<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kahramanmaraş Haber | Son Dakika Maraş Haberleri</title>
    <link>https://www.marasbugun.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş'ın nabzı marasbugun.com.tr'de atıyor! Güncel Maraş haberleri, son dakika olayları, yerel gündem ve güvenilir kaynak için hemen ziyaret edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 30 May 2026 10:19:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Süt içmenin mucizevi etkileri! Sağlıklı bir yaşamın şifresi bu bardakta gizli]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/sut-icmenin-mucizevi-etkileri-saglikli-bir-yasamin-sifresi-bu-bardakta-gizli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/sut-icmenin-mucizevi-etkileri-saglikli-bir-yasamin-sifresi-bu-bardakta-gizli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süt, doğumdan itibaren yaşamın her evresinde mucizevi etkiler sunuyor. Uzmanlar, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için günde en az iki bardak sütün şart olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>70 yıllık deneyimiyle sofralara lezzet taşıyan Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü'ne özel süt tüketiminin insan sağlığı ve büyüme üzerindeki hayati önemini vurguladı.</div>

<div><strong>SÜT TÜKETİMİ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?</strong></div>

<div>Süt, protein, kalsiyum, vitamin ve mineraller açısından dünyanın en zengin besin kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, doğumdan yaşlılığa kadar vücudun ihtiyaç duyduğu temel yapı taşlarının sütün içerisinde bulunduğunu belirtiyor. Özellikle gelişme çağındaki çocuklar için süt, sadece bir içecek değil, aynı zamanda fiziksel ve zihinsel gelişimi destekleyen en doğal koruyucudur.</div>

<div>Vücudun ihtiyaç duyduğu kalsiyumun en kolay emilebilir kaynağı olan süt, kemik yoğunluğunun korunmasında ve iskelet sisteminin güçlendirilmesinde başrol oynuyor. Modern çağın getirdiği düzensiz beslenme alışkanlıkları arasında, günde sadece iki bardak süt tüketmek dahi pek çok sağlık sorununun önüne geçebiliyor. Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sağlıklı bir toplumun temelinde dengeli ve yeterli beslenmenin yattığını belirterek, "Süt, sadece çocukların değil, yetişkinlerin de sağlıklı bir yaşam sürmesi için en temel ihtiyaçtır" diyerek sütün toplum sağlığı için taşıdığı değeri gözler önüne seriyor.</div>

<div><strong>ANADOLU’NUN SÜT KÜLTÜRÜ VE 70 YILLIK TECRÜBE</strong></div>

<div>Anadolu toprakları, yüzyıllardır süregelen güçlü bir süt kültürüne ev sahipliği yapıyor. Sütün yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve tereyağı gibi çok çeşitli formlara dönüşmesi, Türk mutfağının temel dinamiklerinden birini oluşturuyor. Kahvaltı sofralarından ana yemeklere, geleneksel tatlılardan atıştırmalıklara kadar süt ve süt ürünleri her öğünde kendine yer buluyor.</div>

<div>Bu yıl 70. yaşını kutlayan Teksüt, bu köklü kültürü modern üretim teknikleriyle birleştirerek nesiller boyu sofralara taşımanın gururunu yaşıyor. Sütün doğallığını ve bereketini bozmadan tüketicisiyle buluşturan marka, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamayı kurumsal bir misyon olarak görüyor. 70 yıllık tecrübe, sütün tarladan sofraya olan yolculuğunda hijyenin ve kalitenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Anadolu’nun bu kadim alışkanlığı, günümüzde sadece bir lezzet kaynağı değil, aynı zamanda yaşam kalitesini artıran bir sağlık iksiri olarak kabul ediliyor.</div>

<div><strong>GÜNLÜK 2 BARDAK SÜT İLE GELEN SAĞLIK</strong></div>

<div>Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye Beslenme Rehberi'nde yer alan veriler, süt tüketiminin sıklığına dair önemli ipuçları sunuyor. Rehber, çocukların ve gençlerin her gün düzenli olarak 2 ile 4 porsiyon arasında süt ve süt ürünü tüketmesinin, sağlıklı büyüme ve gelişim için kritik olduğunu belirtiyor.</div>

<div>Peki, sütün içinde vücudumuzu nasıl bir değişim bekliyor? Süt, içeriğindeki karbonhidrat, protein ve yağ ile vücuda gereken enerjiyi sağlarken, fosfor ve B vitaminleri sayesinde zihinsel keskinliği destekliyor. Özellikle A vitamini içeriği sayesinde bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olan süt, kalsiyum ile diş ve kemik yapısını adeta çelik gibi sağlamlaştırıyor. Uzmanlar, düzenli süt tüketen bireylerin ileriki yaşlarda osteoporoz gibi kemik hastalıklarına yakalanma riskinin çok daha düşük olduğuna dikkat çekiyor. Çocukların sütü sevmesini sağlamak amacıyla üretilen sade veya meyve aromalı çeşitler ise, yüksek protein değerleriyle gençlerin enerji ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynuyor.</div>

<div><a href="https://www.igfhaber.com/cdn/R6J83EWgjdzOZOGRJa4QamCV3XM=/730x487/webp/2026/05/29/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi-1780035849-199_large.webp" rel="nofollow"><img alt="Kahramanmaraş’ta Çiğ Süt Referans Fiyatı 22,22 Tl Olarak Açıklandı" class=" detail-photo img-fluid" height="675" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/01/kahramanmarasta-cig-sut-referans-fiyati-2222-tl-olarak-aciklandi.jpg" width="1200" /></a></div>

<div><strong>SÜTÜN ZİHİNSEL GELİŞİME ETKİLERİ</strong></div>

<div>Sadece fiziksel değil, zihinsel gelişim üzerinde de sütün etkisi bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış durumda. Süt, içerdiği B12 ve B2 vitaminleri sayesinde sinir sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olurken, öğrenme kapasitesinin artmasına da katkıda bulunuyor. Eğitim çağındaki çocuklar için süt, bir nevi "beyin yakıtı" olarak görev yapıyor. Sabah kahvaltısında bir bardak süt içmek, kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olarak öğrencinin okul başarısını artırıyor. Bu sebeple ebeveynlerin çocuklarını küçük yaşlardan itibaren süt tüketimine teşvik etmesi, hem fiziksel yapıları hem de zihinsel kapasiteleri için hayati önem taşıyor. Teksüt gibi markaların sunduğu kaliteli ve güvenilir ürünler, bu alışkanlığın sürdürülebilir olmasına büyük destek veriyor.</div>

<div><strong>SAĞLIKLI NESİLLER İÇİN GÜVENİLİR TERCİH</strong></div>

<div>Süt sektörü, son yıllarda tüketicilerin bilinçlenmesiyle birlikte çok daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuştu. Güvenilir bir süt kaynağı, besin değerlerinin korunması açısından büyük önem taşıyor. Pastörizasyon ve UHT teknolojileri sayesinde sütün içindeki vitamin ve mineraller, doğallığından ödün verilmeden sofralara ulaşıyor. Tüketicilerin süt alırken dikkat etmesi gereken en önemli nokta, ürünün kaynağının güvenirliği ve üretim standartlarıdır. 70 yıllık tecrübesiyle sektörün öncülerinden olan Teksüt, bu noktada tüketicilere güven vererek sağlıklı beslenme zincirinin en önemli halkasını oluşturuyor. Sağlıklı bir toplum için, sütün her gün daha fazla tüketilmesi ve bu bilincin tüm yaş gruplarına yayılması, geleceğimiz adına atılacak en büyük adımlardan biri olarak görülüyor.</div>

<div></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/sut-icmenin-mucizevi-etkileri-saglikli-bir-yasamin-sifresi-bu-bardakta-gizli</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi-1780035849-199-large.webp" type="image/jpeg" length="67946"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tansiyonu yükselten 14 gizli düşman! Uzmanından kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/tansiyonu-yukselten-14-gizli-dusman-uzmanindan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/tansiyonu-yukselten-14-gizli-dusman-uzmanindan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, hipertansiyonun sadece tuzdan kaynaklanmadığını belirterek, tansiyonu tetikleyen 14 sıra dışı faktörü tek tek açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div><strong>TANSİYON HASTALIĞINDA BİLİNEN YANLIŞLAR</strong></div>

<div>Modern dünyada hipertansiyon, toplum sağlığını tehdit eden en önemli kronik hastalıkların başında geliyor. Halk arasında genel kanı, yüksek tansiyonun tek sorumlusunun aşırı tuz tüketimi olduğu yönünde. Ancak Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan’ın uyarıları, bu tablonun çok daha derin ve çok katmanlı olduğunu gözler önüne seriyor. Hipertansiyon, sadece diyetle yönetilebilecek basit bir sorun olmaktan ziyade, yaşam tarzının, psikolojik durumun ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşimi olarak karşımıza çıkıyor.</div>

<div>Birçok hasta, tuzu sofrasından tamamen çıkardığı halde tansiyon değerlerinin normal seviyelere inmediğinden şikayet ediyor. Uzmanlara göre bu durum, hipertansiyonun ardında yatan ve genellikle "göz ardı edilen" diğer faktörlerin dikkate alınmamasından kaynaklanıyor. Eğer yaşamınızda dengeli bir beslenme düzeni kurmanıza rağmen tansiyonunuz kontrol altına alınamıyorsa, Prof. Dr. Koylan’ın dikkat çektiği bu 14 kritik faktör, sağlığınızın gizli düşmanları olabilir.</div>

<div><strong>KAHRAMANMARAŞ'TA TANSİYON HASTALARININ GİZLİ TEHLİKELERİ</strong></div>

<div>Günümüzün yoğun temposu, ekonomik kaygılar ve sosyal değişimler, tansiyon değerleri üzerinde doğrudan belirleyici oluyor. Özellikle Kahramanmaraş gibi hareketli ve sosyal yaşamın iç içe olduğu bölgelerde, bireylerin günlük stres kaynakları tansiyonu adeta bir barut fıçısına çevirebiliyor. Prof. Dr. Koylan, duygusal durumların vücut üzerindeki yansımasının sadece psikolojik değil, aynı zamanda fiziksel olduğunu vurguluyor. Uzun süreli stres, kaygı bozuklukları ve öfke patlamaları, damar duvarlarında kalıcı hasarlara yol açarak hipertansiyon sürecini hızlandırıyor.</div>

<div><strong>TANSİYONU TETİKLEYEN 14 BEKLENMEDİK FAKTÖR</strong></div>

<div>Prof. Dr. Nevrez Koylan, hipertansiyonun arka planında yer alan ve çoğu zaman önemsenmeyen o 14 faktörü şu şekilde sıralıyor:</div>

<ul>
 <li>
 <div><strong>Yalnızlık Hissi:</strong> Sosyal izolasyon, vücutta kortizol seviyesini artırarak tansiyonu olumsuz etkiliyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Beyaz Önlük Sendromu:</strong> Doktor muayenehanesinde yaşanan heyecan, tansiyonun yanıltıcı şekilde yüksek çıkmasına neden oluyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Tuvalet İhtiyacını Ertelemek:</strong> Mesanenin doluluğu, vücutta sempatik sinir sistemini aktive ederek tansiyonu yükseltiyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Duygusal ve Stresli Konuşmalar:</strong> Ani gelişen tartışmalar, damarların anlık olarak büzülmesine yol açıyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Susuzluk:</strong> Vücudun susuz kalması, kan hacminin dengesini bozarak tansiyonu dalgalandırıyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Aşırı Şeker Tüketimi:</strong> İşlenmiş şekerler, insülin direncini artırarak hipertansiyona kapı aralıyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Bitkisel Takviyeler:</strong> Ginseng, ginkgo ve guarana gibi enerji veren bitkiler, kontrolsüz kullanıldığında tansiyon ilacı gibi etki göstererek risk yaratıyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Uyku Apnesi:</strong> Kalitesiz uyku, kalp üzerindeki yükü artırarak tansiyonu tetikliyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Tiroid Hastalıkları:</strong> Hormonal düzensizlikler tansiyonun ana kaynaklarından biri olabiliyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Doğum Kontrol İlaçları:</strong> Bazı hormonal doğum kontrol yöntemleri kan basıncını yükseltebiliyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Antidepresan Kullanımı:</strong> Bazı antidepresanlar yan etki olarak tansiyon yüksekliğiyle seyrediyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Ağrı Kesiciler:</strong> Özellikle sık kullanılan bazı ağrı kesici türleri damar yapısını etkiliyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Potasyum Eksikliği:</strong> Vücuttaki mineral dengesizliği damar sağlığını doğrudan bozuyor.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Ani Fiziksel Rahatsızlıklar:</strong> Vücudun yaşadığı ani acı veya travma, tansiyonu hızlıca yükselten faktörlerden biri.</div>
 </li>
</ul>

<div><strong>SADECE TUZ DEĞİL BÜTÜNSEL YAŞAM TARZI ÖNEMLİ</strong></div>

<div>Tansiyon yönetimi, artık sadece "tuzu kesmekten" ibaret değil. Prof. Dr. Koylan’ın da belirttiği gibi, hipertansiyonla mücadelede bütünsel bir yaklaşım gerekiyor. İşlenmiş gıdalardan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, uyku kalitesine dikkat etmek ve stres yönetimi tekniklerini öğrenmek, ilaca ek olarak yapılması gereken en önemli değişimlerdir.</div>

