<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kahramanmaraş Haber | Son Dakika Maraş Haberleri</title>
    <link>https://www.marasbugun.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş'ın nabzı marasbugun.com.tr'de atıyor! Güncel Maraş haberleri, son dakika olayları, yerel gündem ve güvenilir kaynak için hemen ziyaret edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2026 07:16:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[TTB'den kürtaj denetimlerine tepki! Hekimlere hukuksuz ceza uygulanmasına izin vermeyeceğiz]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/ttbden-kurtaj-denetimlerine-tepki-hekimlere-hukuksuz-ceza-uygulanmasina-izin-vermeyecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/ttbden-kurtaj-denetimlerine-tepki-hekimlere-hukuksuz-ceza-uygulanmasina-izin-vermeyecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği (TTB) Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu ile TTB Merkez Konseyi, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'nün muayenehanelerde kürtaj işlemi yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına yönelik denetimlerine ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TTB, İstanbul'da yaklaşık 20 kadın hastalıkları ve doğum uzmanının muayenehanesinde denetim yapıldığını, muayenehane koşullarında kürtajın yasak olduğu gerekçesiyle tutanak tutulduğunu ve hekimlerin cezalandırılacağına dair açıklamalar yapıldığını aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'ÜST HUKUK KURALLARI YOK SAYILIYOR'</strong></p>

<p>Açıklamada, İl Sağlık Müdürlüğü'nün dayanak gösterdiği yönetmeliğin, kanun ve tüzük gibi üst hukuk kurallarını aşamayacağı vurgulandı. TTB, hekimlerin diploma ve uzmanlık belgelerinden doğan yetkilerinin idari işlemlerle kısıtlanamayacağını belirtti.</p>

<p>TTB, benzer bir işlem nedeniyle daha önce bir hekime verilen muayenehane kapatma cezasına karşı açılan davada, İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nin 16 Aralık 2024 tarihli kararla yürütmeyi durdurma kararı verdiğini hatırlattı. Mahkeme kararında, şartları taşıyan kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarının muayenehanelerinde kürtaj işlemi yapılmasını yasaklayan açık bir hüküm bulunmadığına dikkat çekildi. Ayrıca, idarenin sağlık hizmetinin ve hasta güvenliğinin nasıl olumsuz etkileneceğini somut biçimde ortaya koyamadığı ifade edilerek işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtildi</p>

<p><strong>'KÜRTAJ TÜRKİYE'DE YASAL BİR TIBBİ UYGULAMADIR'</strong></p>

<p>TTB açıklamasında, kürtajın Türkiye'de yasal bir tıbbi işlem olduğu vurgulanarak, bu işlemi yapan hekimlerin yalnızca bu nedenle soruşturulamayacağı ve cezalandırılamayacağı ifade edildi. Birlik, hukuki dayanağı olmayan gerekçelerle hekimlere ceza uygulanmasına karşı olduklarını belirterek, meslektaşlarının yanında olmaya devam edeceklerini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/ttbden-kurtaj-denetimlerine-tepki-hekimlere-hukuksuz-ceza-uygulanmasina-izin-vermeyecegiz</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 18:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/ttbden-kurtaj-denetimlerine-tepki-hekimlere-hukuksuz-ceza-uygulanmasina-izin-vermeyecegiz.webp" type="image/jpeg" length="67347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karın ağrısı hayatını değiştirdi! 3. evre kolon kanseri çıktı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/karin-agrisi-hayatini-degistirdi-3-evre-kolon-kanseri-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/karin-agrisi-hayatini-degistirdi-3-evre-kolon-kanseri-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Siirt’te karın ağrısı ve dışkılama değişikliği şikayetiyle hastaneye başvuran hastaya 3. evre kolon kanseri teşhisi konuldu. Ameliyat edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content"><strong>Siirt</strong>’te <strong>karın ağrısı </strong>ve dışkılama değişikliği şikayetleri ile hastaneye başvuran hastaya yapılan kontrol ve muayenede 3. evre kolon kanseri teşhisi konuldu. Ameliyat edilen hastanın tedavi süreci devam ediyor.</p>

<p>Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde erken tanı ve düzenli sağlık taramalarının önemini ortaya koyan dikkat çekici bir vaka yaşandı. Karın ağrısı ve dışkılama değişiklikleri şikayetleriyle aile hekimine başvuran 56 yaşındaki Musa Aksu’nun gaitada gizli kan testi pozitif çıktı. KETEM aracılığıyla Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesine yönlendirilen Aksu’nun yapılan kolonoskopisinde kalın bağırsağın farklı bölgelerinde 100’ün üzerinde polip ve iki ayrı tıkayıcı kitle tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Karın Ağrısı Şikayeti Ile Gitti, 3. Evre Kolon Kanseri Olduğunu Öğrendi" height="467" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/karin-agrisi-sikayeti-ile-gitti-3-evre-kolon-kanseri-oldugunu-ogrendi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="854" /></p>

<p>Durumunun ciddi olması üzerine Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kamil Öztürk tarafından ameliyata alınan hastaya total proktokolektomi ve uç ileostomi operasyonu uygulandı. Ameliyat sonrası yapılan patoloji incelemesinde 3. evre kolon kanseri tespit edilen Aksu’nun onkoloji tedavisi başlatıldı. İki doz kemoterapi alan hastanın tedavisi devam ederken, tedavi sürecinin ardından geçici olarak açılan stomasının kapatılması planlanıyor.</p>

<p><strong>Test pozitif çıkınca ameliyata alındı</strong></p>

<p>Yaşadığı süreci anlatan Musa Aksu, "Aile hekimine gittim. Aile hekimi beni hastaneye sevk etti. Tahlil yaptırdım. Doktor durumumun iyi olmadığını ve hastaneye yatırılmam gerektiğini söyledi.</p>

<p>Daha sonra beni yatırdılar ve ameliyat ettiler. Çok şükür iyiyim" dedi. Kardeşi Rıdvan Aksu da ağabeyinin sağlık taramasının ardından hastaneye sevk edildiğini belirterek, "Hastanede hocanın yanına geldik. Test pozitif çıktığı için ameliyata alındı. Ameliyat sonucu iyi geçti. Doktorumuza çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>KETEM tarafından hastaneye yönlendirildi</strong></p>

<p>Hastanın tedavi süreci hakkında bilgi veren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Kamil Öztürk ise hastanın karın ağrısı ve dışkılama değişiklikleri nedeniyle aile hekimine başvurduğunu, gaitada gizli kan testinin pozitif çıkmasının ardından KETEM tarafından hastaneye yönlendirildiğini söyledi. Yapılan kolonoskopide rektumdan çekuma kadar 100’ün üzerinde polip ve iki farklı bölgede tıkayıcı kitle tespit edildiğini aktaran Öztürk, malignite şüphesi nedeniyle hastaya hızlı şekilde cerrahi işlem uygulandığını ifade etti. Patoloji sonucunun 3. evre kolon kanseri olarak geldiğini dile getiren Öztürk, hastanın onkoloji ile birlikte takip edildiğini ve kemoterapi tedavisinin sürdüğünü kaydetti.</p>

<p><strong>Kolon kanserinde erken tanı önemli</strong></p>

<p>Kolon kanserinde erken tanının büyük önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, özellikle 50 yaşını geçen, ailesinde kolorektal kanser öyküsü bulunan, uzun süreli inflamatuvar bağırsak hastalığı olan, yüksek yağlı ve düşük lifli beslenen, hareketsiz yaşam süren, sigara veya alkol kullanan kişilerin taramalarını yaptırması gerektiğini söyledi. Makattan yeni başlayan kanama, dışkılama alışkanlığında değişiklik, açıklanamayan kansızlık veya kilo kaybı gibi belirtiler bulunanların ise yaş sınırı beklemeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini belirten Öztürk, "50 yaşını geçtiyseniz ve ‘Ben iyiyim, hiçbir şikayetim yok’ diyorsanız, işte bu nedenle tarama yaptırmalısınız. Kolon kanseri erken dönemde tespit edilmesi halinde yüksek oranda tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken tanı hayat kurtarır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/karin-agrisi-hayatini-degistirdi-3-evre-kolon-kanseri-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/intro-resim-1300x693-1787647840362.jpg" type="image/jpeg" length="77087"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş ve Kocaeli'den tıp dünyasında devrim niteliğinde proje]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kahramanmaras-ve-kocaeliden-tip-dunyasinda-devrim-niteliginde-proje</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kahramanmaras-ve-kocaeliden-tip-dunyasinda-devrim-niteliginde-proje" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi ile Kocaeli Şehir Hastanesi ortaklığıyla, cep telefonu ve bilgisayar tabanlı yerli denge test cihazı projeleri hayata geçiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) desteğiyle hayata geçirilen projeler, tıp teknolojisinde dışa bağımlılığı azaltacak önemli bir yerli hamle olarak öne çıkıyor. Proje kapsamında Mobil VNG ve Mobil Video Head Impulse adı verilen taşınabilir denge test cihazları için yeni yazılımlar geliştiriliyor. Geliştirilen sistemin sabit laboratuvar ortamı ve yetişmiş personel gereksinimini azaltarak acil servislerden polikliniklere kadar birçok sağlık biriminde kullanılabilmesi hedefleniyor.</p>

<p><img alt="Kahramanmaraş Ve Kocaeli'den Tıp Dünyasında Devrim Niteliğinde Proje (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="446" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/kahramanmaras-ve-kocaeliden-tip-dunyasinda-devrim-niteliginde-proje-1-1.webp" width="792" /></p>

<p><strong>KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ'NDEN YAZILIM DESTEĞİ</strong></p>

<p>Projenin mobil uygulamanın ve program yazılımlarının geliştirilmesi kısmı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü tarafından yürütülüyor. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turab Selçuk, TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerin klinik çalışma aşamasında olduğunu belirtti. Cep telefonunu yerli ve yapay zeka destekli tıbbi tanı cihazına dönüştürmek amacıyla yola çıktıklarını anlatan Selçuk, temel işlevin göz hareketlerini yapay zeka algoritmalarıyla takip etmek ve tıbbi olarak nistagmusları (göz titremesi) tespit etmek olduğunu vurguladı. Bu sayede yerli ve daha düşük maliyetli tıbbi test cihazı elde edilmiş olacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Kahramanmaraş Ve Kocaeli'den Tıp Dünyasında Devrim Niteliğinde Proje (2)" class="detail-photo img-fluid" height="435" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/kahramanmaras-ve-kocaeliden-tip-dunyasinda-devrim-niteliginde-proje-2.webp" width="773" /></p>

<p><strong>KOCAELİ ŞEHİR HASTANESİ'NDEN SAĞLIK VE KLİNİK ÇALIŞMALAR</strong></p>

<p>Projenin sağlık ayağı ise Kocaeli Şehir Hastanesi tarafından yürütülüyor. Kocaeli Şehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Halil Erdem Özel, baş dönmesi ve denge bozukluklarının toplumda sık görülen ve kişinin sosyal ile çalışma hayatını etkileyen rahatsızlıklar olduğunu belirtti. Bu şikayetlerin altında iç kulak, beyin, beyincik ve beyin sapı gibi hayati organları etkileyen hastalıklar olabildiğine işaret eden Özel, ihtiyaç duyulan ileri denge testlerine erişimin kısıtlı ve maliyetli olduğunu ifade etti. Günümüzde kullanılan VNG testlerinin sabit laboratuvar ortamında hastanın yüzüne Google Gözlük takılarak yapıldığını anlatan Özel, bu sistemleri kablosuz mobil cihazlarla daha basit ve efektif kullanılabilir hale getirmeyi amaçladıklarını kaydetti.</p>

