Kahramanmaraş'a Övgüler Yağdırdı

Hürriyet Gazetesi Haber Editörü İsmail Sarı Kahramanmaraş'a övgüler sıraladı.

Kahramanmaraş'a Övgüler Yağdırdı

Sarı yazısında Kahramanmaraş hakkında bildiğim şey o harika dondurmasıydı. Meğer tarhanasından kırmızıbiberine, her evde pişen eli böğründe ve keçi sütünden bembeyaz tereyağına kadar ne çok lezzet barındırıyomuş. Damak çatlatan lezzetler dışında keşfedilecek pek çok güzelliğiyle de tam bir cennet dedi.

Hürriyet Gazetesi Haber Editörü İsmail Sarı Kahramanmaraş hakkında yazıların devamı şu şekilde;

Kent, eski çağlarda Mezopotamya’yı Anadolu’nun diğer kesimlerine bağlayan önemli kervan yollarının kavşağında bulunuyordu. Hititler, Asurlular, Persler, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar, Dulkadiroğulları, Osmanlılar hep bu topraklarda hüküm sürdü. Maraş, hepsinin kültürel zenginliğini harmanlayıp günümüze kadar taşıdı. Bu durum şehrin mutfağında da kendini gösteriyor.

Akdeniz Bölgesi’nde olmasına rağmen, Osmaniye, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Sivas, Kayseri ve Adana’yla çevrelendiği için buraların mutfağından etkilenmiş. Bu nedenle hemen her yemekte kuzu eti kullanılıyor. Şehrin mutfağında adım attıkça gerçekten çok şaşırmıştım. Sadece dondurmasıyla tanıdığım şehrin mutfağı gerçekten de olağanüstü.

Maraş; sarmaları, bulgurları, köfteleri ve tatlılarıyla tam bir gastronomi şehri. Şimdi size kısıtlamalar kalktın sonra şehirde gezilecek yerlerden, bir günde kahvaltıdan akşam yemeğine kadar tadabileceğiniz lezzetleri sıralayacağım.

ÖNCE GEZİLECEK YERLERDEN BAŞLAYALIM

Şehrin simgesi: Maraş Kalesi

Geç Hitit döneminde yığma ve moloz taşlarla inşa edilen ve günümüze kadar gelen Maraş Kalesi, 2017'de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ziyarete kapatılıp restorasyona alındı. 4 milyon 800 bin liraya mal olan ve 20 ay süre restorasyon çalışmaları kapsamında 520 metre uzunluğunda, 7 metre yüksekliğinde surların restorasyonu ve ışıklandırılması yapıldı.

Kahramanmaraş'ın düşman işgalinden kurtuluşunda tarihi bayrak olayı ile de öne çıkan kale, restorasyonun ardından bakanlık tarafından Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'ne devredildi. Belediye de kendi imkanlarıyla kalenin çevre düzenlemesini tamamlayarak ziyarete hazır duruma getirdi. Instagram’da bolca beğeni garanti: Tarihi Maraş Konakları

Enikli/Kuzulu Kapısı, geniş avlusu, yüksek duvarları, patır patır akan süslü çeşmeleri, cepheyi hareketlendiren cumbaları, bağdadi duvar örgüleri ile yöreye has karakteristik özellikler ile sivil mimarinin en nadide örneklerini barındırıyorlar.

Dedeoğlu Konakları, Kocabaşlar Konağı, Mahmut Arif-i Paşa Konağı, Deli Gönül Konağı ve daha birçokları ziyarete açık.

HER MEVSİM AYRI GÜZEL: DÖNGEL ŞELALESİ

Onikişubat ilçesi sınırlarındaki Döngel Şelalesi, sahip olduğu doğal güzelliklerle tam bir görsel şölen sunuyor. Merkeze 50 kilometre uzaklıkta olan Döngel Şelalesi ‘doğa harikası’ olarak yıllardır doğaseverleri kendine hayran bırakıyor.