<div>Özellikle kronik bir tansiyon sorunu yaşıyorsanız, kullandığınız basit ağrı kesicilerden aldığınız bitkisel destek ürünlerine kadar her detayı hekiminizle paylaşmanız hayati önem taşıyor. Uzmanlar, tansiyon değerlerinin uzun süre yüksek seyretmesinin; kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi geri dönüşü olmayan ciddi hastalıklara davetiye çıkardığı konusunda sürekli uyarıyor. Tansiyonunuzu sadece bir sayı olarak görmeyin; o, aslında tüm vücudunuzun size verdiği bir sinyaldir.</div>

<div><a href="https://www.igfhaber.com/static/2024/07/24/1721806800-asm-nevrezkoylan-gorseli-1721828860-378-x750.jpeg" rel="nofollow"><img alt="" class="" src="https://www.igfhaber.com/static/2024/07/24/1721806800-asm-nevrezkoylan-gorseli-1721828860-378-x750.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" /></a></div>

<div><strong>YAŞAM TARZINDAKİ KÜÇÜK DEĞİŞİMLER BÜYÜK ETKİ YARATIYOR</strong></div>

<div>Hipertansiyonla mücadele eden bireylerin çoğu, yaşam kalitelerini artıracak basit ipuçlarını göz ardı ediyor. Örneğin, gün içinde tuvalet ihtiyacını ertelememek, hem böbrek sağlığı hem de tansiyon regülasyonu için düşündüğünüzden çok daha önemli. Aynı şekilde, yoğun bir iş günü sonrasında yaşanan stresli konuşmalar yerine, derin nefes egzersizlerine yönelmek, damarlar üzerindeki baskıyı anında azaltabiliyor.</div>

<div>Prof. Dr. Koylan’ın vurguladığı "beyaz önlük sendromu" ise, birçok hastanın yanlış teşhis almasına yol açabiliyor. Bu yüzden evde yapılan düzenli ölçümler, gerçek tansiyon profilinizi anlamak adına doktorunuz için en güvenilir veriyi sağlıyor. Sağlıklı bir yaşam, sadece hastalıklardan kaçınmak değil, vücudunuzu neyin tetiklediğini bilmek ve bu tetikleyicileri akıllıca yönetebilmektir. Eğer tansiyonunuzla başınız dertteyse, hemen bugün bu 14 maddeyi kendi yaşam tarzınızla karşılaştırın; belki de çözüm, düşündüğünüzden çok daha yakındadır.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sefa Başer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/tansiyonu-yukselten-14-gizli-dusman-uzmanindan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 19:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/tek-olcumle-tani-olmaz-tansiyonda-ev-olcumleri-hayat-kurtariyor-1770623760-829-large.webp" type="image/jpeg" length="92906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boğazından 5 santimlik kemik çıktı: Yediği et ölümden döndürüyordu]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bogazindan-5-santimlik-kemik-cikti-yedigi-et-olumden-donduruyordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bogazindan-5-santimlik-kemik-cikti-yedigi-et-olumden-donduruyordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa’da yediği et yemeğinin kemiği boğazına kaçan kadın, ölümden döndü. Boğazında yan bir şekilde takılan kemik sebebiyle su dahi içemeyen 65 yaşındaki kadına apar topar müdahale ederek hayata döndüren Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Murat Pekgöz, Kurban Bayramı öncesi et tüketiminde dikkatli olunması konusunda da vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Bursa’da et yerken boğazına yaklaşık 5 santimetrelik kemik parçası kaçan N.K. (65), yaşadığı şiddetli ağrı ve yutkunamama şikayetleri sebebiyle apar topar hastaneye kaldırıldı. Yemek borusuna saplanan keskin kemik parçası, gerçekleştirilen endoskopik müdahaleyle çıkarıldı.</p>

<p>Ölümden dönen N.K.’nın ameliyatını gerçekleştiren Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Murat Pekgöz, "Hastamız yemek yerken aniden gelişen boğazda batma, ağrı ve yutamama şikayetleriyle acil olarak hastanemize başvurdu. Birkaç kez yutması için su vermişler. Ancak hasta su dahi içemiyordu. Yaptığımız acil endoskopik incelemede yemek borusunun giriş kısmında yaklaşık 5 santimetre uzunluğunda, iki ucu keskin bir kemik parçasının yemek borusuna yan bir şekilde saplandığını gördük. Gerçekleştirdiğimiz başarılı endoskopik müdahaleyle kemik parçasını çıkardık" dedi.</p>

<p><img alt="Boğazına saplanan 5 santimlik kemik öldürüyordu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/26/aw713136_03.jpg" width="1300" /></p>

<p>Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Uzm. Dr. Murat Pekgöz, özellikle et tüketimi sırasında dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Pekgöz, "Kurban Bayramı ile birlikte et tüketiminin yoğun olduğu günlere giriyoruz. Kurban etleri parçalanırken kemiklere karşı dikkatli olunmalı. Bazı küçük parçalar etlerin arasında kalabiliyor. İnsanlar bayramın heyecanı ve coşkusuyla hızlı yemek yiyebiliyor. Bu da ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Yemek borusuna saplanan kemik parçaları hayati tehlike oluşturabiliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Boğazına saplanan 5 santimlik kemik öldürüyordu" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/26/aw713136_04.jpg" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pekgöz, "Kemiğin bu hastada gördüğümüz gibi olması durumunda yemek borusunda delinmelere, göğüs boşluğuna açılmalara ve hatta ölümcül sonuçlara sebep olabilir. Daha önce de benzer vakalarla karşılaştık. Hızlı müdahale hayat kurtarıyor. Bu tür durumlarda vakit kaybetmeden mutlaka bir hastaneye ve gastroenteroloji uzmanına başvurulmalı" diye konuştu.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bogazindan-5-santimlik-kemik-cikti-yedigi-et-olumden-donduruyordu</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/bogazindan-5-santimlik-kemik-cikti-yedigi-et-olumden-donduruyordu.jpg" type="image/jpeg" length="17602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramda sağlıklı et tüketimi için bilmeniz gerekenler]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bayramda-saglikli-et-tuketimi-icin-bilmeniz-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bayramda-saglikli-et-tuketimi-icin-bilmeniz-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep SANKO Üniversitesi’nden Arş. Gör. Yeşim Köylüoğlu, bayramda porsiyon kontrolünün ve doğru pişirme yöntemlerinin kalp, diyabet ve mide sağlığı için hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Kurban Bayramı, sofraların zenginleştiği ve geleneksel lezzetlerin bir araya geldiği özel günlerin başında geliyor. Ancak bayram boyunca aniden değişen beslenme alışkanlıkları, sindirim sistemi başta olmak üzere birçok sağlık sorununu beraberinde getirebiliyor. Gaziantep SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğr. Elemanı Arş. Gör. Yeşim Köylüoğlu, bayram döneminde en sık karşılaşılan hazımsızlık, mide rahatsızlıkları, kabızlık ve kan şekeri dengesizliklerine karşı vatandaşları uyardı. Özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerin bayram boyunca beslenme düzenlerine ekstra özen göstermeleri gerektiğini belirtti.</div>

<div><strong>ET TÜKETİMİNDE "24 SAAT DİNLENDİRME" KURALI</strong></div>

<div>Kurban etinin sağlıklı tüketilmesi noktasında en kritik uyarılardan biri etin dinlendirilmesiyle ilgili. Yeni kesilen etin hemen tüketilmesinin mide ve sindirim sorunlarına yol açabileceğini belirten Arş. Gör. Köylüoğlu, "Kurban etlerinin buzdolabında en az 24 saat dinlendirilerek tüketilmesini öneriyoruz. Etlerin doğru muhafaza edilmesi ve çözdürme yöntemleri besin zehirlenmelerini önlemek adına hayati önem taşır" ifadelerini kullandı. Oda sıcaklığında çözdürme işleminin ciddi sağlık riskleri barındırdığını vurgulayan uzmanlar, çözdürme işleminin mutlaka buzdolabı şartlarında yapılması gerektiğini hatırlatıyor.</div>

<div><strong>PİŞİRME YÖNTEMİNDE "IZGARA VE HAŞLAMA" TERCİH EDİLMELİ</strong></div>

<div>Kırmızı etin doymuş yağ içeriğinin yüksek olması sebebiyle pişirme yöntemlerinde daha sağlıklı seçeneklere yönelmek gerekiyor. Arş. Gör. Köylüoğlu, kızartma ve kavurma yöntemleri yerine haşlama, fırında pişirme veya ızgara yöntemlerinin daha uygun olduğunu belirtti. Ateşe çok yakın pişirilen etlerin vitamin değerlerini yitirebileceğini ve kanserojen etki yaratabileceğini ifade eden Köylüoğlu, pişirme sırasında etin ateşe temas etmemesine dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi.</div>

<div><strong>BAYRAM SOFRALARINDA DENGE NASIL KURULUR?</strong></div>

<div>Bayram menülerinde etin yanına eklenecek sebze, salata ve yoğurt gibi besinlerin önemine değinen uzmanlar, bu besinlerin posa alımını artırarak sindirimi kolaylaştırdığını ve tokluk hissi yarattığını vurguluyor. Porsiyon kontrolünün sağlanması, özellikle kolesterol ve yüksek tansiyon hastaları için bayramın daha güvenli geçmesini sağlıyor.</div>

<div><strong>TATLI TÜKETİMİNDE ÖLÇÜ VE SU TÜKETİMİ</strong></div>

<div>Tatlı tercihlerinde şerbetli ve ağır hamur işleri yerine sütlü tatlıların veya meyvelerin önceliklendirilmesi gerektiğini belirten Arş. Gör. Köylüoğlu, diyabet hastaları için bu seçimin zorunluluk olduğunu ifade etti. Bayram boyunca vücudun su ihtiyacının göz ardı edilmemesi, aşırı çay ve kahve tüketimi yerine su tüketimine ağırlık verilmesi, genel metabolik sağlığı korumak açısından büyük önem arz ediyor. Ayrıca, yemeklerden sonra yapılacak kısa yürüyüşlerin hem sindirimi düzenlediğini hem de kan şekerini dengelediğini hatırlatmakta fayda var.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bayramda-saglikli-et-tuketimi-icin-bilmeniz-gerekenler</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 17:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/bayramda-saglikli-et-tuketimi-icin-bilmeniz-gerekenler.jpg" type="image/jpeg" length="69821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman uyarısı: Kurban eti en az 12–24 saat dinlendirilmeli]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/uzman-uyarisi-kurban-eti-en-az-12-24-saat-dinlendirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/uzman-uyarisi-kurban-eti-en-az-12-24-saat-dinlendirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan kritik et uyarısı geldi. Van İl Sağlık Müdürlüğü’nden Dr. Mehmet Emin Mavi, kesilen kurban etinin hemen tüketilmesinin sindirim sorunları ve bulaşıcı hastalık riskini artırdığını belirterek en az 12-24 saat dinlendirilmesi gerektiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlardan vatandaşlara kritik uyarılar gelmeye devam ediyor. Van İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Birim Sorumlusu Dr. Mehmet Emin Mavi, kesimi yapılan kurban etlerinin hemen tüketilmesinin ciddi sağlık problemlerine neden olabileceğini açıkladı. Özellikle bayram sabahı kesim sonrası hazırlanan kavurma sofralarına dikkat çeken uzmanlar, etin dinlendirilmeden tüketilmesinin sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirtti.</p>

<p><strong>KURBAN ETİ NEDEN HEMEN YENMEMELİ?</strong></p>

<p>Bayramın ilk günü birçok evde kesim sonrası etin anında pişirilip sofraya gelmesi gelenek haline gelirken, uzmanlar bunun sağlık açısından doğru olmadığını ifade ediyor. Yeni kesilen hayvan etinde oluşan “ölüm sertliği” nedeniyle kas yapısının henüz gevşemediğini belirten Dr. Mavi, bu durumun hem pişirme kalitesini düşürdüğünü hem de sindirimi zorlaştırdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzman açıklamasına göre yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesi; mide ağrısı, hazımsızlık, şişkinlik ve bağırsak problemlerine yol açabiliyor. Etin sağlıklı şekilde tüketilebilmesi için en az 12 ila 24 saat boyunca uygun koşullarda dinlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p><img alt="Uzman uyarısı: Kurban eti en az 12–24 saat dinlendirilmeli-1" height="480" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/aw712606-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="640" /></p>

<p><strong>“12-24 SAAT BEKLETİLMEDEN TÜKETMEYİN”</strong></p>

<p>Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dr. Mehmet Emin Mavi, kurban etinin güvenli şekilde tüketilmesi için yalnızca pişirme değil, kesim sürecinin de büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Mavi, “Tüketilecek etin mutlaka veteriner kontrolünden geçmiş olması gerekiyor. Hijyenik olmayan ortamlarda yapılan kesimler ciddi bulaşıcı hastalık risklerini beraberinde getirir. Kesilen etin hemen tüketilmesi tavsiye edilmez. Çünkü hayvan kesildikten sonra kaslarda sertleşme meydana gelir. Bu süreç tamamlanmadan tüketilen et hem sindirim açısından zorlayıcı olur hem de lezzet açısından istenen kıvama ulaşmaz. Bu nedenle etin en az 12 ila 24 saat dinlendirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>UZMANLARDAN SAKLAMA KOŞULU UYARISI</strong></p>

