerindeki menisküs yırtığı nedeniyle önerdiği ameliyata sıcak bakmadığını ifade eden Buz, "Gece 12'de sardım, sabah 7'de açtım ondan sonra olan oldu, ayaklarım şişmişti. Ağrım yüzünden uyguladım, o da başıma yanık açtı." dedi.</p>

<p><strong>"DOKTORDAN BAŞKASINA, OTA, ÇÖPE GÜVENMEYİN"</strong></p>

<p>Buz, erkenden iyileşip hasta olan annesine bakmak istediği için bu yöntemi denediğini belirterek, büyük pişmanlık yaşadığını dile getirdi.</p>

<p>Mayıs otunu bacaklarına sarıp üzerine bez bağladığını anlatan Buz, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Menisküs ameliyatından da korktuğum için otu sardım. Yayladan toplamıştım, meğer kendimi yakmak için yaylaya çıkmışım. Ot sabaha kadar kalınca bacağım ateşler gibi yandı. Hiç böyle bir şey görmedim, daha yapmam çok pişmanım. Doktordan başkasına, ota, çöpe güvenmeyin. Aslında bu işin zararlı olacağını da söyleyenler oldu ama kimseyi dinlemedim. Ağrım çoktu, otu sarınca 'iyi gelir' dedim böyle olacağını bilemedim. Ben yandım, başka kadınlar yanmasın."</p>

<p><strong>DERİ NAKLİ İHTİYACI VAR</strong></p>

<p>Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Emre Nohutçu da ağrıyan bölgelerine sarımsak bağlayanlardan ot toplarken yananlara kadar farklı nedenlerle yanık oluşan birçok hastayı merkezde tedavi ettiklerini belirtti.</p>

<p>Hastanın greft (deri nakli) ihtiyacı nedeniyle Erzurum'a sevk edildiğini aktaran Nohutçu, Buz'un bacaklarında ikinci derece derin yanıklar olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ağrıyan bölgelere ot bağlamanın çok yanlış olduğunu söyleyen Nohutçu, "Ota değil doktora güvenin, ota güvenlerin sonu yine doktorda bitiyor. Dolayısıyla en başından doktora gitmek en doğrusu." ifadesini kullandı.</p>

<p>Nohutçu, mayıs otunun her yerde bulunabildiğine işaret ederek, "Otu dövüp ağrıyan yerine sürerek ağrının geçeceğine inanıyorlar, aslında öyle bir şey yok, tamamen koca karı ilacı ve bilimsel bir tarafı da yok. Belki birisinin ağrısı zaten geçecekti, onu bağladı geçince herkese önerdi, millet de o ümitle alıp bağlıyor ve çeşitli kimyasal yanıklara, alerjik reaksiyonlara sebep oluyor. Bilmediğimiz otlar ve onların dövülmesiyle ortaya çıkan enzimler cildimizi yakıyor. Bu tip şeyleri önermiyoruz ama maalesef yaygın. Merkezimizde bu şekilde yılda 10-12 hasta takip ediyoruz, bazıları çabuk, bazıları da ameliyatla, oto greftle iyileşiyor." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Kaynak: AA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/ameliyattan-kacti-diz-agrisi-uzerine-icin-sardigi-ot-bacaklarini-yakti</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/ameliyattan-kacti-diz-agrisi-uzerine-icin-sardigi-ot-bacaklarini-yakti.webp" type="image/jpeg" length="71887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından kritik uyarı: Kulak çınlamasını hafife almayın]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/uzmanindan-kritik-uyari-kulak-cinlamasini-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/uzmanindan-kritik-uyari-kulak-cinlamasini-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Halk arasında sıkça rastlanan kulak çınlamasının, altında yatan ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini belirten Doç. Dr. Fulya Özer, "Çınlamayı tek başına değerlendirmiyoruz, eşlik eden bulgularla inceliyoruz" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fulya Özer, yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilen kulak çınlaması (tinnitus) hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Tıbbi literatürde dışarıdan bir ses kaynağı olmaksızın kişinin kulağında veya beyninde ses duyması olarak tanımlanan tinnitus, basit bir "gelip geçici" durumdan ziyade, bir hastalığın belirtisi olabiliyor.</p>

<p><strong>ÇINLAMANIN TEMEL NEDENİ: HÜCRE HASARI</strong></p>

<p>Doç. Dr. Özer, kulak çınlamasının en önemli nedenlerinden birinin, iç kulakta yer alan ve işitmeyi sağlayan "salyangoz" yapısındaki tüylü hücrelerin hasar görmesi olduğunu ifade etti. Özellikle gürültülü ortamlara maruz kalan bireylerde bu hücrelerin zarar görebileceğini belirten Özer, ses dalgalarının beyne iletilirken azalmasıyla beynin bu eksikliği gidermek için aşırı sinirsel aktivite oluşturduğunu ve bu "spontan sinirsel aktivitenin" de ses olarak algılandığını açıkladı.</p>

<p><strong>TEK TARAFLI ÇINLAMAYA DİKKAT</strong></p>

<p>Kulak çınlamasında bazı durumların çok daha yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Özer, özellikle tek taraflı çınlamaların ciddiye alınması gerektiğini belirtti. Bu tür durumlarda nazofarenks tümörlerinden işitme siniri tümörlerine kadar çeşitli risklerin araştırılması gerektiğini ifade eden Özer; nabız atışı şeklinde hissedilen çınlamaların damarsal anomalilere işaret edebileceğini söyledi. Baş dönmesi, ani işitme kaybı, yüz felci veya kulak akıntısı gibi nörolojik belirtilerin eşlik ettiği çınlamaların da ayrıca incelenmesi gerektiğini ekledi.</p>

<p><strong>TEDAVİDE AMAÇ: YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRMAK</strong></p>

<p>Tedavideki temel amacın sadece sesi ortadan kaldırmak değil, yaşam kalitesini iyileştirmek olduğunu belirten Doç. Dr. Özer, süreci şu sözlerle özetledi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İşitme Cihazları:</strong> İşitme kaybı olan hastalarda, tinnitusu maskeleyen beyaz gürültü sistemlerine sahip işitme cihazları tedavi sürecini kolaylaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Psikolojik Destek:</strong> Çınlamanın yarattığı uyku sorunları ve yoğun kaygı gibi durumlarda bilişsel terapi yöntemlerinden veya psikiyatri desteğinden yararlanılıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bilgi Verme:</strong> Hastaya çınlamanın mekanizmasını anlatmak bile çoğu zaman hastayı kaygılarından uzaklaştırarak rahatlatabiliyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Doç. Dr. Özer, kulak çınlamasını kesin ve hızlıca ortadan kaldıran mucizevi bir ilaç olmadığını vurgularken, sosyal medyadaki bilgi kirliliğine karşı vatandaşları uyardı ve sağlıkla ilgili konularda mutlaka bilimsel ve uzman görüşlerine başvurulması gerektiğini hatırlattı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/uzmanindan-kritik-uyari-kulak-cinlamasini-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/uzmanindan-kritik-uyari-kulak-cinlamasini-hafife-almayin.jpg" type="image/jpeg" length="81198"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Horlama şikayetiyle 4 kez ameliyat oldu: Düzelmesi için daha kaç kere olmam gerek]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/horlama-sikayetiyle-4-kez-ameliyat-oldu-duzelmesi-icin-daha-kac-kere-olmam-gerek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/horlama-sikayetiyle-4-kez-ameliyat-oldu-duzelmesi-icin-daha-kac-kere-olmam-gerek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Esenler’de yaşayan Enes Öğüt'ün (33) nefes alma güçlüğü ve horlama şikayetiyle gittiği hastanede burun eti yerine burun kemiği alındığını öne sürdü. 2019 yılında olduğu ilk ameliyattan sonra burun ucunun düştüğünü ifade eden Öğüt, burnunun düzelmesi için ikinci kez ameliyat olmaya karar vererek sanal medyada doktor araştırmaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Azerbaycanlı doktor R.H. burnuna kaburgasından alınan kıkırdağı ekledi. İddiaya göre bu kıkırdak 3 ayda eridi. Ataköy'deki bir hastanede bu kez yurt dışından getirildiği söylenen yapay kıkırdak yerleştirilen Öğüt'ün burnunda işlemden sonra deformasyon oldu. Aynı doktora yeniden başvuran Öğüt, burnundaki deformasyonun düzeltilmesi için Yenibosna'daki bir tıp merkezine çağırıldı.</p>

