.

Harmana sererler sarı samanı… Hüseyin Yaltırık’ın Afyon Emirdağ yöresinden derlediği bir türkü. Bozlak ayağında. Hale Gür notalayıp yorumlamış. Ne de güzel yorumlamış.

Şimdi o harmanlar tarihe karıştı. Harman yerleri de yok artık. Öyle düven sürmek, tığ savurmak, saman çekmek …Bunlar çok gerilerde kaldı.

O geride kalan zamanlarda tarladan getirilen ekin sapları harman yerine serilirdi. Sürülürdü düvenle. Düveni at veya öküz çekerdi. Duruma göre eşek bile koşulurdu düvene. Sarı sıcağın altında dön baba dönelim…

Sürme işi hallolunca başağından ayrılan buğday; çeri çöpüyle, sapı samanıyla toplanıp yığın yapılırdı. Bu yığına “tığ” derler bizde. Yel esince yabayla savrulurdu tığ. Buna da “tığ savurmak” adı verilirdi.

Ben “Sarı yazma yakışmaz mı güzele” türküsünü çalıp söyledim Facebook’ta. Salih Çalıksoy yorum niyetine bir fotoğraf paylaşmış. Fotoğraf 50’li yıllarda harmanda yatan bir baba ve çocuklarını gösteriyor. Testileri, yabaları da yanlarında.

O günlere gitmiş Salih Çalıksoy. Hatıralar canlanmış gözünde. Şöyle yazmış:

“Harman hasat zamanı, ortalama ay sürerdi.

Bu sürede harman yeri adeta evimiz olurdu. Meşakkatli bir işti harman işi.

Sabah güneş doğunca başlayan sap saçma, düven sürme, kağnıya gitme işleri, sıcağın alnında akşama kadar sürerdi.

Gün batımından sonrada çoğu zaman saman çekme çec (1) çekme gibi işler olurdu.

Harman yerinde mutlaka birileri yatardı.

Ben de çok zaman harmanda yatardım ve bunu çok severdim.

Bilhassa gökyüzünde samanyolunu ve yıldızları seyretmeye bayılırdım.

Bu durum traktör, patos ve savrumlu patosların devreye girmesiyle giderek azaldı. Döverbiçerler devreye girince tamamen ortadan kalktı.

Öyle ki harmanda yatmayı bırak, harman yeri bile kalmadı.

Hepsi ev yapıldı, meskun mahal oldu.

Geçenlerde bir gence sordum, ‘Harman nerdeydi?’ diye. ‘Ne harmanı?’ dedi.”

.

Benim de çok harmanda yatmışlığım vardır. Harman zamanı, ne bir ayı birkaç ay sürerdi eskiden. Hatta çeçin üstüne kar yağdığını hatırlarım. İnanın ki abartmıyorum. Şimdi harman yerine sap gelmiyor. Her iş tarlada makine marifetiyle yapılıyor. Harman hasat işleri tarlada görülüyor. Bu da birkaç gün sürüyor.

Nerde eski harmanlar? O harmanları hasıl eden canlar! Tarihten bir yaprak oldu. Çok gerilerde kaldı.