<p><img alt="Kahramanmaraş Ve Kocaeli'den Tıp Dünyasında Devrim Niteliğinde Proje (3)" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/kahramanmaras-ve-kocaeliden-tip-dunyasinda-devrim-niteliginde-proje-3.webp" width="864" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kahramanmaras-ve-kocaeliden-tip-dunyasinda-devrim-niteliginde-proje</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/kahramanmaras-ve-kocaeliden-tip-dunyasinda-devrim-niteliginde-proje-1.jpg" type="image/jpeg" length="77323"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak havalarda gıda zehirlenmesi uyarısı: Uzman isim kokusuna aldanmayın açıklaması]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/sicak-havalarda-gida-zehirlenmesi-uyarisi-uzman-isim-kokusuna-aldanmayin-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/sicak-havalarda-gida-zehirlenmesi-uyarisi-uzman-isim-kokusuna-aldanmayin-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana’da sıcak havalarda gıda zehirlenmesi riskine karşı uyarılarda bulunan Diyetisyen Duygu Özbay, yemeklerin oda sıcaklığında bekletilmemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimiyle birlikte yükselen hava sıcaklıkları, günlük yaşam alışkanlıklarını ve beslenme düzenini doğrudan etkilerken, beraberinde önemli sağlık risklerini de getiriyor. Özellikle termometrelerin 35-40 dereceleri gösterdiği yaz günlerinde, gıdaların saklanma koşullarının ihmal edilmesi ciddi gıda zehirlenmelerine davetiye çıkarıyor. Özel Medline Adana Hastanesi Diyetisyeni Duygu Özbay, yüksek sıcaklıkların etkisiyle et, tavuk, balık, yumurta ve süt ürünleri gibi gıdalarda mikroorganizmaların çok daha hızlı çoğalabildiğine dikkat çekerek vatandaşlara kritik uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YEMEKLERİ ODA SICAKLIĞINDA UZUN SÜRE BEKLETMEYİN</strong></p>

<p>Yaz aylarında yapılan en yaygın hatalardan birinin pişmiş yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bırakılması olduğunu belirten Diyetisyen Duygu Özbay, bu durumun mikroorganizma üremesini tetiklediğini söyledi. Özbay, "Dışarıda bekletilen et, tavuk, balık ve özellikle süt ürünlerinde çok fazla bakteri üreyebiliyor. 35-40 derecelerde saatlerce beklemesi sağlığımız için oldukça sakıncalı. Bunun sonucunda bulantı, kusma ve karın ağrısı gibi belirtilerle gıda zehirlenmeleri çok sık ortaya çıkabiliyor. O yüzden yazın dışarıda yemek tüketirken veya evde muhafaza ederken çok daha dikkatli olmalıyız" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>KOKUSU VE GÖRÜNTÜSÜ NORMAL DİYE GÜVENLİ OLMAMALI</strong></p>

<p>Gıdaların bozulup bozulmadığını anlamak için yalnızca dış görünüşe veya kokuya güvenilmemesi gerektiğinin altını çizen Özbay, en tehlikeli yanılgılardan birinin bu olduğunu belirtti. Özbay, "Bir yemeğin kokusunun ve görüntüsünün normal olması, kesinlikle güvenli olduğu anlamına gelmez. Özellikle çabuk bozulan riskli gıdaların soğuk zincir kuralına uyularak saklanması, zehirlenmelerin önlenmesinde hayati rol oynamaktadır" dedi.</p>

<p><strong>ÇAPRAZ BULAŞMA TEHLİKESİNE DİKKAT</strong></p>

<p>Mutfak hijyeninin ve hazırlık aşamasındaki hataların da zehirlenmelere zemin hazırlayabileceğini anlatan Diyetisyen Duygu Özbay, çapraz bulaşma riskine karşı uyardı. Çiğ et ve sebzeler için aynı kesme tahtasının veya bıçağın kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Özbay, "Ellerimizi, mutfak tezgahlarını ve ekipmanları temiz tutmalıyız. Çiğ ve pişmiş gıdaları kesinlikle birbirinden ayırmalıyız, aksi takdirde mikroorganizmalar kolayca yayılabilir" diye konuştu.</p>

<p><strong>YAZ AYLARINDA HAFİF BESLENME VE SU TÜKETİMİ</strong></p>

<p>Sıcak havalarda vücudun sıvı ve mineral kaybına uğradığını hatırlatan Özbay, susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su içilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle çocukların, yaşlıların, gebelerin ve kronik hastaların günde en az 2-2,5 litre su tüketmesinin şart olduğunu ifade eden Özbay, ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine sebze, yoğurt, ayran ve salata gibi hafif alternatiflerin tercih edilmesini önerdi. Özbay sözlerini, yeterli su tüketimi, dengeli beslenme ve doğru sıcaklıkta saklama prensiplerinin yaz aylarını sağlıklı geçirmenin anahtarı olduğunu belirterek tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/sicak-havalarda-gida-zehirlenmesi-uyarisi-uzman-isim-kokusuna-aldanmayin-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/sicak-havalarda-gida-zehirlenmesi-uyarisi-uzman-isim-kokusuna-aldanmayin-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="70297"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep’ten yaz alarmı çocuk cerrahisi uzmanı kazalara karşı uyardı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepten-yaz-alarmi-cocuk-cerrahisi-uzmani-kazalara-karsi-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepten-yaz-alarmi-cocuk-cerrahisi-uzmani-kazalara-karsi-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te çocuk cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Hikmet Zeytun, yaz döneminde bisiklet kazaları, yanıklar ve düşmelerin zirve yaptığını belirterek önlem çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz tatilinin başlaması ve havaların ısınmasıyla birlikte çocukların dışarıda geçirdiği sürenin artması, beraberinde bazı sağlık risklerini de getiriyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hikmet Zeytun, özellikle yaz mevsiminde çocuklarda sık görülen travma vakalarına dikkat çekerek aileleri uyardı. Yaz aylarında bisiklet ve scooter kazaları, yüksekten düşmeler, yanıklar, kesici alet yaralanmaları ile yabancı cisim yutma vakalarının klinik başvurularında üst sıralarda yer aldığını vurgulayan uzman isim, alınacak basit tedbirlerin büyük felaketlerin önüne geçebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BİSİKLET VE SCOOTER KAZALARI İLK SIRADA</strong></p>

<p>Çocukların yaz döneminde enerji atma fırsatı bulduğu açık alanlar, gerekli güvenlik önlemleri alınmadığında tehlikeli durumlara zemin hazırlayabiliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Hikmet Zeytun, "Yaz aylarında çocuklar daha hareketli oluyor. Parklar, oyun alanları, havuzlar ve bahçelerde geçirilen sürenin artması, kaza riskini de yükseltiyor. Özellikle bisiklet ve scooter kazaları ilk sırada yer alıyor. Kask kullanılmaması, koruyucu ekipman eksikliği ve trafik kurallarına uyulmaması nedeniyle kafa travmaları, kol ve bacak kırıkları ile ciddi yumuşak doku yaralanmaları görülebiliyor. Çocukların yaşlarına uygun ekipman kullanmaları ve güvenli alanlarda oyun oynamaları büyük önem taşıyor" dedi.</p>

<p><strong>YANIKLAR VE YÜKSEKTEN DÜŞMELER TEHDİT OLUŞTURUYOR</strong></p>

<p>Yaz mevsiminin getirdiği sosyal aktiviteler ve ev içi değişikliklerin yeni risk alanları yarattığına işaret eden Doç. Dr. Zeytun, sıcak yüzeyler ve ev kazalarına karşı uyarılarda bulundu. Mangal, semaver, sıcak su, güneş altında uzun süre bekleyen metal yüzeyler ve sıcak yiyeceklerin ciddi derecede yanıklara yol açabildiğini belirten Zeytun, balkon, pencere, ağaç ve oyun parklarından düşmelerin de acil cerrahi müdahale gerektiren tablolar arasında bulunduğunu kaydetti. Zeytun, "Özellikle pencere ve balkonlarda koruyucu önlemlerin alınması, çocukların yüksek alanlarda yalnız bırakılmaması hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>AİLELERE KRİTİK GÜVENLİK ÖNERİLERİ</strong></p>

<p>Tatil döneminin huzurlu geçmesi adına ebeveynlere önemli sorumluluklar düştüğünü aktaran Çocuk Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hikmet Zeytun, alınabilecek pratik önlemleri sıraladı. Çocukların bisiklet ve scooter kullanırken mutlaka kask, dizlik ve dirseklik takması gerektiğini belirten uzmanlar, havuz ve deniz kenarında hiçbir zaman gözetimsiz bırakılmamalarının altını çizdi. Balkon ve pencerelerde çocuk güvenlik sistemlerinin kullanılmasının şart olduğunu vurgulayan Zeytun, birkaç dakikalık dikkatsizliğin uzun süren tedavi süreçlerine yol açabileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepten-yaz-alarmi-cocuk-cerrahisi-uzmani-kazalara-karsi-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/gaziantepten-yaz-alarmi-cocuk-cerrahisi-uzmani-kazalara-karsi-uyardi.jpg" type="image/jpeg" length="82586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sürekli yorgunluk deyip geçmeyin! Uzman isim uyardı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/surekli-yorgunluk-deyip-gecmeyin-uzman-isim-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/surekli-yorgunluk-deyip-gecmeyin-uzman-isim-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sabah dinlenmiş kalkamıyor, gün içinde sürekli halsiz hissediyorsanız nedeni yalnızca yoğun tempo olmayabilir. Uzman isim dikkat edilmesi gereken belirtileri sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div>Günlük hayatın yoğunluğu, uykusuzluk ve stres çoğu zaman yorgunluğun doğal nedenleri arasında görülüyor. Ancak yeterli dinlenmeye rağmen geçmeyen, uzun süre devam eden ve günlük yaşamı etkilemeye başlayan halsizlik farklı sağlık sorunlarıyla ilişkili olabiliyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, özellikle nedeni açıklanamayan sürekli yorgunluğun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.</div>

<div>Taşkıran’a göre kansızlık, tiroid hastalıkları, vitamin ve mineral eksiklikleri, diyabet, enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve bazı kronik hastalıklar uzun süreli yorgunluğa yol açabiliyor. Bu nedenle kişinin günlük düzeninde belirgin bir değişiklik olmamasına rağmen başlayan ve dinlenmeyle düzelmeyen halsizliğin değerlendirilmesi önem taşıyor.</div>

<div>Yorgunluğa açıklanamayan kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, nefes darlığı veya çarpıntı gibi başka belirtilerin eşlik etmesi durumunda ise sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.</div>

<div>Taşkıran, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının enerji düzeyini desteklediğini ancak düzenli uyku ve dengeli beslenmeye rağmen devam eden şikâyetlerde uzman değerlendirmesinin önem taşıdığını vurguladı.</div>

<div><strong>DİNLENMEYE RAĞMEN GEÇMİYORSA DİKKAT</strong></div>

<div>Yorgunluk hemen herkesin zaman zaman karşılaştığı şikâyetler arasında bulunuyor. Yoğun çalışma temposu, düzensiz uyku, stres ve günlük yaşamın getirdiği fiziksel yük, kişinin kendisini halsiz hissetmesine yol açabiliyor.</div>

<div>Ancak uzmanlara göre burada önemli olan yorgunluğun ne kadar sürdüğü ve dinlenme sonrasında azalıp azalmadığı. Uzun süre devam eden ve kişinin günlük aktivitelerini yerine getirmesini zorlaştıran halsizliğin yalnızca yoğun tempoya bağlanmaması gerekiyor.</div>