<p>Bayram süresince yapılan en büyük hatalardan birinin de etlerin yanlış koşullarda muhafaza edilmesi olduğuna dikkat çekildi. Özellikle sıcak havalarda uzun süre dışarıda bekletilen etlerde bakteri oluşumunun hızlandığı belirtiliyor.</p>

<p>Dr. Mavi’ye göre kısa süre içerisinde tüketilecek etlerin buzdolabında yaklaşık 4 derecede saklanması gerekiyor. Daha uzun süre muhafaza edilmek istenen etlerin ise eksi 18 derece sıcaklığa sahip derin dondurucularda korunması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca etlerin büyük parçalar halinde değil, günlük kullanım miktarlarına göre bölünerek saklanmasının çözülme ve yeniden dondurma riskini azaltacağını belirtiyor.</p>

<p><strong>ÇİĞ ET TÜKETİMİ TEHLİKE SAÇIYOR</strong></p>

<p>Kurban Bayramı’nda sık karşılaşılan yanlışlardan biri de az pişmiş veya çiğ et tüketimi. Uzmanlara göre bu durum yalnızca mide rahatsızlıklarına değil, hayvandan insana bulaşabilen ciddi enfeksiyonlara da davetiye çıkarıyor.</p>

<p>Dr. Mavi, özellikle “kist hidatik” hastalığına dikkat çekerek, hayvanlarda bulunan bazı parazitlerin insan sağlığını tehdit ettiğini söyledi. Parazitlerin hayvanların karaciğer ve akciğer gibi organlarına yerleşebildiğini belirten uzman isim, yeterince pişirilmeyen etlerin tüketilmesi halinde bu mikroorganizmaların insanlara bulaşabileceğini ifade etti.</p>

<p>Ayrıca iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerin de aynı risk grubunda yer aldığına dikkat çekildi.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/uzman-uyarisi-kurban-eti-en-az-12-24-saat-dinlendirilmeli</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/58066.jpg" type="image/jpeg" length="61039"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı'nda diyabetik hastalar için beslenme rehberi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kurban-bayraminda-diyabetik-hastalar-icin-beslenme-rehberi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kurban-bayraminda-diyabetik-hastalar-icin-beslenme-rehberi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı sofralarının vazgeçilmezi olan kırmızı et ve tatlı ikramları, kronik hastalığı olanlar için risk oluşturabiliyor. Dahiliye Uzmanı Dr. Emine Hande Öksüz, diyabet ve hipertansiyon hastalarının bayramda sağlıklarını korumaları için kritik uyarı ve tavsiyelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte sofralar zenginleşirken, kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlar için sağlık riskleri de beraberinde geliyor. Özellikle diyabet (şeker hastalığı) ve hipertansiyon (yüksek tansiyon) tanısı konulmuş hastaların, bayram gelenekleri gereği artan kırmızı et, şerbetli tatlı ve yoğun ikram tüketimi karşısında daha temkinli olmaları gerekiyor. Dahiliye Uzmanı Dr. Emine Hande Öksüz, bayram dönemlerinde düzensizleşen öğün saatlerinin ve kontrolsüz beslenmenin, kontrol altında tutulan kronik hastalıkları aniden alevlendirebileceği konusunda uyarılarda bulundu. Uzman hekim, bayramın huzur içinde geçirilebilmesi için sağlıklı beslenme prensiplerinden ödün verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Diyabet hastalarının, bayramın getirdiği yoğun sosyal trafiğe rağmen öğün saatlerini mümkün olduğunca istikrarlı sürdürmeleri gerektiğini vurgulayan Dr. Öksüz, uzun süreli açlıklardan kaçınılmasını öneriyor. Bayram ziyaretlerinde sunulan yüksek şekerli şerbetli tatlılar, şekerlemeler ve çikolataların insülin direncini ve kan şekerini hızla yükseltebileceğini belirten uzman, bunların yerine sütlü tatlıların küçük porsiyonlar halinde tercih edilmesini tavsiye ediyor. İlaç ve insülin dozlarının aksatılmamasının hayati önem taşıdığını hatırlatan Öksüz, gün içindeki kısa yürüyüşlerin ve yeterli su tüketiminin kan şekeri regülasyonuna olan pozitif etkisine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>HİPERTANSİYON HASTALARI İÇİN TUZ VE STRES UYARISI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hipertansiyon hastalarının en büyük düşmanının tuz ve gizli tuz kaynakları olduğunu ifade eden Dr. Emine Hande Öksüz, bayram sofralarında özellikle işlenmiş et ürünlerinden, aşırı tuzlu atıştırmalıklardan ve salamura gıdalardan kaçınılması gerektiğini belirtiyor. Fazla miktarda tüketilen çay ve kahvenin tansiyon üzerinde tetikleyici etkisi olabileceğini ifade eden uzman, ağır ve yağlı yemekler yerine sebze ve tam tahıl ağırlıklı dengeli tabakların seçilmesi gerektiği görüşünde.</p>

<p>Bayram sürecinde yaşanan aşırı stresin, uykusuzluğun ve kalabalık ortamların tansiyonu aniden yükseltebileceği riskine değinen Dr. Öksüz, yeterli uykunun ve dinlenmenin önemine dikkat çekiyor. Baş ağrısı, ensede sertlik, baş dönmesi veya çarpıntı gibi belirtilerin tansiyonun yükseldiğine dair bir sinyal olabileceğini hatırlatan uzman, hastaların yanlarında mutlaka tansiyon aletlerini bulundurmaları ve düzenli ölçüm yapmaları gerektiğini dile getiriyor.</p>

<p><strong>SAĞLIKLI TERCİHLERLE BAYRAMIN TADI KAÇMASIN</strong></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün beslenme kılavuzlarını temel alan Dr. Emine Hande Öksüz, lif içeriği yüksek olan sebze, meyve ve bakliyatların bağırsak sağlığı için olduğu kadar kan şekerindeki dalgalanmaları önlemek için de en güvenli liman olduğunu vurguluyor. Günlük tuz tüketiminin bir çay kaşığını aşmaması gerektiği, böbrek sağlığı ve kalp-damar dengesi açısından kritik bir eşik.</p>

<p>Dr. Öksüz son olarak, bayramın asıl amacının aşırı yemek yemek değil, sevdiklerle bir araya gelip kaliteli vakit geçirmek olduğunu belirterek; "Sofralardaki paylaşım ve keyif, aşırı tüketimle değil, sağlıklı tercihlerle anlam kazanır. Kronik hastalarımız bu bayramda küçük porsiyonlarla yetinmeyi ve hareketliliği hayatlarının bir parçası yapmayı alışkanlık haline getirerek bayramın tadını sağlıklı bir şekilde çıkarabilirler" diyerek tavsiyelerini noktaladı.</p>

<p>ÖNEMLİ NOT VE YASAL UYARI Bu haberde yer alan bilgiler, ihale detayları ve veriler sadece bilgilendirme amaçlıdır; KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR. Yatırım kararlarınızı vermeden veya ihalelere katılım sağlamadan önce ilgili kurumların resmi şartnamelerini incelemeniz ve profesyonel destek almanız önerilir. Oluşabilecek maddi veya manevi zararlardan sitemiz sorumlu tutulamaz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kurban-bayraminda-diyabetik-hastalar-icin-beslenme-rehberi</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/10/ciltteki-koyu-lekeler-diyabetin-habercisi-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="15530"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boğaz ağrısı kanser çıktı! Felçli hasta robotla ayağa kalktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bogaz-agrisi-kanser-cikti-felcli-hasta-robotla-ayaga-kalkti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bogaz-agrisi-kanser-cikti-felcli-hasta-robotla-ayaga-kalkti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da yaşayan Necat Özçelik, basit bir boğaz ağrısı şikayetiyle başvurduğu hastanede hayatının şokunu yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan tetkiklerde böbrek kanseri olduğu ve hastalığın omuriliğine metastaz yaparak felce neden olduğu belirlenen Özçelik, sol tarafını tamamen kaybetti. Birçok merkezde umut arayan ancak sonuç alamayan Özçelik, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak’ın uyguladığı ileri teknoloji robotik tedaviyle mucizevi bir şekilde yeniden yürümeye ve araba kullanmaya başladı.</p>

<p>Tıp dünyasında teknolojinin geldiği son nokta, felçli hastalar için yeni bir umut kapısı aralıyor. İstanbul'da yaşayan Necat Özçelik’in yaklaşık 18 ay önce başlayan sağlık mücadelesi, nadir görülen bir teşhis süreciyle şekillendi. Boğaz ağrısı nedeniyle gittiği hastanede çekilen ultrason sonucu sol böbreğinde tümör tespit edilen Özçelik, acil ameliyata alındı. Ancak kanserin boyun bölgesindeki omuriliğe sıçraması (metastaz) sonucu geçirdiği ikinci operasyonun ardından vücudunun sol tarafı tamamen felç oldu. Tekerlekli sandalyeye mahkum kalan ve hareket kabiliyetini yitiren Özçelik, Türkiye’nin farklı noktalarındaki rehabilitasyon süreçlerinden verim alamayınca Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’ne başvurdu. Burada Dr. Gökhan Özkoçak ve ekibi tarafından "WalkBot" yürüme robotu ve sanal gerçeklik destekli özel bir programa alınan hasta, azmi ve modern tıbbın gücüyle yeniden hayata tutundu. İşte felçli bir hastanın bağımsız yaşamına geri dönüş hikayesi…</p>

<p><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/bogaz-agrisi-kanser-cikti-felcli-hasta-robotla-ayaga-kalkti-1.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>BOĞAZ AĞRISINDAN FELCE UZANAN ZORLU SÜREÇ</strong></p>

<p>Necat Özçelik, yaşadığı süreci "Hayatımın dönüm noktasıydı" sözleriyle özetliyor. Sol böbreğinin alınmasının ardından akıllı ilaç tedavisi gören Özçelik’in boyun bölgesinde saptanan kitle, hayatını altüst etti. Omurilikteki metastazın temizlenmesi için girilen riskli ameliyat sonrası sol kolu ve bacağı tamamen tutmaz hale gelen Özçelik, "Dış merkezlerde yürüme robotlarına girdim ama verim alamadım. Kuvvetsizlik ve yürüme bozukluğu nedeniyle sosyal hayatım bitti" dedi. Ancak Dr. Gökhan Özkoçak’ın hazırladığı özelleştirilmiş tedavi planı, Özçelik’in sinir sistemindeki fonksiyonel kayıpları geri kazanmasını sağladı.</p>

<p><strong>ROBOTİK REHABİLİTASYON VE SANAL GERÇEKLİK MUCİZESİ</strong></p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özkoçak, robotik teknolojilerin rehabilitasyon alanında devrim yarattığını vurgulayarak, "Robotik tedavi, iyileşmeyi sadece hızlandırmıyor, aynı zamanda çok daha verimli hale getiriyor. İnme, omurilik yaralanması ve Parkinson gibi hareket bozukluklarında artık çok daha ileri seviyelerdeyiz" ifadelerini kullandı. Necat Özçelik’in tedavisinde kullanılan yürüme robotları, hastanın beyne giden sinir sinyallerini doğru adımlama ve dengeyle yeniden organize etmesine yardımcı oldu. Yoğun fizyoterapi ve kol robotlarıyla desteklenen süreç, hastanın sol tarafını yeniden kontrol edebilmesini sağladı.</p>

<p><strong>ŞİMDİ KENDİ ARABASINI KULLANIYOR VE İŞİNE GERİ DÖNDÜ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi sonrası sağlığına kavuşan Necat Özçelik, artık kimsenin yardımına ihtiyaç duymadan yaşıyor. Özçelik, "Şu an kendi ihtiyaçlarımı rahatlıkla karşılıyorum, işime geri döndüm ve hatta araba kullanabiliyorum. Sosyal hayata tam anlamıyla katılabiliyorum. Bağımsız bir şekilde yaşamımı sürdürebilmek benim için en büyük mucize" diyerek yaşadığı sevinci paylaştı. Uzmanlar, bu tür vakaların erken dönemde doğru teknolojik altyapıyla buluşmasının iyileşme şansını %60-%80 oranında artırdığına dikkat çekiyor.<img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/bogaz-agrisi-kanser-cikti-felcli-hasta-robotla-ayaga-kalkti-3.jpeg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bogaz-agrisi-kanser-cikti-felcli-hasta-robotla-ayaga-kalkti</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/bogaz-agrisi-kanser-cikti-felcli-hasta-robotla-ayaga-kalkti.jpg" type="image/jpeg" length="23336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kampanyası yüzde 80’e ulaşan SMA'lı Alya'nın annesi: Sizlere ihtiyacı var]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kampanyasi-yuzde-80e-ulasan-smali-alyanin-annesi-sizlere-ihtiyaci-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kampanyasi-yuzde-80e-ulasan-smali-alyanin-annesi-sizlere-ihtiyaci-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de Spinal Müsküler Atrofi (SMA) Tip-1 hastası olarak dünyaya gelen 11 aylık Alya Taşdemir'in tedavisi için valilik onaylı yardım kampanyasında yüzde 80 seviyesine ulaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anne Zaide Taşdemir (28), “Tek çözümümüz Zolgensma ilacı ama fiyatı tek başına bir ailenin üstlenebileceği miktarda değil. Bir bebek ilacına ne kadar hızlı kavuşursa o kadar da hızlı sağlığına kavuşabilir. Evladım şu an kritik durumda. Kızımı bir an önce ilacına kavuşturmak istiyorum. Alya’nın sizlere ihtiyacı var” dedi.</p>