<p>Buradaki müdahalenin ardından Öğüt'ün sağlık sorunları daha da arttı. Yerleştirilen yapay kıkırdak iddiaya göre burun derisini deldi. Sağlık sorunları devam eden Öğüt bu sırada işini de kaybetti. Öğüt, "Benim tekrar ameliyat olacak maddi konuda gücüm yok. Bu işlemler çok pahalı. Bir hastaneden teklif aldığımda 24 bin avroya kadar teklif verdiler. Benim gibi eminim çok mağdur insan vardır. Burnumun düzelmesi için kaç kere ameliyat olmam gerekiyor" dedi. Öğüt'ün avukatı konuyu yargıya taşırken, doktor R.H. hakkında soruşturmaya gerek olmadığı yönünde bilirkişi raporu hazırlandığı öğrenildi.</p>

<p></p>

<p>Esenler'de yaşayan Enes Öğüt, 2019 yılında nefes alma güçlüğü ve horlama şikayetiyle Bayrampaşa'da bir hastanede ameliyat oldu. Burun etinden şikayetçi olduğunu belirten Öğüt, ameliyattan yaklaşık 1 yıl sonra burun ucunun düşmesi şikayetiyle yeni doktor arayışına girdi. Öğüt Bağcılar’da özel bir hastanede görev yapan Azerbaycanlı Opr.Dr. R.H. ile görüştü. 55 bin liralık ameliyat ücretini yatırdıktan sonra ameliyat olan Öğüt, doktorun kendisine kaburgasından alınacak kıkırdakla burnunun yeniden şekillendirileceğini söylediğini belirtti. Ameliyatta kaburgasından alınan kıkırdağın burnuna yerleştirildiğini belirten Öğüt, "Ameliyattan yaklaşık 3 ay sonra burnumdaki kıkırdak erimeye başladı ve burnum yeniden bozuldu" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>ÖNCE HASTANEYE SONRA TIP MERKEZİNE ÇAĞIRDI</strong></p>

<p>Ameliyat olduğu merkezin 'Yenidoğan Çetesi' davasında adı geçen hastanelerden biri olması nedeniyle Öğüt doktoruyla irtibat kurarak üçüncü kez Ataköy’deki bir hastaneye çağırıldı. Öğüt, doktorun yurtdışından getirttiğini söylediği yapay kıkırdağın 14 bin lira karşılığında bu merkezde burnuna yerleştirildiğini, işlemden yaklaşık 3 ay sonra burnunun uç kısmında deformasyon oluşmaya başladığını anlattı. Öğüt 3 ay sonra aynı doktora yeniden başvurdu. Doktorun farklı hastane ve sağlık merkezlerinde hasta kabul ettiğini belirten Öğüt, R.H. tarafından bu kez Yenibosna’daki bir tıp merkezine çağırıldı.</p>

<p></p>

<p><strong>HASTANE HASTANE GEZDİ; İŞİNİ KAYBETTİ</strong></p>

<p>Öğüt dördüncü kez doktor kontrolü için Yenibosna’daki tıp merkezine gitti; muayenede Öğüt'ün burnundaki göçüklerin düzeltilmesine karar verildi. 3 gün sonra aynı tıp merkezine yeniden çağırıldığını ve müdahalenin muayene ortamında yapıldığını anlatan Öğüt'ün sağlık sorunları bitmedi. Bu kez Öğüt'ün yerleştirilen yapay kıkırdak, iddiaya göre doktorun yanlış müdahalesi sonrası burun derisini deldi. Bu süreçte hem sağlık açısından hem de ekonomik anlamda mağdur olduğunu söyleyen Öğüt işini de kaybetti. Bir an önce sağlığına kavuşmak isteyen Öğüt, yeniden ameliyat olabilmesi için sağlık kuruluşlarının kendisine 24 bin avroya kadar fiyat verdiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>'DOKTOR KEMİĞİ ALDIKTAN 1 SENE SONRA BURNUM DÜŞTÜ'</strong></p>

<p>Enes Öğüt, "2019'da burnumda et olduğundan dolayı, horlama rahatsızlığımdan Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde muayene oldum. Muayene esnasında da doktorun burun etini değil de kemiği aldığı zaman kurtulabileceğimi söyledi. Kemiği aldıktan sonra burnum 1 sene içinde düştü. Bir yıl sonra burnum düştükten sonra ben özel bir hastaneye gittim." dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>'KIKIRDAK EKLENDİ; 3 AY SONRA O KIKIRDAK DA ERİDİ'</strong></p>

<p>Öğüt, "Orada doktor beyle görüştüm. Doktor bey, 55 bin lira karşılığında kaburgamdan kıkırdak alarak burnuma kıkırdak ekleyeceğini, kemik kalınlığından dolayı burnumun ucunun düştüğünü söyledi. Bunun yerine kaburgamdan kıkırdak alıp burnuma ekledi ameliyat esnasında. Daha sonrasında da 3 ay sonra o kıkırdak eriyip burnum yamulmaya başladı.</p>

<p></p>

<p><strong>ÜÇÜNCÜ AMELİYATTA BURNUNDA DEFORMASYON OLUŞTU</strong></p>

<p>Öğüt, "Burnum yamulduktan sonra tekrar ameliyat için 3 ay sonra Ataköy’deki özel hastaneye tekrar ameliyat için gittim. 3 ay sonra kıkırdağım eridiği için ve o hastane de kapandığı için, doktorla tekrar görüştüğümüzde Ataköy'deki özel hastaneye çağırdı beni. Oradaki ameliyatımda kıkırdağı yurtdışından getirip takacağını söyledi. O ameliyattan sonra yaklaşık 3 ay sonra tekrar göçükler oluşmaya başladı. Doktorum tek bir hastaneye bağlı çalışmıyordu, birçok hastaneyle anlaşmalı olduğu için beni kontrol için bir tıp merkezine çağırdı. Oraya gittiğimde de ayakta kontrol etti. 3 gün sonrası için tekrardan randevu verip tekrar müdahale edilmesi gerektiğini söyledi. 3 gün sonra gittiğimde yapay kıkırdakla burnumun ucunu uyuşturup içeriye kıkırdak ekledi. Ekledikten sonra da kıkırdak benim burun ucumdaki deriyi deldi" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>'BURNUMUN DÜZELMESİ İÇİN KAÇ KERE AMELİYAT OLMAM GEREKİYOR'</strong></p>