Bol oksijenli temiz ve serin havada sağlıklı yaşam için yürüyüş yapmak, çadır kurmak, bitki türlerini incelemek, fotoğraf çekmek ve birçok aktivitenin yapılması için Döngel Şelalesi, şehirdeki en uygun yerlerden...

İHTİŞAMLI DURUŞ: TAŞ KÖPRÜ / CEYHAN KÖPRÜSÜ

Şehir merkezine 11 km uzaklıkta Kılavuzlu Mahallesi sınırlarında yer alıyor. Ceyhan nehri üzerinde olmasından dolayı bu isim ile anılıyor. 16. Yüzyıla ait olduğu düşünülen yapı Doğu-batı doğrultuda 158,00 metre uzunlukta altı kemer gözünden oluşuyor. Bu ihtişamlı duruşu mutlaka görmelisiniz…

GÖRMEDEN OLMAZ: KAHRAMANMARAŞ KAPALI ÇARŞI

Şehrin merkezinde bulunduğu için en çok ziyaret edilen noktalardan… Hem güzel bir gezi hem de eğlenceli bir alışveriş noktası olan Kahramanmaraş Kapalı Çarşı’da, hediyeler eşyalardan tutun da yöresel birçok lezzeti bulacaksınız. Çarşının en belirgin özelliği Osmanlı döneminin ilk çarşı örneklerinden biri olması. Burayı gezmeden Kahramanmaraş’ı gezmiş sayılmazsınız…

ŞEHİRDEN UZAK DOĞAYLA İÇ İÇE: BAŞKONUŞ YAYLASI

Kente 60 kilometre mesafede yer alan Başkonuş Yaylası sedir, köknar ve ardıç ağaçlarının ürettiği bol oksijenle harika bir yer. Şehre adım attığınızda konaklamanızı burada yapabilirsiniz.

Üç seçeneğiniz var. Ev, çadır ve karavan kamping... Fiyatları da oldukça makul, pek cebinizi yakmaz.

Ayrıca Doğa Koruma ve Milli Parklar Kahramanmaraş Şube Müdürlüğü tarafından 2000 yılında doğaya bırakılan ve sayısı 300’e ulaşan kızıl geyikleri doğal yaşam alanlarında gözlemleme şansını da bulacaksınız.

HARİKA LEZZETLER

Kahvaltının olmazsa olmaz lezzeti şekerli ekmek

Güne güzel bir kahvaltıyla başlamak isteyenler Kapıçam Tabiat Parkı Extrem Sporları Merkezi’ni tercih edebilir. Adına bakıp da aldanmayın, kahvaltısı şehirde çok meşhur. Hem de kentin tam girişinde yer alıyor. Havalimanına 15-20 dakika uzaklıkta. Maraş usulü serpme kahvaltı sipariş edebilisiniz. Özel Maraş zeytini ve peynirinden ziyade sofranın en dikkat çeken lezzeti şekerli ekmek. Şekerli börek ya da pide olarak da biliniyor. Pide şeklinde hazırlanan hamurun ortasına antepfıstığından oluşan iç harç yerleştiriliyor. Kenarlara kıvrım verilerek altında yağlı kâğıt olan fırın tepsisinde pişiriliyor. Aldığınız kaloriyi doğanın içinde atlı safari, zipline ve paintball yaparak veya ATV safari gibi aktiviteler ile harcayabilirsiniz.

DAMAK ÇATLATIYORLAR: ‘YANYANA’ VE ‘ELİ BÖĞRÜNDE’

Maraş’ın iki ünlü yemeği var: Yanyana ve eli böğründe... Aslında iki yemek de aynı ama sunumları farklı olduğu için birbirinden ayrılıyor. Eli böğründe için tepside ya da yayvan bir güveçte kuzu etleri tam ortaya yerleştiriliyor. Etin kenarlarına domates ve biber konuyor. Üzerine bolca sarımsak ve erimiş kuyrukyağı eklenip fırında pişiriliyor.