<p>Melikgazi ilçesinde yaşayan Zaide-Seyit Ahmet çiftinin, geçen yıl 19 Nisan’da dünyaya gelen çocukları Alya Taşdemir'den doğduktan sonra hastanede topuk kanı örneği alındı. Testler sonucu 10 gün sonra çıkan sonuçlarda, Alya'ya SMA Tip-1 tanısı konuldu. Aile, Alya’nın tedavi masrafları için valilik onaylı kampanya başlattı. 11 aydır devam eden yardım kampanyasında şu ana kadar yüzde 80'e ulaşıldı. Valilik izninin bitmesine ise 40 gün kaldı. Anne Taşdemir, kampanya süreci bitmeden kızının ilacına kavuşmasını istiyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘3 BİN 720 KİŞİNİN 5 BİN LİRASIYLA KAMPANYAMIZ BİTİYOR’</strong></p>

<p>Kampanyanın yüzde 80’ine ulaştıklarını söyleyen anne Zaide Taşdemir, “Alya, tam 1 senedir SMA ile mücadele ediyor. Şu an 13 aylık bir bebek. Kampanya şu an yüzde 80’lik dilimde. Yüzde 20’lik bir dilimi kaldı. 19 milyona ihtiyacımız var. 3 bin 720 kişinin, 5 bin lirasıyla kampanyamız bitiyor. Kampanya geçen sene 7’nci ayın 5’inde başlamıştı. Bu sene 7’nci ayın 5’inde ise de kampanyamız sona eriyor. Bu bizim ilk valilik iznimiz. Tedavimiz Dubai’de olacak. Dubai’de tek seferlik verilen bir gen tedavisiyle evladım sağlığına kavuşacak. Şu an 82 milyona ihtiyacım var. 82 milyonun şu an ise yüzde 80’i toplandı” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>'KRİTİK DURUMDA'</strong></p>

<p>Taşdemir, kızının sağlığına kavuşmasını istediğini belirterek, “Alya, şu an haftanın 4 günü fizik tedavi görüyor. Fizik tedavi kızım için çok acı verici. Çünkü, Alya artık fizik tedavilere dayanamıyor. Alya şu an 1 yaşındaki büyük bir insan bile fizik tedaviye maruz kaldığında büyük acı çekiyor. Biz evladımızın fizik tedaviye daha fazla maruz kalmasını istemiyoruz. Şu an Alya, Türkiye’deki Spinraza ilacını alıyor. O da omurilikten alınan bir sıvı. Bu ilaç maalesef evladımı iyileştirmiyor. Sadece hastalığı yavaşlatmaya çalışıyor. Bizim tek çaremiz Zolgensma ilacı. Ama ilacın fiyatı tek başına bir ailenin üstlenebileceği miktarda değil. Bir bebek ilacını ne kadar hızlı alırsa o kadar da hızlı sağlığına kavuşabilir. Evladım şu an kritik durumda. Maalesef cihazlara bağlanma durumu var. Trakea açılmadan kızımı bir an önce ilacına kavuşturmak istiyorum. Vatandaşların bağışları ve yardımlarına ihtiyacım var” dedi.</p>

<p><strong>‘VALİLİK İZNİNİN BİTMESİNE 40 GÜN GÜN KALDI’</strong></p>

<p>Taşdemir, “Şu an valilik izninin bitmesine 40 gün gün kaldı. 40 gün de göz kapayıp açıncaya kadar bitiyor. Valilik iznimiz bitimine yaklaştıkça daha fazla korkuyoruz. Alya’nın sizlere ihtiyacı var. Duyarlı vatandaşlara, esnafa, zengin iş insanlarına ve hayırseverlere ihtiyacımız var. Lütfen Alya’ya duyarsız kalmayın. Ben Yozgat’ın yiğit evladı Rıza Kaya Alp’e sesleniyorum, Alya, Yozgat ve Kayseri’nin tek SMA’lı evladı, lütfen bu duruma duyarsız kalmayın. Bir bebek SMA Tip-1 ölümcül kas hastalığıyla mücadele ediyor. Evladımın daha zamanı kalmadı. Ben bir anne olarak artık dayanamıyorum. Evladımın her gün nefeslerini dinliyorum. Kızım nefes alıyor mu? diye bakıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>'KIZIM TOPRAK OLMASIN'</p>

<p>Taşdemir, “Kızım sağlıklı gibi gözüküyor ama maalesef, sağlıklı değil. Alya küçük bir hastalananınca soluğu yoğun bakımda alıyor. Sizden bir anne olarak küçük bağışlar bekliyorum. SMA Alya Taşdemir hesabından evladımın sesini duyabilirsiniz. Sadece 5 bin lirayla evladımın hayatını kurtarabilirsiniz. Ne olursunuz, evladıma kayıtsız kalmayın. Bir anne olarak hepinize yalvarıyorum. Kızım toprak olmasın. Zamanı kalmadı. Evladımın sesine ses, evladıma nefes olmanızı istiyorum” dedi.</p>

<p><strong>‘EVLADIMIZA SÜREKLİ BİR ŞEY OLACAK KORKUSU YAŞIYORUZ’</strong></p>

<p>Kampanyanın sonlarına yaklaştıklarını belirten baba Seyit Ahmet Taşdemir (33) ise şöyle konuştu:</p>

<p>“Şu an herhangi bir işte çalışamıyorum. Çünkü, kampanya sıkıntılı bir süreç. Sürekli ilçe, köy, kasaba muhtarlarına kadar ziyarette bulunuyoruz ki evladımızın kampanyası bir an önce bitsin. Gece gündüz bu şekilde geziyoruz. İşimize gücümüze bakamaz hale geldik. Evladımıza sürekli bir şey olacak korkusu yaşıyoruz. Boş zamanlarımızda gündelik işlerle uğraşıyoruz. Gündüzleri evladım için stantta oluyorum. Çoğu zaman evladım için sahadayım ama yeterli olamıyorum. Sizlerin desteği olmazsa ben tek başıma evladıma yetemiyorum.”</p>

<p><strong>‘ALYA 81 İLİN DE EVLADI’</strong></p>

<p>Taşdemir, “Kampanyamız çok kötü gitmedi ama şu anda iyi bir durumda da değil. Kampanyamızın son yüzdelik dilimlerine geldik. Yüzde 80’deyiz. Valilik iznimizin de sonuna yaklaştık. O yüzden evladımız için ne kadar hızlı olursak o kadar iyi olacak. Valilik iznimiz bitmesine 40 gün kaldı. Bu süreçte insanlara şu çağrıda bulunuyoruz. Evladıma son bir kez daha destek versinler. Alya, Yozgat’ın, Kayseri’nin ve 81 ilin evladı. Onlar bizim geleceğimiz. Bu evlatlarımızın her biri birbirinden kıymetli evlatlar. Allah hiçbir babaya bu şekilde videolar çektirmesin. Hepinizden destek bekliyoruz. Allah razı olsun. Kampanyanın sizlerin destekleriyle inşallah tez vakitte biteceğine inanıyoruz” diye konuştu. (DHA</p>

<p>Kaynak: DHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kampanyasi-yuzde-80e-ulasan-smali-alyanin-annesi-sizlere-ihtiyaci-var</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/kampanyasi-yuzde-80e-ulasan-smali-alyanin-annesi-sizlere-ihtiyaci-var-1.webp" type="image/jpeg" length="52117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp yetmezliği belirtileri ve erken tanı önemi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kalp-yetmezligi-belirtileri-ve-erken-tani-onemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kalp-yetmezligi-belirtileri-ve-erken-tani-onemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp yetmezliği, günümüzde hem dünyada hem de Türkiye'de giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div><span>Medical Point Gaziantep Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Serdar Soydinç, özellikle ileri yaş grubunda sıkça görülen bu hastalığa karşı önemli uyarılarda bulundu. Uzman hekim, erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımıyla hastaların yaşam kalitesinin ciddi oranda artırılabileceğini vurguladı.</span></div>

<div><strong>KALP YETMEZLİĞİNİN BELİRTİLERİNE KULAK VERİN</strong></div>

<div>Prof. Dr. Soydinç, kalbin vücudun ihtiyaç duyduğu kanı yeterli miktarda pompalayamaması sonucu oluşan kalp yetmezliğinin belirtilerini şu şekilde sıraladı:</div>

<ul>
 <li>
 <div><strong>Nefes darlığı:</strong> Özellikle fiziksel aktivite sırasında veya gece yatarken ortaya çıkan zorluk.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Çabuk yorulma:</strong> Günlük aktivitelerde dahi hissedilen aşırı yorgunluk hissi.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Ayaklarda şişlik:</strong> Vücutta sıvı birikmesi sonucu oluşan ödem.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Çarpıntı:</strong> Kalbin ritmindeki düzensizlikler.</div>
 </li>
</ul>

<div><strong>RİSK FAKTÖRLERİ KONTROL ALTINDA OLMALI</strong></div>

<div>Kalp yetmezliğinin önlenmesinde yaşam tarzının kritik bir rol oynadığını belirten Prof. Dr. Soydinç, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, diyabet ve obezite gibi risk faktörlerinin mutlaka kontrol altında tutulması gerektiğini belirtti. Soydinç, "Düzenli takip, tedaviye uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları hastalığın kontrolünde en büyük silahımızdır" dedi.</div>

<div><strong>ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR</strong></div>

<div>Hastalığın teşhisinde ekokardiyografi (EKO), elektrokardiyografi (EKG) ve çeşitli kan testlerinin altın standart olduğunu ifade eden Prof. Dr. Soydinç, düzenli doktor kontrolünün komplikasyonların önlenmesinde hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Modern tıp sayesinde kalp yetmezliğinin artık çok daha etkin bir şekilde yönetilebildiğinin altını çizen uzman hekim, hastaların umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini, uygun tıbbi tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle uzun ve kaliteli bir ömür sürmenin mümkün olduğunu kaydetti.</div>

<div><strong>SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN KRİTİK ADIMLAR</strong></div>

<div>Prof. Dr. Soydinç, hastaların günlük alışkanlıklarında yapacakları değişikliklerin tedavinin başarısını doğrudan etkilediğini vurgulayarak şu önerilerde bulundu:</div>

<ul>
 <li>
 <div><strong>Tuz tüketimini azaltın:</strong> Ödemi ve yüksek tansiyonu tetikleyen tuzdan kaçının.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Düzenli egzersiz yapın:</strong> Kalp sağlığını destekleyen hafif tempolu hareketleri hayatınıza katın.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Sigarayı bırakın:</strong> Kalp ve damar sistemine en büyük zararı veren sigaradan tamamen uzaklaşın.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>Sağlıklı beslenin:</strong> Kalp dostu gıdalara yönelerek kilonuzu dengeleyin.</div>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kalp-yetmezligi-belirtileri-ve-erken-tani-onemi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/kalp-yetmezligi-belirtileri-ve-erken-tani-onemi.jpg" type="image/jpeg" length="83944"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Değişken hava şartları kronik hastalıkları tetikliyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/degisken-hava-sartlari-kronik-hastaliklari-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/degisken-hava-sartlari-kronik-hastaliklari-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarının getirdiği ani sıcaklık değişimleri ve istikrarsız hava şartları, sadece bağışıklık sistemini zorlamakla kalmıyor; astım, KOAH, tansiyon ve migren gibi kronik rahatsızlığı olan bireyler için ciddi riskler oluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div>Uzmanlar, mevsim geçişlerinde vücudun savunma mekanizmasının zayıfladığını belirterek, vatandaşları "katmanlı giyim" ve "düzenli ilaç kullanımı" konusunda acil olarak uyarıyor.</div>

<div><strong>MEVSİM GEÇİŞLERİNDE RİSK ALTINDA MISINIZ?</strong></div>

<div>Bağışıklık sistemimiz, özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan ani ısı dalgalanmalarına karşı oldukça savunmasız kalabiliyor. Bu dönemlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarından bağırsak sorunlarına, alerjik reaksiyonlardan şiddetli migren ataklarına kadar geniş bir yelpazede sağlık problemleriyle karşılaşmak mümkün. İç Hastalıkları Uzmanları, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin bu süreçte çok daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.</div>