<p>Burnuna dördüncü müdahalenin yine aynı doktor tarafındna bu kez ayakta yapıldığını anlatan Öğüt "Yurtdışından yapay kıkırdak getirip eliyle o şekilde itti. Daha sonrasında bir hafta sonra kıkırdak burun ucumdaki bu kısmı deldi. Daha sonra dikiş attı. Taktığı yapay kıkırdak benim derimi deldi bu şekilde. Sonucunda da böyle kaldım. 2 senedir bu mağduriyeti yaşıyorum. Dışarı çıkamıyorum. Dışarı çıktığım zaman insanlar tuhaf tuhaf bakıyor, zaten şu anda da bu ameliyattan dolayı işten de ayrıldım. Çıkarmak zorunda kaldılar sürekli gel git nedeniyle, 2 senedir de çalışmıyorum. İkinci ameliyatımda 55 bin lira ödedim, üçüncü ameliyatımda da 14 bin lira ödedim. Azerbaycanlı bir doktor tarafından yapıldı. 3 ay sonra beni Gaziosmanpaşa'daki özel hastaneye çağırdı. Oraya gittim, orada da '6 ay daha beklemen gerekiyor' dedi. Ben de başarılı olmayacağını bildiğim için hakkında dava açtım. Benim tekrar ameliyat olacak gücüm yok maddi konuda gücüm yok. Bu işlemler çok pahalı. Bir hastaneden teklif aldığımda 24 bin avroya kadar teklif verdiler.Maddi manevi çok sıkıntılar içerisindeyim. Benim gibi eminim çok mağdur insan vardır. Burnumun düzelmesi için kaç kere ameliyat olmam gerekiyor" diye konuştu. (DHA)</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLANDI</strong></p>

<p>Diğer yandan Öğüt'ün avukatı konuyu yargıya taşıdı. Hazırlanan bilirkişi raporunda ameliyatlar sonrasında ortaya çıkan komplikasyonlara uygun destek tedavisi uygulandığı, ameliyat sonrası ortaya çıkabilecek risklerin hastanın imzaladığı onam formunda belirtildiği, hastanın sigara kullanımının mevcut olduğu, sonuç olarak doktor R.H.'nin bir ihmal ve kusuru bulunduğuna dair yeterli kanaat oluşmadığı belirtildi. Bilirkişi raporunda doktor R.H. hakkında soruşturmaya gerek olmadığı bilgisine de yer verildi. </p>

<p>Kaynak: DHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/horlama-sikayetiyle-4-kez-ameliyat-oldu-duzelmesi-icin-daha-kac-kere-olmam-gerek</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/horlama-sikayetiyle-4-kez-ameliyat-oldu-duzelmesi-icin-daha-kac-kere-olmam-gerek.webp" type="image/jpeg" length="33178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[40 yaş sonrası prostat kontrolü ihmal edilmemeli]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/40-yas-sonrasi-prostat-kontrolu-ihmal-edilmemeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/40-yas-sonrasi-prostat-kontrolu-ihmal-edilmemeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken teşhisin prostat hastalıklarında tedavi başarısını doğrudan artırdığını belirten uzmanlar, 40 yaşından itibaren rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşın ilerlemesiyle birlikte erkeklerde görülme sıklığı artan prostat hastalıkları, günümüzde doğru takip ve erken teşhis yöntemleriyle yönetilebiliyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Solakhan, erkek sağlığının korunmasında düzenli ürolojik kontrollerin hayati bir role sahip olduğunu belirtti. 40 yaşını dolduran her erkeğin, herhangi bir şikayeti olmasa dahi düzenli sağlık takibi yaptırmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p><strong>40 YAŞINDA HANGİ KONTROLLER YAPILMALI?</strong></p>

<p>Prof. Dr. Solakhan, 40 yaş sonrası kişiye özel değerlendirmelerin önemine dikkat çekerek süreçle ilgili şu bilgileri paylaştı: "Üroloji uzmanı tarafından yapılan ayrıntılı sağlık öyküsü ve şikayet değerlendirmesi temel adımdır. Bunun yanı sıra; parmakla rektal muayene, PSA kan testi, idrar tahlili, üroflowmetri (idrar akım testi) ve ultrasonografi gibi yöntemlerle hastanın durumu detaylı olarak incelenmektedir." Özellikle ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan bireylerin taramalara çok daha erken yaşlarda başlaması gerektiği hatırlatıldı.</p>

<p><strong>BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prostat hastalıklarının bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğini hatırlatan Prof. Dr. Solakhan, şu semptomlara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti: "Sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar yaparken zorlanma, yanma, idrarda veya menide kan görülmesi veya mesanenin tam boşalmadığı hissi. Bu şikayetler her zaman prostat kanseri anlamına gelmese de iyi huylu prostat büyümesi veya enfeksiyon habercisi olabilir. Kesin tanı için uzman muayenesi şarttır."</p>

<p><strong>ERKEN TANI TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR</strong></p>

<p>Prostat kanserinin erken evrelerde genellikle "sessiz" ilerlediğini belirten uzman isim, "Erken tanı, tedavi seçeneklerini genişletirken hastaların yaşam kalitesinin korunmasına büyük katkı sağlıyor. Şikayetlerin ortaya çıkmasını beklemeden yapılan kontroller, hayati bir öneme sahiptir" dedi.</p>

<p><strong>SAĞLIKLI YAŞAM İLE PROSTAT KORUMASI</strong></p>

<p>Prof. Dr. Solakhan, sadece tıbbi kontrollerin değil, yaşam tarzı değişikliklerinin de prostat sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu vurguladı. Dengeli beslenme, ideal kilonun korunması, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durulması ve yeterli su tüketiminin genel ürolojik sağlığı desteklediğini belirten uzman, tüm erkeklere sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemeleri tavsiyesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/40-yas-sonrasi-prostat-kontrolu-ihmal-edilmemeli</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/40-yas-sonrasi-prostat-kontrolu-ihmal-edilmemeli.jpg" type="image/jpeg" length="96174"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halsizlik ve yorgunluğu hafife almayın işte hastalık belirtileri]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/halsizlik-ve-yorgunlugu-hafife-almayin-iste-hastalik-belirtileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/halsizlik-ve-yorgunlugu-hafife-almayin-iste-hastalik-belirtileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dinlenmeye rağmen geçmeyen halsizlik basit bir durum değil, ciddi hastalıkların habercisi olabilir. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Ekber Türk'ten kritik uyarılar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div><strong>Sürekli yorgunluk ve halsizlik yaşayanlara kritik uyarı: Basit bir yorgunluk mu, ciddi bir hastalığın habercisi mi?</strong></div>

<div><strong>Toplumda oldukça yaygın olan ve genellikle yoğun iş temposu veya strese bağlanarak geçiştirilen "halsizlik ve yorgunluk" şikayetleri, uzmanlara göre ciddi sağlık sorunlarının ilk işareti olabilir. Uzmanlar, dinlenmeye rağmen geçmeyen yorgunluğun bir hastalık habercisi olabileceğine dikkat çekiyor.</strong></div>

<div>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi İç Hastalıkları (Dahiliye) Uzmanı Uzm. Dr. Ali Ekber Türk, halsizliğin sadece enerji eksikliği olmadığını, fiziksel, zihinsel veya duygusal pek çok sorunun altından çıkabileceğini belirterek uyarılarda bulundu.</div>

<div><strong>DİNLENMENİZE RAĞMEN GEÇMİYORSA DİKKAT!</strong></div>

<div>Günlük yaşamın stresi ve uykusuzluğun geçici yorgunluk yapabileceğini kabul eden Uzm. Dr. Türk, "Ancak kişi yeterince dinlenmesine rağmen hala kendini sürekli yorgun hissediyorsa, bu durum artık 'kronik yorgunluk sendromu' gibi ciddiye alınması gereken bir tablonun belirtisi olabilir" dedi. Uzman hekim, bu durumun sık sık fibromiyalji ile karıştırıldığını ancak tanı ve tedavi süreçlerinin tamamen farklı olduğunu da vurguladı.</div>

<div><strong>HANGİ HASTALIKLAR HALSİZLİKLE BAŞLAR?</strong></div>

<div>Sürekli halsizlik halinin birçok hastalığın ilk sinyali olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Ali Ekber Türk, şu hastalıkların gözden kaçırılmaması gerektiğini sıraladı:</div>

