<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kahramanmaraş Haber | Son Dakika Maraş Haberleri</title>
    <link>https://www.marasbugun.com.tr</link>
    <description>Kahramanmaraş'ın nabzı marasbugun.com.tr'de atıyor! Güncel Maraş haberleri, son dakika olayları, yerel gündem ve güvenilir kaynak için hemen ziyaret edin.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 12:06:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Şark Fatihi Kazım Karabekir 78. vefat yılında anılıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/sark-fatihi-kazim-karabekir-78-vefat-yilinda-aniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/sark-fatihi-kazim-karabekir-78-vefat-yilinda-aniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kazım Karabekir Paşa vefatının 78. yılında anılıyor. Milli Mücadele’de Atatürk’e verdiği kritik destek ve bilinmeyen yönleri haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Mücadele’nin en kritik dönemeçlerinde sergilediği kararlı duruşla Türk tarihine adını altın harflerle yazdıran Kazım Karabekir Paşa, vefatının 78. yılında saygı ve minnetle anılıyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e verdiği destekle Kurtuluş Savaşı’nın seyrini değiştiren Karabekir, Doğu Anadolu’da kazandığı askeri ve insani başarılarla “Şark Fatihi” unvanını aldı.</p>

<p><strong>ASKERLİKTEN LİDERLİĞE UZANAN BİR HAYAT</strong></p>

<p>23 Temmuz 1882’de İstanbul Kocamustafapaşa’da dünyaya gelen Kazım Karabekir, eğitim hayatına babasının görev yaptığı doğu vilayetlerinde başladı. Fatih Askeri Rüşdiyesi ve Kuleli Askeri İdadisi’nin ardından Harbiye Mektebi’nden sınıf birincisi olarak mezun oldu. 1905’te Erkan-ı Harbiye’yi tamamlayarak kurmay subay unvanı alan Karabekir, genç yaşta askeri zekâsıyla dikkat çekti.</p>

<p><strong>CEPHEDEN CEPHEYE: BALKANLAR’DAN KAFKASYA’YA</strong></p>

<p>İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Rumeli teşkilatlanmasında aktif rol üstlenen Karabekir, 31 Mart Vakası’nın bastırılmasında görev aldı. Balkan Savaşları’nda Trakya Sınır Komiseri olarak sorumluluk üstlenen Karabekir, Çanakkale Cephesi’nde ve Birinci Dünya Savaşı’nda birçok cephede görev yaptı. Kerevizdere’deki başarısı sonrası albaylığa yükseldi, Kut’ül-Amare kuşatmasında ve Kafkas Cephesi’nde kolordu komutanı olarak önemli görevler üstlendi.</p>

<p><strong>MİLLİ MÜCADELE’NİN DÖNÜM NOKTASINDAKİ İSİM</strong></p>

<p>Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından Erzurum’da 15. Kolordu Komutanlığı’na atanan Kazım Karabekir, Mustafa Kemal Paşa’nın askerlikten istifasının ardından verdiği destekle Milli Mücadele’nin kaderini belirleyen isimlerden biri oldu. Erzurum Kongresi sürecinde sergilediği net tavır, Mustafa Kemal Paşa’nın liderliğinin önünü açtı. Kurtuluş Savaşı boyunca Doğu Cephesi Komutanlığı görevini yürüten Karabekir, Ermeni ordusunu mağlup ederek Kars Antlaşması’nın imzalanmasında kritik rol oynadı.</p>

<p><strong>SİYASET, YARGILAMA VE SESSİZ YILLAR</strong></p>

<p>Cumhuriyet’in ilanının ardından Kazım Karabekir, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı ve genel başkanlık görevini üstlendi. Partinin kapatılmasının ardından İzmir Suikastı davasında yargılandı ancak beraat etti. Uzun yıllar siyasetten uzak kalan Karabekir, 1938’de yeniden milletvekili seçildi. 1946’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı görevine getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YETİMLERİN BABASI: SOSYAL BİR KAHRAMAN</strong></p>

<p>Kazım Karabekir, sadece bir asker ve siyasetçi değil, aynı zamanda güçlü bir sosyal reformcuydu. Doğu Anadolu’da savaşlar sonrası yetim kalan binlerce çocuğu koruma altına alarak eğitim almalarını sağladı. “Gürbüz Çocuklar Ordusu” adıyla bilinen bu sistemle çocuklara meslek kazandırdı, onları ülkenin geleceğine hazırladı. Karabekir, bölgede binlerce çocuğun hayatına dokunarak kalıcı bir iz bıraktı.</p>

<p><strong>TARİHE BIRAKILAN ESERLER VE MİRAS</strong></p>

<p>Kazım Karabekir, askeri ve siyasi yaşamının yanı sıra kaleme aldığı eserlerle de tarihe ışık tuttu. “İstiklal Harbimiz”, “Birinci Cihan Harbi”, “Ermeni Dosyası” ve “Çocuklara Öğütler” başta olmak üzere birçok eseri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini anlamak isteyenler için önemli kaynaklar arasında yer alıyor.</p>

<p>26 Ocak 1948’de Ankara’da hayatını kaybeden Kazım Karabekir Paşa’nın naaşı, bugün Devlet Mezarlığı’nda bulunuyor. Aradan geçen yıllara rağmen Karabekir’in hem cephede hem de toplumda bıraktığı iz, Türkiye’nin hafızasında yaşamaya devam ediyor.</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/sark-fatihi-kazim-karabekir-78-vefat-yilinda-aniliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Jan 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/01/thumbs-b-c-f9609cf38fb43e8d1ddb152e4a8e0f5a.jpg" type="image/jpeg" length="89424"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edirne’de ilginç manzara: Osmanlı dönemi kabri apartman bahçesinde kaldı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/edirnede-ilginc-manzara-osmanli-donemi-kabri-apartman-bahcesinde-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/edirnede-ilginc-manzara-osmanli-donemi-kabri-apartman-bahcesinde-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne’de Osmanlı dönemine ait tarihi bir kabir, çevresine yapılan apartman nedeniyle bir binanın bahçesinde kaldı. 16’ncı yüzyılda yaşamış Başçızade Mustafa Efendi’ye ait olduğu belirtilen kabrin bakımsız hali görenlerin dikkatini çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Edirne’de Selimiye Camii’ne yakın Meydan Mahallesi Hacı Sofu Sokak’ta bulunan apartmanın bahçesi içerisinde kalan ve duvarları yıkılan kabir, kendi haline terk edilmiş halde zamana direniyor.</p>

<p>Tarihi yapının bakımsızlığı ve çevresinin apartmanla kuşatılması, Edirne’deki kültürel mirasın korunması konusunda tepkilere yol açtı. Apartman bahçesinde kalan tarihi kabir, hem Edirneliler hem de kenti ziyaret eden vatandaşlar tarafından yetkililerin bakım ve temizlik çalışması yapması gerektiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Edirne’de ilginç manzara: Osmanlı dönemi kabri apartman bahçesinde kaldı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/06/aw614636_03.jpg" width="1300" /></p>

<p>Trakya Üniversitesi’nden emekli sanat tarihçisi Prof. Dr. Engin Beksaç, kabrin geçmişte iyi durumda olduğunu belirterek, "Bu kabir yakın tarihlere kadar gayet iyi durumdaydı. Ancak ihmaller ve bakımsızlık nedeniyle şu anda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Tescilli olduğunu biliyoruz ve 2000’li yılların başında korunmasına dair alınmış kararlar da mevcut. Buna rağmen bu halde bırakılması çok enteresan" dedi.</p>

<p><img alt="Edirne’de ilginç manzara: Osmanlı dönemi kabri apartman bahçesinde kaldı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/06/aw614636_11.jpg" width="1300" /></p>

<p>Kabri çevreleyen binanın yapım sürecine de değinen Beksaç, "Mahalle halkından öğrendiğimize göre binayı yapan şahıs, yapı izni alabilmek için başka bir parsel göstermiş, daha sonra binanın bu parselde olduğu ortaya çıkmış. Edirne’nin birçok yerinde benzer durumlarla karşılaşıyoruz. Apartman boşluklarında kalan, doğrudan binalarla kuşatılan kabirler ve çeşmeler var. Hatta geçmişte ecdat yadigârı kabirlerin tuvaletlerin altında kaldığına bile şahit olduk" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Edirne’de ilginç manzara: Osmanlı dönemi kabri apartman bahçesinde kaldı" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/26-01/06/aw614636_07.jpg" width="1300" /></p>

<p>Mahalle ve apartman sakinlerinin de durumdan rahatsız olduğunu belirten Beksaç, "Her ne kadar koruma tedbirlerinden bahsedilse de Edirne bu tedbirlerden layıkıyla faydalanamıyor. Özellikle eski Osmanlı yerleşimlerinin bulunduğu mahallelerde ciddi incelemeler yapılmalı ve buna göre koruma önlemleri alınmalı. Duvarları yıkılmış, her tarafı pislik içinde olan bu yapı ecdada karşı bir saygısızlıktan başka bir şey değil. Acilen restorasyon ve koruma altına alınması gerekiyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/edirnede-ilginc-manzara-osmanli-donemi-kabri-apartman-bahcesinde-kaldi</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 16:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/01/5891-1.jpg" type="image/jpeg" length="98970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kudüs şairi" Mehmet Akif İnan anılıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kudus-sairi-mehmet-akif-inan-aniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kudus-sairi-mehmet-akif-inan-aniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam aleminin ruhuna hitap eden ve Kudüs tutkunlarının ezberindeki "Mescid-i Aksa" şiiri dolayısıyla "Kudüs Şairi" olarak anılan Mehmet Akif İnan'ın vefatının ardından 26 yıl geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsrail'in Kudüs'e yönelik yıllardır süren saldırılarından duyduğu derin üzüntüyü yaklaşık yarım asır önce yazdığı "Mescidi Aksa" şiiriyle dile getiren ve "Kudüs Şairi" olarak anılan Memur-Sen'in kurucu genel başkanı, eğitimci, şair ve yazar Mehmet Akif İnan, vefatının 26. yılında anılıyor.</p>

<p>Şanlıurfa'da 12 Temmuz 1940'ta dünyaya gelen duayen kalem, Müslümanların göz bebeği Kudüs için yazdığı "Mescid-i Aksa" şiiri dolayısıyla hafızalara "Kudüs Şairi" olarak kazındı.</p>

<p>İlkokulu memleketinde bitiren İnan, lisenin son sınıfında ise dayılarının olduğu Kahramanmaraş'a gitti ve burada eğitim görürken bir grup arkadaşıyla 1958 yılında ilk deneyimi olan Derya Gazetesi'ni çıkarttı.</p>

<p>Edebiyata gönül veren Mehmet Akif İnan, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü kazandı ancak iki yıl sonra okulu bıraktı.</p>

<p><img src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/96f91bbd-282f-4a24-a12c-1b1092cfeb3b/006_2026%2F12_Ocak%2F29_Ocak%2F10%2F750-kopyas%C4%B1-2.jpg" /></p>

<p> 
<h3><strong>"7 Güzel Adam"dan biri</strong></h3>
</p>

<p>İnan, hayatına yön veren şair, yazar, fikir ve aksiyon adamı Necip Fazıl Kısakürek ile 1960'ta tanıştı.</p>

<p>Kısakürek sayesinde dönemin şair ve yazarlarıyla da fikir alışverişinde bulunma imkanı yakalayan Mehmet Akif İnan, Türk edebiyatında "7 güzel adam" olarak anılan aralarında Nuri Pakdil, Sezai Karakoç ve Cahit Zarifoğlu'nun da bulunduğu şair ve yazarlardan biri olarak 1960'lı yıllarda sıkça adından söz ettirmeyi başardı.</p>