<div>Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, yorgunluğun her zaman yoğun çalışma veya uykusuzlukla açıklanamayacağını belirterek, farklı sağlık sorunlarının da benzer şikâyetlere neden olabileceğini ifade etti.</div>

<div>Taşkıran, kansızlıktan tiroid hastalıklarına, vitamin ve mineral eksikliklerinden diyabete kadar farklı durumların uzun süren halsizlikle kendisini gösterebileceğine işaret etti. Enfeksiyonlar, uyku bozuklukları ve bazı kronik rahatsızlıklar da değerlendirilmesi gereken nedenler arasında bulunuyor.</div>

<div>Bu noktada kişinin kendi normal düzenini takip etmesi önem kazanıyor. Daha önce aynı günlük tempoda sorun yaşamayan bir kişide açıklanamayan şekilde başlayan ve uzun süre devam eden yorgunluk, değerlendirme gerektiren bir belirti olabiliyor.</div>

<div><strong>YORGUNLUĞUN ARKASINDA FARKLI NEDENLER OLABİLİR</strong></div>

<div>Sürekli halsizlik tek başına belirli bir hastalığın göstergesi olarak değerlendirilmiyor. Aynı şikâyetin birbirinden farklı nedenlerle ortaya çıkabilmesi nedeniyle kişinin yaşı, yaşam tarzı, beslenme düzeni ve eşlik eden diğer belirtilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.</div>

<div>Taşkıran, gerekli görülen durumlarda muayene ve kan tetkiklerinin altta yatan nedenin belirlenmesine yardımcı olabileceğini kaydetti.</div>

<div>Özellikle demir ve bazı vitamin eksiklikleri enerji seviyesini etkileyebilirken, tiroid fonksiyonlarındaki değişiklikler de kişinin kendisini sürekli yorgun hissetmesine neden olabiliyor. Kan şekeriyle ilişkili sorunlar, bazı enfeksiyonlar ve uyku kalitesini bozan durumlar da benzer yakınmalar oluşturabiliyor.</div>

<div>Bu nedenle yalnızca yorgunluk belirtisine bakılarak kişinin kendi kendine bir hastalık sonucu çıkarması doğru bir yaklaşım değil. Şikâyetin süresi, şiddeti ve beraberinde ortaya çıkan diğer bulguların hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.</div>

<div>Taşkıran, erken değerlendirmenin yorgunluğun altında yatan nedenlerin belirlenmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</div>

<div><strong>BU BELİRTİLER YORGUNLUĞA EŞLİK EDİYORSA ÖNEMSEYİN</strong></div>

<div>Uzun süren yorgunluğun yanında ortaya çıkan bazı belirtiler sağlık kuruluşuna başvuru açısından önem taşıyor. Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran, özellikle açıklanamayan kilo kaybı, ateş, gece terlemesi, nefes darlığı ve çarpıntının dikkate alınması gerektiğini belirtti.</div>

<div>Günlük aktiviteleri gerçekleştirmeyi belirgin şekilde zorlaştıran yorgunluk da değerlendirilmesi gereken durumlar arasında yer alıyor.</div>

<div>Kişinin daha önce rahatlıkla yaptığı işleri yapmakta zorlanması, gün boyunca belirgin enerji kaybı yaşaması veya yeterli uykuya rağmen sürekli dinlenme ihtiyacı hissetmesi durumunda şikâyetin sürecinin takip edilmesi önem taşıyor.</div>

<div>Yorgunluğun ne zaman başladığı, günün hangi saatlerinde arttığı, uyku sonrasında değişip değişmediği ve beraberinde başka şikâyetlerin bulunup bulunmadığı hekim değerlendirmesinde önemli bilgiler sağlayabiliyor.</div>

<div>Uzman değerlendirmesinin ardından gerekli görülmesi halinde yapılacak tetkiklerle yorgunluğun altında yatan neden araştırılabiliyor. Böylece yalnızca belirtiye değil, bu belirtiyi ortaya çıkaran olası sağlık sorununa yönelik bir yol haritası oluşturulabiliyor.</div>

<div><strong>UYKU, BESLENME VE SIVI TÜKETİMİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></div>

<div>Günlük alışkanlıklar kişinin enerji düzeyini doğrudan etkileyebiliyor. Düzenli uyku, dengeli beslenme, yeterli miktarda sıvı tüketimi ve kişiye uygun fiziksel aktivite genel sağlığın korunmasına katkı sağlıyor.</div>

<div>Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Taşkıran da bu alışkanlıkların önemine işaret ederek, sağlıklı yaşam düzeninin vücudun genel durumunu desteklediğini belirtti.</div>

<div>Bununla birlikte yaşam tarzına yönelik önlemlerin her durumda tek başına yeterli olmayabileceği vurgulanıyor. Kişi düzenli uyumasına, yeterli sıvı tüketmesine ve beslenmesine dikkat etmesine rağmen sürekli yorgunluk yaşamaya devam ediyorsa şikâyetin nedeninin araştırılması gerekiyor.</div>

<div>Taşkıran, bu tür durumlarda uzman görüşü alınmasını önerirken düzenli sağlık kontrollerinin de hastalıkların erken dönemde fark edilmesi açısından önem taşıdığını kaydetti.</div>

<div>Sürekli yorgunluk yaşayan kişilerin herhangi bir hastalığa ilişkin kendi kendine tanı koymak yerine sağlık profesyoneline başvurması gerekiyor. Özellikle yorgunluğun giderek artması, günlük hayatı belirgin şekilde etkilemesi veya başka belirtilerle birlikte ortaya çıkması durumunda profesyonel değerlendirme önem kazanıyor.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/surekli-yorgunluk-deyip-gecmeyin-uzman-isim-uyardi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/surekli-yorgunluk-deyip-gecmeyin-uzman-isim-uyardi.jpg" type="image/jpeg" length="55457"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meme kanserinde doğru işaretleme tedavinin başarısını artırıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/meme-kanserinde-dogru-isaretleme-tedavinin-basarisini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/meme-kanserinde-dogru-isaretleme-tedavinin-basarisini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Berrin Erok, görüntüleme eşliğinde yapılan meme işaretleme yöntemlerinin ikinci ameliyat riskini azalttığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Meme kanserinde erken tanı kadar şüpheli dokunun ameliyat sırasında doğru şekilde çıkarılması da tedavinin başarısını doğrudan etkiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Berrin Erok, görüntüleme eşliğinde uygulanan meme işaretleme yöntemleri sayesinde ele gelmeyen küçük kitlelerin ve şüpheli kireçlenme alanlarının cerrah tarafından milimetrik hassasiyetle çıkarılabildiğini ifade etti.</div>

<div><strong>CERRAHİYE REHBERLİK EDİYOR</strong></div>

<div>Meme işaretleme yöntemlerinin özellikle ele gelmeyen küçük kitleler ile mamografide saptanan şüpheli mikrokalsifikasyonların cerrahi olarak doğru biçimde çıkarılmasını sağlamak amacıyla uygulandığını belirten Doç. Dr. Erok, temel hedeflerinin meme koruyucu cerrahi sırasında doğru bölgenin temiz cerrahi sınırlarla çıkarılması ve ikinci bir ameliyat ihtiyacının en aza indirilmesi olduğunu kaydetti.</div>

<div><strong>HASTAYA UYGUN YÖNTEM BELİRLENİYOR</strong></div>

<div>İşaretleme tekniklerinin lezyonun özelliklerine göre değişiklik gösterebildiğini aktaran Doç. Dr. Erok, geleneksel tel ile işaretleme yönteminde ince bir kılavuz telin lezyon içerisine yerleştirildiğini, hasta konforu ile telin yer değiştirme riskini azaltmak amacıyla bu işlemin ameliyat günü uygulandığını belirtti.</div>

<div>Daha yeni nesil kablosuz sistemlerde ise lezyon içerisine küçük bir reflektör yerleştirildiğini ifade eden Erok, cerrahın ameliyat sırasında özel bir cihaz yardımıyla bu bölgeyi milimetrik hassasiyetle tespit edebildiğini ve bu yöntemin ameliyattan günler önce uygulanabilmesi açısından önemli bir avantaj sağladığını vurguladı.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/meme-kanserinde-dogru-isaretleme-tedavinin-basarisini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/meme-kanserinde-dogru-isaretleme-tedavinin-basarisini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="28790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan boyun ve bel ağrısı çekenlere çok önemli uyarı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/uzmandan-boyun-ve-bel-agrisi-cekenlere-cok-onemli-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/uzmandan-boyun-ve-bel-agrisi-cekenlere-cok-onemli-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep'te boyun ve bel ağrısı tedavisine ilişkin önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. İrfan Koca, doğru teşhis ve aşamalı tedavinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Gaziantep'te görev yapan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, milyonlarca insanın yaşam kalitesini düşüren boyun ve bel ağrılarının tedavisinde yapılan yanlışlara dikkat çekti. Ağrının farklı kaynaklardan olabileceğini vurgulayan Koca, tedavinin kişiye özel ve aşamalı olarak planlanması gerektiğini ifade etti.</div>

<div><strong>“FİTIK GÖRDÜK DİYE AĞRININ KAYNAĞINI BULMUŞ OLMAYIZ”</strong></div>

<div>Bel veya boyun ağrısı yaşayan birçok kişinin MR’da "fıtık" görülmesiyle ağrısının nedeninin bulunduğunu sandığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, bu algının yanlış olduğuna işaret etti. Koca, "MR’da fıtık görülmesi, ağrının kaynağının mutlaka fıtık olduğu anlamına gelmez. Ağrının faset eklemden mi, diskten mi, kas ve fasya yapılarından mı, sinir kökü basısından mı kaynaklandığını veya başka bir bölgeden yansıyan ağrı olup olmadığını belirlemek gerekir" dedi. Ağrının kaynağı fıtık olsa bile buna zemin hazırlayan mekanik ve fonksiyonel bozuklukların mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</div>

<div><strong>TEDAVİ BASAMAK BASAMAK İLERLİYOR</strong></div>

<div>Hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve gerekli testler değerlendirildikten sonra kişiye özel bir tedavi algoritması oluşturulduğunu belirten Prof. Dr. Koca, temel prensibin mümkün olan en düşük riskli tedavilerden başlamak olduğunu kaydetti. Duruma göre manuel terapi, fasiyal gevşetme, nöral terapi, proloterapi, faset eklem girişimleri, medial dal sinir blokları, radyofrekans veya diske yönelik nükleoplasti gibi ileri girişimsel yöntemlerin aşamalı olarak gündeme gelebileceğini ifade etti.</div>

<div><strong>“SADECE MR’A BAKARAK TEDAVİ PLANLAMAK DOĞRU DEĞİL”</strong></div>

<div>Hastaların yalnızca MR görüntüsünü göndererek tanı ve tedavi istemesinin yanlış olduğunu vurgulayan Koca, "MR önemli bir yardımcı tetkiktir ancak hastanın kendisi değildir. Hastayı görmeden yalnızca MR’a bakarak tedavi planlamak yanlış tanı ve yanlış tedavilere yol açabilir" uyarısında bulundu. Tedavide daha fazla işlem yapmanın her zaman daha iyi sonuçlar vermediğini belirten Koca, "Önemli olan hastaya en fazla tedaviyi uygulamak değil, doğru tedaviyi doğru sırayla uygulamaktır. Asıl olan hastaya zarar vermemektir" diyerek sözlerini tamamladı.</div>