<ul>
 <li>
 <div><strong>Kansızlık (Anemi):</strong> Kan değerlerindeki düşüklük enerji seviyesini doğrudan etkiler.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Tiroit Hastalıkları:</strong> Tiroit bezinin az veya fazla çalışması vücut metabolizmasını altüst eder.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Diyabet (Şeker Hastalığı):</strong> Kontrolsüz şeker seviyeleri sürekli bitkinliğe yol açar.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Vitamin ve Mineral Eksiklikleri:</strong> Özellikle demir, B12 ve D vitamini eksikliği, unutkanlıktan dikkat dağınıklığına kadar geniş bir sorun yelpazesi yaratır.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Depresyon ve Enfeksiyonlar:</strong> Psikolojik veya bulaşıcı hastalıklar vücudu ağır bir yorgunluğa sürükler.</div>
 </li>
</ul>

<div><strong>ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR</strong></div>

<div>Uzun süren yorgunluk şikayetlerinde mutlaka uzman bir hekime başvurulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Türk, "Geçmeyen halsizliği basit bir durum olarak görmeyin. Erken teşhis sayesinde birçok kronik hastalık, henüz ciddi aşamalara gelmeden tedavi edilebilir" ifadelerini kullandı.</div>

<div><strong>SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN ALTIN ÖNERİLER</strong></div>

<div>Uzm. Dr. Türk, vücudun enerji dengesini korumak için şu alışkanlıkların mutlaka edinilmesi gerektiğini hatırlattı:</div>

<ul>
 <li>
 <div>Düzenli ve kaliteli uyku saatleri oluşturun.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Dengeli beslenmeyi alışkanlık haline getirin.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Gün içinde yeterli miktarda sıvı tüketimine özen gösterin.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Hareketsiz kalmayın, düzenli fiziksel aktiviteler yapın.</div>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/halsizlik-ve-yorgunlugu-hafife-almayin-iste-hastalik-belirtileri</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/halsizlik-ve-yorgunlugu-hafife-almayin-iste-hastalik-belirtileri.jpg" type="image/jpeg" length="13682"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak çarpması böbrek ve beyin hasarına yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/sicak-carpmasi-bobrek-ve-beyin-hasarina-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/sicak-carpmasi-bobrek-ve-beyin-hasarina-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. İrem Özçelik, sıcak çarpmasının erken müdahale edilmediğinde beyin ve böbrek hasarına yol açabileceğini belirterek kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div><strong>Yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcaklar, sağlığımızı ciddi boyutta tehdit ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İrem Özçelik, vücudun ısı dengesini bozan sıcak çarpmasının "hayati tehlike" taşıyan acil bir durum olduğunu belirterek, "Erken müdahale edilmediğinde böbrek yetmezliği, beyin hasarı ve ölüm riski ile karşı karşıya kalınabilir" uyarısında bulundu.</strong></div>

<div>Memorial Antalya Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. İrem Özçelik, sıcak çarpmasının sadece doğrudan güneş ışığı altında değil, havasız ve çok sıcak kapalı ortamlarda da gelişebileceğine dikkat çekti. Özellikle park halindeki araçların iç sıcaklığının dakikalar içinde ölümcül seviyelere ulaşabildiğini hatırlatan Özçelik, çocukların, yaşlıların ve evcil hayvanların camlar açık olsa dahi araç içinde bırakılmaması gerektiğini vurguladı.</div>

<div><strong>SICAK ÇARPMASININ BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></div>

<div>Uzm. Dr. İrem Özçelik, vücut ısısı 40°C ve üzerine çıktığında terleme mekanizmasının yetersiz kaldığını ve organ hasarlarının başlayabileceğini ifade ederek, şu belirtilere dikkat çekti:</div>

<ul>
 <li>
 <div>Yüksek vücut sıcaklığı (40°C ve üzeri)</div>
 </li>
 <li>
 <div>Sıcak ve kızarık cilt</div>
 </li>
 <li>
 <div>Şiddetli baş ağrısı ve baş dönmesi</div>
 </li>
 <li>
 <div>Bulantı ve kusma</div>
 </li>
 <li>
 <div>Hızlı nabız ve sık nefes alma</div>
 </li>
 <li>
 <div>Kas krampları</div>
 </li>
 <li>
 <div>Bilinç bulanıklığı, kafa karışıklığı ve bayılma</div>
 </li>
</ul>

<div><strong>KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?</strong></div>

<div>Sıcak çarpmasının herkesi etkileyebileceğini ancak bazı grupların çok daha hassas olduğunu belirten Özçelik, risk grubundaki kişileri şöyle sıraladı: 65 yaş üstü bireyler, bebekler, küçük çocuklar, kalp/tansiyon/diyabet hastaları, aşırı kilolu kişiler, alkol kullananlar, bazı ilaçları düzenli alanlar, tarım işçileri ve sporcular.</div>

<div><strong>SICAK ÇARPMASINI ÖNLEMEK İÇİN 7 ALTIN KURAL</strong></div>

<div>Uzm. Dr. İrem Özçelik, sıcak çarpmasından korunmak isteyenler için şu önerilerde bulundu:</div>

<ol start="1">
 <li>
 <div><strong>Su Tüketimi:</strong> Susamasanız dahi günde en az 2,5-3 litre su için (Sıvı kısıtlaması olanlar doktorlarına danışmalı).</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>İçecek Seçimi:</strong> Alkol, yoğun kafeinli ve şekerli içeceklerden uzak durun.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Takip:</strong> Bebekler ve yaşlılar susama hissini belirtemeyebilir, bu nedenle su içmeleri düzenli olarak hatırlatılmalı.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Elektrolit Desteği:</strong> Uzun süre sıcakta çalışanlar doktor önerisiyle şekersiz elektrolit içeren içecekler tüketebilir.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Saatlere Dikkat:</strong> Güneşin en dik olduğu 11.00 - 16.00 saatleri arasında dışarı çıkmayın.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Giyim ve Serinleme:</strong> Pamuklu, açık renkli kıyafetler seçin, serin duş alın ve klima/vantilatör ile serin kalın.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Ağır Aktivite:</strong> Sıcak havalarda ağır fiziksel aktivitelerden kaçının.</div>
 </li>
</ol>

<div><strong>İLK MÜDAHALE HAYAT KURTARIR</strong></div>

<div>Sıcak çarpması şüphesi olan bir kişiye yapılması gereken ilk müdahaleyi anlatan Uzm. Dr. Özçelik, "Kişiyi hemen serin bir yere alın, kıyafetlerini gevşetin, gerekirse çıkarın. Boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerini soğuk su ile ıslatın. Bilinci kapalı kişilere kesinlikle ağızdan su vermeyin ve derhal 112 Acil'i arayarak yardım isteyin" dedi.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/sicak-carpmasi-bobrek-ve-beyin-hasarina-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/sicak-carpmasi-bobrek-ve-beyin-hasarina-yol-acabilir.jpg" type="image/jpeg" length="39566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omuz ağrılarında "nokta atışı" tedavi dönemi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/omuz-agrilarinda-nokta-atisi-tedavi-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/omuz-agrilarinda-nokta-atisi-tedavi-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, omuz ağrılarında ultrason eşliğinde yapılan nokta atışı tedavilerin, ağrının kaynağına güvenli ulaşım sağladığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div><strong>Günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtlayan omuz ağrılarında, teknolojinin gelişimiyle birlikte "nokta atışı" olarak bilinen ultrason rehberliğinde girişimsel tedaviler öne çıkıyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, omuz ağrılarının tek bir nedene dayanmadığını belirterek, kişiye özel planlanan tedavilerin önemine vurgu yapıyor.</strong></div>