<div>Ani sıcaklık düşüşleri veya yükselişleri, vücudun savunma sistemini şaşırtarak grip, nezle ve sinüzit gibi rahatsızlıklara kapı aralıyor. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde görülen yüksek sıcaklık farkları, dikkatsiz giyinen bireylerde hastalıkların tetiklenmesine neden oluyor. Alerjik bünyeye sahip kişiler içinse polen artışıyla birlikte göz sulanması, hapşırık ve nefes darlığı gibi şikayetler, yaşam kalitesini ciddi oranda düşürebiliyor.</div>

<div><strong>ASTIM VE KOAH HASTALARI İÇİN ATAK RİSKİ YÜKSEK</strong></div>

<div>Mevsim geçişlerinin en çok zorladığı grupların başında astım ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı bulunanlar geliyor. Uzmanlar bu konuda şu kritik hatırlatmayı yapıyor: "Kronik solunum yolu hastalığı olan bireylerde, değişken hava koşulları doğrudan atak riskini tetikleyebiliyor. Bu dönemlerde hastaların ilaçlarını aksatmadan düzenli kullanmaları ve soğuk hava dalgalarına karşı kendilerini korumaları hayati önem taşıyor."</div>

<div>Hava değişimleri sadece akciğerleri değil, dolaşım sistemini de olumsuz etkiliyor. Hava basıncındaki ani değişiklikler, tansiyon hastalarının kan basınçlarında beklenmedik yükselmelere veya düşmelere yol açabiliyor. İleri yaş grubundaki kişilerde kalp ve damar hastalıkları üzerindeki baskının arttığı, migren hastalarının ise kronik baş ağrısı ataklarının sıklaştığı gözlemleniyor. Romatizmal rahatsızlığı olanlarda ise eklem ağrılarının şiddetlenmesi oldukça yaygın bir tablo olarak karşımıza çıkıyor.</div>

<div><strong>DİKKAT DAĞINIKLIĞI VE DEPRESYONA YOL AÇABİLİR</strong></div>

<div>İklim şartlarındaki düzensizlikler, sadece fiziksel değil, ruhsal sağlığı da derinden etkiliyor. Mevsimsel geçişlerin yarattığı hormonal değişimler; mutsuzluk, isteksizlik, enerji düşüklüğü ve tahammülsüzlük gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Uyku düzeninin bozulması, beraberinde konsantrasyon kaybı ve dikkat dağınıklığını getirirken, bazı bireylerde kaygı düzeyinin yükseldiği ve depresif ruh hallerinin tetiklendiği uzmanlarca doğrulanıyor.</div>

<div><strong>SAĞLIĞINIZI KORUMAK İÇİN BUNLARI MUTLAKA YAPIN</strong></div>

<div>Uzmanlar, değişken hava koşullarına karşı şu temel önlemlerin alınmasını öneriyor:</div>

<ul>
 <li>
 <div><strong>GÜNLÜK TAKİP:</strong> Hava durumunu her gün takip edin ve ani sıcaklık düşüşlerine karşı hazırlıklı olun.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>KATMANLI GİYİM:</strong> Sabah ve akşam arasındaki sıcaklık farkı için mutlaka katmanlı kıyafetler tercih edin.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>DENGELİ BESLENME:</strong> Bağışıklığınızı güçlü tutmak adına sebze, meyve ve protein açısından zengin bir beslenme düzeni oluşturun.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>SIVI TÜKETİMİ:</strong> Vücudun sıvı dengesini korumak için gün içerisinde düzenli su için.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>UYKU VE EGZERSİZ:</strong> Kaliteli bir uyku düzeni kurun ve hafif egzersizlerle metabolizmanızı diri tutun.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>HİJYEN:</strong> Kapalı ortamlarda hijyen kurallarına uyun, ellerinizi sık sık yıkayın.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>KONTROLLERİ AKSATMAYIN:</strong> Astım, alerji, tansiyon veya kalp gibi kronik rahatsızlıklarınız varsa ilaçlarınızı zamanında kullanın ve doktor kontrollerinizi asla ertelemeyin.</div>
 </li>
 <li>
 <div><strong>BELİRTİLERE DİKKAT:</strong> Uzun süren halsizlik, yüksek ateş, nefes darlığı veya şiddetli baş ağrısı gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.</div>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/degisken-hava-sartlari-kronik-hastaliklari-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/degisken-hava-sartlari-kronik-hastaliklari-tetikliyor.jpg" type="image/jpeg" length="35468"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her geçen gün karnı büyüyen çaresiz kadın 170 kiloya ulaştı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/her-gecen-gun-karni-buyuyen-caresiz-kadin-170-kiloya-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/her-gecen-gun-karni-buyuyen-caresiz-kadin-170-kiloya-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Kırsal Kuyucular Mahallesi ile Kanyaşı Mahallesi arasındaki bir bağ evinde yaşayan 67 yaşındaki kadın, karnında oluşan ve her geçen büyüyen kitle nedeniyle yıllardır yatağa hasret yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Yaklaşık 7 metrekarelik derme çatma bir odada yaşamını sürdürmek zorunda kalan çaresiz kadın, ameliyat olmadığı için her geçen gün karnındaki kitlenin büyümesi nedeniyle yaklaşık 170 kiloya ulaştı.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Kanyaşı Mahallesi’nde doğup büyüyen ve gençlik yıllarında tarım ve gündelik işlerle hayatını sürdüren 2 çocuk annesi Leyla Demirkafa, 1993 yılında 2. kez anne olduktan sonra karnı şişmeye başladı. 35 yaşında iken başlayan karın şişliği ve oluşan kitle her geçen gün büyüdü. O dönemlerde gerek ekonomik nedenler gerekse bilinçsizlik nedeniyle aldırış edilmeyen kitle her geçen gün büyümeye devam etti. Karnında oluşan ve yaklaşık 35-40 kiloya ulaşan kitle nedeniyle 15 yıldır hareket edemeyen talihsiz kadın yıllardır yatağa hasret bir çekyat üzerinde oturarak hayatını sürdürmek zorunda kalıyor. Başka kronik rahatsızlıkları nedeniyle ameliyat edilemediğini ve yaşamını artık çok zor şartlar altında sürdürmeye çalıştığını belirten Leyla Demirkafa, hem maddi hem de manevi olarak çok zor durumda olduğunu belirterek başta sağlık camiası olmak üzere hayırseverlerden yardım beklediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Her geçen gün karnı büyüyen çaresiz kadın 170 kiloya ulaştı, artık hareket edemiyor" height="480" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/aw708863-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="720" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"Küçücük bir barakada yaşam savaşı veriyor"</strong></p>

<p>Barakayı andıran tek odalı ve yerde yazgısı dahi bulunmayan yaklaşık 7 metrekarelik bir yere konulmuş çekyat üzerinde yaklaşık 15 yıldır hayatını sürdürmeye çalışan çaresiz kadın, son günlerde sancılarının arttığını belirterek hastalığına bir çare bulunmasını istedi. Karnında oluşan dev kitlenin sürekli apse yaptığını ve çok çaresiz durumda olduğunu belirten Demirkafa, odanın bir köşesinde bulunan ocakta yiyecek bir şeyler bulunur ve pişirilirse karnını doyurabiliyor. Annesine bakmak zorunda kaldığı için çalışmaya gidemediğini ve annesinin bu dertten kurtarılmasını isteyen Anıl Demirkafa ise başta hijyenik malzeme olmak üzere annesinin yara bakımında kullanılan ilaç ve kremleri almakta zorlandıklarını belirterek çok zor bir hayat sürdüklerini söyledi. Yaklaşık 15 yıldır tavanı dahi bulunmayan bir odada yaşam mücadelesi veren Leyla Demirkafa ise, karnındaki kite ve yarası nedeniyle yatamadığını ve yıllardır evden dışarı çıkamadığını belirterek kendisine uzanacak bir yardım eli beklediğini söyledi.</p>

<p><img alt="Her geçen gün karnı büyüyen çaresiz kadın 170 kiloya ulaştı, artık hareket edemiyor" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/20/aw708863_04.jpg" width="1300" /></p>

<p>Kaynak: DHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/her-gecen-gun-karni-buyuyen-caresiz-kadin-170-kiloya-ulasti</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/her-gecen-gun-karni-buyuyen-caresiz-kadin-170-kiloya-ulasti.jpg" type="image/jpeg" length="89670"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeker sanıp yuttu, ne olduğu filmde ortaya çıktı: "Ölüme kadar götürebiliyor"]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/seker-sanip-yuttu-ne-oldugu-filmde-ortaya-cikti-olume-kadar-goturebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/seker-sanip-yuttu-ne-oldugu-filmde-ortaya-cikti-olume-kadar-goturebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da yaşayan ailenin 4 yaşındaki kızları iddiaya göre parkta yerde gördüğü pili şeker sanarak yuttu, durumu hastanede öğrenen aile büyük şok yaşadı. Pil doğal yollardan vücuttan atılırken hastasına ilişkin konuşan Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, "Şeker vb. bir başka cisim zannediyor, yutuyor. 1 gün sonra karın ağrısı, bulantı ortaya çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Ailenin net bilgisi yok, pil olabileceğinden şüphelendik. Mideden bağırsağa, bağırsaktan kalın bağırsağa takip ettik yaklaşık 30 saatlik bir takip sonucunda doğal yollarla atılabilmesini destekledik. Midenin içerisinde yanık gördük. Yabancı cisim yutulması deyip küçümsememek lazım, ölüme kadar götürebiliyor" dedi.</p>

<p>İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde yaşayan 2 çocuklu ailenin 4 yaşındaki kızları H.G., 12 Mayıs Salı günü iddiaya göre 17.30 sıralarında anaokulundan çıktıktan sonra annesiyle parka gittiğinde yerdeki pili şeker sanarak yuttu. Ardından aile eve dönerken çarşamba günü çocukta kusma, karın ağrısı gibi belirtiler üzerine hastaneye gidildi. Aile hekimlerin yabancı cisim şüphesini paylaşmasıyla büyük şok yaşarken hemen çocuk cerrahisi bölümüne yönlendirilen aile Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi’ne geldi. Çocuk Cerrahisi Kliniği Eğitim ve İdari Sorumlusu Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu ve ekibin yaptığı incelemelerde cismin pil olabileceği düşünülerek çocuk tedavi altına alındı. Pilin tıbbi görüntülemelerde hareket halinde olduğu görülürken doğal yollardan atılıp atılmayacağı incelendi. Sonrasında çocuğun dışkısıyla pil vücuttan atılırken bir yandan pilin toksik etkilerine karşı gerekli tahliller de yapıldı. 14 Mayıs günü taburcu edilen hastasının durumuna ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, pilin 4 yaşındaki çocuğun midesinde yanık oluşturduğunu söylerken ailelere önemli uyarılarda bulundu. Öte yandan tıbbi görüntülemelere yansıyan pil dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Şeker sanıp yuttu, pil olduğu filmde ortaya çıktı: " src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/18/aw707273_02.jpg" /></p>

<p><strong>"Şeker vb. bir başka cisim zannediyor, yutuyor"</strong></p>

<p>Ailelerin küçük çocukların çevrelerinde yutabileceği materyaller bulundurmaması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu, "Kızımız, 4 yaşında minik bir kız, anaokulu çıkışında parka gidiyor, oynarken yerden yabancı bir cisim alıyor. Şeker vb. bir başka cisim zannediyor, yutuyor. 1 gün sonra hastamızda karın ağrısı, bulantı gibi bulgular ortaya çıkıyor. Hızla hastaneye gidiyorlar, grafi çekildiğinde yutulmuş bir yabancı cismin görülmesi sebebiyle gece yarısı bize acile başvurdu. İncelediğimizde yabancı cismin olduğu, grafilerde hareket ettiği, yuvarlak olmakla birlikte çift hale olduğunu görünce bir pil olabileceğinden şüphelendik. Ailenin net bilgisi yok ama görüntüsü pile benziyor. Pil yutulmaları para veya diğer yabancı cisim yutulmalarına göre biraz daha hassasiyet arz ediyor. Pilin içerisinde kullanılmış dahi olsa az da olsa bir enerji var, ikincisi özellikle ağır metallerden oluşan kimyasal içerikler üretebiliyor ve pilin kalitesine, eskiliğine göre içerisinden sızma durumunda kişide zehirleyici etkiler ortaya çıkabiliyor. En az toksik etkiler kadar önemli olan elektriksel yanık üretebiliyor. Özellikle yemek borusu civarında kalır da artı ve eksi kutuplar içerisinde vücut sıvılarına bağlı bir iletim sorunu olursa ciddi yanıklar olabilir hatta bazen yemek, soluk borusu yanıkları olabiliyor" dedi.</p>