<div><strong>DOĞRU TANI İÇİN KAPSAMLI MUAYENE ŞART</strong></div>

<div>Uzmanlar, boyun ve bel ağrılarında geçici çözümler yerine, ağrının ana kaynağını bularak kişiye özel uygulanan aşamalı tedavi protokollerinin kalıcı iyileşme sağladığının altını çiziyor.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/uzmandan-boyun-ve-bel-agrisi-cekenlere-cok-onemli-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 14:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/uzmandan-boyun-ve-bel-agrisi-cekenlere-cok-onemli-uyari.jpg" type="image/jpeg" length="54620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akdeniz'de tatil yapacaklar dikkat ölüm saçan o canlılar kıyılara akın etti]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel ısınmayla birlikte Akdeniz kıyılarında yayılan zehirli deniz canlıları ölümcül riskler barındırırken, uzmanlar tatilcilere kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div>Akdeniz genelinde hava ve deniz suyu sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması, kıyı bölgelerindeki hareketliliği artırırken tehlikeli türlerin sayısında da patlamaya neden oldu.</div>

<div><img height="960" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-8.jpeg" width="1280" /></div>

<div>Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, son 20 yıl içerisinde Akdeniz sularında zehirli ve istilacı deniz canlısı popülasyonunun ciddi oranda arttığına dikkat çekti.</div>

<div><img height="960" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-10.jpeg" width="1280" /></div>

<div>Özellikle yaz mevsimiyle birlikte sahil şeritlerinde akın eden tatilcilerin kayalık alanlarda dikkatli olması gerektiğini belirten uzmanlar, ölümcül sonuçlar doğurabilecek tehlikelere karşı kapsamlı uyarılarda bulundu.</div>

<div><img height="720" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-11.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>BALON BALIĞI PİŞİRİLSE DE ZEHRİNİ KAYBETMİYOR</strong></div>

<div>Bölgede görülmeye başlanan balon balığı, aslan balığı, uzun dikenli deniz kestanesi, çizgili kedi yılan balığı ve kutu balığı gibi türlerin tatilciler için büyük risk oluşturduğunu ifade eden Doç. Dr. Ali Rıza Köşker, en büyük tehlikelerden birinin balon balığı tüketimi olduğunu vurguladı. Balon balığının bünyesinde barındırdığı tetrodotoksin adlı zehrin ısıya tamamen dayanıklı olduğunu belirten Köşker, pişirilme yöntemiyle zehrin yok olmayacağını dile getirdi. Toplum arasında yaygın olan "yalnızca iç organları zehirlidir" inancının tamamen yanlış olduğunu bilimsel çalışmaların kanıtladığını belirten uzman isim, etinin de ölümcül düzeyde toksik barındırdığını ifade etti.</div>

<div><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-1.jpeg" width="1280" /></div>

<div>Balon balığının derisinde de yüksek miktarda zehir bulunduğunu hatırlatan Köşker, ellerinde açık yara bulunan vatandaşların ve amatör balıkçıların bu canlıya çıplak elle kesinlikle dokunmaması gerektiğini söyledi. Toksinin açık yaralar yoluyla insan vücuduna geçerek ani zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulunuldu.</div>

<div><img height="915" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-2.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>ASLAN BALIĞI VE DENİZ KESTANESİ DİKENLERİNE DİKKAT</strong></div>

<div>Aslan balığı etinin tüketilebilir olmasına rağmen yüzgeç dikenlerinde ciddi zehir barındırdığına dikkat çeken Doç. Dr. Köşker, bu türün kayalık bölgelerde hareketsiz yaşamayı sevdiğini ifade etti. Diken batması durumunda ciddi zehirlenme tablolarının ortaya çıkabileceğini belirten Köşker, Doğu Akdeniz kıyılarında yaygınlaşan uzun dikenli deniz kestanesinin de benzer tehlikeler saçtığını kaydetti. "Artık 'Denizden babam çıksa yerim' anlayışını kesinlikle terk etmeliyiz" diyen Köşker, tanınmayan hiçbir deniz ürününün tüketilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca sahil bölgelerindeki plajlarda bilgilendirici afişlerin yer alması ve sağlık personelinin bu konuda farkındalığının artırılması gerektiği ifade edildi.</div>

<div><img height="871" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-3.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>ZEHİRLİ DİKEN TEMASINDA SICAK SU UYGULANMALI</strong></div>

<div>Avrupa Dalış Güvenliği Ağı Derneği Eğitmeni ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Tolga Taymaz ise küresel ısınmanın istilacı türlerin yayılımını hızlandırdığına işaret etti. Aslan balığı dikeninin batması durumunda şiddetli ağrı, uyuşukluk, morarma, bulantı, kusma ve kalp ritim bozukluklarının görülebileceğini belirten Dr. Taymaz, ilk müdahale olarak etkilenen bölgenin dayanılabilecek sıcaklıktaki 40-45 derecelik suya tutulması gerektiğini söyledi. Yara içinde diken kalıntısı olup olmadığının mutlaka kontrol edilmesinin şart olduğunu belirten uzmanlar, deri bütünlüğünün bozulduğu her olayda tetanos aşısının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</div>

<div><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-4.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>İLK 6 SAAT HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></div>

<div>Balon balığı tüketiminin hayati risk taşıdığına ve ölüm vakalarının çoğunlukla ilk 6 saat içinde gerçekleştiğine dikkat çeken Dr. Tolga Taymaz, zehirlenme şüphesi olan kişilerin vakit kaybetmeden tam teşekküllü bir hastaneye ulaştırılması gerektiğini belirtti. Bu zehirlenmeye karşı özel bir antidot bulunmadığını, yalnızca destek tedavisi uygulandığını ve her zaman başarılı sonuç alınamadığını ifade etti.</div>

<div><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-5.jpeg" width="1280" /></div>

<ul>
 <li>
 <div>Akdeniz kıyılarındaki kayalık bölgelerde ve plajlarda tatilcilerin denize girdiği anlar kameralara yansıdı.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Uzmanların tehlikeli türler arasında gösterdiği balon balığı ve aslan balığının deniz altındaki görüntüleri paylaşıldı.</div>
 </li>
 <li>
 <div>Sahil şeritlerinde artan yoğunluk ve tatilcilerin bilinçlendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kaydedildi.</div>
 </li>
</ul>

<div><img height="853" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-6.jpeg" width="1280" /></div>

<div><strong>SAHİLLERDE GÜVENLİK VE FARKINDALIK ÇAĞRISI</strong></div>

<div>Uzmanlar, yaz sezonunda tatilcilerin huzurlu ve güvenli bir tatil geçirebilmeleri için özellikle bilinmeyen deniz canlılarına karşı son derece temkinli hareket etmeleri gerektiğini yineledi.<img height="855" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-7.jpeg" width="1280" /><img height="777" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-9.jpeg" width="1280" /></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/akdenizde-tatil-yapacaklar-dikkat-olum-sacan-o-canlilar-kiyilara-akin-etti-1.jpeg" type="image/jpeg" length="31053"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baş dönmesi şikayetiyle gitti, dünyada 68'inci vaka olarak tıp literatürüne girdi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bas-donmesi-sikayetiyle-gitti-dunyada-68inci-vaka-olarak-tip-literaturune-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bas-donmesi-sikayetiyle-gitti-dunyada-68inci-vaka-olarak-tip-literaturune-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baş dönmesi şikayetiyle hastaneye giden 41 yaşındaki hastada dünyada sadece 68 vakası bulunan Bundgaard Sendromu tespit edildi. Türkiye'de ilk kez görülen kalıtsal kalp hastalığı, ani ölüm riski nedeniyle dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Baş dönmesi ve göğüs ağrısı şikayetleriyle hastaneye başvuran 41 yaşındaki bir hastada, tıp dünyasında şimdiye kadar yalnızca 67 kişide görülen Bundgaard Sendromu teşhis edildi. Diyarbakır'da konulan bu tanıyla birlikte Türkiye, söz konusu genetik kalp hastalığında ilk vakasını kayıtlara geçirdi.</p>

<p><strong>BASİT BİR ŞİKAYET HAYATİ BİR GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI</strong></p>

<p>Mardin'de yaşayan 41 yaşındaki Şehmus Doğan, uzun süredir devam eden baş dönmesi, göz kararması ve göğüs ağrısı nedeniyle Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi'ne başvurdu. İlk bakışta sıradan bir ritim problemi gibi değerlendirilen şikayetler, yapılan ayrıntılı kardiyolojik incelemeler sonucunda oldukça nadir görülen genetik bir hastalığın ortaya çıkmasını sağladı.</p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ferdi Ekinci ve ekibinin yürüttüğü kapsamlı değerlendirmeler sonucunda hastaya <strong>Bundgaard Sendromu</strong> tanısı konuldu.</p>

<p><img alt="Baş Dönmesi Şikayetiyle Gittiği Hastanede Dünyada 68'Inci Vaka Olarak Literatüre Geçti" height="800" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/bas-donmesi-sikayetiyle-gittigi-hastanede-dunyada-68inci-vaka-olarak-literature-gecti.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /></p>

<p><strong>DÜNYADA SADECE 68 VAKA BULUNUYOR</strong></p>

<p>Uzmanların verdiği bilgiye göre Bundgaard Sendromu, bugüne kadar dünya genelinde yalnızca 67 kişide tanımlanmış son derece nadir görülen kalıtsal bir kalp ritim hastalığı olarak biliniyor.</p>

<p>Şehmus Doğan'ın teşhisiyle birlikte vaka sayısı 68'e yükselirken, Türkiye de bu hastalığın tespit edildiği ülkeler arasına ilk kez girmiş oldu.</p>

<p><strong>KALITSAL GEÇİŞ GÖSTERİYOR</strong></p>

<p>Yapılan genetik ve klinik değerlendirmelerde hastalığın yalnızca Şehmus Doğan'da bulunmadığı ortaya çıktı.</p>

<p>Doktorların gerçekleştirdiği aile taramasında;</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>4 yaşındaki kızı,</li>
 <li>Babası,</li>
 <li>Ablası,</li>
 <li>Kız kardeşi,</li>
 <li>Babasının dayısında</li>
</ul>

<p>aynı hastalığa ait bulguların bulunduğu belirlendi.</p>

<p>Uzmanlar, bu nedenle aile bireylerinin düzenli kardiyolojik takip altında tutulmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>ANİ KARDİYAK ÖLÜM RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR</strong></p>

<p>Dr. Ferdi Ekinci, Bundgaard Sendromu'nun kalpte ciddi ritim bozukluklarına yol açabileceğini belirterek hastalığın en büyük risklerinden birinin ani kardiyak ölüm olduğunu söyledi.</p>

<p>Ekinci, hastaların Holter cihazıyla düzenli takip edildiğini, ritim bozukluğunun ağır seyretmesi halinde ise kalıcı kalp pili veya şok cihazı (ICD) tedavisinin gündeme gelebildiğini ifade etti.</p>

<p>Şehmus Doğan'ın mevcut değerlendirmelerinde ciddi ritim bozukluğu yükü saptanmadığı için ilaç tedavisi ve düzenli kontrol planının yeterli görüldüğü bildirildi.</p>

<p><strong>İLK OLARAK DANİMARKA'DA TANIMLANDI</strong></p>

<p>Bundgaard Sendromu ilk kez 2018 yılında Danimarkalı bilim insanı Henning Bundgaard ve çalışma arkadaşları tarafından tanımlandı.</p>