<div>Omuz ağrısı, kas-iskelet sistemi sorunları arasında en sık karşılaşılan problemlerden biri olmaya devam ediyor. Uzmanlar, son yıllarda yaygınlaşan ultrason eşliğinde girişimsel uygulamaların, ağrının kaynağına doğrudan ulaşılmasını sağlayarak hem daha hassas hem de daha güvenli sonuçlar verdiğini ifade ediyor.</div>

<div><strong>TEDAVİ AĞRININ KAYNAĞINA GÖRE PLANLANMALI</strong></div>

<div>Prof. Dr. İrfan Koca, omuz ağrısının tendonlar, eklemler, bursalar veya çevre yumuşak dokulardan kaynaklanabildiğini belirterek, her hastaya aynı tedavinin uygulanamayacağını vurguluyor. Prof. Dr. Koca'nın konuyla ilgili değerlendirmeleri şu şekildedir:</div>

<ul>
 <li>
 <div>Ultrason rehberliğinde yapılan girişimsel işlemlerde iğnenin ilerleyişi anlık olarak izlenebiliyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Tedavi doğrudan hedef dokuya uygulanabiliyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Bu yaklaşım, işlem doğruluğunu artırırken çevre anatomik yapıların korunmasına da yardımcı oluyor.</div>
 </li>
</ul>

<div><strong>NOKTA ATIŞI TEDAVİ HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIYOR?</strong></div>

<div>Prof. Dr. Koca, ultrason eşliğindeki hedef odaklı tedavilerin uygulandığı durumları şöyle sıralıyor:</div>

<ul>
 <li>
 <div>Omuz sıkışma sendromu (impingement)</div>
 </li>
 <li>
 <div>Rotator manşet tendon hastalıkları</div>
 </li>
 <li>
 <div>Bursit</div>
 </li>
 <li>
 <div>Kalsifik tendinit</div>
 </li>
 <li>
 <div>Biseps tendiniti</div>
 </li>
 <li>
 <div>Uygun hastalarda donuk omuz (adheziv kapsülit)</div>
 </li>
</ul>

<div><strong>ERKEN TANI KRONİKLEŞME RİSKİNİ AZALTIYOR</strong></div>

<div>İşlem sırasında damar, sinir ve diğer anatomik yapıların görüntülenmesi sayesinde hedefe çok daha kontrollü ulaşıldığını belirten Prof. Dr. Koca, girişimsel tedavilerin egzersiz ve diğer fizik tedavi uygulamalarıyla kombine edildiğinde başarının arttığını kaydediyor. Özellikle gece uykudan uyandıran, kol hareketlerini kısıtlayan veya haftalarca geçmeyen omuz ağrılarında, vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğinin altını çizen Koca, erken tanının ağrının kronikleşme riskini ciddi oranda azalttığını belirtiyor.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/omuz-agrilarinda-nokta-atisi-tedavi-donemi</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/omuz-agrilarinda-nokta-atisi-tedavi-donemi.jpg" type="image/jpeg" length="54299"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağrı kesici kullanırken dikkat! Mide ülserine davetiye çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/agri-kesici-kullanirken-dikkat-mide-ulserine-davetiye-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/agri-kesici-kullanirken-dikkat-mide-ulserine-davetiye-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, gastrit ve reflünün yaşam tarzıyla olan ilişkisine dikkat çekerek, 45 yaş sonrası görülen şikayetlerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Günümüzde yaygın olarak karşılaşılan mide rahatsızlıklarından gastrit ve reflü, doğru yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarıyla kontrol altına alınabiliyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nden Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, bu hastalıkların yönetiminde beslenme düzeninin hayati rol oynadığını belirtiyor.</div>

<div><strong>AĞRI KESİCİLER MİDE ÜLSERİNE YOL AÇABİLİR</strong></div>

<div>Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin her ağrı hissedildiğinde bilinçsizce ağrı kesici kullanmak olduğunu belirten Uzm. Dr. Coşkun, bu alışkanlığın mide mukozasını tahriş edebileceğini ve hatta mide ülseri gibi ciddi sorunlara zemin hazırlayabileceğini ifade ediyor. Uzmanlar, gastrit hastalarının ilaç kullanımı konusunda çok daha dikkatli olmaları gerektiği konusunda uyarıyor.</div>

<div><strong>GASTRİT VE REFLÜ AYNI HASTALIK MI?</strong></div>

<div>Gastrit ve reflünün birbirinden farklı klinik durumlar olduğunu açıklayan Dr. Coşkun, ayrımı şu şekilde yapıyor:</div>

<ul>
 <li>
 <div><strong>Gastrit:</strong> Mide mukozasının patolojik olarak iltihaplanmasıdır; endoskopik yöntemlerle teşhis edilir. Şikayetler arasında mide yanması, mide ağrısı, bulantı ve kusma öne çıkar.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Reflü:</strong> Mide içeriğinin, asidin veya yiyeceklerin yemek borusuna geri kaçmasıdır. Hastalar genellikle yemek borusu ve göğüs bölgesinde yanma hisseder, buna öksürük ve boğazda gıcıklanma eşlik edebilir.</div>
 </li>
</ul>

<div><strong>BESLENME VE YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ ŞART</strong></div>

<div>Mide sağlığını korumak adına Uzm. Dr. Coşkun, şu önerilerde bulunuyor:</div>

<ul>
 <li>
 <div><strong>Porsiyon Kontrolü:</strong> Mideyi az sayıda öğünle aşırı doldurmak yerine, daha sık ve küçük porsiyonlarla beslenmek semptomları azaltır.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Gece Yemek Yemeyi Bırakın:</strong> Toplumda sık yapılan hatalardan biri olan geç saatte yemek yeme alışkanlığı terk edilmelidir; yatmadan en az 3-4 saat önce yemek kesilmelidir.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Uyku Düzeni:</strong> Reflü semptomları olan hastalar, yatak başlarını yükselterek veya çift yastık kullanarak şikayetlerini hafifletebilir.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Genel Yaşam Kalitesi:</strong> Stresten uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı beslenmek şikayetlerin kontrolünde anahtar rol oynar.</div>
 </li>
</ul>

<div><strong>ALARM SEMPTOMLARINA DİKKAT!</strong></div>

<div>Bazı belirtilerin görmezden gelinmemesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Nurettin Coşkun, "alarm semptomları" olarak adlandırdığı şu durumlarda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini hatırlatıyor:</div>

<ul>
 <li>
 <div>Yutma güçlüğü (disfaji)</div>
 </li>
 <li>
 <div>Yemek yerken hissedilen direnç</div>
 </li>
 <li>
 <div>Kilo kaybı</div>
 </li>
 <li>
 <div>Demir eksikliği anemisi</div>
 </li>
 <li>
 <div>Özellikle 45 yaşından sonra aniden başlayan şikayetler</div>
 </li>
</ul>

<div>Dr. Coşkun, 45 yaş sonrası ortaya çıkan reflü, mide ağrısı veya yanması gibi şikayetlerin altında başka sorunlar yatabileceği için bu yaş grubundaki belirtilerin daha titizlikle incelenmesi gerektiğini belirtiyor.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/agri-kesici-kullanirken-dikkat-mide-ulserine-davetiye-cikariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/agri-kesici-kullanirken-dikkat-mide-ulserine-davetiye-cikariyor.jpg" type="image/jpeg" length="27270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[43 Yaşındaki Oğul 80 Yaşındaki Babasına Böbreğini Verdi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/43-yasindaki-ogul-80-yasindaki-babasina-bobregini-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/43-yasindaki-ogul-80-yasindaki-babasina-bobregini-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da oğul, kronik böbrek yetmezliği olan 80 yaşındaki babasına böbreğini bağışladı. Başarılı nakil sonrası baba sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da kronik böbrek yetmezliği nedeniyle uzun süredir diyaliz tedavisi gören 80 yaşındaki İzzet Atasoy, oğlu 43 yaşındaki Gürkan Atasoy’un bağışıyla hayata tutundu. Özel bir hastanede gerçekleştirilen başarılı operasyonla oğlunun böbreği babaya nakledildi. Yaklaşık 15 yıl önce idrarda protein kaçağı tespit edilmesiyle başlayan hastalık süreci, zamanla ilerleyerek böbrek yetmezliğine dönüştü. Son 3 aydır düzenli diyalize giren İzzet Atasoy’un yaşam kalitesi ciddi şekilde düşmüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Oğuldan Hayat Veren Karar</h2>