<p><strong>"Midede yanık gördük, ölüme kadar götürebiliyor"</strong></p>

<p>’Yabancı cisim yutulması deyip küçümsememek lazım’ diyen Prof. Dr. Dokucu, "Ölüme kadar götürebiliyor. Bir başka hastanede çekilen grafi ve bizdekini karşılaştırdığımızda ilerlediğini görüyoruz. Mideden önce bağırsağa, bağırsaktan kalın bağırsağa bunu takip ettik, pil olduğunu netleştirdikten sonra takılıp takılmayacağı, bağırsak hareketleriyle atılıp atılmayacağı konusunda takip söz konusu oldu. Yaklaşık 30 saatlik bir takip sonucunda doğal yollarla lavman yapmak suretiyle dışkıyla atılabilmesini destekledik ancak çocuğun bulguları vardı. Karın ağrısı, kusması oldu. Mide bağırsak yoluna acaba bir zarar verdi mi, vermedi mi diye bir değerlendirme yaptığımızda maalesef midenin içerisinde bir yanık alanı gördük. Pilin oturduğu alanda elektriksel iletime bağlı oluşturduğu yanık olarak raporlandırdık" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Şeker sanıp yuttu, pil olduğu filmde ortaya çıktı: " src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/18/aw707273_05.jpg" /></p>

<p><strong>"Ailelerin bilinç sahibi olması lazım"</strong></p>

<p>‘2 günün sonunda tedaviye çok iyi cevap verdi, çocuğumuz şu an çok sağlıklı’ diyerek sözlerini sürdüren Prof. Dr. Dokucu şöyle konuştu: "Sağlık Bakanlığımızın Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) var. Bu çerçevede bize bazı tavsiyelerde bulunuldu. Ağır metaller, toksik dozlarla alakalı tetkikler istendi. 2-5 yaş biraz oral dönem oluyor; çocuklar ellerinde tuttukları her şeyi ağızlarına götürebiliyor. Ailelerin çevrede tehlikeli olabilecek materyallerin tutulmaması gerektiği konusunda bilinç sahibi olması lazım. Özellikle pillerin çok tehlikeli olabileceğini, masum olmadıklarını çocuklarda ölüme götürebilecek kadar ciddi hasarlar oluşturabileceğini bileceğiz. Bütün çocuklarımıza sağlıklı günler diliyorum"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/seker-sanip-yuttu-ne-oldugu-filmde-ortaya-cikti-olume-kadar-goturebiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/aw707273-01-1779093803-1.jpg" type="image/jpeg" length="67378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Boyun fıtığı sanıldı, kalbinde %90 tıkanıklık çıktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/boyun-fitigi-sanildi-kalbinde-90-tikaniklik-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/boyun-fitigi-sanildi-kalbinde-90-tikaniklik-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık sektöründe ezber bozan ve yanlış teşhislerin nasıl ölümcül sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne seren kan dondurucu bir tıp vakası yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, her kola vuran ağrının doğrudan boyun fıtığı olarak değerlendirilmesinin hastaların hayatını çok ciddi şekilde riske attığını belirterek tıp dünyasını uyardı. Aylarca boyun fıtığı teşhisiyle fizik tedavi gören ve ağrı kesicilerle oyalanan bir hastanın, son anda yapılan detaylı tetkikler neticesinde kalp ana damarında tam %90 oranında darlık ve tıkanıklık tespit edildi. Müdahalede bir iki gün gecikilmesi durumunda hastanın kalp krizinden hayatını kaybedebileceğini ifade eden Prof. Dr. Orhan Şen, özellikle yürürken, merdiven çıkarken ya da efor sarf ederken artış gösteren kol ağrılarının boyun fıtığı değil, yaklaşmakta olan ölümcül bir kalp krizinin en net habercisi olabileceğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>TIP DÜNYASINI SARSAN YANLIŞ TEŞHİS VAKASI: FITIK TEDAVİSİ GÖRÜRKEN ÖLÜMDEN DÖNDÜ</strong></p>

<p>Sağlık alanında son yılların en çarpıcı asayiş ve tıp olaylarından biri Adana'da meydana geldi. Özellikle masa başı çalışanlar ve sedanter yaşam süren bireyler arasında yaygın görülen kol ve boyun ağrıları, kimi zaman çok daha büyük bir sistemik rahatsızlığın maskesi olabiliyor. Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’in aktardığı son dakika klinik bulgularına göre, kola yayılan ağrılarda sadece boyun fıtığı ihtimaline odaklanılması, asıl ölümcül olan kalp damar hastalıklarının gözden kaçmasına yol açıyor. Benzer şikayetlerle uzun süre yanlış polikliniklerde zaman kaybeden hastalar, hayatlarını riske atıyor.</p>

<p><strong>"HER KOLA VURAN AĞRI BOYUN FITIĞI DEĞİLDİR: EFOR SIRASINDAKİ ARTIŞA DİKKAT"</strong></p>

<p>Konunun hayati ciddiyetine ilişkin kapsamlı akademik açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Orhan Şen, toplumda yaygın olan bir yanlışı düzelterek sözlerine başladı. Kola yayılan ağrıların çoğunlukla boyun fıtığıyla ilişkilendirildiğini ancak bunun kalp krizi semptomlarını gizleyebileceğini belirten Şen, "Bu ağrılar sadece sol kolda değil, sağ kolda da ortaya çıkabilir. Özellikle efor sırasında, yani merdiven çıkarken, tempolu yürüyüş yaparken ya da ağır bir spor faaliyeti icra ederken kol ağrısı belirgin şekilde artıyorsa, bu durum %100 kalp kaynaklıdır. Boyun fıtığında ise mekanik bir baskı söz konusu olduğu için ağrı genellikle sabittir ve efor sarf etmekle aniden tavan yapmaz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>KUVVET VE DUYU KAYBI YOKSA BOYUN SEYRİNDEN ŞÜPHELENİLMELİ</strong></p>

<p>Klinik muayene kriterlerine dair de ipuçları veren Prof. Dr. Orhan Şen, nörolojik tespitlerin hayati önem taşıdığını vurguladı. Gerçek bir boyun fıtığına bağlı gelişen kol ağrılarında, hastanın kolunda, elinde veya parmaklarında kuvvet kaybı, uyuşma ve duyu kaybı gibi net nörolojik defisitlerin saptanması gerektiğini ifade eden Şen, kalp kaynaklı damar tıkanıklıklarında ise bu tür nörolojik kayıpların asla görülmediğini söyledi. Şen, "Kola vuran şiddetli bir ağrıda hekimlerin de hastaların da ilk aklına gelen şey boyun fıtığı olmamalı. Bu durumun, kalbi besleyen koroner damarların tıkanmasıyla oluşan iskemi ve kalp krizinin akut bir habercisi olabileceği gerçeği asla unutulmamalıdır" dedi.</p>

<p><strong>"BİR İKİ GÜN DAHA GECİKSEYDİ HASTAYI KALP KRİZİNDEN KAYBEDEBİLİRDİK"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Orhan Şen, yaklaşık 6-7 ay boyunca farklı sağlık merkezlerinde boyun fıtığı tanısıyla takip edilen ve ameliyat aşamasına gelen bir hastasının yaşadığı mucizevi kurtuluş hikayesini şu sözlerle paylaştı: "Hastamız bize gelmeden bir gece önce dayanılmaz boyutta bir kol ağrısı yaşamış. Ailesi de fıtık patladı düşüncesiyle acil ameliyat talebiyle bize başvurdu. Hastanın radyolojik filmlerini incelediğimizde boyun bölgesinde fıtık mevcuttu ancak bu fıtık kesinlikle acil bir cerrahi müdahale gerektirecek düzeyde değildi. Üstelik fiziksel muayenesinde kolunda hiçbir kuvvet ve duyu kaybı yoktu. Hastanın hikayesini detaylandırdığımızda ağrının hareketle arttığını saptadık ve derhal kardiyoloji konsültasyonu istedik. Yapılan koroner anjiyografi neticesinde hastanın kalp ana damarında %90 oranında kritik bir darlık tespit edildi ve aynı gün acil operasyonla stent takılarak damar açıldı. Kardiyoloji uzmanı meslektaşım, 'Eğer fıtık ameliyatına alınsaydı ya da bir iki gün daha gecikilseydi hastayı masada veya evinde kalp krizinden kaybedebilirdik' dedi. Maalesef kalp krizine bağlı ani ölümlerin en büyük nedenlerinden biri de bu tarz tanı yanlışlıkları, hastayı yeterince sorgulamamak ve her kol ağrısını boyun fıtığı sanmaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/boyun-fitigi-sanildi-kalbinde-90-tikaniklik-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/boyun-fitigi-sanildi-kalbinde-90-tikaniklik-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="37725"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 yaşındaki Fatma'nın boynundan 3 kiloluk kitle çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/8-yasindaki-fatmanin-boynundan-3-kiloluk-kitle-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/8-yasindaki-fatmanin-boynundan-3-kiloluk-kitle-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de Fatma Yaman’ın (8), 3 yaşından itibaren büyüyerek 3 kilograma ulaşan boynundaki kitle (desmoid fibromatosis) Eskişehir Şehir Hastanesi’nde 6,5 saat süren ameliyatla çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Şehir Hastanesi Plastik Cerrahi Servisi’nde görevli Opr. Dr. Abdulkadir Calavul, Yaman’ın boynundan çıkarılan kitlenin tıp literatürüne girdiğini ifade ederek, “Hastanın boynundaki tümör, dünyada şu an bilinen çocuklar arasında boyundaki en büyük tümör. Literatürde yaklaşık olarak 20-22 santim boyutunda tümörler mevcut ama bizim hastamızınki 25 santim büyüklüğünde” dedi.</p>

<p></p>

<p>Gaziantep’te oturan Orhan (37) ve Kübra Yaman’ın (35) iki çocuğundan biri olan Fatma Yaman’ın 3 yaşından itibaren boynunda kitle oluşmaya başladı. Kısa sürede büyüyen kitle (desmoid fibromatosis) için Yaman ailesi birçok sağlık kuruluşuna başvurdu. Ancak boyun bölgesindeki kitlenin tehlikeli olduğu gerekçesiyle operasyon yapılamadı. Yaman’ın ameliyat edilmesi için yapılan birçok görüşme ve araştırmanın ardından kitlenin Eskişehir Şehir Hastanesi’nde çıkarılabileceği öngörüldü. Gaziantep’ten ailesiyle birlikte Eskişehir’e gelen Fatma Yaman, hastanede tedavi altına alındı.</p>

<p></p>

<p><strong>OPERASYON 6,5 SAAT SÜRDÜ</strong></p>

<p>Yapılan planlamaların ardından Eskişehir Şehir Hastanesi’nde Kalp Damar Cerrahisi, Çocuk Cerrahisi, Plastik Cerrahisi ve anestezi uzmanlarından oluşan bir ekiple ameliyat gerçekleştirdi. Operasyon 6,5 saat sürerken Yaman’ın boynunda büyüyen ve hayatını da tehlikeye sokan 3 kilo ağırlığında tümör kitlesi temizlenerek çıkarıldı. Hastanede 15 gün kadar yoğun bakımda tedbiren tutulan Fatma Yaman servise alındı ve 1 gün sonra da taburcu edildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘BİZE HEP ‘MASADA KALIR’ DEDİLER’</strong></p>

<p>Orhan Yaman, kızının boynundaki kitleyi 3 yaşındaki fark ettiklerini söyledi. Tedavisi için yurt dışında dahil birçok yere başvurduklarını ancak olumsuz cevaplar aldıklarını anlatan Yaman, “Biz 2023’te fark ettik bu hastalığı. 2023’ten bu yana birçok hastane, yurt dışı dahil birçok hastaneye gittik ve gelen bütün cevaplar ‘masada kalır’ şeklindeydi. Çok zor zamanlar geçirdik. Eskişehir Şehir Hastanemiz de kızım için elinden geleninin en iyisini yaptı. Kızımın boynundaki kitle alındı ve biz şu an çok mutluyuz” dedi.</p>

<p></p>

<p><strong>KİTLE, TIP LİTERATÜRÜNE GİRDİ</strong></p>

<p>Eskişehir Şehir Hastanesi Plastik Cerrahi Servisi’nde görevli, ameliyatı gerçekleştiren Op. Dr. Abdulkadir Calavul, Fatma Yaman’ın boynundan çıkarılan 3 kiloluk kitlenin kitle yaş ve büyüklüğü itibarıyla tıp literatürüne girdiğini söyledi. Yaman’ın 8 yaşında olmasına rağmen hastaneye geldiğinde 10 kilo ağırlığında olduğunu ve 3 kilosunun tümör kitlesi olduğunu anlatan Op. Dr. Calavul, “Hastamız yaklaşık 8 yaşında 10 kiloyla bize başvurdu. Boynunda son 3 yılda gittikçe büyüyen bir kitleyle başvurdu. Kitle hastanın şah damarına, akciğerine, sırt bölgesine ve boynuna ileri derecede bası yapmıştı. Boynunu yaklaşık olarak 80 derece eğrilmesine sebep olmuştu. Hastanın yeme içmesinde çok ciddi sorunlar vardı. Hasta toplam yaklaşık olarak 10 kilo civarındaydı zaten. Yapılan incelemede kitlenin yaklaşık olarak 25x20 santimlik çok büyük bir kitle olduğunu belirledik. Bu kitle şu an tüm dünyada bilinen çocuk hasta da boyundaki en büyük kitle olarak tespit ettik. Literatürde tüm dünyayı taradığımızda hemen hiçbir yerde bu kadar büyük bir vakaya rastlamadık. Hastanın boynundaki tümör, dünyada şu an bilinen çocuklar arasında boyundaki en büyük tümör. Literatürde yaklaşık olarak 20-22 santim boyutunda tümörler mevcut ama bizim hastamızınki 25 santim büyüklüğündeydi” diye konuştu.</p>