<p>Sonraki yıllarda yapılan araştırmalarda yalnızca 67 hasta literatüre girebildi. Diyarbakır'da tespit edilen son vakayla birlikte dünya literatüründeki vaka sayısı 68'e ulaştı.</p>

<p>Dr. Ferdi Ekinci ve ekibinin hazırladığı bilimsel çalışma ise dünyanın saygın kardiyoloji dergileri arasında gösterilen <strong>JACC (Journal of the American College of Cardiology)</strong>'de yayımlanarak uluslararası literatüre kazandırıldı.</p>

<p><strong>KALP KRİZİYLE KARIŞTIRILABİLİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, hastalığın elektrokardiyografi (EKG) bulgularının zaman zaman kalp krizini taklit edebildiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Şehmus Doğan'a da ilk aşamada koroner damar hastalığı ihtimali değerlendirilirken yapılan anjiyoda damarlarında herhangi bir tıkanıklık bulunmadı. Ardından gerçekleştirilen ileri tetkikler sayesinde kesin tanıya ulaşıldı.</p>

<p>Doktorlar, özellikle benzer EKG bulgularıyla karşılaşan hekimlerin bu nadir sendromu da göz önünde bulundurmasının hayat kurtarıcı olabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Kaynak: Haber merkezi</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bas-donmesi-sikayetiyle-gitti-dunyada-68inci-vaka-olarak-tip-literaturune-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/thumbs-b-c-33b289194cfcd984a495ac0e12e5a7ff.webp" type="image/jpeg" length="20355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklar gerginlik, öfke patlamaları ve çatışmalara yol açıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/asiri-sicaklar-gerginlik-ofke-patlamalari-ve-catismalara-yol-aciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/asiri-sicaklar-gerginlik-ofke-patlamalari-ve-catismalara-yol-aciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek sıcaklıkların yalnızca fiziksel sağlığı değil ruh sağlığını da olumsuz etkilediğini vurgulayan uzmanlar, artan öfke ve tahammülsüzlüğe karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının kavurucu etkisini iyiden iyiye hissettirdiği bu günlerde, termometrelerin tırmanması yalnızca fiziksel konforumuzu değil, ruhsal dengemizi de derinden sarsmaya devam ediyor. Uzmanlar, aşırı sıcak hava dalgalarının insan psikolojisi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Medical Park Seyhan Hastanesi'nden Klinik Psikolog Tansel Tara Çapar, aşırı sıcakların stres düzeyini ciddi oranlarda artırabildiğini, uyku kalitesini tamamen bozabildiğini ve bireylerin tahammül eşiğini tehlikeli seviyelere düşürebildiğini belirtti. "Sıcak havalarda kendimizi daha gergin, sabırsız ve öfkeli hissedebiliriz. Trafikte yaşanan tartışmaların, günlük hayatta tahammülsüzlüğün ve kişiler arası çatışmaların sıcak havalarda artmasının nedenlerinden biri de budur" diyerek durumun vahametine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><strong>FİZİKSEL YORGUNLUK VE TERLEME DUYGULARI DOĞRUDAN ETKİLİYOR</strong></p>

<p>Yüksek sıcaklıkların insan vücudunu fiziksel olarak son derece zorladığını, bunun da doğrudan duygular ve davranışlar üzerinde tetikleyici bir rol oynadığını ifade eden Psikolog Çapar, vücudun normal sıcaklık dengesini koruyabilmek adına sıradan günlere nazaran çok daha fazla enerji harcamak zorunda kaldığını belirtti. Yoğun terleme, vücuttaki sıvı ve mineral kaybı ile artan fiziksel yorgunluk bir araya geldiğinde, insanların kendilerini kronik bir gerginlik, tükenmişlik, sabırsızlık ve öfke hal içinde bulduğunu ifade etti. Özellikle şehir içi trafiğinde, toplu taşıma araçlarında veya kalabalık kamusal alanlarda aniden patlak veren tartışmaların ve en küçük anlaşmazlıkların dahi büyük kavgalara dönüşmesinin altındaki temel psikolojik etkenlerden birinin bu aşırı sıcaklar olduğu yadsınamaz bir gerçek olarak ön plana çıkıyor.</p>

<p></p>

<p><strong>"KAYGI BELİRTİLERİ ŞİDDETLENEBİLİYOR VE YANLIŞ YORUMLANABİLİYOR"</strong></p>

<p>Sıcak havaların vücutta yarattığı ani çarpıntı, nefes alışverişinde hızlanma, göğüs sıkışması ve baş dönmesi gibi fizyolojik belirtilerin, hassas bünyelerde kaygı düzeyini tırmandırdığını söyleyen Klinik Psikolog Çapar, bu durumun özellikle anksiyete bozukluğu veya panik atak geçmişi olan bireylerde daha yıkıcı hissedilebildiğini kaydetti. Bireylerin bu bedensel değişimleri tamamen yanlış yorumlayarak çok daha yoğun bir ölüm korkusu veya yoğun kaygı döngüsüne girebildiğini belirten Çapar, yaz günlerinde ortaya çıkan her türlü fizyolojik oynamanın anında korkutucu bir hastalık belirtisi olarak algılanmaması gerektiğini vurguladı. Bu süreçte serin ve havadar ortamlarda bulunmanın, vücut direncini ve sıvı dengesini korumak adına bol miktarda su tüketmenin ruhsal dengeyi korumada kilit rol oynadığına işaret edildi.</p>

<p></p>

<p><strong>UYKU KALİTESİNDEKİ BOZULMA GÜNLÜK YAŞAMI FELÇ EDİYOR</strong></p>

<p>Sıcak ve aşırı nemli hava koşullarının en büyük tahribatı geceleri uyku düzeninde yarattığı göz önüne alındığında, kaliteli bir uykunun imkansız hale geldiği belirtiliyor. Uykuya dalmakta çekilen ciddi güçlükler, gece boyunca sık sık uyanma halleri ve sabahları adeta hiç dinlenmemiş, yorgun ve bitkin bir şekilde uyanma problemleri, gün içindeki işlevselliği altüst ediyor. Uzmanlar, bu durumun gün içinde yoğun dikkat dağınıklığına, ani unutkanlıklara, kronik sinirliliğe ve en ufak stres faktörüyle bile baş edememe krizlerine yol açtığını dile getiriyor. Yaz aylarında evlerde ve yaşam alanlarında serin bir uyku ortamı yaratmanın bir lüks değil, ruh sağlığını korumak adına hayati bir zorunluluk olduğunun altı çiziliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/asiri-sicaklar-gerginlik-ofke-patlamalari-ve-catismalara-yol-aciyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/asiri-sicaklar-gerginlik-ofke-patlamalari-ve-catismalara-yol-aciyor.jpg" type="image/jpeg" length="43415"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz antibiyotik kullanımı tedaviyi zorlaştırıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sarhan Sakarya, gereksiz ve bilinçsiz antibiyotik kullanımının mikroorganizmaların direnç kazanmasına yol açarak gelecekte basit enfeksiyonların bile tedavisini zorlaştırabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sarhan Sakarya, antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımına karşı uyarılarda bulundu. Sakarya, doktor kontrolü dışında kullanılan antibiyotiklerin hastalara faydadan çok zarar verebileceğine dikkat çekti. Mikroorganizmaların güçlü bir adaptasyon yeteneğine sahip olduğunu belirten Sakarya, yanlış ve gereksiz antibiyotik kullanımının bu canlıların ilaçlara karşı direnç geliştirmesine neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Antibiyotik direncinin modern tıbbın karşı karşıya olduğu en önemli tehditlerden biri olduğunu vurgulayan Sakarya, 'Yanlış ve gereksiz kullanım, mikroorganizmaların bu ilaçlara karşı direnç kazanmasına ve gelecekte basit enfeksiyonların bile tedavi edilemez hale gelmesine neden olabilir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="475" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/03/prof-dr-sarhan-sakarya-102029321-1785769153-950-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>İlk antibiyotiklerin tıbbi kullanıma girmesinden bu yana birçok ilaca karşı direnç geliştiğini aktaran Prof. Dr. Sakarya, yeni antibiyotiklerin geliştirilmesinin de artan direnç mekanizmaları nedeniyle giderek zorlaştığını söyledi.</p>

<p>Dirençli mikroorganizmaların gen aktarımı yoluyla diğer mikroorganizmalara da bu özelliği taşıyabildiğini belirten Prof. Dr. Sakarya, tedavi seçeneklerinin korunması için antibiyotiklerin yalnızca uzman hekim önerisiyle kullanılması gerektiğini ifade etti. Sakarya, vatandaşlara antibiyotikleri gereksiz yere kullanmamaları çağrısında bulunarak, 'Mikroorganizmaları dirençli hale getirmeyelim. Gelecekteki tedavilerimizi korumak için antibiyotikleri yalnızca hekim kontrolünde kullanalım' uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/08/bilincsiz-antibiyotik-kullanimi-tedaviyi-zorlastiriyor.webp" type="image/jpeg" length="11372"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu: Kampanyalarda 2,5 milyon insanımıza ulaştık]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/bakan-memisoglu-kampanyalarda-25-milyon-insanimiza-ulastik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/bakan-memisoglu-kampanyalarda-25-milyon-insanimiza-ulastik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Batman'da yürütülen sağlık yatırımlarının hızla sürdüğünü belirterek, 500 yataklı hastanenin 2027'de tamamlanacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 'Geçen sene 'Kilonu ölç sağlıklı kalk kampanyamız' vardı. Bu sene de 'Hareket yaşını öğren sağlıklı kal' kampanyamız vardı. Meydanlarda, kalabalık yerlerde insanların kas gücünü ve hareket oranlarını ölçüyorduk. Şimdiye kadar 2,5 milyon insanımıza ulaştık. 228 bin vatandaşımızın da fizik tedavi ve fizyoterapistler eşliğinde kilo vermelerini ve sağlık hayat merkezlerine yönlendirmelerini yaptık' dedi.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir dizi ziyaret için Batman'a geldi. Batman Valiliği'ni ziyaret ederek Şeref Defteri'ni imzalayan Bakan Memişoğlu, Vali Ekrem Canalp'tan kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Bakan Memişoğlu'na, Sağlık Yatırımları Genel Müdürü Mehmet Fidan, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye Sağlık Enstitüleri (TÜSEB) Başkanı Ümit Kervan, AK Parti Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Şansi, MHP İl Başkanı Muhammed Arif Çetin ve İl Sağlık Müdürü Murat Solmaz eşlik etti.</p>

<p><strong>'BATMAN'IN SAĞLIK HİZMETLERİNİ DAHA DA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ'</strong></p>

<p>Burada açıklamalarda bulunan Bakan Memişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin sağlık gelişimine katkıda bulunmaya çalıştıklarını belirterek, 'Sayın Valim, Sayın Vekillerim, Başkanımla beraber inşallah Batman'ın sağlık hizmetlerini daha iyi yapmak için istişarelerde bulunacağız. Sağlıkçı arkadaşlarla toplantılar da yapacağız, ziyaretlerde bulunacağız. Batman kadim toprakların modern şehri, gerçekten çalışkan insanların bulunduğu bir şehirdeyiz. Biz de sağlık hizmetlerini daha iyi yapmak için elimizden geleni yapacağı' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'BATMAN'DA 49 SAĞLIK TESİSİ YAPILDI'</strong></p>