<p>Babası için böbreğini vermeye karar veren Gürkan Atasoy, süreç boyunca hiçbir tereddüt yaşamadığını belirtti. Yapılan tetkiklerde yüzde 80 uyumlu olduğu belirlenen böbrek, gerçekleştirilen operasyonla başarıyla nakledildi. Gürkan Atasoy, bu kararı bir fedakârlık olarak görmediğini ifade ederek, “Ben bunu olması gereken bir şey olarak gördüm. Hatta vefatım sonrası diğer organlarımın da bağışlanıp insanlara umut olmasını isterim” sözleriyle dikkat çekti.</p>

<h2>Diyaliz Sürecinden Nakle Uzanan Yol</h2>

<p>Hastalığın ilerlemesiyle birlikte babasının diyalize girmeye başladığını söyleyen Gürkan Atasoy, bu sürecin kendisini derinden etkilediğini dile getirdi. Ailece yapılan değerlendirmelerin ardından canlı verici nakline karar verildi. Ameliyat sonrası sağlık durumu hızla iyileşen İzzet Atasoy, yeniden yürüyerek kontrole gidebildiğini belirterek, “Şu anda çok iyiyim, kendimi daha güçlü hissediyorum” dedi.</p>

<h2>“Büyük Fedakârlık Gerektiren Bir Karar”</h2>

<p>Baba İzzet Atasoy, oğlunun kararının kendisi için çok değerli olduğunu ifade ederek, organ naklinin büyük bir fedakârlık gerektirdiğini söyledi. Yaşının ilerlemesi nedeniyle başta çekimser davrandığını ancak oğlunun ısrarı ve tıbbi sürecin uygunluğu ile nakle ikna olduğunu belirtti.</p>

<h2>Uzmanlardan Organ Bağışı Çağrısı</h2>

<p>Operasyonu gerçekleştiren uzmanlar, ileri yaşta dahi böbrek naklinin başarılı şekilde yapılabildiğini vurguladı. Tıp uzmanları, özellikle canlı vericili nakillerin Türkiye’de önemli bir yer tuttuğunu ancak kadavra bağışının hâlâ yetersiz olduğunu ifade etti. Nefroloji uzmanları ise canlı nakillerde başarı oranının yüzde 90’ın üzerinde olduğunu belirterek, hastaların büyük bölümünün sağlıklı bir şekilde yaşamına devam ettiğini aktardı.</p>

<h2>Organ Bağışında Farkındalık Vurgusu</h2>

<p>Uzmanlar, organ bağışının hayat kurtardığını ve toplumda farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayarak, her bağışın birçok hastaya umut olabileceğine dikkat çekti. Ankara’da yaşanan bu olay, aile bağlarının ve insan hayatını kurtarmanın en güçlü örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/43-yasindaki-ogul-80-yasindaki-babasina-bobregini-verdi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/43-yasindaki-ogul-80-yasindaki-babasina-bobregini-verdi.webp" type="image/jpeg" length="71294"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanlış ameliyat iddiası: "Sağ ayağım yerine sol ayağımı ameliyat ettiler"]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yanlis-ameliyat-iddiasi-sag-ayagim-yerine-sol-ayagimi-ameliyat-ettiler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yanlis-ameliyat-iddiasi-sag-ayagim-yerine-sol-ayagimi-ameliyat-ettiler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kumluca ilçesinde yaşayan 30 yaşındaki Selvihan Özdemir, sağ dizindeki sakatlık nedeniyle başvurduğu özel hastanede yanlışlıkla sol ayağının ameliyat edildiğini öne sürerek hukuk mücadelesi başlattı. Yaşadığı süreci anlatan genç kadın, "Sağ dizim sakattı, ameliyattan çıktığımda hiçbir sorunu olmayan sol ayağımın ameliyat edildiğini gördüm" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">2024 yılının Ocak ayında spor yaparken sağ dizinden sakatlandığını belirten Selvihan Özdemir (30), ilk olarak Kumluca Devlet Hastanesi'ne, ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini söyledi. Burada kendisine 3 ay sonrasına MR randevusu verildiğini ifade eden Özdemir, beklemek istemediği için özel hastanelere başvurduğunu anlattı.</p>

<p>Bir arkadaşının tavsiyesi üzerine Kumluca'daki özel bir hastaneye gittiğini belirten Özdemir, "Doktor bana ameliyatı yapabileceğini söyledi. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ndeki profesörün öğrencisi olduğunu, sürekli irtibat halinde olduklarını anlattı. Burada yaşadığımı, bir sorun olursa gece gündüz ulaşabileceğimi söyledi. Bu sözler bana güven verdi ve ameliyat olmaya karar verdim" dedi.<br />
<br />
<strong>"Ameliyattan sonra sol ayağımın ameliyat edildiğini gördüm"</strong></p>

<p>Ameliyat günü yaşadıklarını anlatan Özdemir, "Doktor sabah odama geldi ve sol ayağıma işaret koydu. Bana kemik ve bağ nakli yapılacağını söylediği için sol ayağımdan doku alınacağını düşündüm. Ameliyat sırasında sol bacağımdaki ağrı nedeniyle birkaç kez uyandım. Daha sonra servise çıktığımda sol ayağımın çok ağrıdığını fark ettim. Abime baktırtınca sağ ayağımda hiçbir işlem olmadığını, sol ayağımın ameliyat edildiğini gördük. O an büyük şok yaşadım" diye konuştu.</p>

<p>Durumu fark ettikten sonra doktoru aradıklarını belirten Özdemir, "Doktor önce yanlış yapmadığını söyledi. Ben de hangi ayağımın sakat olduğunu en iyi benim bileceğimi söyledim. Hastaneye geldiğinde önce kabul etmek istemedi. Daha sonra yanlış ameliyat yaptığını kabul etti ve tüm tedavi masraflarını karşılayacağını söyleyerek tutanak imzaladı" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
<strong>"Bir ay içinde iki ayağımdan da ameliyat oldum"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yanlış ameliyatın ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini belirten Özdemir, "Yaklaşık 15 gün sonra gerçekten sakat olan sağ ayağımdan ameliyat oldum. Bir ay içinde iki ayağımdan da ameliyat olmuş oldum. Uzun süre yatağa bağımlı yaşadım. Annem ve babam bana bakmak zorunda kaldı. İşimi kaybettim. Psikolojik olarak da çok zor günler geçirdim" dedi.</p>

<p>Yanlış ameliyat edilen sol ayağında da sağlık sorunları oluştuğunu öne süren Özdemir, "Şu anda iki ayağımda da sorun var. Koşamıyorum, hızlı yürüyemiyorum. Uzun süre ayakta kalınca ya da soğuk havalarda ayaklarım şişiyor. Uzun süre oturduğumda ayağa kalkmakta zorlanıyorum. Çökemiyorum, dizlerimi istediğim gibi kullanamıyorum" şeklinde konuştu.<br />
<br />
<strong>Tazminat davası açtı</strong></p>