<p>Usta kalem İnan, daha önce yarıda bıraktığı üniversite eğitimine tekrar dönüp öğrenim hayatını devam ettirerek, edebiyat, dergi, şiir ve yazarlıkla aktif bir yaşam sürdü.</p>

<p>Bu süre içinde, 1962-1964 arasında Hilal Müessese Müdürlüğü yapan şair ve yazar İnan, 1965'te evlendi. 1967'de İnan'ın tek çocuğu Şakire Banu dünyaya geldi.</p>

<h3><strong>Edebiyat dolu yılları</strong></h3>

<p>Fikir adamı İnan, 1964-1969'da Türk Ocağı Genel Başkanlığı da yaptıktan sonra 1969'da Nuri Pakdil ile Edebiyat Dergisi'ni çıkardı.</p>

<p>Daha sonra ilk kitabı olan "Edebiyat ve Medeniyet Üzerine" adlı eserini 1972 yılında çıkaran Mehmet Akif İnan, ilk şiir kitabını ise 1974 yılında "Hicret" adıyla okurlarının beğenisine sundu.</p>

<p>İnan, 1976-1990 yılları arasında ise kurucusu olduğu Mavera Dergisi'nde çeşitli görevler aldı.</p>

<p>Ankara'da Gazi Eğitim Enstitüsü'nde 1977-1980'de Türkçe Edebiyat öğretmenliği yapan İnan, bu dönemde eğitim enstitüleri için yazar Oktay Çağlar ile beraber "Yeni Türk Edebiyatı" adlı ders kitabını hazırladı. Daha sonra Ankara Fen Lisesi öğretmenliğine tayin olan İnan, vefatına kadar bu lisede görev yaptı.</p>

<p>Usta Kalem, 1985'te "Din ve Uygarlık" adlı denemeler kitabını çıkardı, ardından 1991'de "Tenha Sözler" şiir kitabını yayınladı.</p>

<h3><strong>Memurları sendikalı yaptı</strong></h3>

<p>İnan, kendisinin 1992'de kurduğu ve genel başkanlığını yaptığı Eğitimciler Birliği Sendikası ile adeta sendikacılıkta bir çığır açtı.</p>

<p>Kısa sürede etrafında yüzlerce memuru bir araya getirerek sendikayı konfederasyona çeviren İnan, bugün Türkiye'nin en büyük konfederasyonu olan Memur-Sen'i kurarak başına geçti ve vefatına kadar bu görevi yürüttü.</p>

<p>İnan'a sendikanın Ankara'da 1999'da yaptığı bir miting sonrası soğuk algınlığı nedeniyle zatürre teşhisi konuldu. Bir süre hastanede yatan duayen isim, hayatının son demlerine doğru geldiğini anlayınca 1999 haziranında memleketine döndü.</p>

<p>Mehmet Akif İnan, 6 Ocak 2000'de doğduğu şehir olan Şanlıurfa'da hayata gözlerini yumdu.</p>

<p>Eğitimci, şair ve yazar Mehmet Akif İnan, başta kurucusu olduğu Memur-Sen'in organizasyonları ve farklı kentteki etkinliklerle her yıl ocak ayında anılıyor.</p>

<h3><strong>Gönüllere taht kuran "Mescid-i Aksa" şiiri</strong></h3>

<p>Milli ve manevi değerlerine bağlı olan Mehmet Akif İnan, 1979'da yazdığı "Mescid-i Aksa" şiiri ile özdeşleşti. İlk defa Akıncılar Dergisi'nde yayınlanan şiir, kısa sürede ülke çapında kazandığı büyük beğeniyi halen her okunduğunda canlı tutmayı başarıyor.</p>

<p>İsrail'in Kudüs'e yönelik saldırılarını 47 yıl önce mısralarında anlatan Mehmet Akif İnan'ın yazdıklarının eskimemesi ve halen güncelliğini koruması ise ölümsüz bir esere imza attığının en büyük kanıtı olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>İslamın ilk kıblesi olması dolayısıyla dünya Müslümanlarının göz bebeği olan Kudüs'e yönelik İsrail'in saldırılarından duyduğu derin üzüntü, duayen kalem İnan'ın dizelerine yansıdı. Bütün Müslümanların ruhuna hitap eden bu şiiriyle İnan, adeta tüm İslam coğrafyasının da ortak dili olma başarısını gösterip gönüllere taht kurdu.</p>

<p>Bu şiirden dolayı "Kudüs Şairi" olarak da anılan İnan'ın o muhteşem şiirinin çoğu kişinin ezberlediği kısmı ise şöyle:</p>

<p>"Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde</p>

<p>Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu</p>

<p>Götür Müslüman'a selam diyordu.</p>

<p>Dayanamıyorum bu ayrılığa</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kucaklasın beni İslam diyordu."</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kudus-sairi-mehmet-akif-inan-aniliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jan 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2026/01/thumbs-b-c-403a6c50eabf912c4d4f323fda5527d9.jpg" type="image/jpeg" length="78473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depremden etkilenen vakıf eserlerinden 73'ünün restorasyonu tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/depremden-etkilenen-vakif-eserlerinden-73unun-restorasyonu-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/depremden-etkilenen-vakif-eserlerinden-73unun-restorasyonu-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce, depremlerde zarar gören vakıf eserlerinin ihyası çalışmaları kapsamında, 73 vakıf eserinin restorasyonu tamamlandı, 176 eserin restorasyon ve onarım çalışmaları planlı şekilde devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Müdürlükten yapılan açıklamaya göre, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde çok sayıda vakıf ve kültür varlığı ağır hasar aldı. Depremlerin ardından yürütülen hasar tespit çalışmaları sonucunda, 377 vakıf kültür varlığının zarar gördüğü belirlendi.</p>

<p>Büyük yıkımın ardından geçmişin izlerini korumak ve kültürel mirası geleceğe taşımak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir ihya süreci başlatıldı. Depremden etkilenen eserlerin onarımı için bilimsel, planlı ve çok yönlü bir restorasyon programı hayata geçirildi.</p>

<p>Vakıf mirasını yalnızca korumakla sınırlı kalmayan bu anlayış doğrultusunda, 2025 yılı boyunca çok sayıda vakıf eseri ihya edilerek ibadete ve ziyarete açıldı. Restorasyonu devam eden yapılarda ise çalışmalar, belirlenen takvim çerçevesinde sürdürüldü.</p>

<p>Bu kapsamda, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürlüğü sorumluluğundaki illerden, Gaziantep'te restorasyonu tamamlanan 12 eser ibadete ve ziyarete açılırken, 13 eserde çalışmalar sürdürüldü. Kahramanmaraş'ta 3 eser tamamlandı, 16 eserde restorasyon devam etti. 14 eserin ramazan ayına kadar açılması öngörülüyor. Kilis'te 6 eserin restorasyonu tamamlandı, 10 eserde çalışmalar sürdürüldü ve 6 eserin ramazan ayına kadar açılması planlanıyor.</p>

<p>Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü bünyesinde ise Hatay'da 9 eserin açılışı gerçekleştirildi, 1 eserin restorasyonu tamamlandı ve 82 eserde çalışmalar sürdürülüyor. Antakya'da 11 eserin restorasyonu tamamlanırken, 4 eserin tamamlanmasının ardından ibadete ve ziyarete açılması planlanıyor. Osmaniye'de ise 3 eserin restorasyonu tamamlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Malatya Vakıflar Bölge Müdürlüğü kapsamında Malatya'da 6 eserin restorasyonu tamamlandı, 19 eserde çalışmalar devam ediyor. Elazığ'da ise 3 eserin restorasyonu tamamlandı.</p>

<p>Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğü sorumluluğundaki illerde ise Diyarbakır'da 2 eserin restorasyonu tamamlandı, 5 eserde çalışmalar sürdürülüyor. Bingöl'de 1 eserin restorasyonu tamamlanırken, 1 eserdeki çalışmalar devam ediyor.</p>

<p>Şanlıurfa Vakıflar Bölge Müdürlüğü bünyesindeki Şanlıurfa'da 15 eserin restorasyonu tamamlandı, 10 eserde çalışmalar sürdürülüyor. Adıyaman'da ise 1 eserin restorasyonu tamamlandı, 9 eserde çalışmalar devam etti.</p>

<p>Adana Vakıflar Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan Adana'da ise 7 eserde restorasyon çalışmaları sürdürüldü.</p>

<p>Öte yandan, 2025 yılı boyunca deprem bölgesi dışındaki illerde de kültürel mirasın korunmasına yönelik çalışmalar devam etti. Bu kapsamda, yurt genelinde 121 vakıf eserinde yürütülen restorasyon çalışmaları tamamlanarak eserler yeniden toplumla buluşturuldu.</p>

<p><strong>"2026 YILININ İLK ÇEYREĞİNDE BU ESERLERİN TÜMÜNÜ MİLLETİMİZLE BULUŞTURACAĞIZ"</strong></p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat'ta yaşanan büyük felaketin ardından zamanla yarıştıklarını belirtti.</p>

<p>Ekiplerin yoğun gayreti ve Kültür ve Turizm Bakanlığının desteğiyle, 2025 yılı boyunca birçok vakıf eserini tamamlayarak ibadete ve ziyarete açtıklarını, devam eden restorasyonları ise planlı şekilde sürdürdüklerini vurgulayan Aksu, "Şehirlerimizin hafızasında yer eden vakıf eserlerini, özgün yapıları korunarak daha sağlam şekilde yeniden ihya ediyoruz. Bu süreci, büyük bir sorumluluk ve onur bilinciyle yürütüyoruz." ifadesini kullandı.</p>

<p>Aksu, son olarak 27 Aralık'ta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Hatay'ın sembol eseri Habib-i Neccar Camisi'ni açtıklarını anımsatarak, "Sponsor olan Konya Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ederiz. Allah nasip ederse 2026 yılının ilk çeyreğinde bu eserlerin tümünü yeniden milletimizle buluşturacağız." açıklamasını yaptı.</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/depremden-etkilenen-vakif-eserlerinden-73unun-restorasyonu-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Dec 2025 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/12/depremden-etkilenen-vakif-eserlerinden-73unun-restorasyonu-tamamlandi.jpg" type="image/jpeg" length="64982"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[9 dil biliyor, gören şaşırıyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/9-dil-biliyor-goren-sasiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/9-dil-biliyor-goren-sasiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nevşehir’de yaşayan 58 yaşındaki Cemalettin Yavuz, ortaokul yıllarında merak sardığı dil becerisinin 9 dil öğrenerek geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Nevşehir’in Göreme beldesindeki bir restoranda çalışan Cemalettin Yavuz, dünyanın farklı bölgelerinden gelen turistlere Kapadokya’yı kendi dillerinde anlatmaya çalışıyor.</p>

<p>Ortaokul yıllarında öğrendiği İngilizce’sini geliştirmek isteyen Yavuz, 14 yaşında önce Avanos ilçesine sona da daha çok turistin geldiği Göreme beldesine yerleşti. Yavuz, imkanlarıyla önce İngilizce’sini geliştirdi, daha sonra Almanca, İtalyanca, Fransızca, Portekizce, İspanyolca, Korece, Japonca ve Flamanca dillerini öğrendi. Bir restoranda çalıştığını ve boş zamanlarında turistlere gönüllü olarak sohbet eden Yavuz, "Ortaokuldan beri yabancı dile merak saldım. Ortaokul mezunuyum, daha sonra turistler ile konuşmak ilgimi çekti. Burada çeşitli işlerde çalıştım. Şu anda da 9 yabancı dil biliyorum. Elimden geldiği kadar da turistlere yardımcı oluyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="9 dil biliyor, gören şaşırıyor" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-12/26/aw607049_02.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>Gençlere örnek olmasını istiyor</strong></p>

<p>Göreme sokaklarında gezen turistler ile de sohbet eden Yavuz, aynı zamanda da bölgenin gönüllü tanıtım elçilik görevini de üstleniyor. Cemalettin Yavuz ile sohbet eden Çinli turist Rıver Jeremy de, "Kapadokya’yı çok sevdik. Bu gün balona binemedik. Bizde Göreme sokaklarında geziyoruz. 9 dil bilen birisi ile de karşılaşmak da bizi mutlu etti" şeklinde konuştu. Kolombiya’da gelen Constanza Castro’da, "Kapadokya ve Türkiye çok güzel. Buraya tekrar gelmeyi düşünüyorum. 3-4 gündür buradayız. Sadece dünyayı dolaşan insanlar bu kadar yabancı dil konuşabilir. Siz kendi kendinize öğrenmişsiniz. Bunu sadece bilge insanlar yapabilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="9 dil biliyor, gören şaşırıyor" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-12/26/aw607049_04.jpg" width="1300" /></p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/9-dil-biliyor-goren-sasiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Dec 2025 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/12/9-dil-biliyor-goren-sasiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="89435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankaralı Coşkun’dan 300 bin TL'lik telif açıklaması: "Ben susacağım deliller konuşacak"]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/ankarali-coskundan-300-bin-tllik-telif-aciklamasi-ben-susacagim-deliller-konusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/ankarali-coskundan-300-bin-tllik-telif-aciklamasi-ben-susacagim-deliller-konusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kendisine ait ‘Ne Bilsin Eller’ isimli eserin izinsiz bir şekilde kullanılması üzerine telif istemesi ile gündeme gelen Ankaralı Coşkun, "Ben susacağım deliller konuşacak" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">‘Ankaralı Coşkun’ adıyla tanınan Coşkun Direk, kendisine ait ‘Ne Bilsin Eller’ isimli eserin, İzmirli bir çift tarafından izinsiz bir şekilde seslendirilip klip çekilmesi nedeniyle telif hakkı ihlali gerekçesiyle videonun kaldırılması için ihtar gönderildiğini açıkladı.</p>

<p>Hakkında yer alan uzlaşma için çiftten 300 bin lira talep edildiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Direk, yaşanılan yanlış anlaşılmanın ilgili çift tarafından düzeltilmesini istediğini aktardı.</p>

<p><strong>"BEN SUSACAĞIM DELİLLER KONUŞACAK"</strong></p>

<p>Kendisine yöneltilen söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Coşkun Direk, "Ben bugüne kadar haysiyetim ve şerefim için yaşadım herkes gibi ama İzmirli çiftin haksız yere bu şekilde davranmaları beni çok üzdü. Şunu belirtmek istiyorum, ben susacağım deliller konuşacak. Neydi onların ima ettikleri? Ankaralı Coşkun bize dava açtı ve 300 bin lira para istedi demişler. Neymiş işin aslı, o değilmiş. İnsanları yanıltmak, kamuoyunu yanıltmak, insanları benim üzerime linç girişiminde bulunduruldum. Benim haysiyetimle ve şerefimle oynandı. Aynı şekilde ben kendilerine öyle bir haber yapsaydım nasıl bir tepki verirlerdi bana? Maddi ve manevi olarak büyük zarara uğradım. Ben Anadolu insanı olarak buradan İzmirli çifte sesleniyorum, eşiyle beraber çıkacak. Biz Ankaralı Coşkun üzerinden rant elde etmeye çalıştık, reklam olmak istedik. Kamuoyunu yanılttık, kendisinden ve kamuoyundan özür diliyoruz diyecekler, biz de noktayı koyacağız. Aksi takdirde asla bu bir tehdit değil, hukuki yollardan hakkımı en üst mecraya kadar arayacağım" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Ankaralı Coşkun’dan telif açıklaması: " ben="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-12/17/aw600835_01.jpg" susaca="" width="1300" /></p>

<p><strong>"BENİM ESERİMİ HERKES İSTEDİĞİ MECRA ALANINDA KULLANABİLİR"</strong></p>

<p>Kendisine ait şarkıların ticari olmamak şartıyla herkesin kullanabileceğini belirten Coşkun Direk, "Bu arada kamuoyunda şöyle bir algıda oluşturdular; Ankaralı Coşkun’un veya diğer sanatçıların eserleri okunamayacak mı? Bizler eserlerimizi insanlara eğlensinler diyerekten yapıyoruz. Benim eserimi herkes istediği her türlü mecra alanında kullanabilir ama ticari anlamda bizlerden izin belgesi alınmalıdır" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Ankaralı Coşkun’dan telif açıklaması: " ben="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-12/17/aw600835_02.jpg" susaca="" width="1300" /></p>

<p><strong>"ANKARALI COŞKUN KESİNLİKLE BAŞTAN SONA HAKLI"</strong></p>

<p>İzmirli çiftin yayınladıkları klip videosu nedeniyle 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ihlal ettiğini vurgulayan Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Recep Ergül, "Ankaralı Coşkun kesinlikle baştan sona haklı. Olayın 3 noktası var 3 noktada da hukuk ihlali var. Birincisi zaten düğün salonları doğru dürüst telif ödemiyorlar ve telif ödemedikleri için esasen Ankaralı Coşkun gibi yüzlerce, sanatçıyı mağdur ediyorlar. Birinci mağduriyet burada başlıyor. İkincisi, kalkıp bunu sosyal medyada paylaşmak, kanunun belirlediği sürenin dışında bir paylaşım yapmak suçtur. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ihlal etmişlerdir. Üçüncüsü ise daha vahim bir şey yapmışlar o da denizde bir yatın üzerinde bir klip çekmişler ve dolayısıyla Ankaralı Coşkun’un burada yüzde 100 haklı olmasına bağlı olarak maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı var" açıklamalarında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ankaralı Coşkun’dan telif açıklaması: " ben="" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-12/17/aw600835_04.jpg" susaca="" width="1300" /></p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/ankarali-coskundan-300-bin-tllik-telif-aciklamasi-ben-susacagim-deliller-konusacak</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Dec 2025 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/12/264-1.jpg" type="image/jpeg" length="21012"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Darısı Kahramanmaraş'a! Gaziantep Kalesi'nin restorasyonu tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/darisi-kahramanmarasa-gaziantep-kalesinin-restorasyonu-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/darisi-kahramanmarasa-gaziantep-kalesinin-restorasyonu-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar gören Gaziantep Kalesi'nde restorasyon çalışmaları tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kentin simge yapılarından olan ve 6'ncı yüzyılda yapılan Gaziantep Kalesi, Bizans, Memlüklü ve Dulkadiroğulları dönemlerindeki birçok tarihi olaya ve Kurtuluş Savaşı'na şahitlik etti.</p>

<p>Kalenin bazı kısımları "asrın felaketi" olarak nitelenen 6 Şubat 2023'teki depremlerde hasar alınca Kültür ve Turizm Bakanlığınca Mayıs 2023'te restorasyon çalışmaları başlatıldı. 2,5 yıl süren çalışmaların ardından restorasyonu tamamlanan kalenin önümüzdeki günlerde yeniden ziyarete açılması planlanıyor.</p>

<p>Gaziantep Rölöve ve Anıtlar İl Müdürü Kemal Yenmez, AA muhabirine, titiz bir çalışma yaptıkları kalenin eskisinden daha sağlam hale getirildiğini söyledi.</p>

<p>Kalede ilk olarak yıkılan duvarların ve taşların ayrıştırma işlemlerinin yapıldığını anlatan Yenmez, "Kültür varlığı olan taşları müzede toparladık. Diğer kültür varlığı taşları da yerinde kullanılmak üzere ayrıştırdık ve daha sonra ihale süreciyle birlikte kurul vasıtasıyla yeniden projelendirdik. Yıkıntı ve moloz karışımlarının hepsini toparladıktan sonra proje sürecini tamamlayarak kalenin sur duvarları ve kaleye müdahale etmeye başladık." dedi.</p>

<p>Bu süreçte kalede jeoradar taraması yapıldığını dile getiren Yenmez, "Höyük üzerine kurulu kalede, taramalar sonucu höyük içindeki kalker içerikli kayalarda kırılmalar olduğunu, zeminlerde boşalma olduğunu tespit ettik. Bununla ilgili yeni bir çalışma yaparak belli noktalara hidrolik kireçle dolgu yaptık, zemin sağlamlaştırması paralelinde sur duvarlarının da tekrar restorasyonuna başladık." diye konuştu.</p>

<p>Yenmez, sur duvarlarındaki çalışmaların 1 yıl içinde tamamlandığını, planlamaya göre restorasyonun tamamlanmasında 4 aylık bir gecikme yaşadıklarını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" src="https://www.aa.com.tr/uploads/userFiles/23525b19-4139-468c-8051-ba931b6738e4/AGUSTOS%202024%2Fkalecc1.jpg" /></p>

<h3>Yeniden ziyarete açılması için ilgili birimlere teslimi yapıldı</h3>

<p>Son olarak sağlamlaştırma çalışmaları yapıldığına değinen Yenmez, "Kale üzerindeki yürüme yolları ve sur duvarları eteklerde kayma riskine karşı güvenliği almamız gerekiyordu. Bu yıl bunlara devam ederek ekim ayında çalışmaları tamamladık. Kalenin sağlamlaştırma çalışmaları tamamlandı. Artık bu tür depreme karşı hiçbir zarar görmeden kalenin ayakta duracağını düşünüyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Yenmez, kalenin restorasyonun ardından ilgili birimlere teslimatının yapıldığını ve kısa süre içinde yeniden ziyaretçilerini ağırlayacağını kaydetti.</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/darisi-kahramanmarasa-gaziantep-kalesinin-restorasyonu-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Dec 2025 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/12/darisi-kahramanmarasa-gaziantep-kalesinin-restorasyonu-tamamlandi.jpg" type="image/jpeg" length="72895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kazım Koyuncu’nun şarkısını sosyal medyasında kullanan öğretmenden 50 bin TL telif istendi]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/kazim-koyuncunun-sarkisini-sosyal-medyasinda-kullanan-ogretmenden-50-bin-tl-telif-istendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/kazim-koyuncunun-sarkisini-sosyal-medyasinda-kullanan-ogretmenden-50-bin-tl-telif-istendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da, Kazım Koyuncu'nun 2005 yılında çıkardığı "Uy Aha" adlı şarkısını sosyal medyada kullanan öğretmen Kadir Can Uslu'ya telif nedeniyle suç duyurusunda bulunuldu. Uslu, şarkıyı paylaştığı video ile ilgili olarak, Kazım Koyuncu'nun mirasçılarından 50 bin TL tazminat talebiyle karşı karşıya kaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trabzon'da yaşayan tır şoförü Salim Kalfa, 15 Haziran'da Ayasofya Mahallesi'nde evinin balkonundan cep telefonu kamerasıyla kayda aldığı 1 dakikalık görüntüye, çok sevdiği Karadenizli sanatçı Kazım Koyuncu'nun 21 yıl önce Trabzonspor için bestelediği 'Uy aha' adlı şarkısının nakarat müziğini ekleyip, sosyal medya hesabından paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşımdan 4 ay sonra Kalfa hakkında, sanatçının yasal mirasçısı kardeşi tarafından Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 71'inci maddesi kapsamında 'Manevi, mali ve bağlantılı haklara tecavüz' edildiği gerekçesiyle, Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu. Suç duyurusu dilekçesinde 50 bin TL tazminat talep edildi.<br />
Aynı olay Adana'da da Kadir Can Uslu isimli bir öğretmenin başına geldi. Öğretmenin Portakal Çiçeği Karnavalı'nda hazırladığı görseller üzerine Kazım Koyuncu'nun "Uy Aha" şarkısının müziğini koyarak TikTok'ta yaptığı paylaşımdan dolayı Kazım Koyuncu'nun mirasçıları telif istedi. Koyuncu'nun yakınları telif nedeniyle öğretmen hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu için öğretmen polise giderek ifade verdi.<br />
<br />
<strong>"50 bin lira tazminat istiyorlar"</strong></p>

<p>Polise konuyla ilgili ifade verdikten sonra açıklamalarda bulunan öğretmen Uslu, bu durumda binlerce kişiye ceza vermeleri gerektiğini belirterek, "Herkes sevdiği sanatçının müziğini yüklüyor. Sosyal medya hesaplarına attığımız eserler bize ceza olarak dönecekse hiç müzik koymayalım. Kazım Koyuncu sevdiğimiz bir sanatçı, hatta Artvin'e mezarını ziyarete dahi gittim. Benden 50 bin liraya yakın para istiyorlar. Sosyal medya platformu ödüyordur diye yükleme yapıyordum. Telifli müzikleri sosyal medya platformlarının ya sessize alması gerekiyor ya da anlaşması lazım. Çok saçma geldi, inşallah ceza ödemeyiz. İnsanların telif haklarına önem vermesi gerekiyor. Sonuçta bir emek verilip şarkı yapılmış. Ancak bilmediğimiz için sevdiğimiz müzikleri yüklüyoruz. Bu müziklerin telifli ya da telifsiz olduğunun belirtilmesi gerekiyor. Bu telifleri sosyal medya platformlarının ödemesi gerekiyor. Ben ödediklerini biliyordum" dedi.<br />
<br />
<strong>"Ticari amaç yoksa telif olmaz, O zaman şarkıyı her mırıldayandan da telif alınsın"</strong></p>

<p>Avukat Nazan Akça, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun olduğunu hatırlatarak, "Bu kanunun 71. maddesi, fikir ve sanat eserleriyle ilgili cezai müeyyideleri düzenliyor. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, kullanımın ticari kazanç amacı taşıyıp taşımadığıdır. Vatandaşlar diledikleri müzikleri dinleyebilir, bu müzikleri sosyal medya hesaplarında kişisel kullanım amacıyla paylaşabilir. Bu durumda herhangi bir cezai ya da maddi yaptırım söz konusu olamaz. Önemli olan, bu eserleri ticari amaçla yayıp yaymadığındır. Eğer ortada bir maddi kazanç yoksa ve sadece kişisel olarak paylaşım yapıyorsan, ne cezai ne de hukuki bir yaptırımla karşılaşamazsın. Zaten aksi düşünülecek olsa, şarkıları mırıldanan kişilere bile ceza kesmek gerekir; bu durumda 85 milyonun tamamı cezai yaptırıma maruz kalır" diye konuştu.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/kazim-koyuncunun-sarkisini-sosyal-medyasinda-kullanan-ogretmenden-50-bin-tl-telif-istendi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Dec 2025 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/12/v-1.jpg" type="image/jpeg" length="45267"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te 2 metrekarelik dükkanda 48 yıldır mesleğini icra ediyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-2-metrekarelik-dukkanda-48-yildir-meslegini-icra-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-2-metrekarelik-dukkanda-48-yildir-meslegini-icra-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te 48 yıllık saraciye ustası, 2 metrekarelik dükkanında el emeği ürünler üreterek geçimini sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Bakırcılar Çarşısı’nda yaklaşık yarım asırdır aynı dükkanda çalışan 70 yaşındaki Ökkeş Özsabancıoğlu, ilerleyen yaşına rağmen teknolojiye direnerek mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor.</p>

<p>Sığır derisinden bağ makası, iplik kanca, keser, kerpeten kılıfı ve tasma gibi birçok ürünü tamamen el işçiliğiyle üreten usta, saraciyenin Gaziantep’teki son temsilcilerinden biri olduğunu söyledi. Mesleğin giderek yok olduğunu dile getiren Özsabancıoğlu, kendisinden sonra bu işi el emeğiyle sürdürecek kimsenin kalmadığını belirterek mesleğin büyük ihtimalle kendi kuşağıyla birlikte son bulacağını ifade etti.</p>

<p><strong>"2 metrekarelik bir dükkanda çalışıyorum"</strong></p>

<p>Yıllardır mesleğe devam ettiğini söyleyen Özsabancıoğlu, "1977’de askerden geldikten sonra bu dükkanı açtım. Mesleğin temelinde babamın kunduracılık yapması vardı. Bu iş ona benzer olduğu için zamanla ben de çalışa çalışa, yapa yapa öğrendim. Nasıl ilkokula giden çocuk kitaba baka baka öğreniyorsa, bizimki de öyleydi. Ortaokul birden ayrılıp bu işe başladım. Askere gittim, geldim ve kendi dükkânımı kurarak imalata başladım. Oradan buradan aldık sattık, derken bugünlere geldik. Şu anda sadece 2 metrekarelik bir dükkanda çalışıyorum. Bu meslekte kemer, mavzer fişekliği, av fişekliği, tüfek kayışı, kelepedenlik, keserlik, elektrikçi kılıfı, bağ makası kılıfı, kanca ve bıçak kılıfı gibi birçok ürün yapılır. Ama artık bu ürünlerin fiyatları çok ucuzladı. Şimdiki gençlik de bu mesleği yapmak istemiyor" dedi.</p>

<p><strong>"İşimizi sevdiğimiz için devam ediyoruz"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mesleği sevdiği için devam ettirdiğini ifade eden Özsabancıoğlu, "Eve gidip boş oturacağımıza burada iki dostla sohbet edip hem işimizi yapar hem de zamanımızı değerlendirmiş oluruz. Nasıl bazı insanlar kahvede oyun oynayarak vakit geçiriyorsa, biz de dükkanımızda oturup üretim yapıyoruz. Para için değil, işimizi sevdiğimizden. Mesela bir elektrikçi kılıfı 300 lira. Bağ makası kılıfı 150 lira. Talep olmasa zaten yapılmaz. Ürünleri dikerken bazen yarılma, sökülme olur ama vazgeçmem. Niye vazgeçeyim ki? Evde oturmak yerine en iyisi yine dükkan" diye konuştu.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/gaziantepte-2-metrekarelik-dukkanda-48-yildir-meslegini-icra-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Dec 2025 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/12/gaziantepte-2-metrekarelik-dukkanda-48-yildir-meslegini-icra-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="80733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Erken Kış" filmi bugün sinemaseverlerle buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/erken-kis-filmi-bugun-sinemaseverlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/erken-kis-filmi-bugun-sinemaseverlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özcan Alper'in yönettiği, Timuçin Esen ile Leyla Tanlar'ın rol aldığı yapım, göçmenlik, aile olmak, taşıyıcı annelik ve kimlik arayışı konularını işliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yönetmenliğini Özcan Alper’in üstlendiği, başrollerini Timuçin Esen ile Leyla Tanlar’ın paylaştığı "Erken Kış" filmi, bugün sinemaseverlerin beğenisine sunuluyor.</p>

<p>Senaryosunu Uğur Aydedim ile Alper'in kaleme aldığı filmde annelik, kimlik ve aidiyet arayışı, yol hikayesi üzerinden anlatılırken bugünün dünyasının önemli ve tartışmalı meselelerine de dokunuluyor.</p>

<p>Özcan Alper'in beşinci uzun metrajlı filmi, göçmenlik, aile olmak, taşıyıcı annelik ve kimlik arayışı konularını ele alıyor.</p>

<p>"Lia" rolü ile 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülü alan Tanlar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Ben sadece bu filmi yapmam gerektiğini düşündüm aslında hatta bu filmle ilgili çalışmadığım her süre, boşa geçen bir süreymiş gibi geldi. O yüzden bu çalışma bende daha çok bir hırs duygusu oluşturdu. Mesleki açıdan böyle kaşındığım bir nokta oldu." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tanlar, canlandırdığı karakter için duygusal hazırlığın yanı sıra teknik anlamda da büyük çaba sarf ettiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Role hazırlanırken Gürcistanlı müzisyenden destek aldığını anlatan Tanlar, şunları kaydetti:</p>

<p>"İşin daha teknik kısımlarında Lela'mız vardı. Lela, aslında müzisyen ve hocamın da arkadaşı. Bu süreçte benim de ablam oldu. Aslen Gürcü ama burada yaşıyor. Ben Lela ile burada ayinlere gittim. Beni Batum'a götürdü. Batum'da annesinin evine gittik. Bana yemekler yaptılar, birlikte dizi izledik hatta yürüyerek sınırdan Türkiye'ye geçirdiler beni. Bana aslında sadece koçluk yapmadı, benim arkadaşım oldu."</p>

<p>Lela ve ailesiyle yaşadıklarından gözlemler yaptığını vurgulayan Tanlar, Lia karakterini bu gözlemlerle kurguladığını söyledi.</p>

<p>Leyla Tanlar, filmin seyircilerle buluşmasını sabırsızlıkla beklediğini dile getirerek, "Kimlerin ne hissettiğini, ne düşündüğünü çok merak ediyorum. Daha çok o noktada heyecanlıyım." dedi.</p>

<h3><strong>"İnsanın soyunu sürdürme içgüdüsüne değiniyoruz"</strong></h3>

<p>Özcan Alper de eşinin doğum sürecinin ardından bu fikrin geliştiğini kaydederek, "Genel olarak çocuk doğurmak, annelik ve bunun mümkün olmadığı durumlarla ilgili gerçek hikayeler duymuştuk. Türkiye'den taşıyıcı anne olan birini duymuştuk. İlk tartışma buradan başladı." diye konuştu.</p>

<p>Araştırma yapınca dünyada taşıyıcı anneliğin çok yaygın olduğunu gördüğünü anlatan Alper, özellikle Amerika’da Meksika, Avrupa’da Ukrayna, Türkiye’de ise Kuzey Kıbrıs ve Gürcistan’ın kullanıldığını, hikayenin de bu bağlamda şekillendiğini belirtti.</p>

<p>Yönetmen Alper, filmin yargılama amacı taşımadığını vurgulayarak, şöyle devam etti:</p>

<p>"Biz, burada bir sosyolojik bakış açısı ya da hukuksal bir meseleden ziyade sinemanın olanakları el verdiğinde insanın soyunu sürdürme içgüdüsüne değiniyoruz. Tabii, böyle bir durumda genç bir kadının umut arayışıyla başlayan ve aslında başka türlü bir karanlık yola girme meselesini de anlatıyoruz. Bunu bir yol filmi üzerinden anlatmayı doğru buldum."</p>

<p>Oyuncu seçimlerine de değinen Alper, "Filmdeki Ferhat rolü için Timuçin Esen’i kafamda canlandırmak daha kolay oldu. Senaryoyu gönderdiğimde o da çok sevdi fakat Lia karakterini bulmak daha zordu. Yarı Ukraynalı, yarı Gürcü bir karakter olması gerekiyordu. O, iki dili iyi konuşmalıydı. Aynı zamanda kırık Türkçe konuşacaktı. Cast direktörümüz bu konuda çok yardımcı oldu." diye konuştu.</p>

<p>Alper, Leyla Tanlar'ın başrole seçilmesi sürecine ilişkin, "Ben Leyla'yı Paramparça dizinden biliyordum. Onun hem dillere yatkınlığı hem de filmdeki karakter gibi resimle ilişkisi çok etkili oldu. Bir de tabii onun bu kültürle kurduğu ilişki, beni çok etkiledi ve yarı yarıya ikna oldum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Deneme çekimlerinin ardından Tanlar ile çalışmaya karar verdiklerini söyleyen Alper, "Role hazırlanmak için inanılmaz çaba sarf etti. İyi ki o olmuş diyorum ben hatta bazen, bu film Leyla’nın filmiymiş gibi hissediyorum." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Özcan Alper, karakterin oluşturulması sürecinde Artvin Arhavi'de yaşayan kameramanlarının da etkin olduğunun altını çizerek, "Kameraman arkadaşımız Tanya, aslında Ukrayna'da yaşıyor ama o dönem annesiyle birlikte Arhavi'de yaşıyordu. Savaştan dolayı bölgeye gelmişlerdi. Biz senaryoyu paylaştık. Tanya, özellikle de yaşamla ilgili aslında ciddi detaylar verdi, bilgilendirdi. Hikayeyi besleyen unsurlar arasında yer aldı." dedi.</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/erken-kis-filmi-bugun-sinemaseverlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Nov 2025 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/11/thumbs-b-c-32a63501fc44e1f32d9a5724ce30b865.jpg" type="image/jpeg" length="73200"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka Sivas türkülerine de el attı, aşıklar ikiye bölündü]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/yapay-zeka-sivas-turkulerine-de-el-atti-asiklar-ikiye-bolundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/yapay-zeka-sivas-turkulerine-de-el-atti-asiklar-ikiye-bolundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zeka teknolojinin ilerlemesiyle birlikte birçok şarkı ve türkü yapay zekaya seslendirilmeye başladı. Kısa süre içerisinde hazırlanan ve bazı kesimlerin ilgisini çeken bahse konu türküler, halk ozanları ve âşıkları da ikiye böldü. Kimileri yapay zekanın kendilerinin önüne geçeceğini söylerken kimileri ise destekledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Son günlerde teknolojinin ilerlemesi ve yapay zekânın gelişmesiyle birlikte kültürel miraslar tehlike altına girdi. Türk Halk Müziği’nin popüler şarkılarını yapay zeka yardımıyla farklı bir biçime dönüştürülmesi, kimi vatandaşlarca beğenilirken kimi vatandaşlar ise kültürden uzaklaşıldığını söyledi. Genç neslin oldukça beğendiği, ileri yaş grubunun ise çoğu zaman desteklemediği yapay zeka türküleri; Âşıklar ve halk ozanlarını da ikiye böldü.</p>

<p><img alt="Yapay zeka Sivas türkülerine de el attı, aşıklar ikiye bölündü" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-11/25/aw586371_03.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Bunu da hor göremeyiz saygı duyuyorum"</strong></p>

<p>Sivas’ta yaşayan ve Aşıklık geleneğinin son temsilcilerinden birisi olan Zeki Hayaloğlu, "Her şeyden önce kendi müziğimizi kaybetmememiz gerekiyor. Yapay zekâ çok güzel bir şey ve bazı konularda çağımızdaki öğrencilere lazım olan bir ihtiyaç. Müziklerde de çok değişiklik gösteriyor. Yapay zekâ geliştirilmiş ve basit bir şey değil, bunu da hor göremeyiz saygı duyuyorum. Eserleri yüzde doksan değiştiriyor. Mesela benim oğlum kendi eserimi denedi yapay zekâdan, değişik bir ses değişik bir sanatçı değişik bir müzik icra etmiş. Fakat çok hoşuma da gitti. Temel bilgileri etkilemez yani kayıtlı olan bilgileri. Öz kökenimizdeki bilgileri ve kayıtları etkilemeyeceğini düşünüyorum. Ama diğer yandan ekleme yapılırsa kültürümüzü de kötü bir şekilde bozabilir" dedi.</p>

<p><img alt="Yapay zeka Sivas türkülerine de el attı, aşıklar ikiye bölündü" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-11/25/aw586371_05.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"O yapay ben asıl"</strong></p>

<p>Birçok türkü yazan ve besteleyen Ozan Efsani mahlaslı Mustafa Efsani ise, "Adı ile beraber düşündüğümüz zaman o yapay ben asıl. Ben varken onun adının geçmemesi gerekiyor. Eserleri yüzde doksan değiştiriyor. Yapay zekâ şurada birkaç sene daha devam ederse bizi buradan kaldırıp atarlar ve bizi dinleyende olmaz. Düğünlere, festivallere götüren olmaz. Adam fişi prize takar yapay zekaya söyletirler öyle geçip giderler. Yapay zekâ bizimle aşık atamaz ama attırmaya çalışıyorlar daha doğrusu bizi silmeye uğraşıyorlar. Gençler yapay zekâdan ellerini çeksinler buraya gelsinler. Benim 40 tane talebem var onlarda sazı öğrensinler. Hem kısa sap hem uzun sap ben onlara öğretirim, gençlere tavsiyem bu şekilde" diye konuştu.</p>

<p><img alt="Yapay zeka Sivas türkülerine de el attı, aşıklar ikiye bölündü" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-11/25/aw586371_02.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Kültürümüzü zayıflatabilir yani olumsuz etkiler"</strong></p>

<p>Yapay zekanın türküleri özünden kopardığını söyleyen halk ozanı Kenan Bilgaç, "Teknolojinin peşinden yetişemiyoruz. Güzele kullanırsan güzel kötüye kullanırsan kötüdür. Bizde burada yıllardır şarkı söylüyoruz ama bizim ölçümüz bellidir daha fazla açılamıyoruz. Yapay zekayı da yapan insan. Şimdi ben birkaç tane müzik gönderdim özgün müzik olarak yapmış göndermiş. Benim tarzıma uygun değil ben kendi türkümü o şekilde okuyamam. Benimki deyiş tarzı, türkü tarzı olacak ki kendimiz çalıp okuyalım. Türkülerde şarkılarda çeşitli çeşitli makamlar var. Bu konuda bilinçli olan hocalarımız var onlardan iyi kötü bazı şeyler öğreniyoruz ama belli bir noktaya kadar. 5-6 makamda ancak çalıp söyleyebiliyoruz. Eserlerimizi pek fazla etkilemez ama kültürümüzü zayıflatabilir yani olumsuz etkiler. Gençlere kültürü özünden öğrenmelerini isterim ama yapay zekâdan değil. Tabi ona da baksınlar bir şeyler öğrensinler ama asıl özünden öğrenip yaşatsınlar" ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/yapay-zeka-sivas-turkulerine-de-el-atti-asiklar-ikiye-bolundu</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/11/yapay-zeka-sivas-turkulerine-de-el-atti-asiklar-ikiye-bolundu.jpg" type="image/jpeg" length="57067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[7 Kasım Vizyonu: Yerli ve Yabancı Filmler Sinemaseverlerle Buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/7-kasim-vizyonu-yerli-ve-yabanci-filmler-sinemaseverlerle-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/7-kasim-vizyonu-yerli-ve-yabanci-filmler-sinemaseverlerle-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasım Cuma günü, sinemaseverler farklı türlerdeki filmlerle beyaz perdede buluşacak. Bilim kurgu, animasyon, dram ve aksiyon türlerinin öne çıktığı bu hafta vizyonunda, yerli ve yabancı yapımlar dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Aileler İçin Renkli Bir Macera: Kral Şakir: Dünyalar Karıştı</strong></h3>

<p>Popüler animasyon serisi Kral Şakir’in yeni filmi <em>Kral Şakir: Dünyalar Karıştı</em>, tüm aileyi eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. Şakir ve arkadaşları, yapay zekâ tarafından yönetilen bir müzik grubunun şehirdeki hipnoz planını durdurmak için farklı boyutlarda mücadele ediyor. Lunaparktan metro istasyonuna, Yerebatan Sarnıcı’na uzanan macera, renkli görselleri ve aksiyon dolu sahneleriyle çocuklardan yetişkinlere kadar herkesi ekrana kilitliyor.</p>

<h3><strong>Predator: Vahşi Topraklar – Aksiyon Sevenler İçin</strong></h3>

<p>Dan Trachtenberg’in yönettiği <em>Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands)</em>, serinin kökenlerine dönen heyecan dolu bir aksiyon deneyimi sunuyor. Klanı tarafından dışlanan genç bir Predator, beklenmedik bir insan müttefikiyle güçlerini birleştirerek düşmanlarına karşı mücadele ediyor. Başrolde Elle Fanning’in yer aldığı film, vahşi doğadaki çarpıcı görselliğiyle öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Bi Umut – Gerçek Hayattan Dokunan Bir Dram</strong></h3>

<p>Yönetmenliğini Gökhan Arı’nın üstlendiği <em>Bi Umut</em>, gerçek bir hikâyeyi beyaz perdeye taşıyor. Film, kimsesiz bir gence on yıl boyunca annelik yapan Gülsüm Kabadayı’nın yaşamını konu alıyor. Hülya Duyar, Arzum Onan ve Fikret Kuşkan’ın rol aldığı yapım, iyilik ve merhametin insan hayatındaki önemini vurguluyor.</p>

<h3><strong>Canavarcıklar – Çocuklar İçin Eğlenceli Bir Animasyon</strong></h3>

<p>Toby Genkel ve Steve Hudson’ın yönettiği <em>Canavarcıklar (Stitch Head)</em>, küçük izleyicilere keyifli dakikalar sunuyor. Çılgın bir profesörün yarattığı unutulmuş canavar Canavarcıklar, kasabasını korumaya çalışırken beklenmedik bir maceranın merkezine düşüyor. Film, aile bağları ve farklı olmanın değerini eğlenceli bir dille anlatıyor.</p>

<h3><strong>Sahibinden Rahmet – İnsan Doğasına Aynalı Bir Drama</strong></h3>

<p>Emre Sert ve Gözde Yetişkin’in birlikte yazıp yönettiği <em>Sahibinden Rahmet</em>, modern çağın açgözlülük ve güç tutkularını inceliyor. Gökten düşen meteor parçalarıyla zengin olma hayaline kapılan İrfan, gerçek değerlerin farkına varmakta gecikiyor. Cem Yiğit Üzümoğlu, Aslı İnandık ve Sarp Akkaya’nın performanslarıyla film, izleyiciyi insan doğasının karanlık yönleri üzerine düşündürüyor.</p>

<h3><strong>G-Dragon In Cinema: Übermensch – Müzik ve Görsellik Buluşuyor</strong></h3>

<p>Ünlü sanatçı Jiyong Kwon’un sahne enerjisi, <em>G-Dragon In Cinema: Übermensch</em> ile beyaz perdeye taşınıyor. Dünya turnesinden özel performans görüntüleri ve perde arkası sahnelerinin yer aldığı konser filmi, görsel anlatımı ve müzikle harmanlanarak G-Dragon hayranlarına eşsiz bir deneyim sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/7-kasim-vizyonu-yerli-ve-yabanci-filmler-sinemaseverlerle-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Nov 2025 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/11/7-kasim-vizyonu-yerli-ve-yabanci-filmler-sinemaseverlerle-bulusuyor.webp" type="image/jpeg" length="31074"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antep Lahmacununa Avrupa’dan tescil]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/antep-lahmacununa-avrupadan-tescil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/antep-lahmacununa-avrupadan-tescil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastronomi şehri Gaziantep’in önemli lezzetlerinden olan ‘Antep Lahmacunu’nun Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret alarak tescillendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep’in yüzyıllardır süregelen mutfak kültürünün en önemli simgelerinden biri olan Antep Lahmacunu, Avrupa Birliği’nden Coğrafi İşaret (PGI) tescili alarak uluslararası alanda da koruma altına girdi. Artık bu eşsiz lezzet, Avrupa Birliği nezdinde "Gaziantep" adıyla tescilli bir ürün olarak anılacak. Türkiye’nin 40’ıncı, Gaziantep’in ise 5’inci AB tescilli ürünü olma unvanını kazanan Antep Lahmacunu, Gaziantep Ticaret Borsası’nın (GTB) girişimleriyle Avrupa Birliği’nde tescillenen ikinci ürün oldu. Gaziantep’in toplumsal yaşamında önemli bir yere sahip olan Antep Lahmacunu, düğünlerden bayram sofralarına, taziyelerden özel davetlere kadar hemen her buluşmada ikram edilen vazgeçilmez bir lezzet olarak öne çıkıyor. Zırh ile kıyılmış kuzu eti, sarımsak, taze biber, maydanoz, domates ve baharatlarla hazırlanan iç harcıyla taş fırınlarda pişirilen bu lahmacun, soğan içermemesi ve yüzde 35-40 oranında kuzu etiyle yapılması sayesinde diğerlerinden ayrılıyor. Gaziantep’in tarihi, kültürel ve coğrafi dokusunu yansıtan Antep Lahmacunu, kentin Avrupa Birliği’nden tescil alan Antep Baklavası, Araban Sarımsağı, Gaziantep Menengiç Kahvesi ve Antep Fıstık Ezmesinden sonra beşinci ürünü oldu. Gaziantep’te satılan lahmacun fiyatları ise 75 TL ile 100 TL arasında değişiyor.</p>