<p>Batman'da şimdiye kadar 49 sağlık tesisi yaptıklarını vurgulayan Bakan Memişoğlu, 'Bunların 11'i 2'nci ve 3'üncü basamak hastane. Biliyorsunuz Batman'da Eğitim Araştırma Hastanemiz de var. Bunun yanında inşaatının artık son aşamalarına geldiğimiz 500 yataklı güzel bir hastanemizin inşaatı sürmekte. İnşallah 2027'nin 2'nci yarısına itibaren inşaatını bitirip Batmanlı vatandaşlarımıza burada sağlık hizmeti vereceğiz. O nedenle inşallah sağlık anlamında da Batman çok daha iyi yerlere gelecek. Aynı zamanda bunlara klinik hocaları ve eğitim kliniklerini de oluşturmak için planlama yaptık. 2027'nin başından itibaren de inşallah burada uzmanlık öğrencilerini de görmüş olacağız. Beşiri hastanemizin de inşaatını sürdürüyoruz. Yüzde 50'sine gelmiş durumda. O da inşallah en kısa zamanda 2027'de sağlık hizmeti sunmak için hizmette olacak. İluh merkezde 100 yataklı bir hastane planlamamız var. Proje aşamasına geliyoruz. İnşallah onunla da ilgili 2027'de ilk temelini atar inşaatına başlayacağız diye planlıyoruz' diye konuştu.</p>

<p><strong>'2,5 MİLYON İNSANIMIZA ULAŞTIK'</strong></p>

<p><strong>Türkiye olarak sağlık hizmetlerinde iyi bir yerde olduklarını kaydeden Bakan Memişoğlu, şunları söyledi:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Ama sağlıklı kalmak için de biliyorsunuz geçen sene 'Kilonu ölç sağlıklı kalk kampanyamız' vardı. Bu sene de 'Hareket yaşını öğren sağlıklı kal' kampanyamız vardı. Meydanlarda, kalabalık yerlerde insanların kas gücünü ve hareket oranlarını ölçüyorduk. Şimdiye kadar 2,5 milyon insanımıza ulaştık. 228 bin vatandaşımızın da fizik tedavi ve fizyoterapistler eşliğinde kilo vermelerini ve sağlık hayat merkezlerine yönlendirmelerini yaptık. Gerçekten Batman'da 6 tane sağlık hayat merkezi var. Bütün Batmanlı vatandaşlarımızı da 17 alanda diyetisyenlerden, psikoloğuna, fizyoterapistinden çocuk gelişimcisine, bağımlılık merkezlerinden kanser taramasına kadar her türlü koruyucu ve sağlıklı kalmak için sağlık hizmeti sunulan bu tesislerimize başvurmalarını istiyoruz. Çünkü biz insanların önce sağlıklı kalmasını istiyoruz. Bizim ismimiz Sağlık Bakanlığı, 'Hastalık Bakanlığı' değil. O nedenle de ki Batman'da bu konuda esasında en çok farkında olan illerimizden bir tanesi. Bizler gece gündüz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin sağlıklı kalması ve sağlıklı yaşam sürmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Dünyanın en iyi sağlık hizmeti sunulduğu için yurt dışından birçok insana da hizmet veren bir sağlık altyapımız var. Batmanlılar çalışkan ve üreten insanlar. Türkiye'de solunum cihazının da çok büyük cihazların da üretim merkezlerinden bir tanesi Batman. Bu çok bilinmiyor esasında. Onun için de bütün Batmanlı kardeşlerime ve bu sağlıkla ilgili cihaz üretimine katkı bulunan herkese çok teşekkür ediyorum.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/bakan-memisoglu-kampanyalarda-25-milyon-insanimiza-ulastik</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 21:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/agency/dha/bakan-memisoglu-kampanyalarda-25-milyon-insanimiza-ulastik.jpg" type="image/jpeg" length="38893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rahim ve mesane sarkmalarında erken tedavi hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/rahim-ve-mesane-sarkmalarinda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/rahim-ve-mesane-sarkmalarinda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Köstü, özellikle doğum yapan ve ileri yaş grubundaki kadınlarda sık görülen rahim ve mesane sarkmalarının hayat kalitesini olumsuz etkilediğini belirterek, uygun hastalarda kapalı yöntemle yapılan asma cerrahileri sayesinde başarılı sonuçlar alındığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kahramanmaraş</strong> Özel Sular Akademi Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Köstü, kadın doğum alanındaki jinekolojik cerrahilerin büyük bölümünün hastanelerinde başarıyla uygulandığını belirterek, özellikle kadınlarda sık görülen rahim ve idrar kesesi sarkmalarına yönelik yapılan asma cerrahileri hakkında bilgi verdi.</p>

<p><img alt="Rahim ve mesane sarkmalarında erken tedavi uyarısı" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/a-w754479-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="6000" /></p>

<p>Kadınlarda organ sarkmalarının özellikle normal doğum yapan, çok sayıda doğum yapan ve ilerleyen yaş grubundaki kadınlarda daha sık görüldüğünü ifade eden Köstü, "Kadınlarda asma sarkmalar sık görülen hastalıklar. Özellikle doğum yapan kadınlarda, çok doğum yapan kadınlarda belli bir yaştan sonra görülebiliyor. Belli bir aşamayı geçtiğinde kişilere ciddi rahatsızlıklar verebiliyor. Hastanın sarkmanın olmasına bağlı ağrılar, idrar kaçırmaları, küçük ve büyük tuvaletindeki problemler görülebiliyor. Çeşitli asma cerrahileri var. Çok yapılan cerrahiler değil. Biz idrar kesesi sarkmaları için bir ölçü, rahim sarkmaları için sakroterin suspendyon veya histeropeksi, çok yapılan bir cerrahi değildir. Histeropeksi veya pubopeksi cerrahisi veya nadiren sakrospinoz ligament fiksasyonu asma cerrahileri kliniğimizde gerek olunduğu durumlarda yapmaktayız. Beraberinde idrar kaçırma şikayetleri çok sık oluyor. Bu cerrahilere idrar kaçırma, sarkmalara bağlı idrar kaçırmaları varsa yine idrar kaçırmaları için de ek cerrahi yapmak gerekiyor. Çok sıklıkla söylediğimiz konulardan bir tanesi, jinekolojik ameliyatlar ekseriyetle beraberdir. Yani kişilerde rahim alınması, idrar kaçırması ve sarkmalar. Bu üç durum ekseriyetle birlikte görülür. O yüzden rahim alınacak kişilerde bu tür komplikasyonlara karşı deneyimli olmak gerekiyor. Yani gerektiğinde eğer rahim alındıktan sonra sarkmalar olursa asma cerrahisi yapmak gerekiyor veya idrar kaçırması olduğu durumlarda idrar kaçırması cerrahisi yapmak gerekiyor. Veya en başından rahim alındığında eğer bu kişilerde sarkmalara karşı veya idrar kaçırmaya karşı bir risk görülürsek aynı cerrahide, yani rahim alınması cerrahisinde sarkması için de yine idrar kaçırması için de profilaktik cerrahi yapmak gerekiyor ki bu durum sıklıkla atlanmakta. Tabii yani eğer rahim alma ameliyatına sarkma cerrahisi veya idrar kaçırma cerrahisi eklenildiğinde ameliyatın süresi uzar ve hastanede kalış süresi uzayabilir duruma göre. Çünkü ameliyatın boyutu artıyor" dedi.<br />
Ameliyatların kapalı yöntemle yapılabildiğini de ifade eden Dr. Köstü, "Bu cerrahiler bizim için sıkıntı yoksa iki gün yatmak genelde yeterli oluyor. Yine kapalı yapılabiliyor. Yani artık eskisi gibi değil, açık cerrahi değil. Kapalı ameliyat da yapılabildiği için bu asma ameliyatları, hastanede kalış süresi bir gün, iki gün en fazla bir sıkıntı çıkmadıktan sonra. Kapalı cerrahilerin hastaya konforu daha iyi. Yani hem ağrı konforu hem hastanede kalış süresi daha kısa hem de iyileşme daha hızlı oluyor. Bu cerrahilerin hepsi kapalı yapılabiliyor. Bir tanesi işte gerçekten çok doğum yapmak, doğum yapmalar sarkmaları artırıyor. İkincisi rahim alınması. Rahim alınması sarkma riskini artırıyor. O yüzden zaten kişilerde sarkmaya karşı bir ihtimal durumu veya idrar kaçırmaya karşı bir ihtimali varsa, rahim alınma ameliyatlarında bunlar için de yine ek cerrahi yapmak gerekiyor. Yani rahim alınması, doğum yapmak ve yaş da yine sarkma riskini artırıyor. Sarkmaları tabii dışarı çıkan kitle şeklinde rahatsız olur bundan. Yine eğer idrar kaçırması varsa özellikle öksürmekle, hapşırmakla idrar kaçırmak, bu sarkmaları, idrar kaçırmaları oluyor. Bu ameliyatlardan histeropeksi, kapalı histeropeksi, rahim masma, kemiğa en sağlam askı ameliyatıdır. Çok yapılan bir cerrahi değil. Biz kliniğimizde gerekli hastalara tabii riskli bir cerrahidir. Riskli kişilere yapabiliyoruz" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/rahim-ve-mesane-sarkmalarinda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/a-w754479-01.jpg" type="image/jpeg" length="99519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da lenfödem hastalığıyla mücadele eden 3 çocuk annesi Fatma Dinsever, maddi imkânsızlıklar nedeniyle yarım kalan tedavisini tamamlamak için destek bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adana'da yaşayan 46 yaşındaki Fatma Dinsever, halk arasında "fil hastalığı" olarak bilinen lenfödem nedeniyle yaşam mücadelesi veriyor. Üç çocuk annesi olan ve çocuklarından biri yüzde 40 zihinsel engelli olan Dinsever, maddi imkânsızlıklar nedeniyle tedavisini tamamlayamadığını belirterek yetkililerden destek istedi. Günlük ihtiyaçlarını karşılamakta dahi güçlük çektiğini söyleyen Dinsever, en büyük hayalinin yeniden yürüyebilmek ve çocuklarıyla normal bir yaşam sürebilmek olduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl İzmir'de yaşamını sürdürürken lenfödem tanısı alan Fatma Dinsever'in sağlık durumu enfeksiyon gelişmesiyle birlikte ağırlaştı. Daha sonra çocuklarıyla birlikte Adana'ya taşınan Dinsever, özel bir hastanede başladığı tedaviyi maddi nedenlerle yarıda bırakmak zorunda kaldı. Şimdi ise yalnızca kullandığı kremlerle yaşamını sürdürmeye çalışıyor.</p>

<p><img alt="Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek (4)" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-4.jpg" width="6000" /></p>

<p><strong>LENFÖDEM HASTALIĞI HAYATINI TAMAMEN DEĞİŞTİRDİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fatma Dinsever'in yaşamı, lenfödem hastalığının ilerlemesiyle birlikte büyük ölçüde değişti. Bacaklarında oluşan şişlikler ve yaralar nedeniyle yürümekte zorlanan Dinsever, günlük işlerini tek başına yapamadığını söyledi. Hastalığın ilerlemesiyle hareket kabiliyetinin ciddi şekilde azaldığını belirten Dinsever, çocuklarına yeterince destek olamamanın kendisini en çok üzen konu olduğunu dile getirdi. Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini anlatan Dinsever, tedavinin yarım kalmasının durumunu daha da zorlaştırdığını ifade etti.</p>

<p><img alt="Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek (3)" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-3.jpg" width="6000" /></p>

