Dünkü yazımın başlığı ‘Global Reset’ti, bazı okuyucularım aradı konuyu biraz açmamı istedi, bir kısmı bu anlattıkların hayal ürünü ya da komplo teorisi olarak nitelendirdi. Bunun için bugün hayatımıza giren bu Global Reset konusunu biraz açacağım, sonra da Neuralink projesinin ne olduğu üzerinde durmak istiyorum. Çünkü bu teriminde yabancısıyız veya bizim için yeni…

Size daha önce İsviçre’nin Davos kentinde toplanan Dünya Ekonomik Forumu’nu anlatmıştım. Bu yıl biraz ötelemişler, anladığım kadarı ile virüsün ve aşının neticelerini görmek istiyorlar zannediyorum. Bu toplantıya Dünya’nın önde gelen iş adamları, ekonomistleri, siyasetçileri katılıyor, sözde Dünya’nın genelini ilgilendiren iktisadi-siyasi konuları ele alınıyor.

Bu toplantıların 2021 yılında yapılacak olan serisinin konu başlığı çok ilginç: Great Reset yani Büyük Sıfırlama. Dünkü yazımda kısmen bahsetmiştim ya. Hani bilgisayarlarda ya da benzeri elektronik cihazlardaki reset tuşunu basarsınız ya işte öyle bir şey. Ona bastığınız zaman cihazı kapatıp yeniden açar, ya da sizin değiştirdiğiniz ayarları orijinal fabrika ayarlarına geri getirir. Ama bu defa fabrika ayarlarına değil, onların ayarlarına dönmemiz hedefleniyor gibi geliyor bana…

Öngörülere göre, bu yıl Dünya’yı kapsayacak şekilde değişimler hedefleniyor. Sahibi belli olmayan kripto paralar, nakitsiz toplum, ulus devletlerin ulus üstü yapılara dönüşmesi bunların en bariz olanı. Bütün bunlara bir de yaşadığımız virüs salgını ile hayatımıza giren dijital yaşam, eğitimden alışverişe kadar birçok işin internet üzerinden yapılmasını ve benzeri değişimleri eklemişler.

Yazar Mustafa Morgil, bu konuda 6 ay önce yazdığı demiş ki; “Bağışıklık pasaportu, insanlara çip takılması, seyahat izinlerinin merkezi bir sağlık kuruluşuna devredilmesi ise henüz tartışılan ama görünen o ki yakında gerçekleşecek olan gelişmeler. Ha bu arada bizleri yavaş yavaş yeni dünya düzeni alıştırıyorlar bunu da görmek gerek. Bunun için Morgil’in şu önerisini önemsemek gerek: “İnsanlara ve insanlığa “birlikte bir gelecekte ölüm korkusu olmadan yaşamak mümkün” hissini, umudunu vermeyi amaç edinen bir siyasal örgütlenme, hareket ve eylem biçimi için düşünmeye başlamak zorundayız. Aksi halde, ortak bir insanlık kavramını silerek, “yeni normal” adı altında insanlar ve insanaltılar diye adlandırılabilecek bir türsel ayrılmanın politik ve ahlaki temellendirmelerine maruz kalabileceğimizi bilmeliyiz. Koronadan korunma önlemleri, insanaltılardan korunma önlemlerine hızla dönüşebilir.” (20-6-2020 /Karar Gaz) Garip şeyler değil mi bunlar ama gündemde işte.

PEKİ NEURALİNK NEDİR?

Bu soruyu Google ye sordum, Hürriyet Gazetesinde cevabı yayınlanmış, deniyor ki: “Neuralink, ileri teknoloji nöroloji uygulamalarında gelecekteki yeniliklerin olasılığını araştırmak için nöroteknolojiyi kullanan bir Amerikan şirketi. Elon Musk tarafından desteklenen, genel olarak nöroteknolojiye çığır açan bir bakış açısı olarak görünürlük kazandı. Şirketin kurucusu Musk, maymunlar üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda bilgisayarların beyin gücüyle kontrol edilmesini başardıklarını açıklamıştı. NeuraLink, özellikle felçli hastalar için teknolojik çözümler geliştirmeyi hedefliyor.

Musk'ın şirketinin geliştirdiği cihaz, üzerinde 3 binden fazla elektrot barındırıyor. Saç telinden daha ince olan sicimlere bağlı olan elektrotlar, 1.000 nöronun aktivitesini izleyebiliyor.

Şirket, geliştirdikleri cihazın beynin belli bir bölgesini takibe alabildiğini vurguluyor. "Yapay öğrenme" kullanılarak nöron aktivite kaydı da analiz edilebiliyor ve beynin hangi bölgesine nasıl bir uyarı gönderilebileceğini de saptıyor. NeuraLink, beyin fonksiyonlarının nasıl bilgisayar verisine dönüştürüldüğünü ya da beyin hücrelerinin hangi yöntemlerle uyarıldığını ise açıklamış değil.

Şirketin lansmanı sırasında konuşan Elon Musk, "Bu cihazı takanlar bir anda insanların beynini ele geçirecek değil, ayrıca cihazı kullanacak olanların zaman içerisinde yapay zekâ ile simbiyotik bir beyne sahip olacağını savunmuş.”

Yani adamlar yapay zekâ ile insan beynini bütünleştirecekler. Peki ne için, kimler yapılacak, kim kontrol edecek, bu yapılanın tohumun genleri ile oynamaktan ne farkı kalacak?

Bizler bekliyoruz, onlar teknoloji ile insanlığı kontrol etmeye çalışıyorlar. İnsanlığın genleri ile oynamamaları için bir şeyler yapmaya çalışıyorum, sizleri haberdar ediyorum. Onlar şeytanca bir hesap içindeler, özgür yaşama ve düşünceye müdahale edecek, Yaratan’ın koyduğu doğal düzeni savunacağım…