<p><img alt="Antep Lahmacununa Avrupa’dan tescil" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-11/05/aw573408_01.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Hepimiz için gurur verici bir gün"</strong></p>

<p>Tescille ilgili konuşan Gaziantep Valisi Kemal Çeber, "Bugün biz Gaziantepliler olarak çok mutluyuz ama sanıyorum ki bu mutluluk tüm Türkiye’ye ait. Çünkü Gaziantep lahmacunumuz, bugün itibarıyla Avrupa Birliği Coğrafi İşareti tescilini aldı. Gaziantep olarak ayrıca gururluyuz, çünkü ilimizin toplamda 107 coğrafi işaretli ürünü bulunuyor. Bunlardan 5 tanesi artık Avrupa Birliği Coğrafi İşaretine sahip. Ülkemizin ilk AB tescilli ürünü yine Gaziantep’e aitti. Gaziantep Baklavası. Ardından Araban sarımsağı, Menengiç kahvesi, Antep ezmesi geldi. Bugün nihayet Gaziantep lahmacunu da bu değerli listeye katıldı. Bu, kolay bir süreç değildi. Çok emek, sabır ve iş birliği gerektiren bir yolculuktu. Bu nedenle, süreci büyük bir özveriyle yürüten Gaziantep Ticaret Borsası’nı, başkan Mehmet Akıncı ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Uzun bir süreçti ama sonunda başarıyla tamamlandı ve Gaziantep lahmacunumuz Avrupa Birliği’nde tescillendi. Şu anda valilik makam odasındasınız, arkamda yer alan Gaziantep’in coğrafi işaretli ürünler köşesinde, Avrupa Birliği tarafından tescillenmiş ürünlerimiz özel yıldızlarla parlıyor. Daha önce dört olan bu sayımız, bugün beşe yükseldi. Hepimiz için gurur verici bir gün" dedi.</p>

<p><img alt="Antep Lahmacununa Avrupa’dan tescil" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-11/05/aw573408_06.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Lahmacunu Türkiye’ye sevdiren şehir Gaziantep olmuştur"</strong></p>

<p>Lahmacunu Türkiye’ye sevdiren şehrin Gaziantep olduğunu söyleyen işletme sahibi Şükrü Savun, "Yıllardır lahmacunu Türkiye’ye sevdiren şehir Gaziantep olmuştur. Biz bu işi mevsimine göre, malzemesini en tazesinden kullanarak yaptık. Kışın domatesini az, yazın ise bol koyarız. Sebzesini mevsiminde değerlendiririz. Yazın kuru sarımsak, kışın ise yeşil sarımsak kullanırız. Etini de yağlı, güzel, özenle seçilmiş etten hazırlarız. Gaziantep, lahmacunda sebzeyi ve eti ustalıkla birleştirip bu lezzeti tüm Türkiye’ye tanıttık. Ekmek üzerinde yapılan bu eşsiz lezzeti biz hak ediyorduk. Yıllardır bu işin başında olan ustalarımızla birlikte çalıştık, emek verdik. Hamdolsun, bugün bu emeğin karşılığını almak bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. Bu süreçte emeği geçen herkese, özellikle her zaman yanımızda duran bakanımıza ve Gaziantep esnafına sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Antep Lahmacununa Avrupa’dan tescil" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-11/05/aw573408_03.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Lahmacun konusunda her zaman en öndeydik"</strong></p>

<p>Tescilden dolayı mutlu olduğunu söyleyen lahmacun ustası Uğurcan Daşdelen, "Biz lahmacun konusunda her zaman en öndeydik. Sarımsağından maydanozuna, sebzesinden domatesine ve biberine kadar her malzemeyi en ince şekilde ayıklarız, yıkarız, temizleriz. En güzelini, en doğalı müşterilerimize sunarız. Bu karar sonuna kadar doğru bir karar oldu. Biz burada fırıncılarımızla birlikte lahmacunun malzemesini özenle hazırlarız; eti çeker, sebzesini doğrar, karışımını en ideal kıvama getiririz. Et olarak da döş ve kaburga eti kullanırız; bu da lahmacuna o eşsiz lezzetini verir. Gaziantep olarak yıllardır lahmacunu Türkiye’ye sevdiren şehir olduk. Bu tescille birlikte emeğimizin karşılığını almak bizler için büyük bir gurur. Allah’ın izniyle her zaman en iyisini yapmaya, lezzette önde olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Antep Lahmacununa Avrupa’dan tescil" height="100%" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/25-11/05/aw573408_04.jpg" width="1300" /></p>

<p><strong>"Gaziantep lahmacunu lezzet olarak da tescillenmeyi fazlasıyla hak ediyordu"</strong></p>

<p>Antep Lahmacunu alıp Çorum’a götüreceğini söyleyen müşteri Mustafa Boybey, "Böyle bir tescile kavuşması bizim için gerçekten mutluluk verici. Zaten Gaziantep lahmacunu lezzet olarak da tescillenmeyi fazlasıyla hak ediyordu. Bu lezzeti herkesin gelip yerinde tatmasını isteriz. Biz zaman zaman Çorum’da da lahmacun yapmaya çalışıyoruz ama buradaki tadı yakalamak mümkün olmuyor. Ailemiz ve çocuklarımız da ‘Oradan mutlaka lahmacun getirin’ diyorlar. Şimdi paketimizi hazırladık, Allah nasip ederse birazdan yola çıkacağız. Gaziantep’in bu özel lezzetini gittiğimiz her yerde tanıtmak, insanlara tattırmak bizim için büyük bir gurur" diye konuştu.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/antep-lahmacununa-avrupadan-tescil</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Nov 2025 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/11/antep-lahmacununa-avrupadan-tescil.jpg" type="image/jpeg" length="21781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuluatın efsanesi: İsmail Hakkı Dümbüllü’nün izinde Türk tiyatrosu]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/tuluatin-efsanesi-ismail-hakki-dumbullunun-izinde-turk-tiyatrosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/tuluatin-efsanesi-ismail-hakki-dumbullunun-izinde-turk-tiyatrosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tuluatının son ustası İsmail Hakkı Dümbüllü, 52 yıl sonra anılıyor. Orta oyunu ve sinema mirasıyla Türk tiyatrosunun efsanesi hâlâ yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk tiyatrosunun geleneksel yüzünü temsil eden ve tuluat sanatının son büyük ustası İsmail Hakkı Dümbüllü, vefatının 52. yılında anılıyor. Orta oyunu geleneğini modern sahneye taşıyan Dümbüllü, sadece kendi dönemine değil sonraki nesillere de ilham kaynağı oldu.</p>

<p>Halk Komiği Dümbüllü’nün Doğuşu ve Sanata İlk Adımları</p>

<p>İsmail Hakkı Dümbüllü, 1897 yılında Üsküdar Süleymanağa Mahallesi’nde dünyaya geldi. II. Abdülhamid’in silahşorlarından Zeynel Abidin Efendi ile Fatma Azize Hanım’ın oğlu olan sanatçı, eğitim hayatına Üsküdar İttihat-ı Terakki Mektebi’nde başladı. Ancak tiyatroya olan ilgisi nedeniyle askeri ortaokuldan ayrıldı.</p>

<p>Amatör olarak Karagöz Hüseyin’in sahnesinde oyunlar sergileyen Dümbüllü, profesyonel kariyerine Kel Hasan’ın tiyatrosunda adım attı. Saf görünüşü, özgün ses tonu ve sevimli mimikleri sayesinde izleyicilerin gönlünde taht kuran sanatçı, 30 yaşına kadar Kel Hasan’ın yanında tuluat geleneğini öğrendi.</p>

<p><strong>Dümbüllü Adının Doğuşu ve Anadolu Turneleri</strong></p>

<p>Sanatçının “Dümbüllü” adı, sahnede söylediği bir kanto sayesinde oluştu. Kendisinin aktardığına göre, Peruz Hanım’ın “Dümbüllü” adlı kantosuna gazel ekleyerek sahneye taşımış ve bu isim zamanla onun sahne kimliğine dönüşmüş.</p>

<p>1928 yılında Tevfik İnce ile kurduğu toplulukla Hilal Tiyatrosu’nda sahneye çıkan Dümbüllü, 1933’ten sonra Anadolu turnelerine çıkarak halkla buluştu. "Ayşem", "Cebe Gitti", "Bülbül" gibi operetlerde de sahne alan sanatçı, Naşit Özcan’ın vefatının ardından orta oyunu geleneğinin lideri konumuna yükseldi.</p>

<p><strong>Orta Oyunu ve Tuluatın Zorlukları</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dümbüllü, dönemin ünlü orta oyuncuları Kavuklu Hamdi, Abdi, Küçük İsmail ve Abdürrezak ile sahne deneyimi paylaşmıştı. 1967’de verdiği bir röportajda orta oyununun sahnedeki zorluklarını şöyle özetlemişti:</p>

<p><em>"Orta oyunu, insanı hem bedenen hem zihnen çok yorar. Perdesi yoktur, dekoru yoktur, arkasına saklanamazsın. Sahnede uzun süre hiçbir şey yapmadan beklediğin anlar olur."</em></p>

<p><strong>Sinemaya Geçiş ve Dümbüllü Tarzı</strong></p>

<p>1947’de “Dümbüllü Memiş” ile sinemaya adım atan sanatçı, “Dümbüllü Macera Peşinde”, “Keloğlan”, “Sihirli Define”, “İncili Çavuş” ve “Dümbüllü Tarzan” gibi filmlerde başrol oynadı. Kel Hasan’dan öğrendiklerini kendi üslubuyla harmanlayarak oluşturduğu "Dümbüllü tarzı", hem sahnede hem de perdede büyük beğeni topladı.</p>

<p>Filmlerinde ustalarına saygı göstermek için sıkça atıfta bulunan Dümbüllü, seyircilerine de şu mesajı verdi:<br />
<em>"Kavuklu Hamdi’den Kel Hasan’a, Manakyan’dan Naşit’e kadar geldiğimiz yolu hatırlayın. Gülüp eğlenirken bizi de anın."</em></p>

<p><strong>Kavuğu Münir Özkul’a Devretmesi ve Mirası</strong></p>

<p>Kel Hasan Efendi’den devraldığı kavuğu 1968’de Münir Özkul’a teslim eden Dümbüllü, jübilesini yaparak sahneden çekildi. Ancak sanattan kopmayarak radyo oyunlarında ve zaman zaman sahnede yer aldı. Kavuğu geleneksel törenle devretme geleneği, Ferhan Şensoy (1989), Rasim Öztekin (2016) ve Şevket Çoruh (2020) tarafından sürdürüldü.</p>

<p>Dümbüllü, halk tiyatrosuna yönelik eleştirilerini ise şu sözlerle dile getirmişti:<br />
<em>"Şimdi halk tiyatrosu dedikleri şey, bizim zamanımızın ruhunu taşımıyor. Bugünlerin tiyatrosu, sadece hükumete taş atıyor."</em></p>

<p><strong>Vefatı ve Unutulmaz Hatırası</strong></p>

<p>5 Kasım 1973’te, geçirdiği trafik kazasının ardından hayata veda eden Dümbüllü’nün cenazesi, Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Usta yazar Haldun Taner, Dümbüllü için şöyle demişti:<br />
<em>"Tam bir halk çocuğudur. Sahnedeki kaş hareketleri, gülüşleri ve sesiyle halkın kendisiyle özdeşleşmesini sağlar. Taklit edilemez bir yetenekti."</em></p>

<p><strong>Önemli Filmleri</strong></p>

<p>“Kızılırmak-Karakoyun”, “Kılıbıklar”, “Dümbüllü Macera Peşinde”, “Keloğlan”, “Sihirli Define”, “Harman Sonu Dönüşü”, “Ne Sihirdir Ne Keramet”, “İncili Çavuş”, “Dümbüllü Tarzan” ve “Nasreddin Hoca” gibi onlarca film, Dümbüllü’nün sinemadaki mirasını oluşturdu.</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/tuluatin-efsanesi-ismail-hakki-dumbullunun-izinde-turk-tiyatrosu</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Nov 2025 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/11/thumbs-b-c-e51a11aca2ac96442ed337d9486b7520.jpg" type="image/jpeg" length="31888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin genç piyanistlerinden Fas’ta büyük başarı: 3 ödül birden]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/turkiyenin-genc-piyanistlerinden-fasta-buyuk-basari-3-odul-birden</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/turkiyenin-genc-piyanistlerinden-fasta-buyuk-basari-3-odul-birden" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin genç piyanistleri Fas'taki prestijli yarışmada 2 birincilik, 1 ikincilik kazandı; sanat dünyası başarılarını konuşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Genç Piyanistlerimiz Fas’ta Sahneye Çıktı</strong></p>

<p>Türkiye’nin yükselen müzik yıldızları, Fas’ta düzenlenen <strong>15. Uluslararası Prenses Lalla Meryem Piyano Yarışması</strong>nda büyük bir başarıya imza attı. Farklı yaş ve kategori gruplarında yarışan genç piyanistler, iki birincilik ve bir ikincilik kazanarak ülkemizi gururlandırdı.</p>

<p><strong>Güven Çağatay Yaş Grubunda Birinci</strong></p>

<p>13 yaşındaki genç yetenek <strong>Güven Çağatay</strong>, kendi yaş grubunda gösterdiği üstün performansla jüri tarafından birinciliğe layık görüldü. Yarışmanın jürisinde yer alan <strong>Devlet Sanatçısı ve dünya çapında tanınan piyanist Gülsin Onay</strong>, Çağatay’ın teknik ve yorum gücünü özellikle övdü.</p>

<p>Çağatay, 31 Ekim’de gerçekleşecek ödül töreninde <strong>Ulvi Cemal Erkin’in eserini</strong> sahnede yorumlayacak ve izleyicilere unutulmaz bir performans sergileyecek.</p>

<p><strong>Mehmet Can Ezzahraoui’den Büyük Başarı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Genç yeteneklerimizden bir diğer isim <strong>Mehmet Can Ezzahraoui</strong>, kendi kategorisinde gösterdiği olağanüstü performansla <strong>birincilik ödülünü</strong> kazandı. Ezzahraoui, ödül töreninde <strong>“Chopin Nocturne”</strong> eserini çalarak piyano dünyasında adından söz ettirecek bir performansa imza atacak.</p>

<p><strong>Ayşe Nil Çetin’den İkincilik Ödülü</strong></p>

<p>Yarışmada Türkiye’yi temsil eden bir diğer genç sanatçı <strong>Ayşe Nil Çetin</strong> ise gösterdiği üstün performansla <strong>ikincilik ödülünün</strong> sahibi oldu. Çetin’in yorumları ve sahne hakimiyeti, jüri üyelerinin büyük takdirini topladı.</p>

<p><strong>Türkiye’nin Piyano Geleceği Parlıyor</strong></p>

<p>Bu sonuçlar, Türkiye’nin genç piyanistlerinin uluslararası sahnelerde ne kadar yetenekli olduğunu bir kez daha gösterdi. Yarışma, hem genç yeteneklerin tanınması hem de müzik kariyerlerinde yeni kapılar açması açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/turkiyenin-genc-piyanistlerinden-fasta-buyuk-basari-3-odul-birden</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/10/thumbs-b-c-17cfb0fb971ca1791394e46aaf7544d5.jpg" type="image/jpeg" length="18793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski bakır kablolar Diyarbakır'da "sıfır atık" temalı takılara dönüştü]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/eski-bakir-kablolar-diyarbakirda-sifir-atik-temali-takilara-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/eski-bakir-kablolar-diyarbakirda-sifir-atik-temali-takilara-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, eski bakır kabloları geri dönüşümle özel tasarım kolye, küpe ve bileziklere dönüştürdü. Sıfır atıkla çevreye değer!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geri Dönüşüm Kültürü Takılara Yansıyor</strong></p>

<p>Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, elektrik tesisatında kullanılan eski bakır kabloları, “sıfır atık” temasıyla değerli takılara dönüştürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Projesi, çevre bilincini artırmayı ve geri dönüşüm kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor.</p>

<p>Enstitüde yürütülen çalışmalar, sadece el sanatlarını öne çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel duyarlılığı artıran somut ürünler ortaya koyuyor. Bu kapsamda, tesisat yenilenirken ortaya çıkan bakır kablolar, usta öğreticiler ve kursiyerler tarafından özenle işlenerek yeni bir hayat buluyor.</p>

<p><strong>Atık Kablolar Sanat Eseri Haline Geliyor</strong></p>

<p>Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü’nde “Kuyumculuk Atölyesi” ve “Yarı Değerli Taşlar Atölyesi”nde gerçekleştirilen çalışmalarda, eski elektrik kabloları önce soyuldu, eritildi ve kalıplarda plakalara dönüştürüldü. Ardından, doğadan toplanan yarı değerli taşlarla birleştirilerek kolye, küpe, yüzük ve bilezikler tasarlandı. Şu ana kadar 40’ı aşkın özel tasarım takı hazır hale getirildi.</p>

<p>Hazırlanan takılar, enstitünün mağazasında ve sosyal medya hesaplarında satışa sunulacak. Böylece hem geri dönüşüm teşvik ediliyor hem de el işçiliği ekonomiye kazandırılıyor.</p>

<p><strong>Usta Ellerden Ekonomiye Katkı</strong></p>

<p>Enstitü Müdürü Ufuk Yakut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “El sanatlarıyla estetik değerler ortaya koyarken, ‘sıfır atık’ bilincini de ön plana çıkarıyoruz. Atık kablolardan yüksek değerli takılar üreterek hem çevreye hem ekonomiye katkı sağlıyoruz” dedi.</p>

<p>Yakut, projede Diyarbakır’ın tescilli el işçiliği olan kişniş ve hasır motiflerini de yoğun şekilde kullandıklarını vurguladı. Atölyelerde uygulanan “minimum atık, maksimum kar” yaklaşımı, hem verimliliği artırıyor hem de atıkların sanatsal dönüşümünü sağlıyor.</p>

<p><strong>Kadınların Elinden Sanat Eserine</strong></p>

<p>Kuyumculuk öğretmeni Sevcan Aydoğan, elektrik kablolarını sanat eserine dönüştürme sürecini şöyle anlattı: “Önce kabloların içindeki bakırları ayırdık, ardından eritip kalıplarda plaka haline getirdik. Tasarıma göre plakalara ince işlemeler yaparak kolye, broş, küpe ve diğer aksesuarları hazırladık. Atık kablolar ustalarımızın elinde değerli birer sanat eserine dönüştü. Kadınlarımız artık bu takıları zarif bir şekilde kullanıyor.”</p>

<p>Usta öğreticilerden Hicran Karaman ise, “Sıfır atık temasıyla geri dönüşüme kazandırılan malzemelerden estetik ve değerli ürünler ortaya çıkıyor. Eskiden atık olarak gördüğümüz bakır kablolar artık takılarda hayat buluyor” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/eski-bakir-kablolar-diyarbakirda-sifir-atik-temali-takilara-donustu</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Oct 2025 17:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/10/thumbs-b-c-c9cc4e8250d4ca6aa69406220f9d93ec.jpg" type="image/jpeg" length="34797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da kasetler geri geliyor: Nostalji rüzgarı esiyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/malatyada-kasetler-geri-geliyor-nostalji-ruzgari-esiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/malatyada-kasetler-geri-geliyor-nostalji-ruzgari-esiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya’da kasetler geri döndü! Gençler ve nostalji tutkunları kaset ve walkmanlerle 1980’lerin müzik kültürünü yeniden yaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’da geçmişin müzik dünyası yeniden hayat buluyor. 1980’lerin ruhunu yansıtan kasetler, nostalji tutkunlarının ve genç müzik severlerin ilgisini çekiyor. Şehirdeki müzik mağazalarında rafları dolduran kasetler, hem eski kuşakların koleksiyonlarını tamamlamasına hem de gençlerin retro müzik deneyimini yaşamalarına olanak sağlıyor.</p>

<p>Sanat Sokağı’nda uzun yıllardır müzik kültürünü yaşatan Yıldıray Akçer, kaset satışına 250 adetle başlamıştı. Bugün ise raflarında yaklaşık 10 bin kaset bulunuyor. Akçer, "Eskiden sadece birkaç yüz kasetim vardı. Gençlerin ilgisiyle birlikte koleksiyonumu 10 bine çıkardım. Plak fiyatlarının artışı da onları kasetlere yönlendirdi. Walkman’ler yeniden raflarda gençler tarafından alınıyor" diyerek artışın nedenlerini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaset kültürüne gösterilen ilgi yalnızca gençlerle sınırlı değil. Dönemin kültürünü kasetler aracılığıyla yaşatan yaşlı müzik tutkunları da eksik koleksiyonlarını tamamlamak için mağazalara geliyor. Akçer, "Müşteri portföyümüzün çoğunu gençler oluşturuyor, fakat eski kuşaktan da ciddi bir ilgi var. Onlar da eksik kasetlerini tamamlamak istiyor" dedi.</p>

<p>Kaset fiyatları sanatçının popülaritesine göre değişiklik gösteriyor. Ortalama fiyatlar 30 liradan başlayıp 300-400 liraya kadar çıkabiliyor. Arabesk kasetler özellikle rağbet görürken, gençler arasında rock türleri daha popüler. Yerli ve yabancı rock sanatçıları raflardan hızla tükeniyor.</p>

<p>Kasetlerle birlikte kaset çalarların (walkman) popülerliği de arttı. Akçer, "Depolarda bulduğumuz eski dönem kasetçalarları gençlerin ilgisi sayesinde tekrar satışa sunuldu. Topluca bulduk ve stokladık. Talep oldukça yüksek" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Malatya’da nostalji ve müzik kültürünü bir araya getiren bu dönüş, kaset ve kasetçalarlarla müziğe olan sevgiyi yeniden canlandırıyor.</p>

<p>Kaynak: İHA</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/malatyada-kasetler-geri-geliyor-nostalji-ruzgari-esiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/10/06402.jpg" type="image/jpeg" length="49442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van'daki Urartu Kalesinde tarihe yolculuk: Seramikler "yapboz" gibi birleştiriliyor]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/vandaki-urartu-kalesinde-tarihe-yolculuk-seramikler-yapboz-gibi-birlestiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/vandaki-urartu-kalesinde-tarihe-yolculuk-seramikler-yapboz-gibi-birlestiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Ayanis Kalesi'nde bulunan Urartu seramikleri yapboz gibi birleştirilip restore ediliyor, tarihi eserler müzeye teslim edilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van'ın Tuşba ilçesinde yer alan <strong>Ayanis Kalesi</strong>, Urartu Krallığı'nın görkemini gün yüzüne çıkarıyor. Urartu Kralı II. Rusa tarafından Van Gölü'ne hakim bir tepeye inşa edilen kale, hem mimarisi hem de arkeolojik zenginliğiyle dikkat çekiyor. Günümüzde devam eden kazı çalışmaları, kalenin tarihini ve Urartu kültürünü aydınlatıyor.</p>

<p>Kazı alanında bulunan tabak, çanak ve küp gibi <strong>seramik parçaları</strong>, arkeologlar ve üniversite öğrencilerinin yürüttüğü titiz çalışmalar sayesinde birleştiriliyor. Buluntular önce kayıt altına alınıyor, temizleniyor ve kurutuluyor. Ardından “yapboz” mantığıyla birleştirilerek eski hâline kavuşturuluyor. Restore edilen eserler, müzelerde sergilenmek üzere hazırlanıyor.</p>

<p><strong>Atatürk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı</strong> öncülüğünde yürütülen kazı çalışmalarında antropolog, arkeolog, şehir plancısı, sanat tarihçisi ve restoratörlerden oluşan bir ekip görev yapıyor. Prof. Dr. Işıklı, 38 yıldır kesintisiz süren kazılarda bu yıl özellikle kuzeydeki anıtsal mekanlarda yoğunlaştıklarını belirtti.</p>

<p>“Urartuların en iyi korunmuş tapınak ve kerpiç mimarisini burada görüyoruz. 5-6 metre yüksekliğinde yapılar günümüze kadar sağlam kalmış durumda. Devasa salon ve odaları gün yüzüne çıkardık” diye konuştu.</p>

<p>Kazı çalışmalarında ortaya çıkan seramikler, niteliğine göre çeşitli işlemlerden geçiyor. Temizleme, kurutma ve birleştirme sürecinin ardından buluntular belge ve fotoğraflama aşamasına alınıyor. Prof. Dr. Işıklı, kalede metal buluntuların da yoğun olduğunu ve Urartuların metal işçiliğinde oldukça ileri bir kültüre sahip olduğunu vurguladı. Geçmiş yıllarda bronz eserlerin de kaleden çıkarıldığı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayanis Kalesi'nde yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları, sadece Van'ın değil, tüm Türkiye’nin tarihine ışık tutmaya devam ediyor.</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajans</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mücahit KIR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/vandaki-urartu-kalesinde-tarihe-yolculuk-seramikler-yapboz-gibi-birlestiriliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Oct 2025 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/10/thumbs-b-c-467162bd3998d7dbbdbabd20e878a70c.jpg" type="image/jpeg" length="96705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmece Ruhu “Annemin Eli” Filmiyle Yeniden Hayat Buldu: Cumhurbaşkanından Özel Ödül]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/imece-ruhu-annemin-eli-filmiyle-yeniden-hayat-buldu-cumhurbaskanindan-ozel-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/imece-ruhu-annemin-eli-filmiyle-yeniden-hayat-buldu-cumhurbaskanindan-ozel-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kastamonulu kadınların imeceyle çektiği 'Annemin Eli' kısa filmi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan özel ödül aldı. Kadın emeği ve dayanışması ön planda.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kastamonu’da kadın dayanışması, sanatla harmanlanarak ödülle taçlandı.<br />
Taşköprü Pompeipolis Kadın Girişimi ve Üretim İşletme Kooperatifi, Halime Çavuş Kadın Derneği ve Kastamonu Üniversitesi işbirliğiyle tamamen imece usulüyle çekilen <strong>“Annemin Eli”</strong> adlı kısa film, <strong>Ticaret Bakanlığı’nın “Kooperatifçilik” temalı kısa film yarışmasında özel ödül</strong> kazandı.</p>

<p>Filmin ödülünü, yönetmenlerden <strong>Bahar Sarısoy</strong>, 19 Eylül’de <strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı.</strong></p>

<h3><strong>Kadın emeğiyle yoğrulmuş bir dayanışma hikayesi</strong></h3>

<p>Yönetmenliğini <strong>Halime Çavuş Kadın Derneği Başkanı Şule Özbay</strong> ve <strong>kooperatif üyesi Bahar Sarısoy</strong>’un üstlendiği film, kadınların ortak üretim gücünü, imece kültürünü ve dayanışma ruhunu beyaz perdeye taşıyor.</p>

<p>Danışmanlığını Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesinden <strong>Araştırma Görevlileri Salih Ertosun</strong> ve <strong>Mehmet Oğuz Yıldırım</strong>’ın yürüttüğü proje, üniversite, kooperatif ve kadın derneği arasında kurulan güçlü bir ortaklığın ürünü.</p>

<p>Yaklaşık <strong>14 dakika süren</strong> filmde, 4 üniversite öğrencisi, 3 kooperatif üyesi, 5 dernek temsilcisi ve 2 akademisyen görev aldı. Çekimlerde de tıpkı filmde anlatıldığı gibi <strong>“imece usulü”</strong> uygulandı.</p>

<h3><strong>“Gelenekten geleceğe bir imece öyküsü”</strong></h3>

<p>Projeye danışmanlık yapan Salih Ertosun, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Bu proje üç ayaklı bir imece örneği oldu: Üniversite, kadın derneği ve kooperatif bir araya geldi. Biz hem imece kültürünü anlattık hem de filmi imece yöntemiyle çektik. Anneden kıza, nesilden nesle aktarılan dayanışma ruhunu sinemayla görünür kıldık.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Kadının emeğinin görünür olduğu bir film”</strong></h3>

<p>Filmin akademik danışmanlarından <strong>Mehmet Oğuz Yıldırım</strong>, filmde kadın emeğinin merkeze alındığını vurgulayarak şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Sanayileşmeyle birlikte unutulan imece kültürü, toplumumuzun gelişiminde önemli bir yere sahip. Bu filmle kooperatiflerin, imece ruhunu yeni nesillere aktarmadaki rolünü göstermek istedik. Kadının emeğini görünür kılan bir proje oldu.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>Halime Çavuş’un mirası yaşatılıyor</strong></h3>

<p>Filmin yönetmeni <strong>Şule Özbay</strong>, Halime Çavuş Kadın Derneği’nin 2022 yılında kurulduğunu hatırlatarak, derneğin kadın hikayelerini sanatla buluşturduğunu belirtti.</p>

<blockquote>
<p>“Kadın hikayelerini sanatla anlatmanın gücüne inandık. Afiş, senaryo, belgesel, kısa film gibi alanlarda 5 farklı proje gerçekleştirdik. ‘Annemin Eli’ filmiyle hem Halime Çavuş’un adını yaşattık hem de Kastamonulu kadınların üretim gücünü Türkiye’ye duyurduk.”</p>
</blockquote>

<h3><strong>“Bu film bir ekip işi, bir imece başarısı”</strong></h3>

<p>Kooperatif üyesi ve filmin yönetmenlerinden <strong>Bahar Sarısoy</strong>, aldığı ödülü büyük bir gururla anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“Film, kooperatif başkanı bir annenin, kızına üretim ve dayanışma kültürünü aktarmasını konu alıyor. Kadının üretimdeki yeri, imeceyle daha da anlam kazanıyor. Bu ödül, tüm ekibimizin ortak başarısı. Hep birlikte çok güzel bir işe imza attık.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3><strong>İmece kültürü sinemayla yeniden hatırlatıldı</strong></h3>

<p>“Annemin Eli”, sadece bir kısa film değil; unutulmaya yüz tutmuş bir kültürel değerin, kadın emeğiyle yeniden doğduğu bir hikâye olarak dikkat çekiyor.<br />
Projede yer alan tüm paydaşlar, imecenin sadece bir üretim yöntemi değil, <strong>bir yaşam biçimi</strong> olduğuna vurgu yaptı.</p>

<p>Kaynak: Anadolu Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/imece-ruhu-annemin-eli-filmiyle-yeniden-hayat-buldu-cumhurbaskanindan-ozel-odul</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/10/thumbs-b-c-a7f687db8b4ae35c3f7d1538579e17a5.jpg" type="image/jpeg" length="66878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4 bin yıllık nohut ve 8 bin 600 yıllık ekmek kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.marasbugun.com.tr/4-bin-yillik-nohut-ve-8-bin-600-yillik-ekmek-kalintilari-gun-yuzune-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.marasbugun.com.tr/4-bin-yillik-nohut-ve-8-bin-600-yillik-ekmek-kalintilari-gun-yuzune-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kütahya, Konya, Eskişehir ve Karaman’da yapılan kazılarda 4 bin yıllık nohut ve 8 bin 600 yıllık ekmek kalıntıları bulundu. Anadolu’nun eski tarım ve sofra kültürü gün yüzüne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; 2025 yılı kazı sezonunda Tavşanlı Höyük'te leblebinin ham maddesi olan nohut kalıntılarına ulaşıldı. Tunç Çağı'nın ortalarına tarihlendirilen bu örnekler; buğday taneleri, pişmiş toprak kaplar ve gümüş bir saç halkasıyla birlikte bulundu. Tavşanlı Höyük ekip üyesi Dr. Doğa Karakaya tarafından yapılan mikroskobik incelemelerde, bu kalıntıların Anadolu'nun erken dönem tarım kültürüne ait olduğu belirlendi. Ayrıca aynı höyükte 2022 yılında bulunan 4 bin 200 yıllık fındık kalıntıları üzerinde yapılan analizlerde, bunların bölgede doğal olarak yetişen çalı fındığı (Corylus) türüne ait olduğu tespit edildi.</p>

<p>Tavşanlı'daki baklagil buluntuları, Anadolu'nun üretim kültürünün köklü geçmişini ortaya koyarken; farklı bölgelerde bulunan ekmek örnekleri bu üretimin sofralara ve ritüellere nasıl yansıdığını gösteriyor. Konya'daki Çatalhöyük'te 8 bin 600 yıllık mayalanmış ekmek, Eskişehir Küllüoba Höyüğü'nde 5 bin yıllık ritüel amaçlı mayalanmış ve pişirilmiş ekmek, Karaman Topraktepe (Eirenepolis) Antik Kenti’nde ise 1300 yıllık bezemeli arpa ekmekleri tespit edildi. Küllüoba ekmeği üzerinde yapılan analizlerde gernik buğdayı ve mercimek tespit edildi. Ekmeğin yaklaşık 140 derecede pişirildiği, bir parçasının koparıldığı ve ardından bir bereket ritüeli kapsamında yakılarak evin arka odasında, eşik kenarına gömüldüğü anlaşıldı. Bu ritüel, dönemin toplumsal yaşamında üretim ve inanç pratiklerinin birbirine ne kadar iç içe geçtiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>'ANADOLU BİNLERCE YIL ÖNCE DE KÜLTÜREL ZENGİNLİĞİN MERKEZİYDİ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yapılan keşiflere ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, kazıların Anadolu'nun üretim ve sofra kültürüne ışık tuttuğunu belirterek, "Bu buluntular, Anadolu’nun üretim geleneğini, inanç sistemlerini ve sofra kültürünü bir bütün olarak gözler önüne seriyor. Bugün nasıl gastronomide Türkiye konuşuluyorsa, binlerce yıl önce de Anadolu aynı bereketin ve kültürel zenginliğin merkeziydi. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu köklü mirasın izlerini sürmeye ve geçmişimize ışık tutmaya devam ediyoruz" dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.marasbugun.com.tr/4-bin-yillik-nohut-ve-8-bin-600-yillik-ekmek-kalintilari-gun-yuzune-cikarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Oct 2025 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://marasbuguncomtr.teimg.com/crop/1280x720/marasbugun-com-tr/uploads/2025/10/agency/dha/4-bin-yillik-nohut-ve-8-bin-600-yillik-ekmek-kalintilari-gun-yuzune-cikarildi.jpg" type="image/jpeg" length="52496"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
