Dünkü köşe yazımı okumuşsunuzdur ve o yazıya devam edeceğimi de dip not düşmüştüm. O konuyla ilgili Türkiye Gazetesi Yazarı Fuat Uğur’unda (14.05.2020 tarihinde) ‘Karanlık Vakfın Türkiye’de Ne İşi Var? Başlıklı bir yazı kaleme aldığını vurgulamıştım.

O yazıyı hatırlar mısınız? Bilmiyorum ama ben okurken zihnimde ciddi soru işaretleri oluştu. İsterseniz bu yazıdan kısa bir bölümü sizlere aktarıp, sonra da zihnimdeki soruları yazmak istiyorum.

“Bugün yaşadıklarımız tesadüf değil. Koronavirüs salgını sonrasında her şeyiyle bambaşka bir dünya geliyor.

Modern Köleler dünyasına hoş geldiniz.

Dünyanın geleceğini kurgulayan devletler üstü karanlık küresel şirketler hazırlıklarını yıllardır gözümüze baka baka sürdürmüşler.

PANDEMİ, DİJİTAL DEVLETE GEÇİŞİN İLK ADIMI

Bu şirketlerden en önde gideni, Küresel Dijital Devlet’in ilk aşaması olarak kabul edilen ID2020 adlı organizasyonun Rockefeller ile birlikte kurucu ortaklarından olan dünya devi Microsoft’un kurucusu Bill Gates. Daha doğrusu Bill-Melinda Gates Vakfı. Aynı zamanda en büyük aşı üreticilerinden ve enerji yatırımcılarından biri. Müneccim gibi 5 yıl evvelinden gelecekte büyük bir virüs salgınının olacağını.

Aşı çalışmalarına bir an önce başlanılması gerektiğini, Dijital kimliğe geçişin ve insanlara biyometrik çip takılmasının zorunlu olduğunu belirten (!) sevimli ama bir o kadar da karanlık bir adam Bill Gates.

Bill ve Melinda Gates Vakfı bölge temsilcileri 2018 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı’nı ziyaret etti. Bundan 4 ay sonra da Nisan 2019 tarihinde bir Çalıştay yapıldı. Hem Tarım ve Orman Bakanlığı hem de Dışişleri Bakanlığı ile ortak bir projeye imza atıldı. İmzalanan protokolle Bill ve Melinda Gates Vakfı tarafından yapılacak “insani” yardımlarla tarımsal kalkınma alanlarında iş birliklerinin geliştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma alanında etki düzeyi yüksek çalışmaların hayata geçirilmesi hedefleniyor. (mu acaba?)

Bakanlığın sitesinde yapılan Çalıştay’ın içeriği ya da sonuç bildirgesine dair bilgi bulamadım. Yalnızca Vakfın Orta Doğu temsilcisinin ziyaretiyle ilgili gördüğüm bir sayfa vardı ki o sayfa da şu anda garip biçimde açılmıyor.

ANLAŞILABİLİR OLMAYAN NİHAİ HEDEF

 Bu çalışmaların ardından Türkiye için İngilizce olarak bir Girişim Platformu kuruldu. İngilizce olarak. Sitenin manifestosunda şöyle yazıyor:

Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini (SDG) tüm diğer insanlar için evrensel bir eylem çağrısı olarak görüyoruz. SDG Etki Hızlandırıcı sistem girişimcilerini ve ölçekte etki sağlayan yenilikçileri güçlendirmeye odaklanan çok paydaşlı bir platform tarafından üretilen küresel bir hızlandırıcıdır.”

Bir şey anladınız mı?

Ankara’daki bürokratların dahi anlayabileceği ya da anlamak için çok fazla kafa yoracağı cümleler değil bunlar.

Aslında söylenmek istenen açık: “Dünya sistemi topyekûn değişecek ve biz bu değişimde rol alacakları destekliyoruz.” Bu sonrasını biliyorsunuz, dijital para, çip takma vs.

Peki, neden Tarım ve Orman Bakanlığı Bill ve Melinda Gates Vakfı’nın ilgi alanında ve şu anda GDO vesaire ile insanların gıdasına doğrudan müdahale ediyorlar ama yüce amaçları da var; küresel ısınmanın önüne geçmek gibi. Küresel ısınmanın sebeplerinden biri de azot salınımından dolayı büyük ve küçükbaş hayvancılık. Hedef hayvancılığı bitirmek. Adı Vegan Projesi. Yalnızca Türkiye’de değil, tüm dünyada bitirilecek. Kendilerini -hâşâ- ilah görenler; üzülmeyin, biz fânileri proteinden mahrum bırakmayacaklar!.. Bill ve Melinda Gates Vakfı’nın bu konuda çalışması mevcut. SOLAR PROTEİN denilen programlanabilir toz ürünlerle, yani “Akıllı Gıdalar”la bu işi halledecekler. Kısacası, gıdanın, geleceğin en önemli silahı olacağı aşikârken, bu karanlık vakıf, Türkiye'de ne yapıyor?

Siz merak etmiyor musunuz bu Nemrut’un yeni nesil çocuklarının Yeni Dünya Düzenini?