<p>Tüm bu olanlardan sonra hukuk mücadelesi başlatan <strong>genç</strong> kadın, 2 yıl boyunca mücadele ettiğini ancak eksik evrak yüzünden savcılığın takipsizlik kararı verdiğini aktardı. Bunun üzerine Selvihan, yanlış ameliyat yüzünden olduğunu ispatlayan adli tıp raporunu Konya'dan aldıktan sonra doktor ve diğer sorumlular hakkında tazminat davası açtığını kaydetti.<br />
<br />
<strong>"Müvekkilimin hiçbir şikayeti olmayan bacağı ameliyat edilmiştir"</strong></p>

<p>Özdemir'in avukatı Ayşegül İnal ise olayın bir komplikasyon olmadığını savunarak, "Malpraktis davalarında genellikle yaşanan sonucun komplikasyon olup olmadığı değerlendirilir. Ancak burada komplikasyon söz konusu değildir. Müvekkilimin hiçbir şikayeti olmayan bacağı ameliyat edilmiştir. İlgililer hakkında suç duyurusunda bulunduk. Aynı zamanda maddi ve manevi tazminat davası açtık. Süreç devam etmektedir" dedi.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yanlis-ameliyat-iddiasi-sag-ayagim-yerine-sol-ayagimi-ameliyat-ettiler</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/yanlis-ameliyat-iddiasi-sag-ayagim-yerine-sol-ayagimi-ameliyat-ettiler.jpg" type="image/jpeg" length="83359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyada Bir İlk: 8’li Çapraz Karaciğer Nakli Malatya’da Başarıyla Gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/dunyada-bir-ilk-8li-capraz-karaciger-nakli-malatyada-basariyla-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/dunyada-bir-ilk-8li-capraz-karaciger-nakli-malatyada-basariyla-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya İnönü Üniversitesi’nde 8 verici ve 8 alıcıyla dünyanın ilk 8’li çapraz karaciğer nakli yapıldı. 22 saatlik operasyon başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Malatya’da bulunan İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, tıp tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir operasyona imza attı. Dünyanın ilk 8’li çapraz karaciğer nakli, 16 ameliyatın eş zamanlı yürütüldüğü yaklaşık 22 saatlik bir operasyonla başarıyla tamamlandı.</p>

<h2>16 Ameliyat Aynı Anda Yapıldı</h2>

<p>Karaciğer Nakli Enstitüsü’nde gerçekleştirilen operasyon kapsamında 8 verici ve 8 alıcı aynı sistem içinde eşleştirilerek nakil sürecine dahil edildi. Toplamda 16 cerrahi işlem eş zamanlı olarak yürütülürken, operasyonun yaklaşık 22 saat sürdüğü bildirildi. Yetkililer, tüm hastaların sağlık durumlarının iyi olduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çapraz Nakil Sistemi Hayat Kurtarıyor</h2>

<p>Uygulanan çapraz nakil sistemi, organ bağışı uyumsuzluğu bulunan hastalar için geliştirilen özel bir model olarak biliniyor. Bu sistem sayesinde, verici-alıcı uyumu olmayan hastalar başka eşleşmeler üzerinden nakil şansı elde ediyor. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, bu yöntemi daha önce ikili, üçlü, dörtlü, beşli, altılı ve yedili çapraz nakillerde de başarıyla uygulamıştı.</p>

<h2>“Dünyada Bir İlke İmza Atıldı”</h2>

<p>Karaciğer Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Sezai Yılmaz, merkezin organ nakli alanında dünya çapında öncü çalışmalara imza attığını belirtti. Yılmaz, özellikle kritik durumda olan hastalar için 8’li çapraz nakil modelinin zorunlu hale geldiğini ifade ederek, “Bir hastamız karaciğer komasına girmek üzereydi. Bu nedenle 8’li modelle operasyonu gerçekleştirdik” dedi.</p>

<h2>Sağlık Bakanı Memişoğlu’ndan Tebrik</h2>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da operasyon sonrası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ekibi tebrik etti. Memişoğlu, Türk hekimlerinin başarısına dikkat çekerek, gerçekleştirilen operasyonun dünya tıp tarihinde bir ilk olduğunu vurguladı.</p>

<h2>Tıp Tarihine Geçen Başarı</h2>

<p>Yaklaşık 22 saat süren ve 16 ayrı ameliyatın eş zamanlı yürütüldüğü operasyon, Türkiye’yi organ nakli alanında dünya gündemine taşıdı. Uzmanlar, bu başarının gelecekte daha fazla hastaya umut olacağını belirtiyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/dunyada-bir-ilk-8li-capraz-karaciger-nakli-malatyada-basariyla-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/dunyada-bir-ilk-8li-capraz-karaciger-nakli-malatyada-basariyla-gerceklestirildi.webp" type="image/jpeg" length="35416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10 yıllık kitlenin içinden 1 buçuk kilogramlık tümör çıktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/sirtindaki-10-yillik-kitlenin-icinden-1-bucuk-kilogramlik-tumor-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/sirtindaki-10-yillik-kitlenin-icinden-1-bucuk-kilogramlik-tumor-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da sırtında oluşan şişliği önemsemeyen ve 10 yıl içerisinde büyüyerek belirgin hale gelen tümörü aldırmak için hastaneye başvuran hastanın sırtından 1 buçuk kilogram ağırlığında kitle çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ameliyatı başarıyla gerçekleştiren Uzman Doktor Mehmet Özer Dökmeci, meslek hayatında daha önce böyle büyük bir tümörle karşılaşmadığını belirterek kitlenin boyutunun 17 santim uzunluğunda ve en olarak 10 santimetre genişliğinde olduğunu söyledi.</p>

<p>Samandağ ilçesinde yaşayan 45 yaşındaki Fırat Varna, yaklaşık 10 yıl önce sırt kısmında çıkan kitleyi umursamayarak yaşamını sürdürmeye devam etti. Sırt bölgesinde bulunan ve zaman içerisinde giderek büyüyen kitle nedeniyle rahatsız olmaya başlayan Varna, Altınözü Devlet Hastanesi'ne gelerek tedavi için muayene oldu. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Mehmet Özer Dökmeci tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda planlanan cerrahi operasyon ile ameliyat gerçekleştirildi. Başarılı geçen operasyonla Varna'nın sırt bölgesinde bulunan ve dikkat çeken şişlikten yaklaşık 1 buçuk kilogram ağırlığındaki kitle başarılı bir şekilde çıkarıldı. Operasyon sonrası hastanın genel sağlık durumu iyi olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Dökmeci, tedavi süreci hakkında bilgi verdi.</p>

<p><img alt="Sırtındaki 10 yıllık kitlenin içinden 1 buçuk kilogramlık tümör çıktı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-06/12/aw723721_06.jpg" width="850px" /><br />
<br />
<strong>"Ben 22 yıldır ortopedinin içindeyim ve hiç bu kadar büyük bir tümör çıkarmamıştım"</strong></p>