<p><strong>"ÇOCUKLARIMLA İLGİLENMEK İSTİYORUM"</strong></p>

<p>Yaşadığı sağlık sorunlarının aile hayatını da olumsuz etkilediğini söyleyen Fatma Dinsever, en büyük isteğinin çocuklarıyla birlikte sağlıklı günlere kavuşmak olduğunu belirtti. Eşinden destek göremediğini ifade eden Dinsever, çocuklarından birinin zihinsel engelli olduğunu hatırlatarak şu anki sağlık durumu nedeniyle annelik görevlerini istediği gibi yerine getiremediğini anlattı. Yürüyebilmeyi, çocuklarıyla dışarı çıkabilmeyi, onların okul hayatına daha fazla eşlik edebilmeyi ve ev işlerini kendi başına yapabilmeyi hayal ettiğini söyleyen Dinsever, tedavisinin yeniden başlaması için destek beklediğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek (2)" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-2.jpg" width="6000" /></p>

<p><strong>MADDİ İMKÂNSIZLIKLAR TEDAVİYİ YARIDA BIRAKTI</strong></p>

<p>İlk tedavisini İzmir'de gördüğünü belirten Fatma Dinsever, doktorların hastalığın ilerlemesi halinde ayağının kesilme riski bulunduğunu söylediğini aktardı. Daha sonra tedavisini sürdürmek amacıyla Adana'ya gelen Dinsever, özel bir sağlık kuruluşunda tedaviye başladığını ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle süreci tamamlayamadığını ifade etti. Şu anda yalnızca doktorların önerdiği kremleri kullanabildiğini belirten Dinsever, hastalığın ilerlemesi nedeniyle ayağındaki yaraların zaman zaman enfekte olduğunu ve ciddi sağlık sorunları yaşadığını söyledi. Tedavinin devam edebilmesi için maddi desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getiren Dinsever, yetkililerden ve hayırseverlerden yardım beklediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Fil Hastalığıyla Mücadele Eden Annenin Tek Hayali Yeniden Yürüyebilmek (6)" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-6.jpg" width="6000" /></p>

<p><strong>EMEKLİ BABASININ YANINDA YAŞAMINI SÜRDÜRÜYOR</strong></p>

<p>Fatma Dinsever, şu anda emekli maaşıyla geçinen babasının yanında kaldığını ve Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) yardımıyla yaşamını sürdürmeye çalıştığını anlattı. Artan sağlık giderleri nedeniyle tedavisini karşılayamadığını belirten Dinsever, çocuklarının geleceği için yeniden sağlığına kavuşmak istediğini söyledi. Uzmanlar ise lenfödem hastalığında erken teşhis, düzenli tedavi, enfeksiyonlardan korunma ve uzman hekim takibinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Tedavi sürecinin aksaması halinde hastalığın ilerleyebileceği belirtilirken, hastaların düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiği vurgulanıyor. Fatma Dinsever ise tek isteğinin yeniden ayağa kalkabilmek olduğunu belirterek, çocuklarıyla birlikte sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürebilmeyi umut ettiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fil-hastaligiyla-mucadele-eden-annenin-tek-hayali-yeniden-yuruyebilmek-5.jpg" type="image/jpeg" length="81600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz aylarının gizli astım tehlikeleri... Polen, klor, nem, mangal dumanına karşı dikkat!]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, yaz aylarında astımlı çocuklarda şikâyetleri artırabilecek polen, klima kullanımı, nem, yoğun egzersiz, enfeksiyonlar ve kapalı havuz ortamlarına karşı aileleri uyardı. Düzenli tedavi ve çevresel önlemlerle çocukların sağlıklı bir yaz geçirebileceği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan sıcaklık, nem ve çevresel faktörler astımlı çocukların solunum yollarını olumsuz etkileyebiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İmran Bari, ailelerin bu dönemde astımı tetikleyebilecek etkenlere karşı dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Astımın kontrol altında tutulabilmesi için düzenli doktor takibinin ve tedaviye devam edilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Bari, doktor önerisi olmadan ilaçların bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Astımlı çocukların yaz aylarında da rahatlatıcı ilaçlarını ve inhalerlerini yanlarında bulundurmaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>POLENLER ASTIMI TETİKLEYEBİLİYOR</strong></p>

<p>Yaz aylarında en önemli tetikleyicilerden birinin polenler olduğunu belirten Dr. Bari, özellikle alerjik astımı bulunan çocuklarda polenlerin solunum yollarında daralmaya, mukus artışına ve astım belirtilerine yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Polen yoğunluğunun fazla olduğu sabah erken saatlerde pencerelerin kapalı tutulması, dışarı çıkılması gerekiyorsa maske kullanılması ve araçlarda polen filtresi tercih edilmesi önerildi. Yaz sonunda çim biçme gibi faaliyetlerden de kaçınılması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>YANLIŞ KLİMA KULLANIMI RİSKE YOL AÇABİLİR</strong></p>

<p>Klima kullanımının sıcak havalarda konfor sağladığını ancak yanlış kullanımın astımı tetikleyebileceğini ifade eden Dr. Bari, düzenli temizlenmeyen klima filtrelerinde biriken toz ve küflerin alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini söyledi. Klimanın ortamı aşırı soğutmaması gerektiğini belirten Bari, ideal sıcaklığın yaklaşık 22-24 derece arasında tutulmasını ve filtrelerin düzenli temizlenmesini önerdi.</p>

<p><strong>MANGAL DUMANI, KÜF VE NEMDEN UZAK DURUN</strong></p>

<p>Yaz aylarında tercih edilen piknik alanlarında bulunan mangal dumanı, egzoz gazları, nemli bölgelerdeki küf ve mantarların da astımı tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.</p>

<p>Uzmanlar, astımlı çocukların sigara, mangal ve egzoz dumanından uzak tutulmasını, rutubetli ve güneş almayan alanlar yerine kuru ve hava akımı olan bölgelerin tercih edilmesini önerdi.</p>

<p><img height="610" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/07/12/1783664483-dr-mran-bar-1783864479-387-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Sporun astımlı çocuklar için faydalı olduğunu ancak aşırı yoğun aktivitelerin risk oluşturabileceğini belirten Dr. İmran Bari, yoğun egzersiz sırasında ağızdan solunum yapılmasının bronşlarda kuruluk ve daralmaya neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Sporun sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması, egzersiz öncesinde ısınmaya zaman ayrılması ve gerekli ilaçların ihmal edilmemesi gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>VİRÜS VE BAKTERİLERE KARŞI HİJYEN ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Yaz aylarında seyahatler ve kalabalık ortamların enfeksiyon riskini artırabileceğine dikkat çeken Dr. Bari, virüs ve bakterilerin astımlı çocuklarda hava yolu hassasiyetini artırarak nefes darlığına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Ailelere el hijyenine dikkat etmeleri, hasta kişilerle yakın teması azaltmaları, gerekli durumlarda maske kullanmaları ve çocukların aşılarını düzenli yaptırmaları önerildi.</p>

<p><strong>NEM ORANI VE KAPALI HAVUZLARA DİKKAT</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek nem oranının astımlı çocuklarda nefes almayı zorlaştırabileceğini belirten uzmanlar, evlerde ideal nem oranının yüzde 40-50 arasında tutulmasını önerdi. Kapalı havuzlarda kullanılan klorun bazı çocuklarda astım atağını tetikleyebileceği belirtilirken, yoğun klor kokusu bulunan, yeterince havalandırılmayan ve kalabalık havuzlardan kaçınılması gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Dr. İmran Bari, çevresel faktörlere karşı önlem alındığında ve tedavi düzenli sürdürüldüğünde astımlı çocukların da sağlıklı ve keyifli bir yaz mevsimi geçirebileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 19:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/yaz-aylarinin-gizli-astim-tehlikeleri-polen-klor-nem-mangal-dumanina-karsi-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="63354"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Fıtığı hafife aldı, ölümden döndü! Bağırsakları kangren oldu]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süredir göbek fıtığı şikayeti bulunan 61 yaşındaki Nihal Uygun, fıtığın sıkışması sonucu yaşadığı çoklu organ yetmezliğini yoğun bakım sürecinin ardından atlatarak sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div>Antalya’da yaşayan 61 yaşındaki Nihal Uygun, uzun süredir ihmal ettiği göbek fıtığı nedeniyle az kalsın hayatını kaybediyordu. Karın bölgesindeki şiddetli ağrı, şişlik ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Antalya Hastanesi’ne başvuran Uygun’un yapılan tetkiklerinde, fıtığın sıkıştığı ve hayati risk oluşturduğu belirlendi.</div>

<div><strong>İHMAL EDİLEN FITIK KANGRENE DÖNÜŞTÜ</strong></div>

<div>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gökhan Ateş tarafından acil ameliyata alınan Nihal Uygun’un durumunun, tahmin edilenden çok daha kritik olduğu ortaya çıktı. Ameliyat sırasında bağırsağının yaklaşık 40 santimetrelik kısmında kangrenleşme ve delinme tespit edildi. Bağırsak içeriğinin karın boşluğuna yayılmasıyla hastanın kan zehirlenmesi (sepsis) yaşadığı; böbrek, karaciğer ve akciğer gibi hayati organlarının ise iflasın eşiğine geldiği belirlendi.</div>

<div><strong>YAŞAM MÜCADELESİNDEN ZAFERLE ÇIKTI</strong></div>

<div>Başarılı geçen ameliyatın ardından yaklaşık 15 gün boyunca yoğun bakımda solunum cihazına bağlı olarak tedavi gören Nihal Uygun, doktorların müdahalesiyle hayata tutundu. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Uygun, “Yemesem de karnım şişiyor, nefesim daralıyordu. Ayakta durmakta bile zorlanıyordum. Doktorum Gökhan Bey sayesinde bu büyük tehlikeyi atlattım, sağlığıma kavuştuğum için çok mutluyum” dedi.</div>

<div><strong>UZMANLARDAN HAYATİ UYARI: "FITIK DEYİP GEÇMEYİN"</strong></div>

<div>Hastanın durumunun hastaneye geldiğinde çok ağır olduğunu vurgulayan Op. Dr. Gökhan Ateş, fıtık rahatsızlıklarının asla hafife alınmaması gerektiğinin altını çizdi. Dr. Ateş, “Fıtık aslında zamanında müdahale edildiğinde laparoskopik yöntemle bir gece yatışla çok kolay tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Ancak ihmal edildiğinde; sıkışma, kangren ve delinme gibi ölümcül sonuçlar doğurabilir. Hastamızın böbrek, karaciğer ve akciğer fonksiyonları çoklu organ yetmezliğine kadar gerilemişti. Çok şükür organ fonksiyonları toparladı ve hastamızı sağlıklı bir şekilde evine uğurluyoruz” şeklinde konuştu.</div>

<div><strong>ZAMANINDA MÜDAHALE HAYAT KURTARIR</strong></div>

<div>Dr. Ateş, özellikle karın bölgesinde şişlik, geçmeyen ağrı ve mide problemleri yaşayan hastaların vakit kaybetmeden bir uzmana görünmeleri gerektiğini belirtti. Fıtığın basit bir şişlik gibi görünse de zamanla sistemik bir tehdide dönüşebileceğini hatırlatan Dr. Ateş, erken teşhisin bu tür hayati tabloların önüne geçilmesinde en önemli anahtar olduğunu vurguladı.</div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/fitigi-hafife-aldi-olumden-dondu-bagirsaklari-kangren-oldu-3.jpeg" type="image/jpeg" length="68581"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Osmaniye'de mucize ameliyat çocuk ilk kez duydu]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bir ilk gerçekleştirildi. Koklear implant ameliyatı sonrası seslerle buluşan minik Harun'un sevinci duygulu anlar yaşattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmaniye’de sağlık alanında büyük bir başarıya imza atıldı. Doğuştan gelen işitme kaybı nedeniyle uzun süredir dünyası sessizliğe gömülen 7 yaşındaki Harun Ekinci, Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen "biyonik kulak" ameliyatı sayesinde yeniden duymaya başladı. Daha önce işitme cihazlarından faydalanan ancak son bir yıldır bu cihazların da yetersiz kalmasıyla zor günler geçiren minik Harun, başarılı operasyonun ardından hayata yeniden bağlandı.</p>

<p><img height="765" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-1.jpeg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İLK KEZ GERÇEKLEŞTİRİLEN BAŞARILI OPERASYON</strong></p>

<p>Hastanenin Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ekibi tarafından titizlikle yürütülen operasyon, Osmaniye’de ilk kez uygulanmasıyla da dikkat çekti. Her iki kulağında çok ileri derecede sensörinöral (sinirsel tip) işitme kaybı tespit edilen Ekinci’ye, koklear implant yerleştirildi. Operasyonun başarıyla tamamlanmasının ardından gerçekleştirilen ilk aktivasyon süreci, hastanede büyük bir heyecana sahne oldu.</p>

<p><img height="710" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-2.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>GÖZYAŞLARINI TUTAMADI</strong></p>

<p>İmplantın aktif hale getirilmesiyle birlikte yaklaşık bir yıllık sessizliğin ardından ilk kez anne ve babasının sesini duyan Harun Ekinci, duygusal anlar yaşadı. Küçük çocuğun yüzündeki mutluluk ve gözyaşları, başta ailesi olmak üzere hastane personelini de duygulandırdı. Bu özel anlar, tedavi sürecinde büyük emek veren sağlık ekibi için de unutulmaz bir başarı hikayesine dönüştü.</p>

<p><img height="924" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-5.jpeg" width="1280" /></p>

<p><strong>“BAŞKA MERKEZLERE GEREK KALMAYACAK”</strong></p>

<p>Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Furkan Fatih Şenoğul, hastanenin teknolojik altyapısını ve nitelikli kadrosunu vurguladı. Op. Dr. Şenoğul, “Hedefimiz, vatandaşlarımızın çevre illere veya büyük merkezlere ihtiyaç duymadan kendi şehrimizde tedavi olabilmelerini sağlamaktır. Koklear implant tedavisi, sadece cerrahi bir işlem değil; aynı zamanda düzenli takip ve rehabilitasyonla desteklenen uzun bir yolculuktur. Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak bu nitelikli hizmeti daha fazla hastamıza ulaştırmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Harun Ekinci’nin bundan sonraki süreçte rehabilitasyon ve takip süreciyle işitme yetisini geliştirmeye devam edeceği belirtildi.</p>

<p><img height="727" src="https://marasbuguncomtr.teimg.com/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-4.jpeg" width="1280" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/osmaniyede-mucize-ameliyat-cocuk-ilk-kez-duydu-3.jpeg" type="image/jpeg" length="12923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yazın serinlemek isterken sağlığınızdan olmayın]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak havalarda havuz ve klima kullanımı sağlığı tehdit edebiliyor. Prof. Dr. Aylin Gül, basit önlemlerle hastalıklardan korunmanın yollarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte tatil planları hız kazanırken, uzmanlar sıcak havaların getirdiği sağlık risklerine karşı vatandaşları uyarıyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, özellikle havuz kullanımı, klima tercihi ve alerjik reaksiyonların yaz aylarında KBB şikayetlerini zirveye taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Gül, "Yaz mevsiminin keyifli geçmesi için alınacak küçük önlemler, birçok ciddi sağlık sorununun önüne geçebilir" dedi.</p>

<p><strong>HAVUZ SONRASI KULAK ENFEKSİYONLARINA DİKKAT</strong></p>

<p>Prof. Dr. Aylin Gül, yüzme sonrası dış kulak yolunda kalan nemin bakteriyel üreme için ideal bir ortam yarattığına dikkat çekerek, bunun yaz döneminin en sık karşılaşılan KBB rahatsızlıklarından biri olduğunu vurguladı. "Yüzme sonrasında kulakta ağrı, dolgunluk veya kaşıntı enfeksiyon habercisi olabilir" diyen Gül, vatandaşların kulak içine pamuklu çubuk gibi yabancı cisimlerle müdahale etmemesi gerektiği konusunda uyardı. Bu tür yanlış alışkanlıkların enfeksiyonu daha da ağırlaştırabileceğini belirten uzman, belirtilerin başlaması durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmasını önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KLİMA KULLANIMINDA "DOĞRUDAN TEMAS" RİSKİ</strong></p>

<p>Klimaların bilinçsiz kullanımının boğaz kuruluğu, ses kısıklığı ve üst solunum yolu hastalıklarını tetiklediğini ifade eden Prof. Dr. Aylin Gül, ortam ısısının çok düşük tutulmaması gerektiğini söyledi. Hava akımının doğrudan yüz ve boyun bölgesine gelmesinin boğaz mukozasını kurutarak enfeksiyonlara zemin hazırladığını belirten Gül, "Ortamın düzenli havalandırılması ve vücudun ihtiyaç duyduğu sıvı tüketiminin ihmal edilmemesi, sağlıklı bir yaz dönemi için hayati önem taşıyor" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>ALERJİK ŞİKAYETLERİ İHMAL ETMEYİN</strong></p>

<p>Yaz mevsiminde polen, toz ve çevresel alerjenlerin etkisinin sürdüğüne değinen Prof. Dr. Gül, uzun süren burun tıkanıklığı, hapşırık ve geniz akıntısı gibi belirtilerin alerjik rinit kaynaklı olabileceğini belirtti. "Burun tıkanıklığı sadece yaşam kalitesini değil, uyku düzenini ve günlük performansı da doğrudan etkiler" diyen Gül, iki haftadan uzun süren ses kısıklığı, boyunda şişlik, yutma güçlüğü veya işitme kaybı gibi durumlarda mutlaka hekim değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>SAĞLIKLI BİR YAZ İÇİN İPUÇLARI</strong></p>

<p>Temizliği düzenli denetlenen havuzların tercih edilmesi, yüzme sonrası kulak hijyenine dikkat edilmesi ve klimaların doğru kullanılması sağlıklı bir yazın temel anahtarlarıdır. Erken teşhisin tedavi başarısını büyük oranda artırdığını hatırlatan Prof. Dr. Aylin Gül, kronik hastalığı bulunan bireylerin, yaşlıların ve çocukların bu dönemde daha hassas davranmaları gerektiğinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/yazin-serinlemek-isterken-sagliginizdan-olmayin.jpg" type="image/jpeg" length="74656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep’te yaz tatili uyarısı çocuklar ekran başında eriyip gitmesin]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te uzmanlar, yaz tatilinde çocukların dijital dünyada hapsolmasına karşı uyardı. Ekran kullanımını yönetmek için ailelere kritik stratejiler sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’te uzmanlar, yaz tatiliyle birlikte çocukların dijital dünyada hapsolmasıyla ilgili kritik uyarılarda bulundu. Uzun süreli ekran kullanımının fiziksel ve zihinsel gelişimi baltaladığını belirten hekimler, ailelere "0-3 yaş kuralını" hatırlatarak önemli stratejiler sundu.</p>

<p><strong>YAZ TATİLİNDE DİJİTAL TUZAKLARA DİKKAT</strong></p>

<p>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çiftçi, okulların kapanmasıyla birlikte çocukların tablet, bilgisayar ve telefon başında geçirdiği sürenin ciddi oranda artış gösterdiğini belirtti. Sosyal medya mecralarında da geniş yankı bulan ve aileleri tedirgin eden bu durumun, çocukların hem fiziksel hem de psikolojik sağlığını riske attığına vurgu yapıldı. Uzmanlar, ekranın bir "oyalanma aracı" olarak görülmesinin en büyük hatalardan biri olduğunu savunuyor.</p>

<p>Ekran bağımlılığının sadece bir zaman kaybı olmadığını, beyin gelişimini doğrudan etkileyen bir süreç olduğunu dile getiren Dr. Çiftçi, kontrolsüz kullanımın ileride telafisi güç sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor. Özellikle okul çağındaki çocukların dijital dünyadan koparılıp gerçek hayata döndürülmesi, uzmanlara göre tatil döneminin en önemli gündem maddesi olmalı.</p>

<p><strong>DİJİTAL BAĞIMLILIK BELİRTİLERİ NELERDİR?</strong></p>

<p>Sosyal medya paylaşımlarında birçok ebeveynin benzer şikayetlerle çözüm aradığı ekran bağımlılığı, sadece cihaz başında geçirilen süreyi değil, aynı zamanda çocuğun davranış kalıplarını da belirliyor. Çocuğun ekran süresi kısıtlandığında gösterdiği öfke nöbetleri, huzursuzluk ve günlük sorumluluklarını aksatması, bağımlılığın temel işaretleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra, ekran karşısında uzun vakit geçiren çocuklarda uyku düzeninin bozulması, dikkat dağınıklığı ve sosyal becerilerde körelme gibi somut sorunlar gün yüzüne çıkıyor. Uzmanlar, dijital dünyanın sunduğu yapay hazzın, çocuğun gerçek dünyadaki başarılarını ve arkadaşlık kurma yetisini olumsuz etkilediğini vurguluyor. Özellikle hareketsizliğe bağlı gelişen fiziksel problemler, tatil döneminde ciddi bir sağlık riskine dönüşüyor.</p>

<p><strong>0-3 YAŞ DÖNEMİ NEDEN BU KADAR KRİTİK?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilimsel veriler ışığında en büyük tehlikenin "erken yaşta maruziyet" olduğunu belirten Dr. Çiftçi, çocukların zihinsel ve sosyal gelişiminin en hızlı olduğu dönem olan 0-3 yaş aralığında dijital cihazlardan tamamen uzak durulması gerektiğini savunuyor. Bu dönemde çocuğun beyin yapısının, gerçek dünya ile kurduğu etkileşimle şekillendiği, ekranın ise bu süreci sekteye uğrattığı belirtiliyor.</p>

<p>Üç yaşından sonra ise ekran süresinin yaşa uygun, kontrollü ve içerik bazlı sınırlandırılması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, bu sürecin bir yasaklama listesinden ziyade, çocukla kaliteli zaman geçirme ve aile içi bağları kuvvetlendirme süreci olarak yönetilmesi gerektiğinin altını çiziyor.</p>

<p><strong>AİLELERE KRİTİK ÖNERİLER VE ÇÖZÜM YOLLARI</strong></p>

<p>Ekran bağımlılığıyla mücadele, evin içinde atılacak adımlarla başlıyor. Ebeveynlerin çocuklarına örnek olması gerektiğini belirten uzmanlar, dijital cihazların kesinlikle ödül veya ceza aracı olarak kullanılmaması konusunda uyarıyor. Yemek saatlerinde ve yatmadan hemen önce tüm ekranların kapatılması, evdeki "dijital detoks" saatlerinin artırılması öneriliyor.</p>

<p>Çocukların açık hava etkinliklerine, spora ve kitap okumaya yönlendirilmesi, onların enerjilerini daha sağlıklı bir şekilde boşaltmalarını sağlıyor. Sosyal medya platformlarında da sıkça dile getirildiği gibi, çocuklar ekran başında sanal kahramanlar yerine, gerçek hayatın içerisinde kendi yeteneklerini keşfettikleri aktivitelere teşvik edilmeli.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/07/gaziantepte-yaz-tatili-uyarisi-cocuklar-ekran-basinda-eriyip-gitmesin.jpg" type="image/jpeg" length="55567"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