<p>Kaynak: DHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/8-yasindaki-fatmanin-boynundan-3-kiloluk-kitle-cikarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/8-yasindaki-fatmanin-boynundan-3-kiloluk-kitle-cikarildi.webp" type="image/jpeg" length="61610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yediği mantardan zehirlendi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yedigi-mantardan-zehirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yedigi-mantardan-zehirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Batman’ın Gercüş ilçesinde doğadan topladığı mantarı yiyen N.S. (82), rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay, Gercüş ilçesine bağlı Aydınca köyünde meydana geldi. İddiaya göre, doğadan topladığı mantarları yiyen N.S., bir süre sonra mide bulantısı ve kusma şikayetleri yaşamaya başladı. Yakınlarının ihbarı üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi köyde yapılan N.S., ambulansla Gercüş Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: DHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yedigi-mantardan-zehirlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/yedigi-mantardan-zehirlendi.webp" type="image/jpeg" length="89751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahveyi Böyle İçenler Daha Hızlı Yağ Yakıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kahveyi-boyle-icenler-daha-hizli-yag-yakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kahveyi-boyle-icenler-daha-hizli-yag-yakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar açıkladı: Kahveyi sade içmek yağ yakımını hızlandırabilir. Metabolizmayı destekleyen etkileri dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h2>Sade Kahve Yağ Yakımını Hızlandırıyor: Uzmanlardan Dikkat Çeken Açıklama</h2>

<p>Bir yaşam tarzı tıbbı uzmanı, şekersiz ve sütsüz sade kahve tüketiminin metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını destekleyebileceğini açıkladı. Özellikle karın bölgesindeki iç organ yağlarının azaltılmasında kahvenin etkili olabileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>Kahvede Küçük Değişiklik Büyük Etki Yaratıyor</h2>

<p>Dr. Sohaib Imtiaz, yaptığı değerlendirmede sütlü ve şekerli kahve yerine sade kahve tüketiminin vücuttaki yağ yakım mekanizmasını aktive edebileceğini belirtti.</p>

<p>Uzmanlara göre bu küçük alışkanlık değişikliği, özellikle uzun vadede metabolizma üzerinde önemli etkiler oluşturabiliyor.</p>

<h2>Yağları Enerjiye Çeviriyor</h2>

<p>Sade kahvede bulunan kafein, vücutta yağ parçalanmasını hızlandırarak yağ hücrelerinin enerjiye dönüşmesini sağlıyor. Bu süreç, yağ depolanmasının azalmasına yardımcı oluyor.</p>

<h2>Kan Şekerini Dengeliyor</h2>

<p>Kahvede bulunan antioksidanlar sayesinde kan şekeri seviyelerinin dengelenmesine katkı sağlanıyor. Bu durum, özellikle karın bölgesinde yağlanma riskini azaltabiliyor.</p>

<h2>Egzersiz Performansını Artırıyor</h2>

<p>Uzmanlar, sade kahvenin fiziksel performansı artırarak egzersiz sırasında daha fazla kalori yakılmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak kahvenin idrar söktürücü etkisi nedeniyle su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.</p>

<h2>Düşük Kalori Avantajı Sunuyor</h2>

<p>Şekerli içecekler yerine sade kahve tercih edilmesi, günlük kalori alımını azaltarak kilo kontrolüne destek oluyor. Bu durum, sürdürülebilir yağ kaybı açısından önemli bir faktör olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Günlük Tüketim Uyarısı</h2>

<p>Uzmanlar, sağlıklı yetişkinler için günlük yaklaşık 3-4 fincan kahvenin güvenli sınır olduğunu belirtiyor. Hamileler, kalp hastaları ve kafeine hassas kişilerin ise tüketim konusunda dikkatli olması gerektiği ifade ediliyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kahveyi-boyle-icenler-daha-hizli-yag-yakiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/kahveyi-boyle-icenler-daha-hizli-yag-yakiyor.webp" type="image/jpeg" length="90164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doktorları Şaşkına Çeviren Vaka: Kabızlık Sandı, Karnından 22 Kiloluk Tümör Çıktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/doktorlari-saskina-ceviren-vaka-kabizlik-sandi-karnindan-22-kiloluk-tumor-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/doktorlari-saskina-ceviren-vaka-kabizlik-sandi-karnindan-22-kiloluk-tumor-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da kabızlık sanılan şikâyet 22 kiloluk tümör çıktı. 62 yaşındaki hastanın karnından dev kitle 6 saatlik ameliyatla çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İstanbul’da 62 yaşındaki Şükran Samanlı, karın bölgesindeki şişlik ve ağrıyı uzun süre kabızlık şikâyeti olarak değerlendirdi. Ancak hastaneye başvurduğunda durumun çok daha ciddi olduğu ortaya çıktı.</p>

<h2><img alt="Doktorları Şaşkına Çeviren Vaka Kabızlık Sandı, Karnından 22 Kiloluk Tümör Çıktı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="356" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/doktorlari-saskina-ceviren-vaka-kabizlik-sandi-karnindan-22-kiloluk-tumor-cikti-3.webp" width="640" /></h2>

<h2>Karnındaki Şişlik Hamileliği Andırdı</h2>

<p>Bir süre şikâyetlerini kabızlığa bağlayan Samanlı’nın karnı zamanla belirgin şekilde büyüyerek hamile görünümüne ulaştı. Nefes almakta bile zorlanmaya başlayan hasta, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne başvurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Doktorları Şaşkına Çeviren Vaka Kabızlık Sandı, Karnından 22 Kiloluk Tümör Çıktı (2)" class="detail-photo img-fluid" height="777" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/doktorlari-saskina-ceviren-vaka-kabizlik-sandi-karnindan-22-kiloluk-tumor-cikti-2.webp" width="640" /></h2>

<h2>22 Kiloluk Tümör Tespit Edildi</h2>

<p>Yapılan tetkiklerde hastanın yumurtalığında kontrolsüz şekilde büyüyen dev bir tümör olduğu belirlendi. Jinekolojik onkoloji ekibinin değerlendirmesi sonrası ameliyat kararı alındı. Yaklaşık 6 saat süren operasyonla 50 santimetreye ulaşan ve 22 kilogram ağırlığındaki kitle başarılı şekilde çıkarıldı.</p>

<h2><img alt="Doktorları Şaşkına Çeviren Vaka Kabızlık Sandı, Karnından 22 Kiloluk Tümör Çıktı (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/doktorlari-saskina-ceviren-vaka-kabizlik-sandi-karnindan-22-kiloluk-tumor-cikti-1-1.webp" width="640" /></h2>

<h2>Doktorlar: “Üçüz Gebelikten Daha Büyüktü”</h2>

<p>Ameliyatı gerçekleştiren uzmanlar, kitlenin büyüklüğünün oldukça nadir görüldüğünü belirterek, “Üçüz gebelik boyutundan daha büyüktü” değerlendirmesinde bulundu. Doktorlar ayrıca kitlenin aniden çıkarılmasının ciddi riskler oluşturabileceğini, bu nedenle operasyonun kontrollü şekilde gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>

<h2>“Kabızlık Sandım, Nefes Alamaz Hale Geldim”</h2>

<p>Tedavisinin ardından sağlığına kavuşan Samanlı ise yaşadıklarını anlatarak, “Kabızlık sandım, 2-3 ay doktora gitmedim. Nefes alamaz hale gelince hastaneye başvurdum. Çok korktum ama şimdi rahatım” dedi. Uzmanlar, karın bölgesinde olağan dışı şişlik, ağrı ve sindirim problemleri yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurması gerektiğini vurguladı. Yumurtalık tümörlerinin sinsi ilerleyebildiğine dikkat çekildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/doktorlari-saskina-ceviren-vaka-kabizlik-sandi-karnindan-22-kiloluk-tumor-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/doktorlari-saskina-ceviren-vaka-kabizlik-sandi-karnindan-22-kiloluk-tumor-cikti-1.jpg" type="image/jpeg" length="52381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp yetmezliğine mandal tedavisi! Saniyeler içinde iyileşin]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kalp-yetmezligine-mandal-tedavisi-saniyeler-icinde-iyilesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kalp-yetmezligine-mandal-tedavisi-saniyeler-icinde-iyilesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp kapak hastalıklarının tedavisinde tıp dünyası rotasını "minimal invaziv" yöntemlere çevirdi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, özellikle ameliyat riski yüksek olan hasta grupları için müjdeli haberi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında "mandal" yöntemi olarak bilinen özel klips sistemleri sayesinde, artık göğüs kafesi açılmadan, sadece kasıktan girilerek kalp kapaklarındaki kaçaklar onarılabiliyor. Mitral ve triküspit kapak yetmezliklerinde çığır açan bu yöntem, ileri yaşta olan veya daha önce açık kalp ameliyatı geçirmiş hastalar için hayati bir alternatif sunuyor. Yaklaşık bir saat süren işlemin ardından hastalar, sadece birkaç gün içinde günlük yaşamlarına dönebilirken; nefes darlığı ve halsizlik gibi şikayetlerinden kalıcı olarak kurtulabiliyor.</p>

<p>Kalp sağlığı alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, açık cerrahinin riskli olduğu hastalar için yeni bir kapı araladı. Adana’da bu alandaki başarılı operasyonlarıyla tanınan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, mitral ve triküspit kapak yetmezliği yaşayan her hastanın artık büyük ameliyat kesilerine ve uzun iyileşme süreçlerine mahkum olmadığını belirtti. Girişimsel kardiyoloji sayesinde uygulanan bu yöntem, kalbin içindeki kapakçıklardaki sızıntıyı "mandal" benzeri bir klipsle kapatarak hastanın efor kapasitesini hızla artırıyor.</p>

<p><strong>YÜKSEK RİSKLİ HASTALAR İÇİN GÜVENLİ LİMAN</strong></p>

<p>Avrupa Kardiyoloji Derneği kılavuzlarının da önerdiği bu sistem, özellikle belirli risk grupları için "altın standart" haline gelmiş durumda. Uzm. Dr. Samet Yılmaz, bu tedaviden en çok fayda gören grupları şu şekilde sıraladı: "Daha önce açık kalp ameliyatı (bypass) geçirmiş olanlar, ileri yaştaki bireyler, kalp fonksiyonları ileri derecede azalmış kalp yetmezliği hastaları ve böbrek nakli gibi ağır tıbbi geçmişi olan kişiler." Açık cerrahinin bu bireylerde hayati tehlike oluşturabildiğini vurgulayan Yılmaz, minimal invaziv yöntemin güvenli ve konforlu bir çözüm sunduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>HASTALAR ERTESİ GÜN AYAĞA KALKIYOR</strong></p>

<p>Ameliyatsız kalp kapağı tedavisinin en büyük avantajı, iyileşme sürecindeki hız olarak öne çıkıyor. Genel anestezi altında, yaklaşık bir saatte tamamlanan işlemin ardından hastaların büyük çoğunluğu ertesi gün normal servise alınabiliyor. Bir veya iki günlük takip sürecinden sonra taburcu olan hastalar, açık kalp ameliyatlarında aylar süren iyileşme dönemini yaşamadan sosyal hayatlarına dönebiliyor. Operasyonun hemen ardından nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik ve çabuk yorulma gibi semptomlarda gözle görülür bir azalma kaydediliyor.</p>

<p><strong>SON 6 AYDA 10 BAŞARILI VAKA: 55 YAŞINDAKİ HASTA HAYATA TUTUNDU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Merkezi'nde son 6 ay içerisinde 10 hastanın bu yöntemle sağlığına kavuştuğunu açıklayan Uzm. Dr. Samet Yılmaz, çarpıcı bir vakayı da paylaştı. 10 yıl önce böbrek nakli olan, 4 yıl önce ise bypass ameliyatı geçiren 55 yaşındaki bir hastanın, artan kalp kapağı kaçağı nedeniyle yürüme yetisini bile kaybettiği dönemde bu yöntemle tedavi edildiğini belirtti. Ameliyat riski çok yüksek olduğu için operasyona alınamayan hasta, kasıktan uygulanan minimal onarım sayesinde yeniden rahatça nefes almaya ve günlük aktivitelerini yapmaya başladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kalp-yetmezligine-mandal-tedavisi-saniyeler-icinde-iyilesin</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/kalp-yetmezligine-mandal-tedavisi-saniyeler-icinde-iyilesin.jpg" type="image/jpeg" length="45377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/karnindaki-devasa-sislik-22-kiloluk-tumor-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/karnindaki-devasa-sislik-22-kiloluk-tumor-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da yaşayan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, karnındaki şişlik ve ağrının kabızlıktan olduğunu düşünerek doktora gitmeyi ihmal etti. Adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaşan Samanlı’nın karnındaki şişliği 22 kiloluk tümörden kaynaklandığı tespit edildi. Ameliyatla tümörü alınan Samanlı, "Nefes alamıyordum, taş gibi bir şeydi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı, o korkuyla kendimi acile attım. Kabızlık diye düşündüm çünkü sık sık oluyordum. Hatam oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim" dedi. Operasyonu gerçekleştiren Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, ise "Devasa bir kitle saptadık, ameliyat 6 saat kadar sürdü. 50 cm civarında, yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi, üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz" şeklinde konuştu.</p>

<p>İstanbul’da yaşayan 2 çocuk annesi 62 yaşındaki Şükran Samanlı, edinilen bilgiye göre bir süre önce karnında şişlik ve ağrı hissetmeye başlarken durumu zaman zaman yaşadığı kabızlık gibi problemlere bağladı. Samanlı, bu süreçte doktora gitmezken karnı adeta hamile bir kadın görüntüsüne ulaştı. Neredeyse nefes alamaz hale geldiğindeyse İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurdu. Hastanın devasa şişkinlikteki karnını gören hekimler büyük şaşkınlık yaşadı. 13 Mart’ta yatışı yapılan hasta tetkiklerin ardından jinekolojik onkoloji bölümüne yönlendirildi. Op. Dr. Emin Erhan Dönmez ve ekibinin yaptığı incelemelerde Samanlı’da yumurtalıktaki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesi ile oluştuğu ifade edilen yumurtalık tümörü tespit edildi. Genellikle sinsi ilerlediği belirtilen kasık ağrısı, karında şişlik gibi durumlar oluşturabildiği aktarılan hastalığa karşı Op. Dr. Dönmez ve ekibi hemen harekete geçti. Hastanın hem hareket kabiliyetini sınırlandıran hem organlarına baskı yaptığı belirlenen kitle için ameliyat kararı alındı. Yapılan tüm hazırlıkların ardından 7 Nisan’da gerçekleşen başarılı operasyonla yaklaşık 50 cm ve 22 kilo civarındaki kitleden kurtulan hasta da rahat bir nefes aldı. Samanlı, 23 Nisan’da taburcu edilirken tedavisinin devam edeceğini belirten Op. Dr. Dönmez, hastasının durumu ve tedavisine ilişkin bilgi verdi. Dönmez, kişilerin bedenlerinde herhangi bir farklılık hissettiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurması gerekliliğine dikkat çekti. Öte yandan hastanın karnındaki devasa şişlik ameliyat öncesi hali ve tıbbi görüntülemelere yansıyan görüntüsüyle gözler önüne serildi.</p>

<p><img alt="Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: &quot;Kabızlık diye düşündüm&quot; dedi" height="693" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/aw701387-04.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="924" /></p>

<p><strong>"Kabızlık diye düşündüm, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaşadıklarını anlatan 62 yaşındaki Şükran Samanlı, "Korkuyla geldim, ne çıkacak ne olacak diye panik yaptım. Gücüm kalmadı, nefes alamıyordum, acile yatırıldım. Ameliyata girdim, şimdi rahatım, nefesimi çok rahat alıyorum. Çok kötü bir şeydi, karnımda ne olduğunu anlayamadım, gebelik gibi değil. Gebelikte yine bir esneklik olur, bu taş gibi bir şeydi. Midemin üstüne çıkmıştı, neredeyse boğazıma kadar çıkacaktı. O korkuyla kendimi acile attım, böyle bir şeyle karşılaşacağım aklımın ucundan bile geçmedi. 2,5-3 ay bekledim, benim de hatam oldu. Karnımı görseniz korkardınız, taşınmaz hale geldi. Yusyuvarlak, şekilsiz yamulmalar oldu, yattığım zaman alt taraflarda göçme oluyordu, sonra taşlaşıyordu. Kabızlık falandır diye düşündüm çünkü sık sık kabız oluyordum. Bende de hata oldu, doğumlardan sonra kadın doğum muayenesine hiç gitmedim" dedi.</p>

<p><strong>"Beni torunuma kavuşturun dedim"</strong></p>

<p>Samanlı, "Kişilerin şüphelendikleri zaman bir an önce hastaneye gitmelerini tavsiye ediyorum" diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Doktor bey ameliyata karar verince beni torunuma kavuşturun hocam diye gözlerinin içine baktım, o günü hiç unutmuyorum. Öksüz torunum var, ona bakıyorum sadece onu düşündüm. 78 kilo civarlarındaydım şimdi 57 küsurlardayım. Halimi görenler ‘Neyi bekliyorsun, doktora git, git’ diyorlardı, neyle karşılaşacağımdan o kadar korktum ki o yüzden bu duruma geldim. Kimse korkmasın hele ki böyle bir hoca ile karşılaştığı zaman çok teşekkür ederim"</p>

<p><strong>"Kitlenin bir anda kaldırılması hayati risk ortaya çıkarabilirdi"</strong></p>

<p>Hastasına ilişkin konuşan Op. Dr. Emin Erhan Dönmez, "İlk acil servisimize karında son 2 aydır giderek artan şişkinlik ve karın ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. İlk tetkiklerinde karnı dolduran kitle olması üzerine bize konsülte edildi, gerçekten pelvik bölgeden diyaframa kadar hatta akciğeri itecek kadar büyük, devasa bir kitle saptadık. MR ve ultrasonografik değerlendirmelerde kitlenin yumurtalık tümörü olduğunu düşündük.</p>

<p>Her iki akciğerin alt loblarında sönme olmuştu, kanın oksijenlenmesi bozulmuştu. Bunun sebebi de kitlenin akciğere ve diyaframa yapmış olduğu baskı. Hasta o kadar büyük bir kitleyle gündelik işlerini yapmakta, yürümede, sağa sola dönmede zorluk çekiyor hatta rahat bir uyku bile uyuyamıyordu. Bizi zorlu bir süreç bekliyordu, farkındaydık. Ameliyat 6 saat kadar sürdü, tüm karnı dolduran yaklaşık 50 cm civarında bir kitle saptadık. Kitlenin bir anda damarların üzerinden kaldırılmasıyla hastanın hemodinamisi bir anda bozulabilir, dolaşımsal ve solunumsal hastanın hayati riskini ortaya çıkarabilecek komplikasyonlar olabilirdi" dedi.</p>

<p><strong>"Yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz"</strong></p>

<p>‘Kontrollü şekilde yaklaşık 6-7 litresini ameliyat esnasında boşalttık’ diyerek ve hastanın tedavisinin sürdüğünü aktaran Op. Dr. Dönmez, "Kitleyi çevre dokulardan, yapışmış olduğu organlardan yavaş yavaş ayırarak total olarak çıkardık. Ameliyattan önce hastamızın kilosu yaklaşık 79 kilo iken ameliyattan sonra 57 kilo civarında. Kitlenin yaklaşık 20-22 kilogram olduğunu düşünüyoruz. Farkındalık oluşturmak istediğimiz olay; bedenlerinde herhangi bir değişiklik saptadıklarında, bu kadar büyük bir kitleye ulaşmadan sağlık kuruluşlarına bir an önce başvurmaları. 10 cm’lik ile 50 cm’lik bir kitleyi ameliyat etmek aynı zorlukta olmayacaktır. Yumurtalık tümörleri biraz sinsi ilerliyor, 70-80 kadında bir gözükebiliyor. Meme ve rahim kanserine göre sıklık olarak daha az ama klinik belirti vermediği için genelde yüzde 70-75’ini ileri evrelerde saptıyoruz. Daha mortal gidebiliyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Karnındaki devasa şişlik 22 kiloluk tümör çıktı: " kab="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-05/10/aw701387_01.jpg" /></p>

<p><strong>"Üçüz gebelik boyutunda hatta daha büyüktü"</strong></p>

<p>Hastalığın sinsi olduğunu ifade ederken dikkat edilmesi gereken belirtilere yönelik bilgi veren Op. Dr. Dönmez, ‘Hastamızda olduğu gibi karında büyüme, mideye baskı yaptığı için yemek yiyememe, erken doyma, hazımsızlık, bağırsaklara baskı yaptığı için gaz deşarjında ve büyük tuvalet alışkanlıklarında değişkenlik’ diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Bütün kadınlarımıza yıllık jinekolojik muayeneyi öneriyoruz. Hastamız şanslıydı çünkü tümör karın içerisine dağılmamıştı. Bazı tümörler 2 santim iken tüm karına yayılabilir, bazı tümörler de 50 santime kadar herhangi bir patlama olmadan büyüyebilir. Kitle dışarıdan görünüm olarak bir üçüz gebelik boyutunda vardı hatta daha büyüktü diyebiliriz. Gebelikte süreç birazcık daha uzun, yavaş yavaş karın büyüdüğü için toleransı biraz daha fazla olabiliyor. Yumurtalık tümörleri hızlı büyüdüğü, yaklaşık 2-3 ay içerisinde bu boyuta ulaştığı için toleransı biraz daha düşük oluyor"</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/karnindaki-devasa-sislik-22-kiloluk-tumor-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/karnindaki-devasa-sislik-22-kiloluk-tumor-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="25652"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Koca'dan ameliyatsız çözüm! Manuel terapi mucizesi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/prof-dr-kocadan-ameliyatsiz-cozum-manuel-terapi-mucizesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/prof-dr-kocadan-ameliyatsiz-cozum-manuel-terapi-mucizesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te hizmet veren Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, bel ve boyun fıtığı başta olmak üzere kas ve iskelet sistemi hastalıklarında "Manuel Terapi"nin hayat kurtarıcı rolüne dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kas, eklem, bağ dokusu ve omurga rahatsızlıkları yaşayan binlerce hasta için ameliyat masasına yatmadan önce kritik bir seçenek olan manuel terapi, uzman ellerde mucizeler yaratıyor. Prof. Dr. İrfan Koca, bu yöntemin sadece bir masaj olmadığını, bilimsel değerlendirmeler ışığında uygulanan tıbbi bir rehabilitasyon süreci olduğunu vurguladı. Özellikle günümüzde artan hareketsizlik ve duruş bozuklukları nedeniyle kronikleşen ağrılarda, manuel terapinin diğer tamamlayıcı tedavilerle kombine edilmesinin başarı oranını %90’ların üzerine çıkardığı ifade ediliyor. Gaziantep’ten yükselen bu uzman görüşü, ağrıyla yaşayan hastalar için yeni bir yol haritası niteliği taşıyor.</p>

<p><strong>HER AĞRI FITIK DEĞİLDİR: DETAYLI TANI HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>

<p>Toplumda yaygın olan "her bel ağrısı fıtıktır" algısının büyük bir yanılgı olduğunu belirten Prof. Dr. İrfan Koca, yanlış teşhisin yanlış tedaviye sürüklediğini söyledi. Kas spazmları, postür (duruş) bozuklukları ve romatizmal hastalıkların fıtıkla karıştırılabileceğini ifade eden Koca, "Manuel terapiye başlamadan önce ağrının gerçek kaynağını bulmalıyız. Her hastaya aynı teknik uygulanmaz; kişiye özel planlama rehabilitasyonun temelidir" dedi. Uzman hekim kontrolünde yapılacak klinik değerlendirme, hastanın gereksiz cerrahi operasyonlardan korunmasını sağlıyor.</p>

<p><img height="1600" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/prof-dr-kocadan-ameliyatsiz-cozum-manuel-terapi-mucizesi-1.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BÜTÜNCÜL TEDAVİYLE AĞRILARA SON: NÖRALTERAPİ VE PROLOTERAPİ ETKİSİ</strong></p>

<p>Prof. Dr. İrfan Koca, modern tıpta artık sadece ağrıyı baskılamanın değil, vücudun kendini onarma mekanizmalarını devreye sokmanın öncelikli olduğunu belirtti. Manuel terapinin; nöralterapi, proloterapi, kinezyobant ve kuru iğne gibi yöntemlerle birlikte uygulanmasının "Bütüncül Yaklaşım" prensibiyle tedavi başarısını zirveye taşıdığını ifade etti. Koca, "Kas-iskelet sistemi bir bütündür. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde hastalarımız hem ağrılarından kurtuluyor hem de hareket kabiliyetlerini yeniden kazanarak günlük yaşamlarına daha güçlü bir şekilde dönüyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>MERDİVEN ALTI UYGULAMALARA DİKKAT: FELÇ RİSKİ OLABİLİR</strong></p>

<p>Manuel terapinin mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. İrfan Koca, yetkin olmayan kişilerce yapılan müdahalelerin geri dönülemez hasarlara yol açabileceği konusunda uyardı. Özellikle ileri derecede uyuşma, güç kaybı veya idrar kaçırma gibi ciddi semptomları olan hastaların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini hatırlatan Koca, "Bilinçsiz ellerde yapılan zorlamalar fıtığı patlatabilir veya sinir hasarına yol açabilir. Doğru tanı ve uzman müdahalesi, rehabilitasyon sürecinin en güvenli limanıdır" dedi.</p>

<p><img height="1600" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/prof-dr-kocadan-ameliyatsiz-cozum-manuel-terapi-mucizesi-2.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/prof-dr-kocadan-ameliyatsiz-cozum-manuel-terapi-mucizesi</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/05/prof-dr-kocadan-ameliyatsiz-cozum-manuel-terapi-mucizesi.jpg" type="image/jpeg" length="89849"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