<p>Hastanın ameliyat sürecini anlatan Uzm. Dr. Mehmet Özer Dökmeci, 22 yıllık meslek hayatında daha önce bu kadar büyük bir tümörle karşılaşmadığını belirterek "Hastamız yaklaşık 15 gün önce sırt bölgesinde yaklaşık 10 yıldır mevcut olan bir kitle büyümesiyle geldi. Kitle için birçok merkeze başvurduğunu ancak peki iyi sonuç alınamadığı için tarafımıza tedavi amaçlı bize başvurdu. Biz de yaptığımız muayene ve tetkikler sonrasında bir ameliyat planı yaptık. O açıdan hastamızı Samandağ ilçemizden buraya geldi. Mevcut durumda çok ciddi büyük bir kitle vardı. Sırt bölgesinde çok ciddi anlamda asimetri oluşturacak. Kıyafet altından ve üstünden belli olacak. Hatta günlük yaşam kalitesinde uyku düzenini bile değiştirebilecek ciddi bir kitlesi vardı. Gözle görülebilir bir kitleydi. Biz bu noktada ameliyat planlaması yaparken çekilen ultrason, MR ve tomografiler üstünden hastanın ameliyatını planladık. Hastanemizin vermiş olduğu koşullarda gayet iyi ve kaliteli bir ameliyat oldu. Koşullarımızın şu an her türlü ameliyatı hastanemize izin vermektedir. Kitlenin boyutu 17 cm uzunluğunda, çap olarak yaklaşık 12 cm, enine olarak da bir 10 cm büyüklüğünde ve ağırlık olarak 1,5 kilo civarındaydı. Lipon dediğimiz tümör ama çok ciddi bir tümördü. Ben 22 yıldır ortopedinin içindeyim ve hiç bu kadar büyük bir tümör çıkarmamıştım. Kozmetik olarak da gözle görülür ve hem o bölgeye baskı yapıp, ağrı oluşturuyordu hem de gözle görülür anlamda çok ciddi bir asimetri oluşturacak hale gelmişti. Halk arasında kamburluk denilecek düzeyde bir tümör oluşmuştu. Bu tümör kemik kas üstüne bası yaparak günlük yaşam kalitesinde hastalığı düşürüyordu. Ameliyatımız aşağı yukarı bir saat civarında sürdü. Şu an ameliyattan sonra birinci günümüz ve hastamız gayet iyi görünüyor. Almış olduğumuz parçaları patolojiyle gönderdik ve inşallah sonuçlarımıza iyi gelecektir. Hastanın kozmetik olarak yaşamış olduğu sıkıntılar kesinlikle ortadan kalkacak. Oluşan ağrılar çok hızlı bir şekilde ortadan kalkacak. En iyi tarafı hastamızın yüzü gülecek ki şu anda hastamızın yüzü gülüyor. Şu an görüntüsel anlamları çok fazla değişti çünkü ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası görüntüler çok korkunç düzeyde farklıydı. O açıdan biz yapmış olduğumuz ameliyattan çok memnunuz, hastamızın uyumundan dolayı da çok memnunuz. O açıdan devletimizin bize sağlamış olduğu bu imkanlardan dolayı devletimize de çok teşekkür ediyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Sırtındaki 10 yıllık kitlenin içinden 1 buçuk kilogramlık tümör çıktı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-06/12/aw723721_02.jpg" width="850px" /><br />
<br />
<strong>"10 yıla yakın bir süredir vardı ama ufak olduğu için ben o kadar önemsememiştim"</strong></p>

<p>Başlarda ufak olduğu için umursamadığı kitlenin 10 yıl içerisinde büyüyerek sırtında belirgin hale geldiğini ifade eden Fırat Varna, insanların sırtındaki şişliği sorduğunda moral bozukluğu yaşadığını belirterek, "Samandağ ilçesinden Altınözü Devlet Hastanesi'ne bir arkadaşımın vesilesiyle geldim. 10 yıla yakın bir süredir vardı ama ufak olduğu için ben o kadar önemsememiştim, sonradan büyüdüğü orada artık hani bir yerde 'dur' demem lazımdı. Allah beni buraya kadar gönderdi ve iyi ki buraya gelmişim. Özer bey müthiş bir doktor. İster istemez tabii bazen hani her şeyi bir kenara bırak, estetik açıdan iyi durmamıştı. O başlı başına zaten psikolojiyi bozan bir durum ama ben onları düşünmüyordum. Gördüğüm kadarıyla ben bir limon kadar bir şey düşünüyordum ama demek ki içeride bir yerlerde saklanmış. Kitle bayağı büyüktü, sırtımı gören illaki soruyordu. O da ister istemez moral bozukluğu oluyordu. Kambura yakın bir şekilde olduğu için ister istemez üzülüyordum. Bende de o şeyler oluyordu. Kitle çok rahat bir şekilde şu anda alındı. Bunun için çok mutluyum. Başta doktorum Özer Dökmeci'yi doktorumuza, tüm personele ve emeği geçen herkese teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Sırtındaki 10 yıllık kitlenin içinden 1 buçuk kilogramlık tümör çıktı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-06/12/aw723721_07.jpg" width="850px" /></p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/sirtindaki-10-yillik-kitlenin-icinden-1-bucuk-kilogramlik-tumor-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/sirtindaki-10-yillik-kitlenin-icinden-1-bucuk-kilogramlik-tumor-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="41569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rus hastanın karnından 12 kilogramlık dev kitle çıktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/rus-hastanin-karnindan-12-kilogramlik-dev-kitle-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/rus-hastanin-karnindan-12-kilogramlik-dev-kitle-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde başarılı bir operasyonla 12 kilogramlık kitleyi karnından attıran Rus hasta, sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div><strong>TIBBİ LİTERATÜRE GİRECEK OPERASYON</strong></div>

<div>Antalya’nın Alanya ilçesinde, solunum sıkıntısı ve aşırı karın şişliği şikâyetiyle acil servise başvuran 58 yaşındaki Rus uyruklu Olga Viktorovna, hayati tehlike atlattığı bir süreçten uzman hekimlerin başarılı müdahalesiyle kurtuldu. Yapılan tetkikler sonucunda yumurtalık kaynaklı dev bir kitle tespit edilen hastaya acil ameliyat kararı verildi.</div>

<div><strong>50 SANTİMETRELİK KİTLE BAŞARIYLA ALINDI</strong></div>

<div>Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi uzmanları Doç. Dr. Emre Köle, Op. Dr. Merve Çakır Köle ve Dr. Öğr. Üyesi Hakan Demir tarafından gerçekleştirilen operasyon, yaklaşık 12 kilogram ağırlığında ve 50 santimetre boyutundaki kitleyi tamamen temizledi. Operasyon sonrası büyük bir rahatlama yaşayan hastanın böbrek fonksiyonları ve enfeksiyon değerleri hızla normale döndü. Toplamda 20 kilograma yakın kilo kaybeden hasta, kısa sürede taburcu edilmeye hazırlanıyor.</div>

<div><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/rus-hastanin-karnindan-12-kilogramlik-dev-kitle-cikti-1.jpg" width="1280" /></div>

<div><strong>NADİR GÖRÜLEN BİR TÜMÖR TÜRÜ</strong></div>

<div>Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Merve Çakır Köle, kitlenin patoloji incelemesinde "granüloza hücreli tümör" adı verilen nadir bir tür olduğunu belirtti. Hastanın sağlığını korumak adına rahim, her iki yumurtalık ve ilgili dokuların da operasyonla alındığını ifade eden Dr. Köle, tedavi sürecinin medikal onkoloji birimiyle koordineli şekilde takip edileceğini vurguladı.</div>

<div><strong>“TÜRKİYE'DE OLMAK EN BÜYÜK ŞANSIMDI”</strong></div>

<div>Karnındaki dev ağırlıktan kurtulan Olga Viktorovna, yaşadığı zorlu süreci şu sözlerle anlattı: "Böyle bir durum yaşayacağımı hiç tahmin etmiyordum. Doktorlarım sayesinde yeniden hayata tutundum. En büyük şansım Türkiye'de olmaktı. Hastaneye başvurur başvurmaz benimle çok hızlı ve profesyonel bir şekilde ilgilendiler. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim."</div>

<div></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/rus-hastanin-karnindan-12-kilogramlik-dev-kitle-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/06/rus-hastanin-karnindan-12-kilogramlik-dev-kitle-cikti-2.jpg" type="image/jpeg" length="61582"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