Yanyana da ise malzemeler karıştırılmıyor da adı üzerinde yan yana dizilerek servis ediliyor. Böylelikle sebzeler pişerken etin tadını gölgelemiyor. Bu ağız sulandıran lezzeti en iyi yapan yer, Sarayaltı Caddesi’nde bulunan Demirciler Çarşısı girişindeki Saray Kasabı. Şehrin yerlilerinin tercih ettiği ve çok iyi bildiği, salaş olsa da tertemiz bir mekân. Birçok ünlüyü misafir etmişler. Yemekleri taş fırında pişirip servis ediyorlar. Sırf yanyana yemek için Maraş’a gidilir, o derece yani…

DONDURMANIN MEMLEKETİ

Öğle yemeğinden sonra sıra tatlıda. Maraş’a gelip taze dondurma tadımı yapmak en önemli gastronomik deneyimlerden biri. Dondurmayı özel kılan, yörenin dağlarında yetişen orkidelerden elde edilen salep ve doğal keçi sütü. Maraş dondurmasının dünya çapında çok yönlü ve verimli bir şekilde temsil edilmesinde Yaşar Pastanesi önemli bir aktör.

İsmet Paşa Mahallesi’ndeki pastaneye gidip karışık tatlı üzerine dondurma yemenizi tavsiye ederim. Hatta kapısında bir süre beklemek zorunda bile kalabilirsiniz. Bir de akşam 9’dan sonra şubesi olan Yaşar Ice’a uğrayıp firik dondurmayla tanışın. Maraş dondurmasının en ham ve hakiki hali, sakız gibi uzuyor. Hem görüntüsü hem tadı enfes.

AKŞAM İÇİN ZENGİN BİR SOFRA

Akşam yemeğinde şehre özel tüm yemekleri bulacağınız adres, Küçük Ev Tekerek. 1976’da küçük ve sade bir mekânda yola çıkan ekip şimdilerde şehrin yemek kültürünü sırtında taşıyor. Mekân çok hoş. Her şeyden azar azar tadacağınız lezzetleri sıralayalım:

Kahramanmaraş tarhanası: Maraş’ta en çok pişirilen çorba. Diğer yörelerde yapılanların aksine küçük taneciklerden oluşmuyor. İnce küçük cips kıvamında kıtırlar halinde kızartılarak hazırlanıyor. En az bir saatlik dinlenmenin ardından yoğurtla karıştırılıp kurutuluyor. Yazın çerez, kışın çorba olarak tüketiliyor. Çerez gibi olana ‘firik tarhana’ deniyor. Çok doyurucu. Süzgeçte sarma: Pişirirken yapraklar yıpranmasın diye önce tencerenin içine süzgeç konuluyor ve sarmalar süzgecin üzerinde pişiriliyor. Hem görüntüsü hem de tadı bildiğimizden çok farklı. Etli ve zeytinyağlı çeşitleri var.

Domatesli Maraş kebabı: Genelde dört ya da beş domates, köfte şeklinde hazırlanan kuzu etleriyle şişe geçiriliyor. Bildiğimiz kebaptan pek bir farkı yok. Sadece yanında ekmek ya da lavaş yerine firik tarhana tatmanızı öneririm.

Maraş tava: Patlıcan, soğan ve biberle çevrilmiş, küçücük kuzu etlerinin fırında uzun süre pişirilmesiyle hazırlanıyor. Görüntüsü harika.Ravanda şerbeti: Tadı beni pek etkilemedi ama yapılışı gerçekten çok ilginç. Bağbozumu dönemi kaliteli üzümler pekmez yapıldıktan sonra dalda kalan çürükler ayıklanıyor. Bunlar sıkıldıktan sonra çamurluk denen çuvalda süzülüyor ve kaynatılıyor. (HABER-FOTO: MELİHA KÜÇÜKÖNDER)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER